Ülkemizdeki bazı belediyeler ile ilgili görsel ve yazılı basında çıkan haberlerden aklımda kalan konu başlıklarını bir çırpıda buraya döküyorum:
-Belediye başkanı, partililerini işe aldı.
-Belediye başkanı, akrabalarını işe aldı.
-Belediye başkanı, belediye çalışanını taciz etti.
-Belediye başkanı, belediye çalışanı ile sevgili oldu.
-Belediye başkanın metresi işe gitmeden maaş alıyor.
-Belediye başkanı, metresini başka bir belediyede işe yerleştirdi.
-Başbakan yardımcısı, belediye başkanını haysiyetsizlikle suçladı.
-Belediye başkanına ihaleye fesat karıştırmaktan soruşturma açıldı.
-Belediye başkanı ve/veya bürokratı rüşvet almaktan yargılanıyor.
-Belediye başkanı, siyasi görüşünden dolayı yüzlerce işçinin işine son verdi.
-Belediye başkanı ve/veya bürokratı ihaleye fesat karıştırmaktan yargılanıyor.
-Başbakan yardımcısı, belediye başkanının şehri parsel parsel sattığını iddia etti.
-Belediye başkanının bir park yapımına 800 milyon dolar harcadığı iddia edildi.
-Belediyece kiralanan yüzlerce aracın özel işlerde kullanıldığı iddia edildi.
-Belediye başkanı ve bürokratları terör örgütüne yardım yataklıktan tutuklandı.
-Belediye başkanı terör örgütüne finansal ve lojistik destek sağladığı iddia edildi.
-Belediyenin yaptığı çorba, bayrak, tişört, maske, dezenfektan vs. dağıtımında usulsüzlük olduğu iddia edildi.
-Belediyenin bazı vakıflara arsa ve bina tahsis ettiği, hibe adı altında para aktardığı iddia edildi.
-Bazı vakıf, dernek ve/veya siyasi partinin düzenlediği yemek programlarının faturasının belediyeye ödetildiği iddia edildi.
-Belediye başkanının eşine araç, şoför ve koruma/yardımcı verildiği iddia edildi.
-Bütün kurum ve kuruluşlar arasında en çok mobbingin belediyelerde uygulandığı iddia edildi.
-Önceki dönem belediye başkanının hala belediyenin konutunda ikamet ettiği belirtildi.
-Önceki dönem belediye başkanının hala belediyeye ait araç ve personeli kullandığı iddia edildi.
-Konser, konferans, panel gibi programlara piyasanın çok üzerinde fahiş ücretler ödendiği iddia edildi.
-Eğlence merkezinde çalışan kadınların belediye aracıyla evlerine bırakıldığı iddia edildi.
-Belediyenin yoksullar için dağıttığı nakit para, kömür ve gıda yardımından zenginlerin de faydalandığı iddia edildi.
-Belediye aracı ve imkânlarıyla yandaşlara turistlik gezi yaptırıldı.
-Belediye araçlarının seçim çalışmalarında kullanıldığı belirtildi.
-Komşu şehirdeki parti mitingine belediye araçları ile servis yapıldığı iddia edildi.
-Belediye başkanının özel misafirlerini belediye imkânlarıyla ağırladığı, hediyeler verdiği iddia edildi…
Bu haber, yorum ve iddiaları sadece ana başlıklarıyla yazmaya devam etsek emin olun ki, kitap olur!
Neredeyse bir yıldan beri, her haber bülteninde bir belediyeye operasyon yapıldığı, sorgulamaların, tutuklamaların olduğunu izliyoruz.
Bugüne kadar 1298 belediye için soruşturma izni verildiği bakan beyden öğrendik. Bu soruşturmalardan kiminin sessiz, kiminin de çok gürültülü yürütüldüğünü gördük…
Sizce de, artık bu belediyeler konusunu masaya yatırmanın zamanı gelmedi mi?
