Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesinin yasalaşmasının ardından, sistem dışında kalan çalışanların gözü kulağı Ankara'dan gelecek yeni haberlere çevrildi. Özellikle 8 Eylül 1999 tarihinden sonra ilk defa sigortalı işe başlayan ve EYT fırsatını tek bir günle dahi kaçıran büyük bir kitle, adil bir geçiş süreci talep ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde sunulan çeşitli yasa teklifleri, sosyal güvenlik alanında yeni bir düzenleme beklentisini iyice zirveye taşıdı.
Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve sosyal medyada sıkça gündem olan bu yeni emeklilik modeli, milyonlarca sigortalının çalışma hayatındaki planlarını doğrudan etkiliyor. Mevcut sistemde yaş haddinin yüksek olmasından şikayet eden çalışanlar, adaletli bir kademelendirme sistemiyle daha makul yaşlarda emeklilik hakkına kavuşmayı umut ediyor. Karar mekanizmalarının bu taleplere nasıl yanıt vereceği ise önümüzdeki günlerin en önemli siyasi ve ekonomik başlıkları arasında yer alıyor.
Yeni Reform Çalışmaları Kapsamında Beklenen Yaş Ve Prim Dengesi
Olası bir kademeli emeklilik modelinde, sigorta başlangıç tarihine göre değişen yaş ve prim şartları üzerinde duruluyor. Taslak olarak hazırlanan çalışmalarda, ilk işe giriş tarihi 1999 ile 2008 yılları arasında olan sigortalılar için yeni bir yaş tablosunun oluşturulması öngörülüyor. Bu formüle göre, sigorta başlangıç yılı ilerledikçe emeklilik yaşının da belirli bir düzen dahilinde kademeli olarak yükselmesi planlanıyor.
Söz konusu modelde kadın çalışanlar için 43 yaşından, erkek çalışanlar için ise 45 yaşından başlayan ve kademe kademe artan bir yaş sınırı konuşuluyor. Prim gün sayısı beklentisi ise genellikle 7000 ile 7200 gün arasında yoğunlaşırken, bu şartların sigortalılık süresiyle desteklenmesi bekleniyor. Ancak bu hesaplamaların hayata geçebilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ortaklaşa yürüteceği bütçe analizlerinin tamamlanması gerekiyor.
Meclis Komisyonlarında Bekleyen Kanun Tekliflerinin Son Durumu
Sosyal güvenlik sisteminde köklü değişiklikler öngören yasa teklifleri, muhalefet milletvekilleri tarafından hazırlanarak Meclis Başkanlığına sunulmuş durumda bulunuyor. Şu an itibarıyla ilgili komisyonlarda bekletilen bu teklifler, 1999 ile 2008 yılları arasında sigorta girişi olan vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesini amaçlıyor. Komisyon aşamasından geçerek genel kurula indirilmesi beklenen tekliflerin yasalaşması için iktidar blokunun da bu düzenlemeye yeşil ışık yakması gerekiyor.
Hükümet yetkilileri tarafından yapılan son açıklamalarda, şu an için kısa vadede yeni bir emeklilik reformunun resmi olarak gündemde yer almadığı ifade ediliyor. Sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini koruma amacı güden ekonomi yönetimi, bütçe disiplinini bozmayacak formüller üzerinde duruyor. Dolayısıyla Meclis gündeminde bekleyen tekliflerin, geniş kapsamlı bir torba yasa içerisine dahil edilip edilmeyeceği önümüzdeki yasama döneminde netlik kazanacak.
Sosyal Güvenlikte 2000 Sonrası Girişliler İçin Talep Edilen Şartlar
Sosyal güvenlik reformlarının ardından ortaya çıkan yaş boşluğu, 2000 yılı ve sonrasında iş hayatına atılan milyonlarca insanı doğrudan etkiliyor. EYT yasası ile yaş şartı olmaksızın emekli olan akranlarıyla aralarında 15 yılı bulan yaş farkları oluşan sigortalılar, bu durumun anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunuyor. Bu çerçevede talep edilen yeni düzenleme, sadece yaşın düşürülmesini değil, aynı zamanda prim günlerinin de daha hakkaniyetli dağıtılmasını içeriyor.
Kademeli geçiş sisteminin onaylanması durumunda, ssk statüsündeki çalışanların yanı sıra bağkur ve emekli sandığı mensupları için de benzer kolaylıkların getirilmesi talep ediliyor. Özellikle küçük esnafın emeklilik prim gün sayısının 9000 günden 7200 güne düşürülmesi yönündeki çalışmalarla bu sürecin birleştirilmesi de beklentiler arasında bulunuyor. Sosyal güvenlik uzmanları, tüm bu taleplerin karşılanmasının ciddi bir bütçe yükü getireceğini belirterek, hükümetin daha çok sınırlı ve aşamalı bir geçiş formülünü tercih edebileceğine dikkat çekiyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım