Eczane Teknisyenleri Oda olmak istiyor

Eczane Teknisyenleri Oda olmak istiyor

Dağ, özellikle eczane teknisyenlerine olan bakış açısının değişmesini istiyoruz.

29 Haziran 2018 - 17:34 - Güncelleme: 02 Temmuz 2018 - 13:15

Şanlıurfa Eczane Teknisyenleri Derneği Başkanı Aydın Dağ Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ;  Daha önceden eczanelerde çalışan arkadaşlarla ilgili bir çalışma yoktu, bizler eczane de kalfa çırak ilişkisi içerisinde çalışıyorduk. Sonrasında arkadaşlarla bir araya gelerek dedik, bizim de bir mesleğimiz olsun, bir statümüz olsun, yaptığımız işin bir adı olsun çünkü bizi hekimlerin yazdığı ilacı hastalara tavsiye edip kullanmasını tavsiye edenler diye bilirlerdi genelde. Bu anlam da bizim işimizin çok önemli olduğunu, okulunu okunması gerektiğini bildirmemiz gerekir diye düşünüp 1999 yılında derneğimizi kurduk. Derneğin amacı şuydu, bu mesleği yapan insanlar bir araya gelsin, bundan sonraki arkadaşlar üniversitelerden, okullardan yetişsin, halkımıza hizmet etsin, ilaç tarifini daha iyi yapsın, ilacı hastaya tarif ederken hastanın anlayabileceği şekilde anlatsın, hekime teşhisi sorarken hekimle eczane teknisyenleri arasındaki bağı güçlendirmek için özellikle de eczacılarımıza karşı, eczacımızla aynı dili konuşması amacıyla kuruldu. Bundan dolayı arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz, derneğimiz 1999’dan beri faaliyette ve düzenli bir şekilde devam ediyoruz. Bahsettiğimiz üzere derneğimizin amacı, eczanelerde çalışan kişilerin hem mesleki çalışmalarını daha iyi yerlere taşımak, hem de bunun yanında bize üye olan, derneğimize üye olan, bu mesleği yapan insanların sosyal ve kültürel değerlerini daha da yükseltmek. Peki, bunlar neden yapıyoruz? 2008 yılında biz Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve bizim konfederasyonumuz ile ortak olarak bir meslek statüsü yaptık, bunun amacı şuydu, eczanede mevcut çalışan kişilere bir kereye mahsus 3 ay teorig eğitim ve 6 ay pratik eğitim vermek. Bundan sonra eczane de çalışmak isteyen kişiler sertifikalı olarak mesleklerine devam etmesiydi, bu eğitim de bittikten sonra Türkiye’de üniversiteler de eczane teknisyenleri meslek yüksek okulunun açılmasıydı. Biz bunu gerçekleştirdik, Harran üniversitesi dahil olmak üzere ülkemiz de 18 tane üniversite de eczane teknisyenleri meslek yüksekokulu var. Kamu hastanelerinde devlet memuru olarak bizim arkadaşlarımız hastane eczanelerinde bu yetki ile çalışıyorlar. Bunun yanında dernek olarak ne yapıyorsunuz derseniz, özellikle işten ayrılan arkadaşlarımızın, eczacı ile sorunları olan arkadaşlarımızın, mesleki sıkıntısı olan arkadaşlarımızın hem eğitim düzeyinde, hem ekonomik düzeyde hem de sosyal anlamda onları bir araya getiriyoruz. Dernekte arkadaşlarla bir araya gelip ortak sohbet ediyoruz, bunun yanında arkadaşlarımızla sosyal etkinlik noktasında sıra gecesi yapıyoruz, derneğimizin alanı büyük olduğu için arkadaşlarımız başka yerlere gidip TV izlemesinler diye derneğimiz de maçlar olmak üzere bütün alanda TV hizmeti veriyoruz. Bunun yanında futbol turnuvası yapıyoruz, kır gezisi yapıyoruz, yöreye ait iftar yemekleri yapıyoruz. Amaç, meslek mensupları bir araya gelip, ortak sorunlarını ortak bir şekilde konuşmak, özellikle işten ayrılan arkadaşlarımıza iş bulmaları konusunda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Şanlıurfa Eczacılar odası da bizi çok güzel bir şekilde karşılıyor, odamızla çok iyi ilişkiler kurup mesleğimizi daha iyi yerlere götürmeye çalışıyoruz.  Bizim Şanlıurfa’da eğitim düzeyinde belge verdiğimiz arkadaş sayısı 400, bizim üye sayımız şuan da 300 civarında, bazı arkadaşlarımız mesleği bıraktı, bazı arkadaşlarımız belki haklı olarak derneğin çalışmalarını beğenmeyip dernekten ayrıldı, biz bu konuda açığız kimseyi derneğe üye olma konusunda zorlamıyoruz. Ama biz şunu istiyoruz, bir meslek mensubu isen diğer meslek örgütlerinde olduğu gibi tabipler odası, eczacılar odasında, gazeteciler de olduğu gibi yada hekimlerde olduğu gibi vs. kurumlarda ki meslek mensupları kendi kurumlarına üye oluyorlar biz de bu anlam da arkadaşlarımızın derneğimize üye olmalarını istiyoruz fakat bir zorunluluğumuz yok.

Bizim bir sloganımız var, sağlıklı teknisyen sağlıklı hizmet

Dağ,  Aynı zamanda Türkiye Eczane Teknisyenleri Konfederasyonumuz var, ben Türkiye’nin de genel başkanıyım aynı zamanda, biz Türkiye’yi de geziyoruz, eczane teknisyenlerinin sorunlarını incelerken tüm Türkiye’yi göz önüne alıyoruz. Türkiye’de resmi düzeyde bizim çalışan arkadaş sayımız 90 bin civarında, 90 bin kişinin biz yaklaşık olarak 60 binini belgelendirdik eğitim düzeyinde olsun, üniversitelerle beraber olsun, Sağlık Bakanlığı ile beraber olsun biz bunları sertifikalandırdık fakat şuan da mevcut durumda bizim 35 bin tane belge almamış arkadaşlarımız var, bu arkadaşlar belgesiz çalışıyor. Biz meslek yapıyor fakat o mesleğe ait kendisinde bir kimlik yok, şunu düşünün örneğin araba kullanıyorsunuz fakat ehliyetiniz yok, ehil olarak hazırsınız fakat sizi eğitime tâbi tutan bir kurum yok. Biz bu anlamda özellikle Sağlık Bakanlığını defalarca ziyaret ederek, TBMM’ni defalarca ziyaret ederek biz yeniden bir eğitimin başlamasını istiyoruz. Belki kurumlarımız şu haklılığı söyleyebiliyor, ülkemiz de 18 tane üniversite de eczane teknisyenler meslek yüksekokulu var, diyorlar ki arkadaşlar gidip bu okullardan mezun olsun fakat bizim şöyle bir sıkıntımız var, 20 – 30 yıldır bu işi yapan arkadaşlarımız var, bu arkadaşlarımız bu belgeden yararlanamamış askerlikten dolayı yararlanamamış arkadaşlar var, hamilelikten dolayı yararlanamamış olan var, eğitimden habersiz olduğu için yararlanamamış olan var, bu anlamda tekrar bir eğitim açılsın ve arkadaşları bu eğitime tâbi tutsun tekrar. Bir de bizim özellikle talep ettiğimiz şey şudur, biz oda olmak istiyoruz, 90 bin kişi iyi bir rakam ve bununla ilgili oda yasasının olmasını istiyoruz, biz oda teklifini 2 – 3 defa meclise verdik ama bir türlü geçmedi bizim şuan da en büyük beklentimiz bizimle ilgili odalaşma çalışmasının yapılması. Türkiye’de bizim 75 tane derneğimiz var, hiçbir zaman için gayri resmi, gayri ahlaki yada gayri siyasi olarak hiçbir faaliyette bulunmadık hepsi mesleki düzeyde kaldı, meslek ile ilgili çalışmalar yaptılar. Bu anlam da bizim beklentimiz birincisi yasa, ikincisi odalaşma. Bazen kendi içimiz de konuşuyoruz, oda olursa ne olur diye soru geliyor bazen, Eczane teknisyenlerinin maaşı belli değil, örneğin Antalya’da bir kişi günün 16 – 17 saati çalışmak zorunda kalıyor, tatil yöresi olduğu için yaklaşık 15 – 20 saat açık olan eczaneler var. Bundan dolayı arkadaşlarımızın mesai statüsü yok her ne kadar SGK bunu belirlemiş ise de fakat günümüz koşulları nedeniyle resmi statü konulmadığı için kişi daha çok çalışmak zorunda kalıyor. Bizim bir sloganımız var, sağlıklı teknisyen sağlıklı hizmet. Eczane teknisyeni sadece ilaç satan bir kişi değil artık, eczane teknisyeni aynı zamanda sağlık hizmeti veriyor, hastanın tansiyonunu ölçebiliyor, hasta ile sohbet edebiliyor, hastaya ilaç tarif ederken onu nasıl kullanması konusunda hastaya yardımcı oluyor. Tüm bunları yapan bir insanın herkes taktir eder ki önce kendisinin sağlıklı olması gerekiyor. Göz doktorunun çok kalın gözlük kullanarak sizi muayene etme şansı ne olur? Bizim teknisyen arkadaşlarımız sağlıklı bir şekilde iyi bir eğitimle, iyi bir yaşam tarzıyla bunu devam ettirelim ki halkımız, vatandaşlarımız, gelen kişilerimiz de bu eğitimden yararlansınlar diye, tek amaç budur.

Sağlık memuru nasıl sağlık hizmeti veriyorsa eczane teknisyenleri de hizmet veriyor.

Dağ, Türkiye geneline baktığımız zaman gerçekten biz ilk 3’ün içine girecek düzeydeyiz, dernekteki faaliyetlerimizle, üyelerimize olan bağlılığımızla, yaptığımız çalışmalarla bu anlamda iyi Urfa’nın bize kattığı bir değerde var, bütün üyelerimizi birebir tanıyoruz, bütün üyelerimizle karşılıklı sohbet edebiliyoruz, bir araya gelebiliyoruz bu anlamda iyi durumdayız, kötü değiliz ama en üst düzeyde de değiliz sonuçta bizler de üyelerin verdiği aidatlar ile ayakta durmaya çalışan kurumlarız, ekstra olarak başka yerlerden ekonomik bir beklentimiz yok sadece kendi içerimiz de topladığımız aidatlarla arkadaşlara ekonomik anlam da hizmet vermeye çalışıyoruz, bu anlamda kötü durumda değiliz arkadaşlarımızla daha iyi şeyler yapacağımıza inanıyorum.  Eczanede çalışan birisini sadece tezgahın arkasında ilaç satan biri olarak görmememiz gerekiyor, sonuçta bütün dünya bir insan için yaratılmış, insan çok değerlidir dolayısıyla insana hizmet eden kişiler, özellikle de sağlık konusunda tüm sağlıkçılar gerçek anlamda halka hizmet ediyorlar, insanlara hizmet ediyorlar. Bu hizmet eden insanlar toplumun gözünde gerçekten saygın ve samimi bir şekilde kabul edilmesini isteriz. Bir de şunu istiyoruz, eczanede  çalışan kişiler belki de zincirin son halkası olarak görünüyor ama aslında zincirin son halkasının en değerli şey olduğunu görüyoruz. Örnek göstermek gerekirse, hekimimiz yazdığı ilacı ancak en son kişi eczaneden aldığı zaman, eczane teknisyeni veya eczacımızın gözetimindeki çalışma konusunda onlar bunu hastaya sunabiliyor. Bir damlanın nasıl kullanması gerektiğini, hastanın aşısını nasıl kullanması gerektiğini, hastanın aspirin dahi alırken aç karnına mı? Tok karnına mı? Yemekle beraber mi? Bu hizmetlerin tümünü veren eczane teknisyenleri, biz de bu amaçla hem eğitimlerimizin hem de çalışmalarımızın, özellikle eczane teknisyenlerine olan bakış açısının değişmesini istiyoruz. Eczane teknisyeni gerçekten kaliteli hizmet vermeye çalışıyor, bu anlamda eczacılarımızla ortak hizmet vermeye çalışıyorlar. Halktan beklediğimiz şey şudur ki, eczane teknisyenleri aynı zamanda biz sağlık çalışanıdır, sağlık memuru nasıl sağlık hizmeti veriyorsa eczane teknisyenleri de hizmet veriyor. Dedi,

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Belediyenin yetiştirdiği üzümler yoksulların sofrasına gidiyor
Belediyenin yetiştirdiği üzümler yoksulların sofrasına gidiyor
Yıldız, Çiftçi ve Koç ailelerinin düğün törenine katıldı
Yıldız, Çiftçi ve Koç ailelerinin düğün törenine katıldı