Alerjik astım hastalarına polen uyarısı

Astımın tüm dünyada 300 milyon insanı etkileyen, Türkiye’de ise yaklaşık her 12-13 yetişkin ve 7-8 çocuktan birinde görülen bir rahatsızlık olduğunun bilindiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Aziz Uluışık, “Bahar aylarında polenlerin çoğalması, alerjik astımı olan kişileri olumsuz etkiliyor.

Alerjik astım hastalarına polen uyarısı

Astımın tüm dünyada 300 milyon insanı etkileyen, Türkiye’de ise yaklaşık her 12-13 yetişkin ve 7-8 çocuktan birinde görülen bir rahatsızlık olduğunun bilindiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Aziz Uluışık, “Bahar aylarında polenlerin çoğalması, alerjik astımı olan kişileri olumsuz etkiliyor.

Alerjik astım hastalarına polen uyarısı
20 Mayıs 2022 - 16:29

Polen mevsiminde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi tahriş edici maddelerden uzak durmak, polen alerjisi olan kişinin şikâyetlerinin ağırlaşmasını engelleyebilecek önlemlerdir” dedi.
Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Aziz Uluışık, alerjik astım hastalarına uyarıda bulundu. Astımın, mikrobik olmayan kronik bir akciğer hastalığı olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Aziz Uluışık, “Astımlı hastaların havayolları normale göre daha duyarlı olup; çeşitli alerjenler, sigara dumanı, kokular ve üst solunum yolu enfeksiyonları gibi tetikleyici faktörler nedeniyle daralarak nefes almayı zorlaştırmaktadır. Alerjiyi tetikleyen etmenler aslında alerjik astımı da tetiklemektedir. Bahar aylarında ortaya çıkan polenler her türlü koku, toz, rutubet, mantar sporları ve küf gibi etkenlerdir. Bunların yanında, stres, hava kirliliği, duman, klimaların üflediği hava da alerjik astımının tetikleyicileri arasında yer almaktadır. Burada önemli olan alerjinin hangi organda kendini gösterdiğidir. Alerji solunum yollarını, akciğeri, cildi ya da gözleri etkileyebilmektedir. Bu etkilenen organlara bağlı olarak alerjik rinit, alerjik konjonktivit, alerjik astım ve alerjik cilt lezyonları görülebilir” diye konuştu.

Baharda polenler çoğalınca astım hastalarını zor günler bekliyor
Astımın tüm dünyada 300 milyon insanı etkileyen, Türkiye’de ise yaklaşık her 12-13 yetişkin ve 7-8 çocuktan birinde görülen bir rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Aziz Uluışık, “Bahar aylarında polenlerin çoğalması, alerjik astımı olan kişilerin hayatını olumsuz etkiliyor. Bu dönemde alerjenlerden korunmak ve tedavinin aksatılmaması büyük önem taşıyor. Polen mevsimi ilkbahar olarak bilinmesine rağmen, ağaçların çiçek açma mevsiminin erken olduğu bölgelerde şubat ayından başlayıp, sonbahar sonuna kadar devam etmektedir. Ağaç polenleri şubat-nisan, çayır polenleri mayıs-temmuz, yabani ot polenleri ise en çok ağustos-ekim aylarında görülür. Ekim- kasım aylarında ayrıca havaların serinlemesiyle polenlere ek olarak rutubet küf mantarlarının üremesi sonucunda çürümüş bitki artıkları üzerinde büyüyen mantar sporları, duyarlılığı olan kişilerde solunum yolu ile alındığında alerjik reaksiyonlara yol açar” şeklinde konuştu.

Polenlerden kaçınmak zor
Polenlere karşı tedbirli olunması gerektiğinden bahseden Uzm. Dr. Uluışık, şu bilgileri paylaştı:
“Diğer alerjenlere göre polenlerden kaçınmak biraz daha zordur. Bu nedenle alınacak bazı tedbirlerle kişinin maruz kaldığı polen miktarı azaltılabilir. Araba ve evlerin pencereleri sabah saat 05.00-10.00 arasında olabildiğince kapalı tutulmalı, havalandırma bu saatler dışında yapılmalıdır. Dışarıdan eve gelindiğinde hemen giysiler değiştirilerek yıkanmalı, mümkünse burun içi de dâhil olarak banyo yapılmalıdır. Özellikle saçların yıkanması, buraya yapışan polenlerin temizlenmesi açısından yarar sağlar. Çamaşırlar dışarıda kurutulmamalıdır, üstlerine polen yapışabileceğinden mümkünse polen mevsiminde çamaşır kurutma makinesi kullanılmalıdır. Evde ve arabadaki klimaların polen filtreleri sık sık değiştirilmelidir. Ev içi hava temizleyiciler eve giren polenlerin ortadan kaldırılmasında faydalı olabilir. Polen mevsiminde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi irritanlardan (tahriş edici maddelerden) uzak durmak, polen alerjisi olan kişinin şikâyetlerinin ağırlaşmasını engelleyebilecek önlemler arasındadır.”

Uygun testlerle tanı koyularak tedavide başarı şansı artabilir
Tanının koyulması ve tedavi sürecine de değinen Uzm. Dr. Uluışık, “Tüm alerjik hastalıklar ve alerjik astım tanısında alerji testlerinden biri olan deri prick testleri, tanının doğrulanması ve tedavisi açısından önem taşımaktadır. Test sonucu öğrenilecek alerjenlere göre alınacak hava yolu, temas ve beslenme konusundaki önlemlere bağlı hastalığın kontrol ve tedavisinde başarı şansı yükselecektir” şeklinde açıklamasını sonlandırdı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum