Okul Sporları kapsamında düzenlenen Halk Oyunları İl Elemesi tamamlandı. Minikler (ilkokul), Yıldızlar (ortaokul) ve Gençler (lise) kategorilerinde ilimizi Bölge elemelerinde temsil edecek okullar belli oldu.
Yarışma sonunda ilk üçe girerek bölge elemelerinde ilimizi temsil edecek ekipler şunlar:
İlkokullar:
Yavuz Selim İlkokulu
Hacı Mehmet İlkokulu (Bozova)
Gülabi Bel İlkokulu
Ortaokullar:
Sultan Abdülhamit Han Ortaokulu
Süleymaniye Ortaokulu
Karaköprü Ortaokulu
Liseler:
Sultan Abdülhamit Han Anadolu Lisesi
GAP Kız Mesleki ve Teknik Lisesi
Türk Telekom Lisesi
Aldığım bilgilere göre her kategoride üç ekip bölge elemelerine katılacak. Büyük ihtimalle dokuz ekip de Bölge elemelerinde derece alamadan, yani finallere kalamadan geri dönecek. Gerek oyuncu gerekse eğitmen (antrenör) olarak Türkiye finallerinde ilk üç dereceyi yaşamış biri olarak bu tabloyu hazmedemiyorum.
Yöremizin zengin folkloru ve kültürü bu sonuçları hak etmiyor. Bir dönem rakiplerin korkulu rüyası olan, Türkiye birincilikleri kazanan ekipler çıkaran yöremiz; bugün ne yazık ki bölgede derece alamadan dönüyor. Bırakın iddialı, final oynayacak ekipler çıkarmayı; derme çatma bir ekip oluşturmak bile başarı sayılmaya başlandı.
Oysa iddialı ekiplerin çıkması ve finallerde mücadele edebilmesi için kolektif bir çalışma şarttır. Genellikle antrenöre Halk Eğitim üzerinden kurs açılıyor; “Git, ne hâlin varsa gör.” deniliyor. Antrenör tek başına onlarca sorunla boğuşuyor, ardından da derece bekleniyor.
Okul idarelerinin müzisyen, kıyafet ve salon (çalışma alanı) konularını çözmesi gerekiyor. Kıyafetler yöresel, aslına uygun ve zengin olmalı. Müzisyen (davulcu ve zurnacı) sorunu idare tarafından çözülmeli.
Bir diğer önemli mesele ise öğrenci profili. Artık öğrenciyi ekipte tutmak zor; tutabilseniz bile çalışmalara odaklanmasını sağlamak ayrı bir mücadele. Başarı disiplinle gelir. Biraz disiplin uygulamaya kalksanız kaçıyorlar; rahat bıraksanız ortaya nitelikli bir iş çıkmıyor. Bu noktada da görev okul idaresine düşüyor. Öğrenciler çeşitli teşvik ve imkânlarla elde tutulmalı. Antrenörler de çocuklara halk oyunlarını sevdirmek için farklı yöntemler denemeli.
En kritik konulardan biri de müzisyenlerdir. Ekip ne kadar iyi olursa olsun, müzik yeterli düzeyde değilse Bölge elemelerini aşmamız mümkün değildir. Davulumuz eskiden olduğu gibi büyük meydan davulu (nağara) olmalıdır; aksi hâlde puan kaybı yaşanır. Antrenörlerimize ve müzisyenlerimize (davulcu ve zurnacı) müzik eğitimi verilmesi ve bu alanda gelişimlerinin sağlanması kesinlikle şarttır.
Eskiden biz eğitmenler çalışmalarımıza büyüklerimizi, ustalarımızı ve kaynak kişileri davet eder; nasihatlerini, önerilerini ve gözlemlerini dinlerdik. Tavsiyelerine kulak verirdik. Başarı böyle gelirdi, Türkiye şampiyonlukları böyle kazanılırdı.
Bugünün eğitmenlerine tavsiyem şudur: Büyüklerinizi çalışmalarınıza davet edin. Eleştiri ve önerilerine açık olun.
Bölge elemelerine gidecek tüm ekiplerimize başarılar diliyorum.