Kaçak Güreşenler

Abone Ol

1 Kasım Erken Genel Seçimlerine 18 gün kalmasına rağmen alışılmış seçim atmosferi bir türlü oluşmadı. Bunun en önemli sebebi yakın tarihte bir seçim yaşanmış olmasıdır. Siyasi partiler ve adayları önceki seçimlerin aksine son derece ağır bir tempo ile çalışmalarını yürütüyorlar. Ya da bir başka bakış açısıyla, bir önceki seçimin yorgunluğu, sürenin kısıtlı olması, sahanın geniş olması gibi sebepler yüzünden yapılan çalışmalar çok fazla dikkat çekmemiş de olabilir.

Onlarca partinin katıldığı seçimlerde göze çarpan sadece birkaç parti var, bu partilerin arasında da bir parti var ki, tamamen kendi imkanlarıyla seçim çalışmalarını yürütmekte ve hem merkezde hem kırsalda son derece uyumlu bir çalışma yürütmekteler…

Bu parti, hiç şüphesiz Milliyetçi Hareket Partisidir… İbrahim ÖZYAVUZ, Hasan OĞUL, Mehmet Emin DİNDAROĞLU, Muhammed Emin MISIR, İbrahim MEL, Yalçın YALÇINKAYA, Meryem BAĞMANCI, Mehmet BARUTÇU, Can Halil ÇİZMECİOĞLU, Hasan TOPAL, Güngör ÇARKÇI ve Aydın AKALIN… Tam 12 milletvekili adayının 12si de saha da ve canla başla MHPnin başarısı için çalışıyorlar… MHPde diğer partilerden farklı bir sistem var, birinci sıradaki aday ile on ikinci sıradaki aday aynı yoğun tempoda çalışıyor, demek ki hiçbir aday kendi şahsi menfaatini düşünmüyor, adayların tamamı inandıkları ortak değerleri yüceltmek için MHPyi başarılı kılmaya uğraşıyorlar.

Tabiî ki, seçim çalışmaları esnasında bu adaylar televizyon programlarına da katılıp, partilerinin görüşlerini, fikirlerini, vaatlerini vatandaşa anlatıyorlar. İşte bu adaylardan İbrahim ÖZYAVUZ, kendisi aynı zamanda MHP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi yani Genel Merkez Yöneticisi ve bu demek oluyor ki, partinin bütün sırlarına vakıf olan isimlerden biri…

ÖZYAVUZu özel bir televizyon kanalında katıldığı programda izliyorum, 'AKP tarafından MHPye herhangi bir koalisyon teklifi getirilmediğini ısrarla tekrarlıyor' MHPnin sadece iki aylık seçim hükümetinde yer alması yönünde bir teklif getirildiğini yineliyor ve ekliyor; 'Davutoğlu ile Bahçeli görüşmesinde hazır bulunanlardan biri de AKP Şanlıurfa Milletvekili adayı Faruk ÇELİKtir. ÇELİK o görüşmede neler konuşulduğunu çok iyi biliyor, şimdi gelsin istediği televizyon kanalında, istediği sunucunun huzurunda, istediği tarih ve saatte karşılıklı oturup hem koalisyon görüşmelerini hem de bu güne kadar Şanlıurfa için vaat ettikleri 400 + 763 + 63 toplamda 1226 projenin akıbetini konuşup, tartışalım.'

Şanlıurfalı bir seçmen, bir vatandaş olarak ÖZYAVUZun bu anlattıklarından sonra ister istemez benim de kafam karıştı. Faruk ÇELİKin kaçak güreşi bırakıp, siyasi ve medeni cesaretini toplayarak herhangi bir televizyon kanalında ÖZYAVUZ ile çıkıp bu konuları açıklığa kavuşturmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Çünkü ÖZYAVUZ kendinden çok emin bir şekilde konuşuyordu. Şanlıurfa seçmeninin 1 Kasımdan önce bu ikiliyi ekranlardan mutlaka izlemesi gerekmektedir.

Farkındaysanız son dönemlerde siyasette bazı liderler son derece kırıcı bir üslup ile konuşmakta ve hal böyle olunca da muhatabı benzer bir dille kendisine karşılık vermektedir. Oysa eskiden açık oturumlar yapılırdı. Parti liderlerinin hepsi çıkar stüdyoda karşılıklı oturur gündemdeki tüm konuları konuşur, tartışırlardı. Kararsız seçmenin oylarını ancak bu tartışmalardan galip gelerek etkilerlerdi… Ve böylece liderler ekranlarda bütün Türkiyenin huzurunda birbirlerinin yüzüne karşı konuştukları için artık seçim meydanlarında 'EEeeeyyyy falanca' diye naralar atmazlardı… O günleri çok özlüyoruz. Seviyeli siyaseti yeniden arzuluyoruz ve yeni bir başlangıç olması açısından ÇELİK ile ÖZYAVUZun televizyondan canlı yayınlanacak olan tartışma programını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Kaçak değil, atak güreşen siyasetçi hasretimizin son bulması dileğimle…