Ülkemizde, il, ilçe ve belde olmak üzere toplam 1407 belediye bulunmaktaydı. Önümüzdeki aylarda dört yeni belediye daha eklenince 1411’e yükselmiş olacak…
2025 Ağustos itibariyle Belediyelerin sırf SGK’ya 234,2 milyar borçlu olduğunu ilgili bakanın açıklamasından öğrenince birçok belediyenin personelin SGK primlerini bile ödemediğini anlıyoruz.
Diğer kamu kurumları gibi merkezi bütçeden pay alan belediyeler ilave olarak, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, ilan ve reklam vergisi, eğlence vergisi, yangın sigorta vergisi ve elektrik havagazı tüketim vergisini tahsil eder, ayrıca inşaat ruhsatı, ölçü tartı ruhsatı, işyeri açma ruhsatı gibi işlemler için de belediyelere harç ödemesi alır.
Nüfus, tapu, tarım, kültür turizm, çevre şehircilik, sağlık, sanayi ticaret, gençlik spor gibi il ve ilçe müdürlükleri sadece genel bütçeden aldıkları pay ile işlerini yaparken her taraftan oluk oluk para akan belediyeler neden borç batağında?
Bu kadar gelire rağmen bir de milyarlık borç yapan belediyelerde her yeni gelenin öncekileri suçlaması “enkaz devraldık” klişe sözüyle dile getirilmiştir.
Bırakın rakip partileri, aynı partiden seçilen halef-selefin bile birbirini yolsuzlukla suçladığı bu âlemde şimdiye kadar yargılanıp ceza alan eski başkan sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır.
Küçücük belediyelerin bile milyarlarca liralık borç batağında olduğunu görüyoruz. Belediyelerin borçlanma yetkisi elinden alınmalıdır. Belediye başkanları yönettikleri yerin kendi çiftlikleri veya şirketleri değil devletin bir kurumu olduğu hatırlatılmalıdır.
Belediyeler yasasının yeniden gözden geçirilmesi ve güncellenmesi gerekmektedir.
Nüfusu 2 milyonun altında olan iller büyükşehir kapsamından çıkarılması halinde 30 olan büyükşehir belediye sayısı 12’ye düşecek ve bu sayede yüzlerce merkez ilçe belediyesi kendiliğinden kapanacaktır.
Daha önceleri kamunun bütün personel ihtiyacını belirleyen ancak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilince kapatılarak, uzmanları çeşitli kurumlara dağıtılan Devlet Personel Başkanlığı yeniden oluşturulmalıdır. Bu kurum bütün belediyelerin işçi ve memur norm kadro sayısını belirlemeli, bu sayının üzerine çıkılmamalı ve belediyelerin personel alımı KPSS sonuçlarına göre yapılmalı, herhangi bir ad altında açıktan personel alma dönemi bitmelidir.
Sayıları 400’ün üzerinde olan belde belediyelerinin durumu yeniden gözden geçirilmeli, gereksiz olanlar kapatılmalıdır.
Belediyelerce yapılacak bütün ihalelerde, valilik ve defterdarlıktan komisyon üyeleri görevlendirilerek, ihalelerdeki şaibelere son verilmelidir.
Türk yasalarına muhalefet ettiği ispatlanan belediye başkanlarının hangi partiden olduğuna bakılmaksızın mümkün olan en hızlı şekilde iddianamesi hazırlanmalı ve yargılanarak hak ettiği cezayı indirimsiz olarak çekmelidir.
Bazı belediyelerdeki savurganlık ve israf artık bu milletin kaldıramayacağı boyutlara ulaşmıştır. Belediyeler, Türk milletinin ve devletinin sırtındaki kambur değil, hizmet kurumu olarak kuruluş ayarlarına dönmeli ve hak ettiği saygınlığı yeniden kazanmalıdır.
İmam Hüseyin SAVAŞ
22 Nisan 2026 / TURAN