Ülkemizde olduğu gibi Şanlıurfa’ da da açıktan gıda satın alma alışkanlığı oldukça yaygındır. Açıkta satılan gıdaların pek çoğu ise genellikle merdiven altı dediğimiz küçük işletmelerde kaçak olarak, kontrolsüz şartlarda üretilmektedir. Pazarlarda, kentin kırsal kesimlerindeki bir kısım pastanelerinde satılan baklavaların, tatlıların ve unlu mamüllerin çoğu zaman bozuk çerez (yer fıstığı ve ceviz gibi) ve kalitesiz yağlardan yapıldığı bilinmektedir. Bu işletmeler kalitesiz hammadde kullanmakta ve gıda üretimine uygun olmayan mekânlarda üretim yapmaktadırlar. Ancak açıkta satılan gıdaların uygun koşullarda üzeri kapalı olarak satışa sunulması ve etiket bilgilerinin doğru olarak ürün üzerinde bulundurulması yasal zorunluluktur. Oysa genellikle bu gıdalar herhangi bir etiket bilgisi olmadan ve üzeri açık olarak satışa sunulmaktadır. Cadde ve sokak kenarlarında her türlü kir ve toz bulaşma riski yüksek, açık olarak satılan dökme gıdalar ucuz olması sebebiyle halkımız tarafından talep görmektedir.
Bazı üreticilerin bilinçsizce ve para kazanma hırsı yüzünden kullanılan tarım ilaçları, hormonlar sağlığımızı tehdit etmektedir. Her meyve ve sebzeyi mevsiminde tüketerek bir nebze bu tehlikeyi azaltabiliriz. Bunun yanında, meyve ve sebzelerin görünümünün mümkün olduğunca taze olmasına dikkat edilmelidir. Olgunlaşmamış, üzerinde lekeler olan, hafif çürümüş veya üzerine özsuyu bulaşmış sebze ve meyveleri almaktan kaçınmalıyız.
Kasap ve bazı marketlerde açıkta satılan terbiyelenmiş, kendileri tarafından parçalanmış ve üzerinde markası, son kullanma tarihi bulunmayan tavuk etlerinin alınmaması gerekir. Çünkü son kullanma tarihi geçmiş ambalajlı tavukların parçalanarak dökme şekilde satılma ihtimalini de göz önünde bulundurarak bu ürünlerin satışı ve tüketilmesi önerilmemektedir. Satış yerlerinde derin dondurucuda saklanması gereken tavukların normal buzdolaplarında çözündürülerek satışa çıkarıldığını görmekteyiz. Derin dondurucuda muhafaza edilen tavukların raf ömrü aylarla ifade edilirken, taze olarak satışa sunulan tavukların raf ömrü günlerle sınırlıdır. Dondurulmuş gıda maddeleri çözündürüldükten sonra hemen tüketilmelidir, tekrar dondurulmamalıdır. Beyaz et tüketiminde dökme ürün satışı yasaktır. Tüketicilerimiz beyaz et satın alırken paketlenmiş ürünleri tercih etmelidir.
Bazı gıda üreten yerlerde ya da bazı evlerde deterjan kovalarına yoğurt, bazı fırınlarda mayalı bulamaç, bazı bakkallarda domates ve biber salçasının konulduğunu görmekteyiz. Bu naylon kovalarda kanserojen madde olduğundan vücuda büyük zarar vermektedir. Yoğurt üretim yerlerinde kullanılan yoğurt kovalarının hijyenik koşullar altında muhafaza edilmesine özen gösterilmelidir.
Sağlıklı gıda tüketimi açısından gıdaların işlenmesi ve üretimi sırasında uygulanan hijyenik koşulların yanı sıra ambalajlama sırasında da hijyene dikkat edilmelidir. Bu bakımdan kısaca ambalajlamadan söz etmek gerekirse;
Ambalajlama; gıdanın depolanması, raf ömrü ve tüketiciye ulaşması anına kadar uygun koşullar altında saklanabilmesi için uygulanan bir işlemdir.
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nde bulunan ambalajlama kuralları şöyledir;
a) Türk Gıda Kodeksinde yer alan tüm gıda maddelerinin ambalajlanması zorunludur.
b) Ambalajlanmış gıda maddesi, ambalajı değiştirilmediği veya açılmadığı sürece gıda maddesine erişilmez durumda olmalıdır.
c) Ambalaj materyali üzerinde izin tarihi ve numarası ile üretici firmanın adı, bulunduğu il ve plastik materyalin kimyasal adlarının baş harfleri belirtilmelidir.
d) Gazete ve gıda ambalaj materyali olarak üretilmemiş basılı ve yazılı kağıtlar, yeniden işlenmiş kağıtlar ve plastikler gıda ambalaj materyali olarak kullanılmazlar.
e) Yumurta violleri, meyve violleri ve gıda ile direkt temas etmeyen oluklu mukavva kutu üretiminde, ürün özelliklerine ve tekniğine uygun üretilmek kaydıyla yeniden işlenmiş kağıt kullanımına izin verilir.
· İyi bir ambalaj materyali şu özelliklere sahip olmalıdır;Ürünü temiz tutmalı, kirlilik ve diğer kontaminantların gıdaya bulaşmasına engel olmalıdır.
· Besin kayıplarını en alt seviyede tutmalıdır.
· Ambalajın dizaynı; taşıma, dağıtım ve rafta tutulması sırasında koruyucu olmalı ve elle rahatlıkla tutulabilir şekilde olmalıdır.
· Ambalajın şekli, büyüklüğü ve ağırlığı önemlidir.Gıdanın orijinal şeklini, büyüklüğünü ve ağırlığını muhafaza etmelidir.
· Ambalaj materyali gıdayı kimyasal ve fiziksel tehlikelere karşı korumalıdır (Örneğin oksidasyon, ışık, mekaniksel darbe…).
· Ambalaj materyalinin üzerinde gıdanın içeriği, en uygun kullanım ve saklama koşullarını belirten bir etiket bulunmalıdır.
· Ambalaj materyali albeniyi arttırıcı biçimde, ürünü en iyi şekilde temsil edecek şekilde tasarlanmalı ve kullanımı kolay olmalıdır.
Yoğurtların Ambalajlanması: Yoğurtların ambalajlanmasında üç tip materyal kullanılmaktadır.Bunlar:
Katı materyaller: Cam kaplar bu grubu kapsarlar ve ürün cam kase şeklindeki kaplara doldurulduktan sonra plastik kapaklar ile ağızları kapatılır.
Yarı-katı materyaller: Plastik filmler bu grup içerisindedir. Bu materyallere örnek verilecek olursa: polietilen, polipropilen, polistren, polivinil klorid ve poliviniliden kloriddir.
Esnek materyaller: Bunlar da polietilenden yapılı plastik materyallerdir. Daha çok homojenize edilmiş yoğurtların paketlenmesinde kullanılmaktadır.
Taze Tavuk Eti Ambalaj İhtiyaçları: Tavuk eti için mikrobiyal kirlenmenin engellenmesi ve uzun bir raf ömrü gereklidir. Diğer önemli ihtiyaçlar; damlama kontrolü ve şeffaflıktır. Tavuk eti, kırmızı et gibi renk değişimlerine hassas değildir ve O2 geçirgenliği çok kritik değildir. Taze tavuğu bozan en önemli etken mikrobiyolojik bozunmadır.
Halkımızın Gıda tüketirken daha dikkatli olması gerekmektedir. Sağlığımız çok önemlidir.
Ahmet YEŞİLNACAR
Ziraat Mühendisi/Gıda Kontrolörü