2026 yılı için hesaplanan bina ve arazi vergi değerlerinin, 2025 yılına ait vergi değerlerinin en fazla iki katı olabileceğini ifade eden Özelmacıklı, “Bu ifade aslında üç kata kadar artış yapılabilir şeklinde anlaşılmalı. Birçok belediye de bu hakkı kullandı. Bu nedenle özellikle bu yıl ödenecek emlak vergileri cep yakacak. Eğer bu düzenleme yapılmasaydı 10 katın üzerinde artışlar görülebilirdi. 2027-2029 döneminde ise vergi değerleri, bir önceki yıl matrahlarının yeniden değerleme oranı kadar artırılması yöntemiyle belirlenecek” dedi.
“Birçok Alanda Etkisi Var”
Emlak vergisinin farklı kalemleri de etkilediğine dikkat çeken Özelmacıklı, “Emlak vergisi; tapu harçlarından veraset ve intikal vergilerine, konut teslimlerindeki KDV oranlarından emsal kira bedellerine kadar birçok alanı etkiliyor. Bu yıl özellikle tapu harcı gelirlerinde de yüksek artışlar göreceğiz. Şimdiden iki katına çıkmış durumda olan tapu harcı gelirlerinin yanı sıra, değer artış kazancı da bu yıl oldukça fazla konuşulacak bir vergi olacak” diye konuştu.
Türkiye’de sahip olunan bina, daire ve arazilerin yüzde 0,1 ile yüzde 0,6 arasında değişen oranlarda emlak vergisine tabi olduğunu hatırlatan Özelmacıklı, vergi oranlarının arazilerde ve meskenlerde binde 1, diğer binalarda binde 2 ve arsalarda binde 3 olduğunu belirtti. Bu oranların büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yüzde 100 artırımlı uygulandığını, ayrıca taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının da vergi değerinin yüzde 10’u olarak alınmaya devam ettiğini kaydetti.
Artışa İlişkin Örnekler
Vergi artışlarına ilişkin örnekler paylaşan Özelmacıklı, “Geçen yıl Bahçelievler’de bir konut için 2 bin 572 TL emlak vergisi ödenirken, bu yıl bu tutar 7 bin 720 TL’ye çıktı. Bir başka örnekte ise 2025 yılında Küçükçekmece’de iki arsa için ödenen toplam 33 bin 58 TL’lik emlak vergisi, bu yıl 99 bin 237 TL oldu” ifadelerini kullandı.
Kimler Emlak Vergisi Ödemiyor?
İndirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından; Türkiye’de brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskeni olan ya da tek meskenin intifa hakkına sahip engelliler, 18 yaşını doldurmamış olup kendisine bakmakla yükümlü kimsesi bulunanlar hariç hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, gelirleri yalnızca sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret olanlar, gaziler ile şehitlerin dul ve yetimleri yararlanabiliyor. Bu haktan yararlanmak için meskende bizzat oturma şartı aranmadığı belirtildi.
Mükellefiyet ve Ödeme Süreci
Emlak vergisinin, Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve araziler üzerinden alınan bir vergi türü olduğunu hatırlatan Özelmacıklı, verginin taşınmazın kayıtlı olduğu belediyeye ödendiğini ifade etti.
Buna göre emlak vergisi; birinci taksiti mart, nisan ve mayıs aylarında; ikinci taksiti ise kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenebiliyor.
Emlak Vergisi Kanunu’na göre bina vergisi oranı meskenlerde binde 1, diğer binalarda binde 2, arazide binde 1 ve arsalarda binde 3 olarak uygulanıyor. Büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bu oranlar yüzde 100 artırımlı olarak hesaplanıyor.
Yeni inşa edilen binaların vergisinin, arsasının ya da arsa payının vergisinden az olamayacağı; bu uygulamanın, inşaatın tamamlandığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren dört yıl süreyle geçerli olduğu belirtildi. Ayrıca vergi değerini değiştiren bir durumun ortaya çıkması hâlinde emlak vergisi bildirimi verilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.