BEDAVADAN GEÇİNENLER

Abone Ol

Kamu Kurumları halen en cazip iş kapıları durumunda, bunun sebepleri tabi ki iş güvencesi ve rahatlık. Özellikle kamu kurumlarında kurum amirlerinin yaptırım gücünün az olması işleri içinden çıkılmaz duruma getiriyor.

Bir kurumun çalışma performansını ölçmek için yaptığı işlere ve çalışanlarına bakmak gerekiyor sanırım. Çarşı pazarda gezerken esnafa ara sıra soruyorum şu veya bu kurum nasıl diye gelen cevaplar gayet ilginç olmasına rağmen doğru tespitlerden oluşuyor.

Bazı kurumlarda halen işe gitmeyen veya geç gelmeyi alışkanlık haline getirmiş insanlar var. Sırtlarını ya müdürlerine yada şeflerine dayamış, bu amirleri kurumun sahibi gibi görüp aldığı ücret veya maaşın içinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı olduğunu unutuyorlar. Günümüz teknolojisinde işe gelmeyenlerin ve geç gelenlerin takibini yapmak bu kadar zor olmasa gerek. Bu iş kurum amirlerine bırakılmayacak kadar ciddi bir mesele…

Devletin veya valilerin bu konuda ciddi adımlar atması gerekiyor.

Devletin özellikle taşrada bulunan kurumların çalışanları bu iyi niyeti suiistimal etmekte buna da kurum amirleri göz yummaktadır. Kurumlarda çalışıp özel işyeri açan kamu çalışanları var desem abartmış olmam herhalde…

Avrupa Birliğine girmekten bahsediyoruz fakat onların çalışma şartlarını sağlayamıyoruz. Örneğin Almanya da çalışanlar dijital kimlik kartlarıyla giriş ve çıkış yaparlar bu da puantajlarına otomatik olarak işlenir. Hiç kimse bir diğer mesai arkadaşıyla aynı ücreti almaz. Ücretler kişinin performansına göre değişir. Çalışanlardan biri geç kaldığında o günkü yevmiye sinden kesinti yapılmakta bu işi alışkanlık haline getirmiş kişiler işyerinden ücretsiz izine ayrılmakta devamında ise işine son verilmektedir.

Bizde ki uygulama ise halen işe gidip gelmede kullanılan imza kartonları, birbirinin yerine imza atan insanlar ve imza atılmasa dahi amirlerince özel elemanlarıymış gibi kullanılan birçok personel…

Kurumlar 5-10 kişinin sırtında gidiyor diyebiliriz diğerleri ise işe gelmeyen ve dayısına güvenerek iş yapmayan insanlardan oluşuyor.

Sorduğunuzda herkes dürüstlük abidesi ve herkes işini çok iyi yapıyor. Öyleyse kamu kurumlarından kaytaranlar ve işe gitmeyenler kimler sormak lazım.

Aybaşında maaşını alırken vicdanını soğrulamayan ve çevresindeki asgari ücretle ev geçindiren hatta işsiz insanlara bakmayan, bunlardan ders almayanlar insanlar şapkalarını önüne koyup tekrar düşünmelidir. Kul hakkı yemenin ne kadar kötü bir şey olduğunu bilmeyeniniz yok sanırım, Allah C.C kul hakkıyla karşısına çıkmamamızı istiyor. Boynuzsuz bir koyunun boynuzludan hakkını alacağı mahşer gününde vereceğimiz hesabı düşünerek daha dikkatli olmalıyız.

Bir kulun hakkını yerseniz onunla helalleşme imkânınız belki olabilir, Kamu kurumlarında çalışanların maaşları tüm milletin nafakasından kesilerek sizlere ödeniyor bir milletin hakkını yerseniz nasıl helalleşeceksiniz.

Ayrıca her zaman helal lokmada bereket vardır.

Helal lokmanıza haram karışmaması dileklerimle…