BİZİM AHMET
  • Reklam
İsa Güneş

İsa Güneş

BİZİM AHMET

22 Aralık 2015 - 18:28

        Bizim Ahmet Suruç İlçemizin bir köyünden idi, Babası köyde oturur  ne kadar tarlası var neyi var neyi yok bilmem ama bildiğim bir şey var fakirlerdi veya öyle görünüyorlardı. Öğretmenlik yaptığım yıllarda o zaman sınıflarda bazen öğrencilerin üzerleri aranırdı, okula herhangi bir suç unsuru getiriyor mu? Üstünde başında ne var, aile bağları sorgulanır, öğrencinin kılık kıyafeti, genel durumu, varsa sorunları dinlenir, çözüm yolları aranırdı. Yine böyle bir sınıf aramasında Ahmetin üstünü başını aradım, kılık kıyafetine baktım, ayakkabısı yırtık başparmağı dışarı çıkmıştı. Rencide etmemek için kulağına teneffüste yanıma gelmesini söyledim.  Ahmet teneffüste odama geldi. Babasını sordum köyde oturur çerçilik yapar dedi. (Çerçi, eskiden at arabası ile veya eşekle köy köy dolaşıp yiyecek, giyecek ve içecek satanlara denirdi.) ona kendim ve okul imkanlarından ayakkabı, giyecek, kitap, defter kalem v.s. verdim ve dedim ki, bundan sonra ne eksiğin olursa çekinmeden bize gel eksiklerini biz karşılarız, Hatta okul bitip Üniversiteye de gitsen, biz seni destekleriz dedik. Yeter ki sen çalış oku ve hayatını kurtar.  

        Ondan sonra Ahmeti kollar olduk, gözümüz üzerindeydi, uzaktan uzağa gözetliyordum. Bir gün yanlış arkadaşlarla gezdiğini gördüm, uyardım o arkadaşları ile daha bir arada görmedim. Sevindim uyarım karşılık bulmuştu. Hasılı o da benim bir çocuğumdu, onu da diğer öğrencilerden farklı  görüp gözetiyordum.

        Bir ara Ahmet birkaç gün okula gelmedi, sordum hasta olduğunu söyledi inanmaktan başka şansım yoktu inandım. Çünkü babasını çağırtsam, bir gün çerçiliğe çıkamayacak birkaç kuruş günlüğünden olacaktı. Öyle ya velisi artık bendim, babasını niye çağırtayım diye düşündüm. Hata ettiğimi daha sonra anlayacaktım.

        Bir gün polis karakolundan beni arayıp Ahmeti sordular, bildiğim kadarı ile anlattım, telefondaki  polis memuruna hayırdır dedim bir şey mi var, Ahmetin bilmediğimiz bir suçu, bir yanlış yolu mu var diye sorduğumda, herhangi bir şey olmadığını, sadece  genel bir araştırma yaptıklarını söyledi ve telefonu kapattı. İçime bir kuşku düştü, Ahmeti çağırdım durumunu, ne yaptığını yanlış bir şey yapıp yapmadığını dolaylı yollardan sormaya, öğrenmeye çalıştım. Ahmet bana renk vermedi, herhangi bir yanlışının olmadığını, sokaklarda dolaşmadığını, okul biter bitmez eve gittiğini ve derslerine çalıştığını beyan etti, bir şey anlamamıştım ama bir şeylerin yanlış gittiğinden kuşkulanmıştım. Ne olu ne olmaz, durumu babasına söylemek için babasının okula gelmesini istedim.  Ertesi gün babası okula gelmedi, Ahmete sorduğumda yarın geleceğini söyledi. O yarın hiç gelmedi, çünkü ertesi günden sonra Ahmet bir daha okula gelmedi. Aradan birkaç ay geçtikten sonra Ahmetin dağa gittiğini PKKye katıldığını duydum. Ahmete daha sonra ne oldu bilmiyorum ama hala aklıma geldiğinde içim sızlar. Çünkü biliyorum ki dağa gidenlerin bir çoğunun  hikayesi, Ahmetin hikayesinden farklı değil. Sonları da boşu boşuna heder olmaktan öte değil...

        Kalın sağlık ve esenlikle…..            

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar