Reklam

Dördüncü Yusuf...

Önümde medya takip merkezlerinin raporu var… Kara çarşaflı Ayla Yavaşcan’la ilgili haberimizin Türk ve dünya basınında nasıl yankı bulduğunun raporu… Ulusal basının tamamı… Tel

Dördüncü Yusuf...

Önümde medya takip merkezlerinin raporu var… Kara çarşaflı Ayla Yavaşcan’la ilgili haberimizin Türk ve dünya basınında nasıl yankı bulduğunun raporu… Ulusal basının tamamı… Tel

Dördüncü Yusuf...
05 Aralık 2008 - 02:00

Önümde medya takip merkezlerinin raporu var… Kara çarşaflı Ayla Yavaşcan’la ilgili haberimizin Türk ve dünya basınında nasıl yankı bulduğunun raporu…

Ulusal basının tamamı… Televizyonlar, Gazeteler, Radyolar ve Internet haber siteleri… Hepsi ,” Bir gazete nasıl olurda basılır” şeklinde tepki gösteriyor…

Ünlü gazeteci Mehmet Ali Birand, ana haber bültenindeki özel yorumunda Vali Yusuf Yavaşcan’ı eleştiriyor ve konunun takipçisi olacağını söylüyor…

Çünkü olay büyük…

Bu olay o kadar büyük ki dünya basını bile konuyu gündemlerine taşımış ve Türkiye’nin AB sürecindeki yoluna atıfta bulunmuş…

The Associated Pres, İntertass ve Atina Haber Ajansı abonelerine, “ Türkiye’de polis gazete bastı” şeklinde haber geçmiş…

Bir valinin koca ülkeyi düşürdüğü durumu bir düşünün…

Bize ne olacak? Sadece bir gün süreyle okurlarımızdan mahrum bırakıldık… Ya Cumhuriyetimiz?

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, bir valinin kişisel ihtirasları yüzünden küçük düştü ve maalesef düşmeye devam ediyor…

Eğer Başbakan bu kadar olaydan sonra halâ bu valiyi koltuğunda bırakırsa, kimse kusura bakmasın benim için başbakan değil, artık boşbakandır…

Eğer bu vali, hakikaten demokrasiyi içine sindirebilseydi, mahkemenin kararını işine geldiği gibi kullanmazdı…

Ne diyor mahkeme; kısaca özetleyeyim:

“Haberi yapan Hasan Köseler’e bu fotoğraf nasıl ulaştırılmış, evi ve iş yeri aransın” demiş… Vali bey ne yapmış, kendisine bağlı polisi bu işte kullanmış ve suç işlemiştir…

Hasan Köseler’in bürosu olarak gördüğü gazetemizi basmış, tüm bilgisayarlara el koymuş ve gazetelerimizi yayınlatmamıştır…

Sultan Dördüncü Murat gibi, dediğim dedik bir uygulamaya gitmiş, kentteki yerel gazetelerinin çok büyük bir bölümü tabiri caizse yasaklamıştır…

Bundan böyle Türk basınında adı Dördüncü Yusuf olarak kalırsa şaşmamak gerekir…

Dördüncü Yusuf’la sonuna kadar uğraşacağız… Tüm hukuki yollara başvurduk… Çok ciddi tazminat davalarımız geliyor… Bunlardan öte attığı her adım artık mercek altında…

Sadece biz değil, ulusal medya da artık onu gündemine almış…

Ya çıkacak “yaptığım yanlıştı” deyip özür dileyecek, yada koltuğunu bırakacak…

Her ikisi de bizim için uygundur…

Yoksa namusum ve şerefim üzerine yemin ederim ki bu işin peşini bırakmayacağız…

NOT: Bazı okurlarımız Dördüncü Murat’ın “ Basını yasaklayan” padişah olduğunu bilemeyebilir. Ayrıca not düşmekte fayda gördüm… (Reha Gazetesi-13.11.2008-A.Recai Ayhan)


YORUMLAR

  • 0 Yorum