Kültür Sanat

Çin ile Şanlıurfa Arasında Tarihi Köprü: Yoğunburç Kazıları Başladı

Şanlıurfa’daki Yoğunburç kazıları, yalnızca neolitik döneme ilişkin yeni bulgular aramıyor, aynı zamanda Türkiye ile Çin arasındaki kültürel ve turistik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunuyor.

Abone Ol

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki ilk arkeolojik kazı projesi olma özelliğini taşıyan Şanlıurfa’daki Yoğunburç kazıları, iki ülke arasındaki kültürel iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen Taş Tepeler Projesi kapsamında başlatılan kazı çalışmaları, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ile Çin Devlet Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi iş birliğinde sürdürülüyor.

Türkiye’de ilk kez arkeolojik kazı çalışmalarına katılan Çinli arkeologlar, insanlık tarihine ışık tutan Şanlıurfa’daki neolitik yerleşimde geçmişin izlerini araştırıyor.

İki ülke arasında köprü olacak

Yoğunburç Kazı Başkanı Prof. Dr. Gan Caichao, Yoğunburç’un Çinli arkeologların Türkiye’de kazı çalışması yürüttüğü ilk alan olduğunu belirtti.

Kazı çalışmalarının, 7’si Çinli olmak üzere 22 kişilik ekiple 16 Temmuz’da başlatıldığını ifade eden Gan, Şanlıurfa’da çalışma yürütmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Türkiye ile Çin arasında arkeoloji alanındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesini istediklerini belirten Gan, Yoğunburç’taki çalışmaların yalnızca arkeolojik açıdan değil, iki ülke arasındaki ilişkiler bakımından da önem taşıdığını söyledi.

Gan, “Yoğunburç kazıları, iki ülke arasında çok önemli bir köprü. İleride Çinli insanların Türkiye’yi, Şanlıurfa’yı ve buradaki tarihi yerleri bilmesi önemli. Devlet olarak da buradaki kazılara çok önem veriyoruz. İki ülke arasındaki dostluk ve turizmin gelişmesi için çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Kardeş şehir süreci başlatıldı

Gan, Çin Halk Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Rao Quan’ın da kazı çalışmalarından önce Şanlıurfa’da çeşitli ziyaretlerde bulunduğunu hatırlattı.

Yetkililerin Yoğunburç kazılarına büyük önem verdiğini belirten Gan, “Ziyaretin ardından Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin Yulin Belediyesi arasında kardeş şehir ilişkisi kurulmasına yönelik süreç başlatıldı. İki ülke için de iyi bir tanıtım olacak ve çok turistin gelmesini umuyoruz.” dedi.

Türkiye’nin köklü bir tarihe sahip olduğunu belirten Gan, ülkedeki tarihi alanlardan etkilendiğini ifade etti.

Gan, “Turist olarak daha önce gelip gezmiştim. Türkiye’de tarihi yerlerin çok fazla olduğunu gördüm. Türkiye’deki insanların ve yetkililerin çok sıcakkanlı ve yardımsever olduğunu görüyoruz. Kendi evimizde gibi hissediyoruz, burada çok mutluyuz.” diye konuştu.

Taş Tepeler Projesi 12 neolitik alanı kapsıyor

Şanlıurfa’da yürütülen Taş Tepeler Projesi; Göbeklitepe ve Karahantepe başta olmak üzere Sefertepe, Sayburç, Harbetsuvan, Gürcütepe, Çakmaktepe, Yeni Mahalle, Yoğunburç, Ayanlar, Mendiktepe ve Söğüt Tarlası olmak üzere 12 neolitik arkeolojik alanı kapsıyor.

Yaklaşık 12 bin yıl öncesine tarihlenen bu yerleşimler, avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik yaşama geçiş sürecini, ilk toplumsal örgütlenme biçimlerini ve erken dönem inanç sistemlerini ortaya koyan bulgularıyla insanlık tarihine ışık tutuyor.