Yaşam

Açlık mı Sinir Yapıyor? Ramazan’da Öfkenin Gerçek Nedeni

Melisa Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görevli Psikolog Fikriye Ak, Şanlıurfa Gazetesi muhabiri Esma Hüsna Güler’e Ramazan ayında artan öfke ve duygusal regülasyon üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Kan şekeri düşüşü ve uyku düzensizliği, duygusal regülasyonu zayıflatıyor. Uzmanlara göre mesele açlık değil, azalan öz denetim.

Melisa Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görevli Psikolog Fikriye Ak, Şanlıurfa Gazetesi muhabiri Esma Hüsna Güler’e Ramazan ayında artan öfke ve duygusal regülasyon üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Ramazan ayında öfke artışı gerçekten gözlemleniyor mu?

Evet. Klinik gözlemlerimizde Ramazan ayında, özellikle iftar saatine yakın zamanlarda tahammülsüzlükte belirgin bir artış görüyoruz. Ancak bunun temel nedeni oruçtan ziyade kan şekeri düşüşü, uyku düzeninin bozulması ve kafein yoksunluğunun duygusal regülasyonu zorlaştırmasıdır. Yani mesele açlık değil; geçici olarak azalan öz denetim kapasitesidir.

Açlık psikolojik olarak insanı nasıl etkiler?

Beynimiz enerjiye son derece duyarlıdır. Kan şekeri düştüğünde beynin karar verme, planlama ve dürtü kontrolünden sorumlu olan frontal lob bölgesinin etkinliği azalır. Bu durumda kişi, normalde yönetebildiği duygulara daha hızlı ve yoğun tepki verebilir. Öfke eşiği düşer, sabır azalır.

Oruç öfkeyi artırır mı, yoksa mevcut öfkeyi mi görünür kılar?

Psikolojik açıdan bakıldığında oruç yeni bir öfke üretmez. Aksine bastırılmış duyguları, çözülmemiş çatışmaları ve günlük stres birikimini görünür hâle getirir. Ramazan adeta bir büyüteç etkisi yapar. Regülasyon becerisi zayıf olan bireylerde bu görünürlük daha belirgin olur.

Duygusal regülasyon neden bu kadar önemli?

Duygusal regülasyon; kişinin hissettiği duyguyu fark etmesi, anlamlandırması ve uygun biçimde ifade edebilmesidir. Fizyolojik tolerans azaldığında — özellikle açlık ve yorgunlukla birlikte — regülasyon becerisi zayıf olan bireyler daha tepkisel davranır.
Bu açıdan Ramazan aslında bir duygu yönetimi pratiğidir.

İftar öncesi aile içi gerginliklerin psikolojik temeli nedir?

İftar saatine doğru fiziksel yorgunluk, açlık, beklenti ve hazırlık stresi birleşir. Beyin bu saatlerde tehdit algısına daha açıktır. Normalde sorun olmayacak bir söz büyüyebilir.

Bu nedenle iftar öncesinde tartışmalı konuları gündeme getirmemek ve önemli kararları ertelemek sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.

Çocuklar bu süreçten nasıl etkilenir?

Çocuklar açlıktan çok, ebeveynin duygusal tepkilerinden etkilenir.

Ebeveyn regüle değilse çocukta kaygı artabilir. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde çatışma eğilimi yükselebilir. Bu süreçte yetişkinin “model regülasyon” göstermesi, yani sakin kalabilmesi oldukça kıymetlidir.

Ramazan psikolojik gelişim açısından nasıl bir fırsat sunar?

Ramazan bir dürtü erteleme pratiğidir. Açlığa rağmen bilinçli davranabilmek, öfkeyi yönetebilmek ve tepkiyi seçebilmek psikolojik olgunlaşmanın göstergesidir.

Kişi “Şu an açım ve bu yüzden gerginim.” diyebiliyorsa, farkındalık başlamış demektir.

Öfke yükseldiğinde ne yapılmalı?

  • Tepkiyi en az 90 saniye ertelemek

  • Derin ve yavaş nefes almak

  • Kısa süreli ortam değişikliği yapmak

  • “Şu an fizyolojik olarak zorlanıyorum.” diyebilmek

Bu küçük adımlar bile sinir sistemini regüle eder ve çatışmayı büyümeden söndürebilir.

Son olarak okuyuculara mesajınız nedir?

Ramazan yalnızca bedeni değil, ruhu da disipline eden bir süreçtir. Açlık sabrı öğretir; sabır karakteri güçlendirir.

Öfkeyi bastırmak değil, yönetmek esastır. Gerçek irade, zorlandığımız anlarda verdiğimiz bilinçli tepkilerde ortaya çıkar.

Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim.