Yaşam

İbrahim Coşkun: “Mazlumun Yanında Olmak Hepimizin Sorumluluğudur”

Memur-Sen Şanlıurfa İl Temsilcisi İbrahim Coşkun, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarla birlikte, ihtiyaç sahibi kardeşlere yardım etmenin herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı ve adil paylaşım çağrısı yaptı.

Abone Ol

İbrahim Coşkun, Şanlıurfa Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü insani yardım faaliyetlerine ve kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.

Urfa Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen İl Temsilcisi olduğunu belirten Coşkun, aynı zamanda eğitimci olarak görev yaptığını ifade ederek, “Bu konuda bir sivil toplum kuruluşu üyesi olarak da çalışmalar yürütüyoruz. İnsani Yardım Platformu adı altında, sayıları yüzleri bulan derneklerle birlikte faaliyetler gerçekleştiriyoruz,” dedi.

Sivil toplum kuruluşlarının, vakıfların ve vatandaşların büyük bir dayanışma içerisinde hareket ettiğini vurgulayan Coşkun, “Hazreti İbrahim’in neslinden ve ümmetinden olmanın sorumluluğuyla, derneklerimiz, vakıflarımız, STK’larımız ve vatandaşlarımız gerekli yardımı ve gayreti seferber ediyor. Birlik ve beraberlik içerisinde, hangi yardım gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyoruz,” ifadelerini kullandı.

Mazlum coğrafyalardaki insanların zor şartlar altında yaşadığını dile getiren Coşkun, “Oradaki kardeşlerimiz gerçekten sefalet ve sıkıntı içerisinde, açıkta ve aç bir hayat sürüyor. Bu nedenle kimse ‘Ben bir şey yapamam’ dememeli. Herkes kendi imkânları ölçüsünde maddi, manevi ve farklı eylemlerle mutlaka katkı sunabilir,” diye konuştu.

Bir Müslüman ve bir sivil toplum kuruluşu yetkilisi olarak nerede bir mazlum, mağdur ya da gariban varsa yanında olmaya gayret ettiklerini belirten Coşkun, bu anlayışın birlik ve beraberlik içerisinde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamasında siyasilere de seslenen Coşkun, sabit gelirli kamu çalışanlarının geçim sıkıntılarına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Devlet bizim, çocuklar bizim, imkânlar bizim. Adaletli bir paylaşım istiyoruz. Ülkenin büyümesinden ve gelişmesinden biz de payımıza düşeni almak, daha rahat bir geçim sağlamak, sorunsuz ve sıkıntısız bir hayat sürmek istiyoruz. Hem kendimizi geliştirmek hem de çocuklara faydalı olabilecek bir ortamın oluşturulmasını talep ediyoruz.”

Siyasi iradenin bu konuda yetkin ve etkili olduğunu ifade eden Coşkun, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında alınacak kararlara saygılı olduklarını ancak yaşam koşullarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.

Filistin, Gazze, Suriye, Sudan ve diğer mağdur ülkeleri hatırlatan Coşkun, “Bugün onlar bu durumda, yarın başkaları ya da biz olabiliriz. Bu nedenle üzerimize düşen her türlü yardımı, az ya da çok demeden yapmalı ve bu birlik beraberliği sürdürmeliyiz,” dedi.