Futbol değil şiddet kazandı

Abone Ol

Türk futbolunun en kritik virajlarından biri olan liglerin son haftaları, sahadaki rekabet kadar saha dışındaki duruşla da sınav verir. Ancak TFF 2. Lig Beyaz Grup’un 37. haftasında oynanan Muğlaspor – Şanlıurfaspor karşılaşması sonrası yaşananlar, bu sınavın ne yazık ki kaybedildiğini gösterdi.

Play-off hattında kalma mücadelesi veren Şanlıurfaspor’un deplasmanda aldığı 0-0’lık beraberlik, sahada bakıldığında her iki takım adına da mücadele dolu bir karşılaşmanın sonucuydu. Şanlıurfaspor puanını 62’ye yükseltirken, ev sahibi ekip 69 puana ulaştı. Ancak maçın sonucu değil, bitiş düdüğünün ardından yaşananlar gündeme damga vurdu.

Karşılaşmayı protokol tribününden takip eden Şanlıurfaspor Kulüp Başkanı Mustafa Kemal Saraçoğlu ve beraberindeki yöneticiler; Mehmet Nur Şahin, Sertaç Kaya, Mehmet Erol ve Osman Fındık, maç sonrası organize olduğu anlaşılan bir grubun fiziksel saldırısına uğradı. Bu saldırıda iki yöneticinin darbe alarak hastaneye kaldırılması, olayın vahametini açıkça ortaya koyuyor.

Şunu net şekilde ifade etmek gerekir: Bu, basit bir “taraftar tepkisi” değildir. Bu, doğrudan sporun ruhuna, centilmenliğe ve futbolun birleştirici gücüne yapılmış açık bir saldırıdır. Futbol; öfkenin değil, rekabetin sahnesidir. Kaybetmenin de kazanmanın da bir adabı vardır. Bu adabın dışına çıkıldığı anda, ortada artık spor kalmaz.

Yöneticiler, yalnızca bir kulübü değil, temsil ettikleri şehrin onurunu taşırlar. Protokol tribününde, güvenli olması gereken bir alanda gerçekleşen bu saldırı; organizasyon zaafını, güvenlik eksikliğini ve en önemlisi şiddete karşı yeterli caydırıcılığın sağlanamadığını gözler önüne sermektedir.

Burada en büyük sorumluluk, başta Türkiye Futbol Federasyonu olmak üzere tüm yetkili kurumlara düşmektedir. Bu tür olayların “münferit” denilerek geçiştirilmesi, Türk futbolunu her geçen gün daha kırılgan hale getirir. Oysa yapılması gereken açıktır: Şeffaf bir soruşturma, hızlı bir yargılama ve net yaptırımlar.

Aksi halde bugün yöneticilere yönelen bu şiddet, yarın futbolculara, hakemlere ve hatta tribünlerdeki masum seyircilere yönelir. Şiddet, önlenmediği sürece yayılır.

Şanlıurfaspor’un verdiği mücadele sahada kalmalıydı. Ancak yaşananlar, futbolun saha dışına taşan karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bugün verilecek tepki, yarının futbol iklimini belirleyecek.

Spor; kazananın sevindiği, kaybedenin alkışlandığı bir alan olmalı. Çünkü gerçek büyüklük, sadece skor tabelasında değil; duruşta, tavırda ve insani değerlerde ölçülür.