Ayakkabı tamirciliği mesleğine rağbet yok (video)

Atlıoğlu; mesleğimize eski rağbet yok, ben bu mesleğe 3 – 4 tane kalfa yetiştirdim hepsi dükkân açtı ama şimdi çırak bulamıyoruz.

Ayakkabı tamirciliği mesleğine rağbet yok (video)

Atlıoğlu; mesleğimize eski rağbet yok, ben bu mesleğe 3 – 4 tane kalfa yetiştirdim hepsi dükkân açtı ama şimdi çırak bulamıyoruz.

Ayakkabı tamirciliği mesleğine rağbet yok (video)
07 Temmuz 2021 - 15:11

Şanlıurfa uzun yıllardır ayakkabı tamirciliği yapan Aziz Atlıoğlu Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ; 1969 Şanlıurfa doğumluyum, çocukluktan beridir bu işin içerisindeyim genel de imalat olarak yaptım daha sonradan tamire döndüm ve halen devam ediyorum. Ailem tarafından yönlendirildim, ağabeyim bu işi yapıyordu ve bende yanında çalışmaya başladım çırak olarak, belli bir müddet sonra kendi yerimi açtım. Tabi o zamanlar mesleğimiz gayet güzeldi şuan da yine güzel ama artık her şey fabrikasyon oldu bu yüzden mesleğimiz biraz geriye gitti. Şuan da baktığımız zaman mesleğimiz de her hangi bir sıkıntı yok, bazıları hala ayakkabı tamircisi bulamıyoruz diyor, eskiden çoktun tabi ama artık rağbet eskisi kadar yok. Bizim gibi eski ustalar, bu mesleğe 40 – 50 senesini vermiş adamlar halen bu işi yapıyor, yeni nesil yapmıyor zaten yeni nesli de çalıştıramıyorsunuz, eleman yetişmiyor. Eğer ayakkabı yapmaya değerse yapıyoruz biz zaten ayakkabıya her türlü bakımı yapıyoruz, taban değişimi, boya işi, astar değişimi gibi işlemleri yapıyoruz. Bir ayakkabının yüzde 90 tamirini yapıyoruz, her türlü güzel şekilde tamirini yapıp ayakkabıyı sahibine teslim ediyoruz. Biz burada her çeşit ayakkabının tamirini yapıyoruz, ne olursa olsun her türlü tamir mümkün, elimizden bir şey kurtulmaz. Bu yüzden bize de her türlü işlem gelir, bize çantanın bile fermuar tamiri gelir okul çantası, el çantası bunları bile tamir edebiliyoruz. Tahminen ortalama 100 tane vardır, örneğin benim küçük kardeşim de aynı mesleği yapıyor o da aynı bizim gibi imalattan dönme ve şuan o da devam ediyor. Büyük ağabeyim de aynı bu mesleği yapıyor o şuan İstanbul’da yapıyor, burada ise ben ve küçük kardeşim mesleğimizi sürdürüyoruz. Tabi mesleğimize eski rağbet yok, ben bu mesleğe 3 – 4 tane kalfa yetiştirdim hepsi dükkân açtı ama şimdi çırak bulamıyorsun. Zaten çırak da gelmiyor bir de artık 18 yaşından küçük çocukları da çalıştıramıyoruz yapıştırıcıdan dolayı bu yüzden çırak da yok şuan dükkân da kendim tek çalışıyorum. Şimdi ki gençlerin hiç birisinden geleyim de bu mesleği öğreneyim dediklerini duymadım. Ama eskiden öyle değildi babalarımız bizi bir yere koydukları zaman biz o işi öğreneceğiz derdik, bu işi yapacağız derdik ama şimdi ki nesil ben okuyacağım diyor ama nereye kadar okuyacaklar. Bir işi yaptıktan sonra hiçbir zor tarafı yoktur ama tabi onu bilmek lazım, onu yetiştirmek lazım, onu iyi öğrenmek lazım öyle herkes kunduracılık yapamaz, herkes ayakkabı tamirciliği yapamaz. Her işin kendine göre püf noktaları vardır, her işin kendine göre güzel yanları vardır onun için herkes gelip yapamaz işi bilmek lazım bilmeden hiçbir şey yapamazsın. En güzelini yapmak istiyorsan en iyisini bilmen lazım, ben kendimi met etmek istemiyorum ama çok kişi de benim yanıma yönlendirir müşterileri çünkü işim güzel çıkar, gelip iş yaptırırsın o zaman anlarsın iyiyi, kötüyü. Tabi ustalarımız da eskisi gibi kalmadı, bende vakit geçiriyorum, emekli oldum ama mesleğimi sevdiğim için devam ediyorum. Ben bu işi severek yapıyorum ve sevdiğim için de ayrılmak istemiyorum, 40 – 50 yıldır ben bu işi yapıyorum. Bu konuda hiçbir şey diyemiyorum çünkü çırak yetişmediği için mesleğimiz ileride sıkıntı olacak. Mesleğimizin ölmemesi adına bizim kalifiyeli eleman yetiştirmemiz lazım bu işin başka çaresi yok, ben çırak yetiştirmesem kim gelip çalışacak, ustanın yanında yetişmeyen çırak adam olmaz. Bizden sonra da bu meslek sıkıntı, şuan 100 dükkân varsa ileride 50’ye düşer, belki tamirci bulunmaz dereceye gelecek çünkü kalifiyeli eleman yetiştirmedin mi, gitti mi ama gelmedi mi hiç kimse kalmayacak. En azından çırak yetiştirebileceğimiz bir yer olsun çünkü bizim tek sıkıntımız odur başka hiçbir sıkıntımız yok. Örneğin bizim mesleğimiz halk eğitim merkezlerinde kursları olsa en azından kalifiyeli eleman yetiştirmek için çok güzel olur.dedi.
 
 özel haber
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum