Osmanlı'da Ramazan Ayları
Zeyit TIĞLI

Zeyit TIĞLI

  • Instagram

Osmanlı'da Ramazan Ayları

16 Mayıs 2018 - 11:06 - Güncelleme: 20 Mayıs 2018 - 13:35

Geldi 11 ayın sultanı Ramazan. Bu ay sadece aç,susuz kalmak değildir tabiki de. Ruhunu ve bedenini kötülüklerden arındırmaktır asıl amaç. Dilimizden her Ramazan ayında düşmeyen bir cümle vardır 'Ah nerede kaldı o eski Ramazanlar'. İşte o eski Ramazanlar nasılmış bir hatırlayalım.

Osmanlı toplumunda birçok farklı etnik yapı ve birçok farklı din bir arada yaşamaktaydı. Ama Ramazan geldiğinde bütün topluma gelirdi. Oruç tutan tutmayan herkes Ramazan geldiğinde hassas davranırdı.Gayrimüslim aileler bile dışarda oyun oynayan çocuklara yiyecek verip dışarı göndermezdi. 

İlk kez oruç tutan çocuklar, büyükleri tarafından omuzlara alınır ve çarşılarda dolaştırılır. Bunu gören esnaf ise oruçlu çocuğa hediyeler vererek onu mutlu ederlerdi. Böylelikle o çocuklar gururlanır,unutamayacakları bir anı olurdu. İftar ile sahur arasında yapılan şenliklerle çocuklar ve gençler eğlenirler, toplum bu ay daha çok kaynaşırdı. Ramazan ayında Osmanlı'da bu güzellikler olurken yöneticiler de halkı düşünür,ürünlere bu ay zam yapmak yasaklanmış bir gelenektir. 

Ramazan ayında işverenler çalışma saatlerini daraltırlar, sabahları geç gelip akşam erken çıkmak bu aya özel oruç tutanlara kolaylık olması için yapılan güzel gelenkelerden biriydi.

Zenginler bu ay esnaflara uğrayıp durumlarına göre borç defterinin herhangi bir  sayfasını yırtar yada defteri satın aldığını açıklayıp tanımadığı kişilerin borçlarını sildirir. Böylelikle borcu silinen adamın minnet duyması engellenmiştir. 

Bir dönem sadaka veya zekat verecek kimseyi bulamayan atalarımız sadaka taşı geleneğini başlatmışlar,belirli yerlere bu taşları yerleştirmişler ve buraya sadakalarını koymuşlardır. İhtiyacı olanlar ise karanlık çökünce ihtiyacı kadarını oradan alır,gerisini oraya koyarlar ki başka ihtiyaç sahipleri de yararlansın diyerek.

Osmanlı toplumunda ince düşünceli insanlar vardı. Bu insanlar kendilerine iftara gelen kişilere kendilerinin sevaba girmelerini sağladıkları için hediyeler verirlerdi. bu hediye verme geleneği zamanla 'Diş Kirası' diye gelenekleşmiştir. 

Velhasıl kelam bunları okuyan herkes yine aynı cümleyi kuracaktır. 'Nerede o eski Ramazanlar'. Malesef günümüzde yardımlaşma,dayanışma ruhu azaldı. Oruç tutana da,tutmayana da saygı duymayı bıraktık. Avrupa kültürü ülkemizi etki altına aldı ve eski geleneklerimizden uzaklaştık. 

Eski Ramazanlara bir gün ulaşmak dileğiyle, saglıcakla kalın. Hayırlı Ramazanlar.

Son Yazılar