Spor denilince akıllara sadece futbolun geldiği bir ülkede yaşıyoruz. Halbuki her insanın fiziki yapısına uygun bir spor dalı bulunmasına rağmen herkesin ortak sevgisi nedense futbolda birleşiyor.
Bizim ortaokul dönemlerimizde Şanlıurfa'da ferdi olarak yapılan judo, Taekwondo (Tekvando) Karate, Güreş, Kungfu gibi spor dalları bu branşlara gönül veren ve gelişmesi, tanınması, başarı çıtasının yükselmesi için uzun yıllar çaba harcayan mümtaz şahsiyetler tarafından zaman içinde kurulan kulüpler vasıtasıyla kurumsallaştırıldılar. Tekvando İhtisas Kulübü, Güreş İhtisas Kulübü ve Judo İhtisas Kulübü bu kulüplerden bazılarıdır…
Belediyenin otopark, dolmuş hattı, kira getirisi olan gayrimenkuller gibi akarlarının tamamının futbola yönlendirildiği ilimizde futbol dışında kalan branşlar ne belediye nede diğer kamu kurumlarının imkanlarından hiçbir zaman faydalandırılmamışlardır.
İçinde bulunmaktan her zaman mutluluk duyduğum Şanlıurfa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Judo Takımı ile beraber Türkiye Şampiyonasına katılmak üzere 90'lı yılların başında gittiğimiz Konya'da kafilemize (Ali İhsan DELİOĞLU ve Sıtkı ALOĞLU'nun çabaları sonucu) ancak yetimhanede iki koğuş ayarlanabilmişti… O dönemde çoğunluğu düşük gelir gurubundan olan judocular bir de psikolojileri bozulunca ancak bir-iki madalya ile dönebilmişlerdi. Adana'da üçüncü sınıf bir otelde belki günlerdir değiştirilmemiş çarşafların üzerinde yattığımızı, Samsun'da Kredi Yurtlar Kurumunun boş bir katında ve daha diğer illerde sporcuya uygun olmayan birçok mekanda konakladığımızı çok net olarak hatırlıyorum. Bütün bunlar amatör sporlara, özellikle de Uzakdoğu sporlarına yeterli bütçe ayrılmamasından dolayı başımıza geliyordu.
Geçmişte bizlerin yaşadığı sıkıntıyı yeni yetişen gençler yaşamasın, böyle şeylerle meşgul olmak yerine tamamen yaptıkları spora odaklanmaları için Ali İhsan DELİOĞLU tarafından kurulan JİK'e (Judo İhtisas Kulübü) Bahçelievler'de açılan Gençlik Merkezinin bahçesinde bir salon yapıldığını gördüğümde dünyalar benim olmuştu. Salonu ziyaretimde eski(meyen) judo hocam Ali İhsan DELİOĞLU ile yaptığımız sohbette judonun ilimizde ne kadar mesafe aldığını, ne büyük başarılara imza attığını öğrenince, sadece bir judocu olarak değil, aynı zamanda bir Şanlıurfalı olarak da göğsüm kabardı… Çünkü, JİK tarafından yetiştirilen sporcular sınırları aşmış, Balkan Şampiyonalarında dereceler almış ve tam '7' judocumuz da Türk Milli Takımına seçilmişti…
Servet harcanan, para akıtılan, üstüne titrenen, futbol, basketbol, voleybol gibi branşlarda alınan başarılar ortada iken ve judocularımız da bu kadar büyük başarılara imza atmışken Judo İhtisas Kulübünün hemen yanındaki binanın lokal olarak işletilmesine aşırı derecede tepki gösteren zevatları anlamak mümkün değildir. Tekvando İhtisas Kulübü yıllarca çay bahçesi işleterek gelir temin etti, Güreş İhtisas Kulübü çay bahçesi ve büfe işletmeye halen devam ediyor, ama judocular kulüplerini geliştirmek, kalkındırmak için gelir elde etmek üzere işletmecilik yapamaz diyenlere sesleniyorum; o zaman ortak havuz kurulsun, diğer ihtisas kulüpleri ve amatör spor kulüpleri bugüne kadar ne kadar gelir elde etmişlerse, bu gelirler 'kulüplerin başarılarına orantılı olarak' dağıtılsın. Bunu yapacak yürek kimde var!
Spor dolu, sağlıklı günler diliyorum.