Şanlıurfalılar Uygur Türklerinin yanında
  • Reklam

Şanlıurfalılar Uygur Türklerinin yanında

Şanlıurfa’da Sivil toplum örgütleri ve Şanlıurfalılar Doğu Türkistan’da Çin Devletinin Uygur Müslümanlarına yaptığı zulümleri kınayarak yetkililerin gerekli girişimleri yapmalarını istediler.

04 Mart 2019 - 17:18 - Güncelleme: 04 Mart 2019 - 19:30

Türkiye Eğitimsen Şanlıurfa Şubesi Başkanı Hikmet karakuş,  yıllardır dünyada mazlum ve yoksun milletlere yapılan baskılar her gün yeni olaylara şahit olmaktayız bunlar içinde doğu Türkistan başta cin zulmünün altına inim inim inleyen bugüne kadar belki  on binlerce masum insanımızı soydaşımızı dindaşımızı katleden ve dünyanın da bu mazlum  milletlerin yapılan  işkencelere seyirci kalması Türkiye kamu-Sen olarak  gerçekten  ve Türk milleti olarak bizi derinden üzmektedir.dedi.

Türk Ocakları Başkanı Cemil Demir Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ; Çin deki Türklere yapılan zulme sesiz kalmayacağımıza ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları siyasi partilerin de Çin’deki soykırıma karşı tepkilerini yükseltmeye çağırıyorum. Dede Korkutların, Saltuk Buğraların, Kaşgarlı Mahmutların ,  Yusufhashaciplerin torunu hakkındaki bilimsel çalışmalar yapmış Dünyaca meşhur ozanımız  Abdurrahimheyit ataları gibi cenk  yolunda şahadet şerbetini içtiler. Böyle bir duyum ve basında da duyuldu.  Dışişleri Bakanımızda şahadet şerbetini içtiğini teyit etti.  Çin medyasında son zamanlarda bir basın açıklamasıyla veya bir görüntüyle Abdurrahimheyet’in  şehit edilmediğini yaşadığını  duyurdu. İnşallah böyledir. Biz bu habere sevindik.  Ancak doğru olduğuna da çok kanaat getirmedik. Dedi.

İyi Parti il Başkan Yardımcısı Aziz Karakoyunlu Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada,  Abdurrahimheyet’in  Türk ve Müslüman olmasıydı.  Türk milletinin duygularını beslemeyle teremüm etmişti.  Kutlu Ozan ,Kutlu kanını davası uğruna Çin’in Nazi kampların da akıttı. Her Türk gibi ölüme ve işkenceye meydan okudu.  Allah’a, millete, vatana, bayrağa hep güvendi.  Abdurrahimheyit  şahadeti artık  Türk milletinin Çin’deki zulme karşı tepkisini  son dereceye çıkarmıştır ve dayanılmaz hale getirmiştir. Değerli basın şuan  sessiz kalınsa da  Türk ocakları olarak Türk milletinin kızılelması olgunlaşmaya vardığının ve büyük türk yıldızı  şafağının attığını bilincindeyiz.Bu sebeple büyük türk ozanı Abdurahimheyit’in Doğu Türkistan'dan Avrupa'ya kadar bütün türk milletinin ve millileşmesini kabul ediyoruz.Tarihi gerekli istişarelerden sonra kararlaştırılacak olan gıyabi cenaze namazıda  eğer doğruysa bunu biz şubemiz olarak tüm STK ‘ların ve siyasi partileri bilgilendirip bu hassasiyeti göstereceklerine inanıyorum. İnşallah şehidimizin  veya Abdurahimheyet’in  şehit edilmediği haberinin doğruluğunu teyit edilmesi Hiç kimse unutmamalıdır ki Doğu Türkistan'da Türk varlığını ilelebet devam edecek ve Abdurahim heyetler tükenmeyecek akan her damla kan filiz verecek  teşekkür ederim.

Türk Ocakları Şanlıurfa Şubesi Başkan Yardımcısı Mustafa Karacabey; Türk dünyasının  büyük ozanı büyük üstadı  Abdürrahim Heyet’in şehadette erdiğini haberini  öğrenmiş bulunmaktayız ama ne yazık ki bazı Çin kaynakları bunu doğrular nitelikte açıklar durumda bulunmadılar.Çin medyasının ve Çin devletinin  açıklamalarında Abdurrahimheyet’in  şehit olmadığı ancak  olmadıysa bile kamplarda hala esir tutulduğu  büyük işkencelere maruz kaldığını buda büyük bir ayıptır.dedi.

Emir Onay Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada; bir hayvan ölünce tüm Türkiye ayağa kalkıyor,  orada günde binlerce Müslüman ölüyor ama kimsenin umurunda değil .

Nazlı Göbük Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada,  Buna insanların tepkisinin ser olması lazım, mitingler yapılması lazım, toplantılar yapılaması lazım, insanların bilgilendirilmesi gerek böyle şeyler yapılırsa belki insanlar katkıda bulunabilir. Şimdi Türkiye’de en ufak  bir savaş çıkarsa bizi hiç kimse mülteci olarak almaz ama biz başka ülkelerin vatandaşlarını mülteci olarak alıyoruz devletimizde sahip çıksın, halkımızda sahip çıksın .

Ömer Aksu, Devletimizin bu konuda çok geç kalmış mutlaka tepkisini göstermesi lazım nasıl uzak doğu ülkeleri bu durumdaysa onlar için devletimiz ne kadar ses getirdi bunlar içinde mutlaka bir girişimde bulunması lazım her şey göz önünde ve her şeyi  görüyoruz  sosyal alemde olsun televizyonlarda olsun  her yerde görüyoruz bunları yazık bir tepki göstermemiz lazım

Elif Kaan, Bunun için birlik olalım bütün İslam alemi birlik olmalı ve yardım etmeli. Nasıl Suriye’ye Filistin’e yardım ettiysek Doğu Türkistan’daki kan kardeşlerimize de yardım etmemiz gerekiyor. Onlara  bizim kan kardeşlerimiz onlara daha çok yardım etmemiz gerekiyor. Çünkü aynı kandanız. Orada ibadetlerini yapamıyorlarmış bu da onlar büyük bir zorluk  bence birlik olup yardım etmeliyiz sosyal medyada bazen paylaşıyoruz , dua ediyoruz  şu an bunun dışında bir şey yapamıyoruz  ama birlik olursak belki engelleyebiliriz

Hidayet Padak, Biz buna bir tepki gösteremeyiz herkes kendi işinde zevkinde kimse kimseyi düşünmüyor  bir köpek için bütün dünya ayağa kalkar ama bir Müslüman için hiçbir  şey yapmıyoruz millet rahata alışmış herkes zevkine rahatına düşkün kimse bir şey yapmıyor  onlara destek olduğumuzu göstermek için birlik olmamız lazım ama kimsede buna yanaşmıyor birlikte olmasak bütün Müslümanlar bu şekilde ölüp gider

Recep Tuna, Biz millet olarak ilk önce meydanlara çıkıp sesimizi yüksek ve gür bir şekilde duyurmamız lazım bunu Türkiye olarak sadece kendi ülkemize değil tüm dünyaya duyurmamız lazım ki netice itibarıyla Çin güçlü bir devlettir ekonomik olarak da dünyada 2-3’üncü sıralarda yer almakta bunun için de dünyayı arkamıza almamız lazım ilk önce İslam bilincini İslam toplumlarıyla birlikte yaygınlaştırmak lazım. Ancak bu şekilde üzerine gidip bir şey elde edilebilir diye düşünüyorum. Toplanıp eylemler yapmamız lazım bunu  ancak bu şekilde dillendirebiliriz. Dünya kamuoyuna duyurmamız lazım basının yardımıyla bu konuda dünyayı aydınlatmamız lazım. Çin güçlü bir devlettir ancak bu şekilde baş edilebilir.

Mehmet Emin Turgut , Kişi tek başına tepki gösterse pek bir faydası olmaz ancak bütün Müslüman alemi birleşip bir tepki vermesi gerekir. Bu sadece bir protesto yürüyüşüyle de  olmuyor Buna devlet nezdinde bir tepki koymak gerekiyor.

Havva  Güzel,  Dünyanın her yerinde zaten şuanda insanlar zulüm görüyor. Kimse zulüm görmelerini istemez. Bazı kesimler var ki Müslümanlara zulüm ettikleri zaman bundan zevk alıyorlar. Ne kadar Müslümana eziyet gösterirsem  o kadar zevkim artacak insanların onlara  karşı  farklı bir düşünceye girecekmiş gibi bir hissiyata giriyor. Kimse onların zulüm görmesini istemez bende şahsen istemem  bende çok üzülüyorum bu duruma ama şuan insanın elinden gelecek bir şey yok olsa illaki yaparız. Bir şekilde bizde tepkimizi gösterebiliriz. Ama bizim göstereceğimiz tepki  çokta uzun süreli olmuyor. Mesela belediyeler çağrı yapsa  devletimiz cumhurbaşkanımız çağrı yapsa biz o çağrılara sadece birkaç gün uyabiliyoruz. Ne kadar istesek de yardımcı olamıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini her zaman yapmaya özen gösteriyoruz fakat olmuyor en fazla birkaç gün sürüyor. Bugün varız yarın yokuz 

Çin hükümetinin işgal ettiği en büyük özerk bölgesi olan şimdiki adı ile Sincan Uygur özerk bölgesi (Doğu Türkistan) 1949 yılı Komünist Çin tarafından işgal edildi. Doğu Türkistan’ın asıl yerel halkı olan Uygur Türkleri (Müslümanlar) İşgal altında olmasına rağmen özgürlüğüne düşkünlüğü ile bilinmekte ve Çin hükümetinin vahşi baskı ve zulmüne maruz kalmaktadır. Çin hükümetinin Uygur Türkleri üzerine uyguladığı aşağıdaki 15 madde Uygur Türklerin özgürce nefes almasına engeldir.

HASAT ZAMANINDA ZORLA ÇALIŞTIRMAK, Çin hükümeti Hasat zamanında Uygur Türklerini çalıştırmayı zorunlu hale getirdi ve bu zorunlu çalışmanın adı “HAŞHAR” Bu süreçte hükümet bu çalıştırdıkları insanların çalışmaları karşılığında her hangi ücret ödemediği gibi hiçbir sosyal hakka sahip değillerdir. Hatta bu süreçte aile üyelerinden herhangi biri bu zorunlu çalışmaya katılmadığında aksine para cezasına tabi tutulacak.

ÇOCUKLARI DAHİ ZORLA ÇALIŞTIRMAK, Çalışma yaşına ermemiş çocuklar hatta okul öğrencileri okuldan zorla götürülerek çalıştırılmakta. Edinilen bilgilere göre 12 yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki yaşlı kadın ve erkeğin bu zorunlu çalışmaya mecbur edilmekte.

GENÇLERİN SOSYAL PAYLAŞIM AĞLARIDA SIKI DENETİM ALTINDA, Doğu Türkistan’daki gençlerin sosyal paylaşım ağlarında paylaştığı izlediği dini filmlerden dolayı tutuklanmakta. Bu nedenden dolayı en son tutuklanan 15 yaşındaki bir genç 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Hatta benzer nedenler ile Uygur Türklerinin evlerine Çin polisi istediği zaman baskın yapmakta.

ÇİFTÇİLER ÜRETTİĞİNİ ANCAK HÜKÜMETE SATAR, Çin hükümeti çiftçilere mahsulleri piyasa değerinin altında zorla sattırmakta çiftçinin gelir gider dengesini bozmakta ve gün gittikçe çiftçilerin fakirleşmesine neden olmakta.

TOPRAKLARINA ÇİN HÜKÜMETİ EL KOYDU, Çin hükümetinin el koyduğu Uygur çiftçilerin toprakları Çinli göçmenlere verilmekte eğer buna karşı gelirlerse devlete ve yasalarına karşı gelme suçu ile tutuklanmakta.

UYGUR TÜRKLERİ IRKÇILIĞA MARUZ KALMAKTA, Kâğıt üzerinde Çinliler ile Uygur Türkleri aynı denilmekte ama gerçekte Çinliler Uygur çiftçilere göre daha çok imtiyaza sahipler. Çinli çiftçiler istediği mahsulü ekebilme, bankalardan kredi çekebilme ve su kaynaklarını istediği gibi kullanabilme özgürlüğüne sahipler.

SAKAL BIRAKMA NEDENİ İLE ÖLDÜRMEK, Doğu Türkistan bölgesinde erkeklerin sakal bırakması yasaklanmıştır. Sakal uzatan ve kesmeyi red edenleri sürekli tehdit edilmekte. Hatta bu nedenden dolayı bir kişi Müslüman Uygur halkına gözdağı vermek için hükümet tarafından öldürülmüştür.

 UYGURLARIN ÇOĞUNLUĞU TEMEL HAKLARINI BİLMEMEKTE, Hükümet Uygur Türkleri için insan hakları ve temel hak ve hukuku öğrenmesini her zaman kısıtlı tutması ve eksik eğitim vermesinden dolayı Uygur Türklerinin çoğunluğu, özellikle yaşlılar temel yasada belirten haklarından hatta insan haklarından bihaber.

ÇİNDE NİKAH (İMAM NİKAHI) YASAYA AYKIRI, 2014 yılı Nisan ayında kanunsuz dini faaliyetlerde bulunanları ihbar edenler için 50000 YUAN (7500 USD) ödül vermeyi başlattı, Müslümanların dini nikah yapması, sakal bırakması yasaklanan dini faaliyetler kapsamında, bu şekilde dini özgürlüğü kısıtlamaktadır.

 MÜSLÜMANLARA ALKÖL İÇKİLERİ ZORLA SATTIRMAK, Hoten şehrindeki Müslüman esnafa zorla alkollü içki ve sigara sattırarak dinden uzaklaştırma eyleminde bulunmaktadır.

DİNİ İSİMLERİ YASAKLAMAK, Çin hükümeti Doğu Türkistan’daki Müslümanları gerek her aileyi tek tek gezerek dini anlam ifade eden isimleri tespit ederek özellikle dini anlamı derin olan 22 ismi çocuklara vermesini yasakladı. Bu şekilde anne babaların özgürce isim vermesini kısıtlamaktadır.

İMAMLARI HAPSE ATMAK, Doğu Türkistan bölgesinde hiç kimsenin cami dışında Kuran Kerim öğrenmesi, 18 yaşın altındakilerin camiye gitmesi ve bölgede dinin öğretilmesi suç sayılmaktadır. Aynı zamanda bazı aileler evinde Kuran bulundurmaktan cezalandırılmakta hatta hapis cezasına çarptırılmaktadır.

RAMAZAN AYINDA ORUÇ YASAĞI, Ramazan ayında Doğu Türkistan’ın birçok bölgesinde lokantaların kapatılması yasaklandı. Kamuda Çalışanlar ve memurlar için dinsizleştirme faaliyetleri had safhada çıkmıştır. Devlet memurları, öğrenciler ve Komünist parti üyelerinin oruç tutması yasaktır. Hatta Ramazan ayında insanları zorla yemek yedirme eyleminde bulunmaktadır.

KADINLARA ZORUNLU KÜRTAJ YAPTIRMAK, Çin hükümetin sınırlı aile planlaması uygulaması adı altında, bu yasa kapsamında 2 çocuk sınırlamasını geçince anne karnında 6,7,8 hatta doğumuna az bir gün kalmış anneleri zorla kürtaj yaparak bebekler daha doğmadan anne karnında ölmekte hatta anneleri de ölmektedir..

, UYGURLARIN SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ YOK, 2014 yılında Hoten şehrinde insanlarım pasaport almalarının yasaklanması ile seyahat özgürlüğü ve Çin’den ayrılması kısıtlanmıştır. Çin hükümeti bundan birkaç ay önce bütün Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurların ellerinde daha önceden almış olduğu pasaportları devlete iadesini istemiştir. Bundan sonra olmayan seyahat özgürlüğünün kapsamı daha da genişleyerek insanların bu haklarından da yoksun yaşamaya mecbur edecekler. Yurt dışına çıkmak isteyenler önce sorguya çekilmekte, sorgu sonucu tutuklanma ihtimalide olmaktadır.

Kardeş aile projesi adı altında her Uygur evine bir Çinli yerleştiriyorlar. Bu kişi evin reisi gibi davranıp, her istediğini yapıyor. Ayaklarını yıkatıp, kadınlarımıza kızlarımıza sarkıyor. Sonra da devlete rapor veriyor. Bir çocuktan fazlası yasak. Tespit edildiğinde kadınlarımıza narkozsuz kürtaj yapıyorlar"

 

2019/03/2019-03-04-17-48-31.jpg
2019/03/2019-03-04-17-48-40.png
2019/03/2019-03-04-17-49-42.jpg
2019/03/2019-03-04-17-52-08.jpg
2019/03/2019-03-04-17-53-15.jpg

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Göçerlerin ramazanda günler süren zorlu yolculuğu
Göçerlerin ramazanda günler süren zorlu yolculuğu
Okullar arası bilgi yarışması yapıldı
Okullar arası bilgi yarışması yapıldı