Yoğun bir faaliyet dönemini geride bıraktıklarını belirten Çay, basın camiasının temsilcileri, kamu kurumlarının yöneticileri ve diğer paydaşlarla bir araya gelme fırsatı bulduklarını kaydetti. Genel Müdür Çay, “Her fikri, talebi ve eleştiriyi sahadan gelen kıymetli birer veri olarak ele aldık. Sektörümüzün birikimini, potansiyelini ve beklentilerini yakından izleme fırsatı bulduk. Geleceğe dönük atılacak adımlarda yönümüzü tayin etmemizde bizlere fayda sağlayacak bilgiler edindik. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki bu yaklaşım bir başlangıç refleksi değil; sürdürülebilir bir yönetim anlayışının uygulamasıdır. Meseleleri yerinde tespit etmek, çözüm yollarını sektörle ve ilgili kurumlarla istişare içinde şekillendirmek yönetim politikamızın temelini oluşturmaktadır” dedi. “Mesleki standartlar çağın gereklerine göre yeniden ele alınmalı” Dijital dönüşüm sürecinin basın sektörü açısından artık ertelenebilir bir başlık olmaktan çıktığını ve doğrudan mesleğin geleceğine ilişkin temel bir mesele hâline geldiğini belirten Çay, haberin üretiminden sunumuna, dağıtımından doğrulanmasına kadar tüm gazetecilik pratiklerinin köklü bir değişimden geçtiğini söyledi. Bu değişimin teknoloji ve altyapının güçlendirilmesini, yeni becerilerin kazanılmasını ve mesleki standartların çağın gereklerine göre yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Çay, şunları kaydetti:
“Kurumumuz, İletişim Başkanlığımızın da vizyonu doğrultusunda basın sektörünün dönüşümüne yön veren ve yol haritası oluşturan kurumsal bir aktör olarak konumlanmaktadır. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz ‘Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler’ paneli, sektörün tam da bu ihtiyacına cevap veren önemli bir buluşma olmuştur. İletişim Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın katılımlarıyla gerçekleşen panel, yalnızca sektörel bir etkinlik olmaktan öteye geçerek devletin iletişim ve medya politikalarıyla uyumlu üst düzey bir buluşma olarak kamuoyunda karşılık bulmuştur. Akademi, sektör ve uygulayıcıların aynı çatı altında bir araya gelmesi, tartışmaları teorinin ötesine taşıyarak sahaya temas eden bir perspektif kazandırmıştır.” “Akademik birikim ile sahadaki tecrübeyi buluşturmalıyız” Konuşmasında sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına da değinen Çay, yapay zekâ uygulamaları ve değişen habercilik pratikleriyle çok boyutlu analiz yapabilme, veriyi doğru yorumlama ve teknolojik imkânlardan etkin biçimde yararlanma becerilerinin daha da önem kazandığını vurguladı. Bu noktada akademik camianın bilgi birikimi ile basının sahadaki tecrübesinin buluşmasının kritik bir role sahip olduğunu ifade etti. Çay, “Özellikle iletişim fakültelerini sektörün önemli bir paydaşı olarak görüyoruz. Üniversitelerimizle birlikte yürünecek yolun, yeni yetkinlik alanlarının tanımlanmasına ve insan kaynağı niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak Kurumumuz ile İbn Haldun Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü özel bir anlam taşıyor. Önümüzdeki süreçte de akademiyle olan iş birliklerini çeşitlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. “Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri karşılık buluyor” Basın sektörünün çağın gereklilikleri doğrultusunda dönüşüm sürecinde yalnızca bugünü değil, orta ve uzun vadeyi birlikte düşünmek zorunda olduklarını belirten Çay, sektörün sürdürülebilirliğinin gelir yapısının öngörülebilir olmasına, mali yüklerin yönetilebilirliğine ve kurumların kendi kapasitelerini güçlendirebilmesine doğrudan bağlı olduğunu söyledi. Çay, “Basınımızın önemli gelir kaynaklarından biri olan resmî ilan ve reklamların artırılması için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim ki yalnızca bu gelire dayanan bir yayıncılık anlayışı tek başına yeterli değildir. Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri, dijital reklamcılık, abonelik sistemleri ve üretilen içeriğin değerine dayalı gelir yöntemleri sektörde her geçen gün daha fazla karşılık buluyor” ifadelerini kullandı. 7,5 milyar TL’lik kredi limiti Ekonomik sürdürülebilirlik bağlamında finansmana erişim konusunda da açıklamalarda bulunan Çay, basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlayacak somut bir adımı hayata geçirdiklerini hatırlattı.
“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde, Kredi Garanti Fonu ile imzaladığımız protokol bu yaklaşımın güçlü ve kurumsal bir yansıması olmuştur. Söz konusu iş birliği, basın işletmelerinin kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı güçlükleri azaltırken bankalar tarafından sağlanacak finansmanı sektör açısından daha erişilebilir hâle getirmiştir. Önümüzdeki 5 yılı kapsayacak şekilde planlanan destek mekanizmasıyla 2 binin üzerinde süreli yayın için bu yıl toplam 7,5 milyar TL kredi limiti belirlenmiştir. Böylelikle basın işletmelerinin orta ve uzun vadeli yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilmelerine imkân tanınmış oldu” dedi. Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliğine de değinen Çay, “Sektörün gerçek gücü olan, sahada ter döken basın emekçilerinin sosyal imkânları, çalışma koşulları ve refahı Kurumumuz açısından tali değil, doğrudan asli bir önceliktir. Bu anlayış doğrultusunda Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliğini basın emekçilerinin günlük yaşamlarındaki konfor alanlarının artmasına yönelik anlamlı bir destek olarak görüyorum” ifadelerini kullandı. “Faaliyetlerimizi uygulamada karşılığı olacak şekilde ele alıyoruz” “Kurum olarak önümüzdeki dönemde de sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz” diyen Çay, attıkları her adımı ve yaptıkları her düzenlemeyi masada değil sahada, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele aldıklarını belirtti. Sadece Kurumu değil, tüm sektörü ilgilendiren konu başlıklarına odaklanmaya çalıştıklarını ifade eden Çay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Kurumumuzu sektörün üzerinde konumlanan bir yapıdan ziyade sektörle birlikte düşünen, çözüm üreten ve basının güçlenmesini kendi sorumluluğu olarak gören bir anlayışla yönetiyoruz. İnanıyoruz ki güçlü bir basın ancak karşılıklı güvenle ve uzun vadeli bir vizyonla mümkündür. Bu istikamet doğrultusunda değişen dünyayı doğru okuyan, sektöre temas eden ve çözüm üretme iradesini kararlılıkla ortaya koyan bir Basın İlan Kurumu anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz.” Genel Müdür Çay’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul gündemi belirlendi. Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulunun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı. Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurulu’nun 13 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.