Asitli içeceklerin tüketiminden kaçınılmalı

Asitli içeceklerin tüketiminden kaçınılmalı

Paydaş; . Ramazan, uzun süre açlığın olduğu bir ay olduğundan, metabolizma hızının düşmesi söz konudur. Bu yüzden tokluğun olduğu süre boyunca, öğün tüketimi fazlalığına oldukça dikkat edilmelidir.

13 Haziran 2018 - 16:00 - Güncelleme: 13 Haziran 2018 - 16:27

PAY ~ FİT Beslenme ve Diyet Merkezi sahibi Diyetisyen Hatice Paydaş Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada; Bu yıl ramazan ayında 17 saate kadar süren açlık söz konusudur. Ramazan ayında optimal beslenmeyi sağlamak önemlidir. Ramazan, uzun süre açlığın olduğu bir ay olduğundan, metabolizma hızının düşmesi söz konudur. Bu yüzden tokluğun olduğu süre boyunca, öğün tüketimi fazlalığına oldukça dikkat edilmelidir. Ramazanda, iftar öğünü, iftar sonrası 2 ara öğün ve sahur öğünü olmak üzere, 4 öğün tüketmek gerekmektedir. Dengeli bir öğün oluşturmak çok önemlidir. Kompleks karbonhidratlar, örneğin tam tahıllar ve tam tahıl ekmeği, yağsız et, kurubaklagiller, meyveler ve sebzeleri içermelidir. Karbonhidrat içeren besinler sınırlanmalıdır.Basit şeker içerikleri yüksek olan besinler iftar öğününün sonunda tüketilmelidir. Bunlar sağlıklı besinleri ve uygun porsiyonları tercih ederek yapılmalıdır. Oruç tutan bütün bireyler gereksinmelerini besin öğelerinden zengin, değişik besinleri içeren sağlıklı bir diyetle sağlamalıdır.İftar da kızartmalardan kaçınmalıyız, ağır ve baharatlı ürünler çok tüketmemeliyiz, yemeklerimizi çok baharatlı yapmak yerine eğer ki çok baharatlı yeme ihtiyacı duyuyorsanız minimum düzeyde baharat kullanmanız gerekiyor. Onun dışında tam tahıllı buğday, arpa, yulaf tüketmeniz gerekir, ekmeğinizi tam tahıllı olarak kullanmanızda fayda var çünkü; tahıl hemen tok tutmaya başlar ve fazla yemek yemenizi engeller. Beyaz undan ve şekerden kaçınmaları gerekiyor, ana yemek olarak örneğin yemeğe çorba ile başlansın, çorba ile bir ince dilim tam tahıllı ekmek yenilebilir sonrasında salata derken ana yemeğe geçilebilir, bu şekilde tüketmeye başlasınlar. İftarı 2-3 bardak su ve 3 adet hurma ile açmamız en iyisi olacaktır, 2 – 3 bardak su yerine 1 su bardağı sütte içebilirler, çünkü süt protein, magnezyum ve kalsiyum açısından önemli bir besindir, böylelikle gün boyu ihtiyacımız olan kalsiyumu da almış oluruz. Hurma da içerdiği magnezyum, posa, karbonhidrat yönünden zengin bir besin olduğu için gün içerisinde ki ihtiyaçlarımızı karşılayacaktır. Bu besinlerle birlikte 1 kâse mercimek çorbası veya çeşitli sebze çorbaları da içerek iftarınızı açabilirsiniz. Sahur, yavaş sindirilen gün boyu besleyici özelliğini sürdüren besinlerden oluşmalıdır. Bu amaç için;  Tam buğday ürünleri, kuru baklagiller ve sert kabuklu yemişler seçilmelidir. Posadan zengin besinler kepek, tahıllar, tam buğday, tohumlar, patates, sebzeler, meyvelerde bulunur ve yavaş sindirilmektedir. Bu besinler posa sağlar ve oruç süresince kabızlığı, midenin bulantı ve bozulmalarını önlemeye yardımcıdır. Çok hızlı sindirilen besinlerden sakınılmalıdır. Örneğin, şeker, beyaz un ve diğer saflaştırılmış şekerleri içeren besinler gibi. Sahur yemeği sırasında tatlıların tüketilmesinden sakınılmalıdır. Kızartılmış besinlerden sakınılmalıdır. Bu tür besinler gün boyunca midenin bulantı ve bozulmasına neden olabilir. Yüksek tuz/sodyum içeren besinlerden sakınılmalıdır. Bu tür besinler oruç süresince susamayı arttırmaktadır. Sahur süresince 1 bardak taze meyve suyu veya 2-3 bardak su tüketilmelidir. Yeterli miktarda sıvı almak: En az 8-10 bardak su tüketilmelidir. Yeterli sıvı alınması toksinlerin vücuttan atılması, idrar yoğunluğunu korumak ve böbrek yükünü dengelemek, kan dengesini korumak ve dehidratasyonu önlemek için gereklidir. Ayrıca yeterli su tüketiminin vücut metabolizmasını da hızlandırdığı da bilinmektedir. Bu yüzden su tüketimini es geçememek gerekmektedir. Şanlıurfa halkında genelde, iftar denince akıllarına direk olarak tatlı geliyor; ki genelde şerbetli tatlılar tercih ediyorlar, ben tatlı yememelerini özellikle vurgulamak istiyorum. Süt tatlılar tüketebilirler, tabi onlarında belirli dozları bulunmaktadır ve haftanın 1 – 2 gününü geçmeyecek şekilde sınırlandırılmalıdır.  Halkımızda iftar sofrası kurulunca tüm öğünleri birleştirme gibi bir problemimiz de ne yazık ki bulunmaktadır. Sofrada meyveler, tatlılar ve ana yemek aynı anda bulunuyor. İftarlarını açtıklarında önce yemeklerini yesinler. Tatlı veya meyve ara öğün olarak geçmektedir. İftar sonrası ara öğünlerde onları tüketebilirler. Çok ağır, yağlı, çok baharatlı besinler tüketmekten kaçınmaları gerekmektedir. Bunun dışında iftar sonrası uyuma gibi bir olay var ne yazık ki; iftar sonrası uyumak tamamen hazımsızlığa, kilo ve özellikle göbek oluşumuna neden olmaktadır. Yemek sonrası hareket olmadığından dolayı, vücut yağlanması gerçekleşmektedir. Bu yağlanma, karaciğer, pankreas, kalp vb. organ yağlamalarına neden olabilmektedir. İftar sonrası biraz dinlendikten sonra tempolu bir yürüyüşe çıkabilirler. Bunun dışında kızartmalardan, yağlı besinlerden, şerbetli ve şekerli besinlerden uzak durmalarını öneriyorum. Yemek sonrası çay tüketiminden kaçınmaları gerekmektedir. İçmek isterlerse, yemekten 30-45 dk sonrasında açık ve şekersiz şeklinde çaylarını tüketebilirler. Yeterli miktarda sıvı almak. Vücut suyunu korumak: Gün boyunca serin koşullarda kalmak ve fiziksel faaliyetleri sınırlamak vücuttan sıvı kayıpların önlemek için önemlidir. Aşırı besin tüketmemek: Vücudun düzenleyici mekanizmaları metabolik hızı düşürmekte ve açlık durumunda vücudun enerji kaynaklarından yeterli enerjiyi verimli biçimde kullanılmasını desteklemektedir. Aşırı miktarda yemek alınan enerjinin artmasına ve vücut ağırlığının da artmasına neden olmaktadır. Dengeli ve besin ögelerinden zengin yemekler önerilen miktarlarda protein, vitaminler ve minerallerin vücutta yeniden yerine konmasını sağlamaktadır. Yağlı besin tüketimini düşürmek: Düşük yağlı/yağsız süt, yoğurt, düşük yağlı peynir, yağsız et tüketimi tercih edilmelidir. Dengeli bir öğün oluşturmak: İftardan sonraki diyet normaldeki düzenli diyetimizden farklı olmamalıdır. Öğünlerimiz kompleks karbonhidratlar, örneğin tam tahıllar ve tam tahıl ekmeği, yağsız et, kurubaklagiller, meyveler ve sebzeleri içermelidir. Aşırı tatlı ve saflaştırılmış ürünlerin tüketiminden sakınılmalıdır: Saflaştırılmış ürünler ve tatlılar, daha yavaş sindirilen kompleks karbonhidratlara (tam tahıllar ve tam tahıl ekmeği) kıyasla çok hızlı sindirilmektedir. Kompleks karbonhidratlar buğday, yulaf, fasulye, mercimek, tam buğday unu, pirinç gibi tahıllar ve tohumlarda bulunur. Kompleks karbonhidratlar daha uzun süreli dengeli bir enerji ve tokluk hissini sağlamaları nedeni ile daha uygun bir seçimdir. Dengeli enerji alınması: Şeker eklenmiş içecekler ve şeker şuruplarının tüketilmesi ile aşırı enerji alınabilir. Bunların yerine sağlıklı seçimler olarak su, meyve suyu, çorbaların (kremasız) tüketilmesi sağlıklı seçimlerdir. Sindirimi kolaylaştırmak için yemek yerken acele edilmemeli, yemekler yavaş yenmeli, uygun biçimde çiğnemelidir. Besin değeri düşük ve mide salgısını arttıran asitli içeceklerin tüketiminden sakınılmalıdır. Kafeinli içeceklerin tüketimi (örneğin; çay, kahve ve diğer kafeinli içecekler) sınırlanmalıdır. Çünkü bu tür içecekler diüretik etkiye sahiptir, yaz ayları boyunca oruç sırasında vücuttan sıvı kaybına yol açmaktadır. Besin enfeksiyonu ve zehirlemelerinden sakınmak için tehlikeli besinler (süt, yumurta, et, tavuk ve balık etivb yüksek riskli besinler) uygun sıcaklıklarda ve koşullarda depolanmalıdır. Besinler oda sıcaklığında 2 saatten fazla bırakılmamalı, hemen soğutucuya konmalıdır. Aksi halde bakteriler hastalığa neden olabilirler. Uygun şekilde depolanmayan ürünler tüketilmemelidir.dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
GAP Dünyanın en büyük projeleri arasında idi
GAP Dünyanın en büyük projeleri arasında idi
Çocuk Hemotolji ve Onkoloji bölümü hasta kabulune başladı
Çocuk Hemotolji ve Onkoloji bölümü hasta kabulune başladı