Reklam

Güvenli bölge kurulduğunda Suriyeliler ülkelerine dönmeli

Paydaş¸ güvenli bölge inşaa edildiği zaman ya da kurulduğu zaman veya o proje faaliyete geçtiği zaman buradaki Suriyelilerin oraya gidecek olmalıdır.

Güvenli bölge kurulduğunda Suriyeliler ülkelerine dönmeli

Paydaş¸ güvenli bölge inşaa edildiği zaman ya da kurulduğu zaman veya o proje faaliyete geçtiği zaman buradaki Suriyelilerin oraya gidecek olmalıdır.

Güvenli bölge kurulduğunda Suriyeliler ülkelerine dönmeli
25 Aralık 2019 - 17:13

                Paydaş, bir sürü insan Suriyelilerden getirmiş olduğu evliliklerle yuvarlını dağıtmışlardır. Allah kimsenin başına vermesin bunları yadırgamak istemiyorum da denize düşen yılana sarılır misali gelmiştir eğer birisinde de üç beş kuruş varsa gencecik kızların eşleri bu kızları onlara birinci, ikinci, üçüncü veya dördüncü eş olarak verme durumuna gitmişlerdir.
Şimdi söylüyorlar duyuyoruz suriyeliler gittiği zaman urfa da iç piyasada ciddi bir krizin olacağını nasıl söyleyebiliriz bu konuda olabilir yani bunların bir kısmı hepsi değil bunun altını çizmek istiyorum bir söylenti var Suriyeli vatandaşların Avrupa birliğinin bir dalında yardım aldıklarını yani Türkiye’nin bunlara esasen yardım etmediğini Türkiye yarsım etmemişse cumhurbaşkanının deyimiyle resmi rakamlara göre kırk milyar dolar para nereye gitmiştir bunlara gitmiştir.
Şanlıurfalı iş adamı İhsan PAYDAŞ Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada  ;Suriyelilerden önce urfamızın kendisine has, kendisine münhasır bir yaşam şekli vardı. Buralarda genelde bir birini tanıyan vaya aşiretlerin hüküm sürdüğü birbirlerine daha yakın ailelerin birlikte oturduğu saygınn, sevginin egemen olduğu bir şehirdi. İnsanların bir arada huzur içinde bir birlerine karşı saygısızlık, huzursuzluk bir birlerinden utanan bir ortam noktasında yaşam düzeni vardı Urfa’mızın Urfa’nın kendisine has yaşam şekilleri vardı örf, adet gelenek ve görenekleri vardı, komşunun komşuya karşı saygısı vardı, hürmeti vardı. Bir birlerini rahtsız etmeme konusunda çok ciddi hassasiyetler vardı.
Kültürel farklılıklardan dolayı yerli halk çok ciddi bir rahtsızlık içerisinde
Paydaş; Bunlar geldikten sonra Urfa’mızın nerdeyse demokratik yapısı değişti neredeyse birçok semtimiz de mahallemizde Suriyeli nüfusu yerliyi katladı. Haliyle böyle olunca bizim bunlarla da bir kültürel farklılığımız var. Mesela yerli halk olarak bizim bir uyku saatimiz var. Bizim saat dokuz onda çarşılar olsun sokaklar olsun insanlar yavaş yavaş inzivaya çekilir. Artık insi rahat dönemi başlar. Suriyelilerde ise tam tersi gece saatleri ilerlerken bunların daha da canlanmasına daha da hareketlenmesine bunların daha da uyanmasına daha da çarşıya sokağa çıkmasına şahit oluyoruz. Bu da olunca haliyle bu kültürel farklılıklardan dolayı yerli halk çok ciddi bir rahtsızlık içerisinde ayrıca bunların gelişiyle birlikte şehrimizde gerçekten betı ülkelerinde olmayan bunu nerden anlıyoruz kendimden öreniğin batıda yaşamış bir insan olarak veya memur, bürokrat kesim batıdan buraya tayin olanların ağızlarından da duyuyoruz yerel yaşantının ne kadar uygar olduğunu ne kadar insani olduğunu şimdi biz birimize karşı yaşam şeklinde insanların rahatsız olmama noktasında bu kadar hassasiyet gösterirken bunların gelip tamamını rahatsız üzerine kurulu bir hayatın olması yerli halkı artık inanın yaşanabilirliğini bırakmamışlardır. Çünkü yerelde bir toplumsal, kültürel farklılıklar vahim derecede şimdi aileler biz kendimiz de görüyoruz, komşularımızdan görüyoruz veya kiracılarımızdan görüyoruz, ahaliden duyuyoruz adam işçi sabahın köründe kalkıyor, adam memur sabah erken kalkıyor bunlar belli bir saate yatması gerekiyor eğer o bina da o sitede Suriyeliler varsa işte orada huzur kalmıyor. İnsanlar pisikolojikmen bir çöküntü üzerineler. Düşünün ki eskiden bir komşumuz gecenin bir saatinde bir on dakikalığına bir çivi çaktığı zaman insanlarda bir travma yaşatıyordu yapmadan önce gelip özür dilerlerdi yada izin alırlardı bu akşam şöyle bir durum olacak bize müsaade verin derlerdi. Urfa halkı böyle bir toplumdu. Böyle bir yaşam şekilleri vardı.
Suriyeliler gündüz uyuyor gece akşamları geziyor
Paydaş, Fakat bu Suriyelilerin gelmesiyle birlikte bunlar tamamen yüz seksen dereceye döndü. Çünkü adamların yaşam şekilleri böyle adamlar gündüz uyuyor ekmek elden su gölden misali akşamları da bunlar canlanıyor. Akşam insanlarımızın sokağa çıkma konusun da can güvenliği yok yani necidir, kimdir, nedir tanımıyorsun sana burada bir bıçak dürtsün sokağı geçti mi bulamasın tanıyamasın bunun haricinde bide toplamsal ahlak erozyona uğradı. Ciddi bir şekilde toplumsal ahlak erozyona uğradı. Yani fuhuş dersen olabidiğince arttı, hırsızlık dersen olabildiğince arttı, çetecilik dersen duyduğumuz kadarıyla bunların bir whatsap grupları varmış biri bir olay yaptığı zaman karşısında eğer ciddi bir direnme varsa whatsap guruplarından yazıp anında otuz kırk kişi oraya gidebiliyor. Bu şimdiki durum bu kadar vahimse bunun birkaç sene sonrasını artık siz düşünün bunlar temel götürüleri şimdi soracaksınız buların getirmeleri nelerdir. Şimdi söylenen güvenli bölge inşaa edildiği zaman ya da kurulduğu zaman veya o proje faaliyete geçtiğe zaman buradaki Suriyelilerin oraya gidecek olmalıdır. İnanım bu sadece bir göz boyamadan ibarettir. Öyle bir şey yok çünkü biz mesleğimiz gereği biz olayın içerisindeyiz yani gelenlerin çoğu artık kimlik t.c kimliği verilmiş yani Türkiye cumhuriyeti devletinin vatandaşlık haklarını kazanmışlardır.
Hileli evlilikler yuva dağıtıyor
Paydaş, Çok az bir kesim bunlar da akrabaları vasıtasıyla o gün bir misafirimiz gelmişti Suriyeli kimi evlilikle kimi bir zamanlar Türklerin Avrupa da yapmış olduğu hileli evliliklerle oturma izni almalarıyla şimdi bura da bir sürü onun haricin de bir sürü insan Suriyelilerden getirmiş olduğu evliliklerle yuvarlını dağıtmışlardır. Allah kimsenin başına vermesin bunları yadırgamak istemiyorum da denize düşen yılana sarılır misali gelmiştir eğer birisinde de üç beş kuruş varsa gencecik kızların eşleri bu kızları onlara birinci, ikinci, üçüncü veya dördüncü eş olarak verme durumuna gitmişlerdir. Bu konuda da bir sürü aileler ve yuvalar dağılmıştır. Şimdi söylüyorlar duyuyoruz suriyeliler gittiği zaman urfa da iç piyasada ciddi bir krizin olacağını nasıl söyleyebiliriz bu konuda olabilir yani bunların bir kısmı hepsi değil bunun altını çizmek istiyorum bir söylenti var Suriyeli vatandaşların Avrupa birliğinin bir dalında yardım aldıklarını yani Türkiye’nin bunlara esasen yardım etmediğini Türkiye yarsım etmemişse cumhurbaşkanının deyimiyle resmi rakamlara göre kırk milyar dolar para nereye gitmiştir bunlara gitmiştir. Halada gidiyor şunu demek istiyorum bunların bir kısmının özellikle diplomalı olanlarının devlet dairesinde örneğin milli eğitimde veya çalışma bakanlığın da bu gibi kuruluşlarda çalışanların bir kısmına Avrupa birliğinden maaşlar geliyor.  Bunların belli bir aidatları var. Bunların gitmesiyle alakalı şehir merkezimizde bölgemizde nasıl bir ekonomik krize sebebiyeti verir zaten bunların çoğu t.c vatandaşlığına gitmiş bu kadar küçük bir kısmının da çeşitli vesilelerle akrabalıklardan dolayı burada edindikleri dostlarından dolayı, burada edinecekleri hileli evliliklerden dolayı bunların bir kısmı yine Urfa’da bir şekilde kalacaklarıdır.  Yani bu gidecek küçük bir kısım da Urfa’nın ekonomik seviyesinde bir değişiklik getireceklerini zannetmiyorum. Gerçek anlamda bunlar gitse devletimiz bunlara tanınmış hakları alıp yani Suriyelilerin tamamını gönderse başta emlak piyasası olmak üzere çünkü şuanda Urfa’da ki emlakçılar da Suriyelilerden dolayı karaköprü olmak üzere, sırrın tarafı Akçakale tarafında imar süratle ilerliyorsa bunların sebebi Suriyelilerdir. Çünkü arz talep meselesidir. Bunların üremesi de bizim halkımıza göre fazla onun için bunların gitmesi inşallah olur da ben gideceklerini zannetmiyorum bu kadar küçük bir kesimin Urfa’daki ekonomiye olumsuz bir katkı sağlayacaklarını zannetmiyorum.dedi.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum