Reklam

Bütün coğrafyalarda insani yardım çalışmalarını yürütüyoruz(videolu)

Şanlıurfa Gazetesi Muhabiri Esma Albayrak İnsani Yardım Vakfı Şanlıurfa sorumlusu Behçet Atilla ile röportaj yaptı.

Bütün coğrafyalarda insani yardım çalışmalarını yürütüyoruz(videolu)

Şanlıurfa Gazetesi Muhabiri Esma Albayrak İnsani Yardım Vakfı Şanlıurfa sorumlusu Behçet Atilla ile röportaj yaptı.

Bütün coğrafyalarda insani yardım çalışmalarını yürütüyoruz(videolu)
08 Eylül 2019 - 17:42

 
Atilla; Çok sayıda insan bu yardımlar ile insani yardımlara muhtaç şekilde yaşıyor. Siz bu insanlara yetişmediğiniz zaman onların durumu daha da kötüleşiyor hasta olunuyor vb. durumlara maruz kalıp hayatlarını kaybettiklerini duyuyorsunuz.
Dünya Müslümanlarının gerçekten bu çok söylenmiş olabilir ama bütün Müslümanların gözü Türkiye deki Müslümanlardadır ve biz bunu sahada yaşayarak görüyoruz. Herkesin Türkiye den beklentileri çok fazladır.
 
SİZİ TANIYA BİLİRMİYİZ?
Ben Behçet Atilla İnsani Yardım Vakfı Şanlıurfa Sorumlusuyum. Makine mühendisiyim. Yaklaşık on küsur yıldır Şanlıurfa ve Suriye’nin kuzey bölgesindeki çalışmalardan sorumluyum.
YAKIN ZAMANDA YEMENLE İLGİLİ ÇALIŞMALARINIZ OLDU. YEMEN HALKI NE DURUMDA VE ORADAKİ ÇALIŞMALARINIZ NELERDİR?
İHH insani yardım vakfı olarak 1993 yıllarında Bosna savaşı ile beraber kuruldu. Ogün bu gündür başta İslam coğrafyası olmak üzere bütün dünya coğrafyasında insani yardım faaliyetlerini sürdürüyoruz. Bosna’dan başladık. Filistin, Somali Sudan, Arakan, Afganistan, Pakistan, Yemen, Irak, Suriye Aklınıza gelebilecek bütün coğrafyalarda insani yardım çalışmalarını yürütüyoruz. Bu çalışmalar kapsamında, işte 2015 yılında Yemen’de başlamış olan bir iç savaş var. Bu savaştan dolayı tıpkı Suriye gibi milyonlarca insan göç etmiş durumda, çok insan bu savaş da hayatını kaybetti. Bizde diğer coğrafyalarda olduğu gibi bu coğrafyada da çalışmalarımızı tam kapasiteli sürdürmeye çalışıyoruz. Bu kurban bayramında bayram öncesinde gittim. Yaklaşık iki hafta yemende bulundum. Daha önce zaten ekiplerimiz oradaydı oradaki çalışmaları yürütüyorlardı. Biz gözlemlemek, rapor hazırlamak, çalışmaların seyrinde gidip gitmediğini, daha başka neler yapılabilir noktasında bir takım incelemelerde bulunduk. Bayram öncesinde bizzat başında olduğum çalışmalardan, binin üzerinde aileye gıda yardımında bulunduk. Yemen’in farklı illerinde çeşitli yardım faaliyetlerinde bulunduk. Gıda paketlerimizde elli kg un, yirmi beş kg pirinç, yirmi beş kg şeker, bakliyat çeşitleri, sebze, meyve, yağ vb. temel ihtiyaçlardan oluşan yaklaşık binin üzerinde aileye gıda paketi dağıttık. Gerek Türkiye den gerek başka bölgelerden gelen insanlarımızın bağışlarıyla, nakit olarak yaptıkları bağışlar ile orada uygun bulduğumuz yerlerde malzemeleri satın alarak oradaki insanlara bu yardımları yaptık. Asıl gidişimiz kurban çalışmalarıydı kurban bayramımızı oradaki kardeşlerimiz ile geçirdik. Oradaki insanların durumu hakikaten çok kötü. Neredeyse tamamı yardıma muhtaç bir pozisyonda gördük. Türkiye’deki çadır kentler gibi kamplar gibi düzenli bir kamp sistemi de yok. İnsanlar muhacir olmuş. Önce üç beş aile muhacir olmuş bir yerde konaklamış daha sonra her muhacir olan gelip o ilk muhacir olan ailelerin yanında konaklıyor.  Çadırlar arası on metre bir yerde yüz metre başka bir yerde beş yüz metre tamamen dağınık bir şekilde, disiplinsiz, güvenliksiz, nizamı, intizamı olmayan kamplar. Binlercesi bu şekilde hatta çadır bile az bulunuyor. İnsanlar bir ağacın altında ya da çalı çırpının etrafına bir parça bez sarıp altında çoluk çocuğu ile yaşam mücadelesi veriyorlar. Bölgede çok büyük su sıkıntısı var. İnşallah biz İHH genel merkez olarak özellikle Urfa İHH olarak bölgede su projesi çalışmaları yapacağız.  Su tankerlerini oradan temin edip, üç beş aileye, on aileye bir depo açıp bu depolara tankerler ile yakın bulabildiğimiz su kuyularından veya farklı yerlerden tankerler ile su taşıyıp o depolara doldurup oradan ailelere vermeye çalışacağız. Kurban yemenin bütün illerinde Müslümanların verdiği kurban emanetlerini vekaleten üç bin altı yüz elli kurbanı küçük baş kurbanı bölgede kesip, yemenin çeşitli illerine kendi ellerimiz ile bunları ekibimiz ile beraber tespit ettiğimiz kamplarda ihtiyacı olan ailelere, hepsinin ihtiyacı var ama ihtiyaç derecesine göre bunları tespit etmeye çalışıp bu bölgelerde, sizlerin emanetleri olan kurbanları kesip o Müslümanlar ile paylaştık. O bölgedeki kanaat önderlerini, âlimlerin, aydınları, akil insanları ziyaret ettik. Türkiye’deki insanlara çok selamları vardı. Birazda sitemleri vardı. Türkiye’nin daha güçlü bir şekilde orada olması gerektiğine inanıyorlar. Oradaki Müslümanlara sadece İHH yada üç beş kuruluşun değil, Türkiye’den çok daha güçlü bir şekilde yanlarında olmalarını Yemenli kardeşlerimiz istiyor.
TÜRKİYE GENEL OLARAK BAĞIŞLAR KONUSUNDA NE DURUMDA ÖZELLİKLE ŞANLIURFALI HALK BAĞIŞALR KONUSUNDA NE DURUMDA?
 Bağışçılarımıza teşekkür ediyoruz. Bağışçılarımızın bu destekleri ve bağışları olmasaydı biz ne bu coğrafyalara gidebilir nede bu Müslümanların halini görebilirdik. İnsanların durumuna göre bazen bağışlar iyi bazen de düşebiliyor. İnsanların ekonomik durumlarına göre ya da bölgedeki sıcaklığa göre değişiyor. İşte bir bölgede çatışma oluyor sıcak bir durum oluyor, insanlar bu durumlarda daha duygusal oluyor, daha paylaşımcı bir pozisyona geliyor. Buna bağlı olarak bağışlar artıp azalabiliyor. Bağış konusunda tam istediğimiz yerde miyiz? Hayır. Neye göre istediğimiz yerdeyiz ve ya değiliz bunun tespitini neye göre yapıyoruz? İnsanlarımızın coğrafyamızın ihtiyaçlarına göre biz bunu tespit ediyoruz. Evet, gerçekten güzel şeyler yapıyoruz. Müslümanların destekleriyle vicdan sahibi insanlarımızın destekleriyle gerçekten çok güzel şeyler yapıyoruz. Ama yapmamız gerekip de yapamadığımız çok sayıda çalışmalarımız var. Biraz gecikmemizden dolayı kaç insanın ölebileceğini tahmin bile edemeyiz. Çok sayıda insan bu yardımlar ile insani yardımlara muhtaç şekilde yaşıyor. Siz bu insanlara yetişmediğiniz zaman onların durumu daha da kötüleşiyor hasta olunuyor vb. durumlara maruz kalıp hayatlarını kaybettiklerini duyuyorsunuz. Buda bizim için büyük bir vicdan azabına sebep oluyor. Bu nedenle biz bağışçılarımıza şunu diyoruz,  bazen bağışçılarımız işte yoruluyor, bıkkınlık gibi durumlarda olmuyor değil. Ama nasıl ki biz her gün yemek yeme ihtiyacı duyuyorsak, bu insanlarda bizim yaptığımız yardımlar neticesinde yeme içme gibi ihtiyaçları görülüyor, ikinci gün üçüncü gün tekrar bunlara ihtiyaç duyuluyor. Biz şunu biliyoruz imtihan ölünceye kadardır. Biz bir hayır yaptık bir yardım yaptık tama yeter dememeliyiz. Tıpkı hadi yemek yedim artık yemem demediğimiz gibi yardımlarımızı devem ettirmeliyiz. Bizde bağışçılarımızda ALLAH razı olsun yapıyorlar ama biz deriz ki daha fazla yardım yapın. Biz illa bunu İHH ya da yapın demiyoruz. Hangi kuruma hangi vakfa hangi kardeşlerinize güveniyorsanız o kardeşlerinizin eliyle hatta kendiniz gidebiliyorsanız kendiniz yapın. Gidemiyorsanız da yapabilen kuruluşların eliyle bu yardımlarınızı yapın. Peygamberimiz (sav) komşusu aç yatan bizden değildir. Buyuruyor. Bu komşuluk kavramı da günümüzde çok değişti. Gidebildiğimiz ulaşabildiğimiz yerlerin komşumuz olduğuna biz inanıyoruz. Bugün bir uçakla ben Yemen dönüşü dört ülkeye gittim. Yemen, Umman, Katar, Türkiye dört ülke dolaşıp Türkiye’ye geldim. Yani uzaklar yakın olmuş, uzakların yakın olması nedeniyle bizimde sorumluluğumuz artıyor. Eskiden olsa bizim Somali’ye yetişme imkânımız yok Yemen’e ulaşma imkanımız yok olsa bile bu belki aylar alan bir yolculuk olurdu. Şimdi öyle değil bu nedenle hesap da kitap da, ALLAH’ verilecek hesap da muhtemelen buna göre olacaktır.
YEMENDE SAĞLIK DURUMLARI NASIL VE BUNA YÖNELİK ÇALIŞMALARINIZ NELERDİR?
Yemende kolera salgını çok fazladır ve buna benzer salgınlar oldukça fazla. Hijyenik olmayan ortamlardan kaynaklı birçok hastalık mevcuttur. Biz İHH olarak bu kamplarda sağlık hizmetleri de vermekteyiz. Bizim sağlık birimimizde var. Uluslar arası doktorlar bizim milli dediğimiz bizimle beraber çalışan sağlık ekibimizde vardır. Benim gittiğim bölgede binin üzerinde çadırdan oluşan bir kamptaki tek sağlık merkezi İHH nın üç beş çadırdan kurduğu tek sağlık merkezidir. İşte bir çadırda doktorların kaldığı bir çadırda ilaçların, diğer iki çadırında poliklinik olarak kullandığı tamamen o insanların İHH nın kurduğu o geçici sağlık merkezinde tedavi görüyorlar. Biz sadece yeme içme gıda değil, sağlık hizmetleri noktasında, suyun temini noktasında, eğitim noktasında çalışmalarımız oluyor. Çeşitli ülkelerde bölgelerde medrese çalışmaları, mesleki eğitim, ziraat fakültemiz var Somali de, Urfa’da mesleki eğitim merkezimiz var. Suriye’de üniversitemiz var Şam üniversitemiz var. Böyle dünyanın değişik yerlerinde değişik çalışmalarda yapıyoruz. Sadece gıda yardımı yapmıyoruz. Yemen ağırlıklı gıda çalışmalarımız sürüyorsa da beraberinde diğer çalışmalarda yapıyoruz.
YEMEN’DE KUYU AÇMA ÇALIŞMALARINIZDA OLACAK MI?
Evet, kuyu açma çalışmalarımızda var ama bu bölgeden bölgeye değişiyor. Maliyete göre oranın güvenlik durumuna göre ya da açacağınız kuyunun ömrü ile alakalı, daha önce bu bölgede kuyu açılmışsa ve kısa sürede su kuruyorsa bu o maliyete değmiyor. Yemen çok büyük bir coğrafyadır. O coğrafya içerisinde kuyu çalışması yaptığımız bölgeler var, başka yerlerden tankerle taşıma usulü ile getirdiğimiz sular vardır. Her noktanın her ilin hatta her kasabanın durumuna göre veya kampın durumuna göre o yerlerin durumu göz önüne alınarak su çalışmaları yapıyoruz.
SİZ BU YARDIMLARI GÖTÜRÜRKEN YEMEN HALKININ SİZE KARŞI OLAN TUTUMU NEDİR? SİZE KARŞI SEVİNÇLERİ HEYECANLARI OLUYOR MU?
Gittiğimiz hemen hemen bütün coğrafyalarda gördüğümüz o sıcaklığı o ilgiyi Yemen’de de hatta belki Yemen’de daha fazla görmek mümkündür. Özellikle oradaki alimler ziyaret ettiğimiz için çok ama çok sevindiler çok mutlu oldular ama daha çok orada olmamız gerektiğine inanıyorlar. Buda sevginin ve muhabbetin göstergesidir. Yetim çocuklar, kadınlar, aileler, insanlar işte Türkiye den geldik dediğimizde çok mutlu oluyorlar seviniyorlar. Bize yardım getirmeseniz de burada bizimle sahipsiz bırakmadınız diyorlar.  Dünya Müslümanlarının gerçekten bu çok söylenmiş olabilir ama bütün Müslümanların gözü Türkiye deki Müslümanlardadır ve biz bunu sahada yaşayarak görüyoruz. Herkesin Türkiye den beklentileri çok fazladır. Biz şuna inanıyoruz beklenti, umut olan bir yer olduğumuz için artık burada bir vebalde başlıyor. Birileri sizi umut olarak görüyorsa artık sisin için mesuliyet başlıyor. Bütün dünya genelinde de Türkiye deki kurum ve kuruluşlar, vakıflar gerek hükümetiyle gerek dernekleriyle dünya coğrafyasında en çok insani yardım yapan ülkeyiz.
SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Sizlere teşekkür ediyoruz. Bu çalışmaların çok farklı ayakları vardır. İşte bağış toplarsınız, fakir olanları tespit ediyorsunuz, tespitine göre yardım çalışmaları yapıyorsunuz, bütün bu yapılan çalışmaların bir ayağı da basın ayağıdır, medya ayağıdır. Sizlerde ALLAH rızası için bu sesimizi duyurma noktasındaki görevinizi yapıyorsunuz. Bunun ile Yemenliye, Suriyeliye, Iraklıya, Filistinliye bu kardeşlerimize yardımcı olmaya çalışıyorsunuz. Bu anlamda teşekkürü size bir borç biliyoruz gerçekten ALLAH sizden razı olsun, başarılar dileriz. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Sizlerin vesilesiyle bağışçılarımıza tekrar tekrar altını çizerek teşekkür ediyoruz. ALLAH hayırlarını kabul etsin. Ama biraz daha gayret diyoruz. Biz veren el olduğumuza şükredelim. Ne zamana kadar verelim? Sonuna kadar verelim, veren el olalım. Peygamberimiz (sav) buyuruyor; veren el elen elden üstündür. Rabbim kimseyi alan el durumuna düşürmesin. Bu kardeşlerimiz alan el durumundadır, bizde veren el olduğumuz için şükredelim. Sadaka verin, zekatı verin. Sadaka ve zekat malınızı eksiltmez arttırır ve malınızın bereketini arttırıyor. Bunun için güvendiğiniz, bildiğiniz hangi vakıf hangi dernek  hangi kuruma güveniyorsanız ama mutlaka onların yanında olun destek verin ve bu coğrafyalara gitmeyi daha da sıklaştıralım inşallah.
BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
Ben teşekkür ederim.                
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum