Esnaf elektrik faturalarını ödemede sıkıntı çekiyor(videolu)

Mehmet Karakuş Elektriğe %14,9 Zam gelmesi ile ilgili Şanlıurfa Gazetesine açıklamada bulundu.

Esnaf elektrik faturalarını ödemede sıkıntı çekiyor(videolu)

Mehmet Karakuş Elektriğe %14,9 Zam gelmesi ile ilgili Şanlıurfa Gazetesine açıklamada bulundu.

Esnaf elektrik faturalarını ödemede sıkıntı çekiyor(videolu)
14 Ekim 2019 - 18:47

Karakuş ;  Çok güzel bizi etkiliyor.  Biz terzi esnafı olarak geçen yıl diktiğimiz elbiseyle bu yıl diktiğimiz elbiseler arasında hiçbir fark yok. Ben terzi esnafı olduğum için bütün ürünlerimize zam geliyor. Terzicililik peygamber mesleği olduğu için gelen halk direk onlarla pazarlığa girer bu da onun kaderinde olan bir durumdur gelen halk terziciyle pazarlık ediyor terzide el emeğini göz nurunu döker karşılığın da hiçbir şey kazanamaz. Elektrik faturalarımızda hepsi üst üste gelmiş birikmiş biz ne zaman para kazanırsak onları da o zaman ödemeye çalışacağız. Bizim terzici olarak zaten işlerimiz durmuş bu durum da faturalara da zam gelince bizde onları ödemekte sıkıntı çekiyoruz.   Bunların sebebi Suriye savaşına gireceğiz Suriye’den gelen vatandaşları ülkemizde besliyoruz bunu yanlış anlamayın tabii ki onlarda savaş mağdurları oldukları için bizde sahip çıkmak zorundayız bizde savaşa gireceğiz tabi ki zam gelecek ekonomiyi yükseltmemiz gerekiyor. Sigara nasıl zamlanacak devlet silah yapıyor uçak yapıyor helikopter yapamaya başladık maşallah her türlü şeyi yapmaya başladık bunun içinde para lazım, para için de zam yapması gerekiyor. Allah razı olsun faiz düşüyor ama başka yerlerden yükseliyor. Allah sonumuzu iyi etsin iyi olalım. Zamlar bizi etkiliyor abı cebimizi açsak içinde para yok. Diyeceksiniz esnaf adamın cebinde paramı yok. Yok, gerçekten yok çalışmıyoruz iş yok esnaf çalışmayınca cebinde nasıl para olsun.  Başkasının cebinde para olmadı mı bende olmuyor bende olmadı mı da başkasın da yok Bizde iş yapamıyoruz Bizim çocuklarımız var. Hepside okul okuyor ev geçindiriyoruz zaten işlerimiz olmuyor üstüne de bu zamlar gelince tabi ki çok etkileniyoruz ödemeleri de yapamıyoruz. Terzicilik sektörü iş yapamıyor bizde iş yapamayınca para kazanamıyoruz ve faturaları ödeyemiyoruz.  Piyasada iş yok.  Öncelikle iş yoktur derim bu duruma bir çözüm bulmaları gerektiğini söylerdim. Bu konuda onların düşünmesi gerekiyor biz bir şey yapamayız.  Düşünme bana ait olsaydı ben şimdi bir milletvekili olmuştum bu yüzden olar düşünecekler bir çözüm yolu bulacaklar. Ben burada bir terzi esnafıyım beni yanlış anlamayın kendimi acındırmak için yapmıyorum. Kendi sorunlarımı söylemek istiyorum. Ben yaklaşık sekiz dokuz aydır burada oturuyorum takım elbiseci olduğum için oturmak zorundayım. Güneydoğu Urfa sıcak bir bölge olduğu için mecbur oturuyorum. Benim ayda cebime bin lira para girmemiş devlet benden de aynı vergiyi alıyor günde bin lira kazananlardan da aynı vergiyi alıyor. Burada bir adaletsizlik var. Osmanlı imparatorluğu niye ayakta kaldı adaletinden dolayı kaldı. Devletimizin bir bakımdan suçu var.  Bu konuda en büyük suç esnafımızın suçu çünkü vergi kaçırıyoruz. Nasıl hesabımıza geldi mi o şekilde davranıyoruz. Biz insanlar konuşuruz Avrupa kültürü Avrupa kültürü diye bizim Avrupa kültüründen aldığımız hiçbir şey yok adamlar ahlaklarını bize verdiler bizim ahlakımızı aldılar bunun yanında ahlaksızlaşmaya başladık.  Kusura bakmayın sözlerim ağır olabilir ama kusura bakmayın gerçeği hakikati budur. Bizim ahlakı aldılar kendi ahlaklarını verdiler bize üçkâğıtçılığı öğretiler. Türkiye’nin dört bir yanına gidin üçkâğıtçılardan geçilmiyor. Bir idam gelmesi lazım insanlar sürekli birbirini kandırmaya çalışıyor. Benim devletten isteğim bu tür konularda çok ciddi baskıcı cezaların getirilmesini istiyorum. Bu tür cezalar getirilse insanlar bu kadar bir birini ezmez ve suç oranları azalmaya başlar.  Ben bu konuyla ilgili kısa bir hikâye anlatayım bir padişah döneminde suçluluk oranları çok yükselmiş o kadar çok olmuş ki her saat başı bir suç işleniyor. Devlet bir kanun çıkarıyor diyor ki kim bu işi çözerse biz onu padişahtan sonra vezir yapacağız diyorlar bir tane ihtiyar çıkıyor ben yaparım diyor. Tabi padişah diyor yapamamanda senin kelleni alacağız diyorlar. Adam tamam diyor ve adam aç önce bir karnını doyuruyor karnını doyurduktan sonra diyor ne kadar mahkûm varsa hepsini boşaltın diyor. Boşaltıyorlar ceza evlerini diyor ki bu dağın başına bir kulübe kurun kulübeyi de yapıyorlar yanında bir darağacı asın bir tanesi suç işliyor diyor ki gidin onu oraya koyun adamı koyuyorlar iki saat sonra biri daha suç işliyor diyor ki gidin o adamı asın bunu yerine koyun o adamı asıyorlar diğerini yerine koyuyorlar insanlar bakıyor ki padişah suç işleyen herkesi asıyor bundan sonra insanlar oluyor mum, mum gibi erimeye başlıyorlar suçluluk oranı düşüyor. Bizde de iyi bir adam cezası gelse suçluluk oranı düşer. Burada uygulanan cezalar çok kısa süreli olduğu için insanlar ceza evinden çıktımı tekrardan suçlara karışıyorlar bundan dolayı çok ağır cezalar getirilirse suçluluk oranı da düşer.  Suçlu adam öldürmüş gidip bir yıl yatıyor sonra çıkıyor devlet oradaki suçlulara yemek veriyor su veriyor her şeyini karşılıyor içerde keyfediyorlar. Tabi dört duvar arasında kalmak zor Allah yardımcıları olsun ama bu suçu bir daha yapmamaları için ağır cezalar vermeleri gerekiyor. Burada her bir suçlu için hazırlanan dosyaların maliyeti çok yüksek oluyor. Bu kadar masraf yapıyorlar suçlalar altı ay hapiste kalıyorlar tekrardan çıkıp aynı suçu bir daha yapıyorlar. Devletimiz bunlardan dolayı gelişme gösteremiyor. Devletimize yazık günah bu masraflar kimin cebinden çıkıyor. Devletin yoksullaşması, doların yükselmesi birkaç tane çakal çukal hırsızın yüzünden bunlar oluyor. Bir hırsızın suçluluk dosyasının maliyeti on beş bin olur mu yazık ben yılda bu kadar para kazanmıyorum. Dedi.
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum