Çocuğu ekrana çok maruz bırakmak da doğru değil (video)

Şanlıurfa Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Kamil Güler Pedagog Şükran Çekici ile virüsün çocuklara etkisi konusunda röportaj yaptı.

Çocuğu ekrana çok maruz bırakmak da doğru değil (video)

Şanlıurfa Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Kamil Güler Pedagog Şükran Çekici ile virüsün çocuklara etkisi konusunda röportaj yaptı.

Çocuğu ekrana çok maruz bırakmak da doğru değil (video)
07 Ağustos 2020 - 13:17

Çekici ; Ebeveynlere her zaman şunu söylüyoruz, danışanlarıma da aynı şekilde çocuklara Covid 19 sürecini önce basit bir dille anlatmaları gerekiyor, çok detaya inmeden anlayacakları şekilde anlatmaları gerekiyor.
Çocuğu ekrana çok maruz bırakmak da doğru değil maalesef anne ve babalar bu dönemde kendileri de evde oldukları için ya da babalar çalışıyor anneler genelde evde, babalar bir şekilde rutinlerine devam ettiler. Özellikle anneler ve çocuklar bu süreçten çok etkilendi.
Anneler, babalar için de kolay bir süreç değil, çocuklar için de kolay bir süreç değil her şey tabiri caiz ise alt üst oldu. Bu nokta da annelere fazla yük düştü aslında babalardan ziyade, sabah çocukları uğurluyorlardı öğle, akşam geliyorlardı bu çocukların olmadığı sürede anne bir şekilde deşarj oluyordu örneğin komşuya kahveye gidiyordu, dışarıya çıkabiliyorları, kendine vakit ayırabiliyordu evde işini gücünü rahatlıkla yapabiliyordu.
Bu nokta da anne ve babalar, dikkatli olalım, sosyal mesafeye uyalım, temizlik kurallarına uyalım ama çocukları da yüzde yüz sınırlamayalım dışarıdan, sokağa çıkma günleri hariç ki zaten o süreci atlattık artık çocukları parka indirmeleri ve enerjilerini atmalarını sağlamak gerekir.
SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?
Pedagog Şükran Çekici 14 yıldır bu mesleği yapıyorum, 2.5 yıldır Şanlıurfa’dayım ve Şanlıurfa’da kendi yerimi açtım burada danışanlarıma hizmet veriyorum.
DÜNYA GÜNDEMİNİ MEŞGUL EDEN COVID-19 HERKESİ BİR ŞEKİLDE ETKİLEDİ ÖZELLİKLE SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI, KARANTİNA SÜREÇLERİ VS. BU DURUM ÇOCUKLAR DA NASIL BİR ETKİ BIRAKTI?
Covıd-19 süreci ile birlikte bütün rutinlerimiz değişti hem anne babaların hem çocukların belki çok anlamasalar da çünkü çocuklar da 12 yaşına kadar hala somut dönemdeler soyut kavramın çok farkında değiller. 0 – 6 yaş dönemi de işlem öncesi dönem somut dahi düşünemiyorlar bu yüzden ne kadar da çok anlamlandıramasalar da mikrop hastalandırıyor insanları, çocukların rutinleri bozuldu, anne ve babaların rutinleri bozuldu. Çocuklar olağanüstü bir şeylerin olduğunun farkındalar, bu süreçten tabii ki çok etkilendiler bir kere okullara gitmiyorlar özellikle karantina süreçlerin de sokağa çıkma yasakları olduğu dönem de çocuklar hep evde dört duvar arasında vakit geçirdiler. Doğal olarak çocuklar da atılamayan enerji oldu, okuldan ve sosyal ortamdan, dış dünyadan izole oldular tabiî ki kabullenmek de zorlandılar ebeveynler de aynı şekilde. Covıd-19 tabi karantina süreci 5 – 6 aydır devam eden süreç çocukları olumsuz etkiledi, çocuklar tam anlamlandıramasa da yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun farkındalar anne ve babalar da bu dönem de evde, çocuklar evde. Deşarj olamayan anne ve babalar, enerjisini atamayan çocuklar, rutinleri değişen ve bozulan çocuklar doğal olarak çocuklar bunun farkındalar ve evet, onlar da bu durumdan çok fazla etkilendi.
BU KONUDA EBEVEYNLERE DÜŞEN GÖREV NEDİR?
Ebeveynlere her zaman şunu söylüyoruz, danışanlarıma da aynı şekilde çocuklara bu durumu önce basit bir dille anlatmaları gerekiyor, çok detaya inmeden anlayacakları şekilde anlatmaları gerekiyor. Çok detaya inmeden, problemin çok derinlerine inmeden anlatmaları gerekiyor, anne ve babalar tabi çocuklar sıkıldılar, dışarı çıkmak istiyorlar belki ne kadar anlatsalar da çocuk kabullenmeyebilir, dışarı çıkmak isteyebilir, okula gitmek istediğini söyleyebilir anne ve babalardan ben hep tavsiye ettim danışanlarıma da günlerini planlamalılar. Çocuğu ekrana çok maruz bırakmak da doğru değil maalesef anne ve babalar bu dönemde kendileri de evde oldukları için ya da babalar çalışıyor anneler genelde evde, babalar bir şekilde rutinlerine devam ettiler. Özellikle anneler ve çocuklar bu süreçten çok etkilendi. Anneler şunu yapmalı özellikle, günü planlamalı, çocuğa etkinlikler sunmalı tabi çocuk sıkılmayı da bilmeli, çocuğu her dakika etkinliklerle doldurun, oyuncaklar alın, şunu yapın bunu yapın demiyoruz çocuklar sıkılma duygusunu da yaşamalı ama tamamen ekrana maruz bırakılmamalı günü planlamalılar. Bu şekilde günü planlarlarsa hem kendileri için verimli olacak hem çocuklar için daha verimli olacak, beraber etkinlik yapabilirler, beraber mutfağa girebilirler, çocuklarla beraber yaratıcı etkinlikler yapabilirler, evde ki iş rutinine onları dâhil edebilirler, mutfaktaysa beraber onlara fırsat verebilirler. Bu dönemin aslında dezavantajları olduğu gibi belki bir fırsata da çevirme imkânı bulurlar, etkileşimlerini arttırabilirler, birlikte geçiremedikleri vakitlerin acılarını çıkarabilirler bu dönem de daha çok etkileşim içerisinde bulunurlar daha kaliteli zaman geçirebilirler günü planlamak çok önemli bu noktada hem ebeveyni rahatlatacaktır hem çocuğu rahatlatacaktır. Çocuk bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkında, rutininin bozulduğunun farkında bundan en az etkilenmesi için çocuklarla günü planlamak, birlikte etkinlik yapmak, mutfağa girmek ama onun dışında da her saniyeyi dolduramayacakları için çocuğun biraz kendi kendine kalması, o sıkılma duygusunu da yaşaması için. Eğer sıkılma duygusunu yaşadığı zaman çocuk zaten bir bakıyorsunuz evde ki kap kaşıktan oyuncak üretiyor, çarşaflardan çadırlar üretiyor o duyguyla başa çıkmayı öğreniyor, kendi kendine oynamayı oyun kurmayı öğreniyor bu açıdan fırsata da dönüştürülebilir diye düşünüyorum.
KARANTİNA SÜREÇLERİNDE ÇOCUKLARA TELEFON VERİLİYOR SAATLERCE VİDEOLAR İZLENİYOR TELEVİZYON DA AYNI ŞEKİLDE EBEVEYNLER DE BU DURUMLARDAN SIKILDIKLARI ÇOCUK RAHATSIZ ETMESİN DİYE BÖYLE YAPIYORLAR BU DURUMUN ÇOCUĞA ZARARI NEDİR?
Anneler, babalar için de kolay bir süreç değil, çocuklar için de kolay bir süreç değil her şey tabiri caiz ise alt üst oldu. Bu nokta da annelere fazla yük düştü aslında babalardan ziyade, sabah çocukları uğurluyorlardı öğle, akşam geliyorlardı bu çocukların olmadığı sürede anne bir şekilde deşarj oluyordu örneğin komşuya kahveye gidiyordu, dışarıya çıkabiliyorları, kendine vakit ayırabiliyordu evde işini gücünü rahatlıkla yapabiliyordu. Annenin de çocuklar gelene kadar aslında deşarj olduğu bir alan vardı şuan maalesef o yok sabah kalkıyor anne yatana kadar çocuklarla birlikte, anne işinin gücünün arasında çocuklarla vakit geçirmek, onları oyalamak gerekiyor. Bu nokta da annenin de ev işleri bir yandan bekliyor, çekip çevirmesi gereken bir ev de var, akşam eve gelecek baba ve çocuklar için yemek hazırlığı var çünkü sürece de bakacak olursak annenin de bu noktada işini hafifletmek lazım bu konuda da en büyük görev babalara düşüyor. Babalar genelde şu pozisyon da, akşam işten geldikten sonra yorgun, çocuklarla pek ilgilenemeyen pozisyondalar bu yüzden annelerin sırtlarında ki yükü maalesef alamıyorlar, anne de bu noktada deşarj olamadığı için öfke nöbetleri geçirebiliyor, çocuklarla olan sağlıklı iletişim bozulabiliyor, deşarj olmadığı için sıkıntılarını çocuklara yansıtabiliyor. Çocuklar tüm gün okuldaydı bir şekilde enerjilerinin atabiliyorlardı, oynuyorlardı veya dışarı çıkabiliyorlardı artık bu da yok çocuklar da dört duvar arasında o enerjiyi atma çabasındalar çünkü çocuk oyun oynar, çocuğun işi oyundur. Bunu da engellemek istemeyiz, bunun da devam etmesini isteriz bu noktada babanın, annenin yükünü hafifletmesi, anne deşarj olmalı ki çocuğunu mutlu edebilmeli, ben hep şunu derim mutlu anne baba, mutlu çocuk. Eğer anne baba mutlu değilse, deşarj olmayan anne ve babalar varsa, gergin ebeveynler varsa karşımız da çocukların da huzurlu olması, huzurlu bir ev ortamında olması gerekiyor yoksa sağlıklı bir iletişim kurmaları beklenemez. Aslında bu sürecin en kötü yanlarından birisi de bozulan ilişkiler oldu diyebilirim, bu bozulan rutinlerle birlikte kendimizi ne kadar izole etmeye çalışsakta kendimizi ne kadar izole edebiliriz? Maalesef sıfır çünkü çarşıya çıkıyoruz, pazara çıkıyoruz baba bir şekilde işe gidiyor, anne çalışıyorsa bir şekilde işe gidiyor aslında sosyal hayattan izolasyonu tamamen kesemiyoruz, dışarıyla bağlantıyı tam olarak kesemiyoruz. Bu nokta da anne ve babalar, dikkatli olalım, sosyal mesafeye uyalım, temizlik kurallarına uyalım ama çocukları da yüzde yüz sınırlamayalım dışarıdan, sokağa çıkma günleri hariç ki zaten o süreci atlattık artık çocukları parka indirmeleri ve enerjilerini atmalarını sağlamak gerekir. Bu nokta da çok korkarak ve çocuklar üzerinde bir korku imparatorluğu oluşturarak evde oturtmanın da çok faydası yok çünkü sıfır izolasyon mümkün değil bir şekilde dışarıdan aileden birinin bile virüsü getirmesi için temas etmesi yeterli bu yüzden çocukları çok fazla eve kapatıp aman dışarıya çıkma! Aman parka çıkma! Aman komşu çocuğu ile oynama! Diye çok fazla kısıtlamamak ve sınırlandırmamak gerekiyor.
BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.
Ben teşekkür ederim.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum