Urfa’da tespih fiyatları altın ile yarışıyor(Video)
Reklam
  • Reklam

Urfa'da tespih fiyatları altın ile yarışıyor(Video)

Şanlıurfa Kent Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yusuf Güler Tespih ustası Ömer Beşkardeş ile röportaj yaptı.

10 Eylül 2017 - 15:57 - Güncelleme: 20 Eylül 2017 - 11:37

Beşkardeş, Son olarak demek istediğim tespih atalarımızdan, dedelerimizden, Osmanlıdan günümüze gelen, bizim hem dini vecibemizi yerine getirmek için kullandığımız, ekstra olarak da stresimizi attığımız tespih kültürümüzün en güzel aksesuarlarından birisidir

Osmanlı sıkma kehribarın gramının fiyatı 150 liradan satılıyor

Duvar süsü olarak yapılan Osmanlı sıkma kehribarın fiyatı ise 100 bin lira civarında bulunuyor.

Sizi tanıyabilirmiyiz?

 

Ben Ömer BEŞKARDEŞ emek tespihçilik Mehmet BARLAK ağabeyimiz ile ortak çalışıyoruz. 5 – 6 yıldır koleksiyon ile ilgileniyorum. Koleksiyondan ziyade ekstra bunun ticaretini de yapıyoruz. Her türlü değerli taş tespihler ile usta işçilik olan tespihler ile ilgileniyoruz.

 

Sizce bir tespihi değerli kılan şey nedir?

 

Tespihi değerli kılan ilk önce onun hammaddesidir. Hammaddesinden ziyade hammaddesinin ne kadar iyi olması onun işçiliğinin de iyi olmasını gerektirir, iyi bir ustaya yaptırmak gerekir. Piyasada bilinen belirli başlı ustalarımız var, o ustalar tespihi yaptıkları zaman zaten onların belirli başlı imzaları da var. O imzayı üstünde kim görürse o tespihin zaten işçilik bedelinin ne kadar olduğunu, ne kadar kaliteli bir hamura sahip olduğunu ister istemez anlayabiliyoruz.

Tespih çeşitlerine örnek verirmisiniz?

Tespih çeşitleri kalite olarak mesela damla kehribar, sıkma kehribar, ateş kehribar çeşit olarak kehribar ağırlıklı tespihler ilgi görüyor. Ayrı yeten katalin denilen tespihler var. Batıda katalin deniliyor biz Şanlıurfa’da kataline bağa diyoruz. Bağanın da Osmanlısı, eskisi ve yenisi var. Elimde gördüğünüz tespih eski bir tavla pulundan yapılmıştır. Baya bir eskidir 100 – 150 yıllık bir madeni vardır. Buna ayrı yeten güzel bir ustamıza güzel bir bedel vererek güzel bir işçilik yaptırmışızdır. Ayrı yeten Osmanlı sıkma dediğimiz kehribar var. Eski bir… Yapılmıştır, o yüzden taşları küçük çıkmıştır ve tamamı tek parçadır bunun ortalama gramının fiyatı 150 liradır. Bu sıkma kehribar bu tespihi kullandıkça tespih kırmızı renk alacaktır yani bu tespih bildiğin antika, tarihi eser bir tespih diyebiliriz. Burada gördüğünüz gibi katalin yani bağa dediğimiz objedir, bu da eskiden kalma bir objedir bunu da yine tespih haline getirilir. Bundan yapılmış olan şu gördüğünüz tespihin yaklaşık olan 2 bin lira piyasa değeri vardır. Şu görmüş olduğunuz çubuklarda yine antikadır, bunlar da çok eskidir ve bunlar da katalin çubuktur. Şu da görmüş olduğunuz tavla puludur ve bu puldan yapılan tespihinde ortalama fiyatı  Bin 500 – 2 bin lira bir piyasa fiyatı vardır. Bunlar katalin yani bağa sınıfında olduğu için biraz daha fiyatı düşük oluyor çünkü bu eski tespihler için bin 500 – 2 bin lira arası baya uygun fiyatlardır. Bu tespihler Osmanlı sıkma kehribarı olsa 5bin liraya kadar fiyat biçilebilir. Yeni döküm kehribarlarımız da var onları da tanıtayım sizlere, şu görmüş olduğunuz da yeniş döküm bir sıkma kehribardır, bunlar yeni döküm olup bunlarla yapılan tespihlerin fiyatları eski tespihlere nazaran baya bir uygun oluyor. Bunlarda da renk değişimi olur, stres alma olur bunlar da bildiğiniz orijinal kehribardır, bunlar da yeni döküm kimyasal kehribar olarak geçiyor.

şifa veren stresi yok eden tespihlerden bahsedermisiniz?

Özellikle göstermek istediğim şu damla kehribar, görmüş olduğunuz 99’luktur, bu damla kehribarın özelliği çekildikçe çam ağacı kokusu verir, çok güzel bir kokuya sahiptir. Ayrıyeten vücuda birçok şifası olduğu söylenir, stresi alır, birçok bilinmeyen hastalıklara şifa olduğu söylenir yani damla kehribarı altın kadar değerli olduğunu söyleyebiliriz, damla kehribarlar çam ağacından oluşur, kayalaşır bu kayalaşma işlemi 100 yıl, 150 yıl kadar sürer

Kayalaştıktan sonra ustalarımız işlerler, işledikten sonra tespih haline geliyor. Bir de ayrı yeten bunların balta denizinden çıkan kısmı da var, bu kısmı da balinaların kusmukları ile oluşan, kayalaşmalar sonucu ile oluşan tespihlerdir. Aslında çok daha değerli tespihlerimiz var.

 

Bu tespihler nerede üretilir?

 

Bu tespihler bizim ustalarımız el işçiliği uygulayarak kesme, biçme, şekil verme uygulayarak tespih çıkarıyorlar, madenin büyüklüğüne göre Urfa’mız da üretilir.

 

Son olarak demek istediğim tespih atalarımızdan, dedelerimizden, Osmanlıdan günümüze gelen, bizim hem dini vecibemizi yerine getirmek için kullandığımız, ekstra olarak da stresimizi attığımız tespih kültürümüzün en güzel aksesuarlarından birisidir, maddi değeri olsun olmasın, bize atalarımızdan kalan her şeyin değeri kesinlikle paha biçilemezdir.

 

Testler sonucu tespihin kıymeti belirlenir ?

 

Zaten iyi bir usta tespihi eline aldığı zaman onun hamurunun, işçiliğinin ne olduğunu tam olarak bilir, ekstra olarak bilmeyen arkadaşlarımız için de belirli başlı testler var. Simikron testi var, bir kimyasal madde onu tespihin üzerine sürüyorsunuz o renk değişiminden anlayabiliyorsunuz. Buhar testi var, su kaynatılır, iyice kaynatıldıktan sonra üstünden çıkan buhara tespih tutulur, o tespihten çıkan kokudan anlaşılır eğer tespihten plastik kokusu gelirse o tespih sahte bir tespihtir ama güzel bir koku verirse orijinal bir kokudur.

 

Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

 

Ben teşekkür ederim bize bu imkanı tanıdığınız için.

 

Tesbihin tarihçesi;

Tesbih, Allah’ın sıfatlarını tesbih ederken sayı saymak için kullanılan, 33 veya katları kadar boncuk tanesinin ipe dizilmesiyle oluşan halkaya denir. İslamiyet başta olmak üzere birçok dinde kullanılır. Bunun dışında stres atmak için de kullanılır. Tesbihin 11, 33 ve 99 boncuklu olanlarını Müslümanlar kullanır.

İslamiyetin ilk yıllarında Müslümanlar, tesbih yerine parmaklarını kullanırlarmış. İlk defa da Hz. Ebubekir döneminde kullanıldığı tahmin edilmektedir. Tesbih çekmek, namazı tamamlayan önemli ayrıntılardan biridir. Tabi günümüzde takı ve aksesuar olarak da kullanılır.

Tesbihin tarihi ise çok eskilere dayanmaktadır. Avladıkları avların parçalarını ipe dizen ilk insanlar, bunları bir sonraki avda başarı sağlamak için üzerilerine takarlardı. Sonraları bu tip takıların, kötülüklerden ve düşmandan koruduklarına inandıkları için savaşlarda da takmaya başladılar.

Bu tarz boncukların dini amaçlı kullanıldığına da ilk defa Hindistan’da rastlanmıştır. Hindu inanışında tesbihin yeri vardı diyebiliriz.

Tesbih Yapımında Kullanılan Malzemeler

Tesbihleri elde çekim tesbihler ve koleksiyonluk tesbihler olarak ikiye ayırabiliriz. Tesbih yapımı da zamanla gelişerek sanat haline dönüşmüştür. Geçmişte de günümüzde de el emeği göz nuru el yapımı tesbih ustaları bulunmaktadır. Çeşitli malzemelerle yapılan tesbihlerin yapımında da değerli taşlar kullanılabilmektedir. Bu malzeme ve taşlar ise;

Ağaç Grubu: Gül, Venge, Narçıl, Kuka, Demirhindi, Yılan Ağacı, Öd Ağacı, Abanoz, Pelesenk, Sandal Ağacı, Kan Ağacı

Fosil Grubu: Kehribar, Lüle Taşı, Oltu Taşı

Değerli Taş Grubu: Zümrüt, Safir, Yakut

Yarı Değerli Taş Grubu: Akik, Kuvars, Ametist, Yıldıztaşı, Yeşim, Kaplan Gözü, Lapis, Turkuaz

Hayvansal Grubu: Fildişi, Boynuz, Kemik, Mercan, Bağa, İnci, Mors Dişi

Malzemesine Göre Tesbihlerin Zamanla Kazandıkları Özellikler

– Oltu taşı ile yapılan tesbihler zamanla parlar ve daha güzel bir görüntü alır.

– Ahşap ürün ile yapılan tesbihler zamanla parlar ve renkleri koyulaşır.

– Pelesenk, kuka, yılan ağacı gibi ürünlerle yapılan tesbihler kullandıkça koyulaşır ve daha hoş renk alır.

– Kehribarın da sarı tonları kullandıkça koyulaşmaktadır. Ancak bu süre oltu taşı ve ahşap ürünler gibi kısa değildir. Kehribarın koyulaşması yıllar sürebilir.

 

2017/09/1951153.jpg

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Dualarla ayaktayız
Dualarla ayaktayız
Urfa müziği gelecek nesillere aktarıyor
Urfa müziği gelecek nesillere aktarıyor