Kadına yönelik şiddet geri kalmış toplumlar devam ediyor

Paydaş ; kadın ekonomik olarak kocaya bağlı kaldığı zaman erkeğin kadınla eşit tutulma durumu ortadan kalkmış oluyor.

Kadına yönelik şiddet geri kalmış toplumlar devam ediyor

Paydaş ; kadın ekonomik olarak kocaya bağlı kaldığı zaman erkeğin kadınla eşit tutulma durumu ortadan kalkmış oluyor.

Kadına yönelik şiddet geri kalmış toplumlar devam ediyor
17 Kasım 2020 - 18:12
Reklam

İş adamı İhsan Paydaş ; Kadına şiddetin tarihsel bir olgu olduğunu kabul etmemiz lazım bunu ilkel çağdan orta çağ, köleli toplumdan hala 20.asra girmemize rağmen halen kadına yönelik şiddet geri kalmış toplumlar başta olmak üzere devam etmektedir. İstanbul sözleşmesinin ana prensiplerinden bir tanesi birleşmiş milletler nezdinde uluslar arası antlaşma ve tavsiye niteliği taşıyan metinler üzerinde çalışılıp böyle bir anlaşma metni çıkarmışlardır. Bu metinlerin ana temelleri erkek ile kadın arasında ki temel eşitsizliğin ortadan kaldırılması burada sorun yok ama bir taraftan toplum içerisinde kadının eğitim temelini kurmadan kadını güçlendireyim derken diğer taraftan toplumsal aileler içerisinde çok ciddi mana da aile cinayetlerine de sebebiyet verebiliyoruz. İstanbul anlaşması, BM’ye bağlı uluslar arası nezdinde tavsiye niteliğini taşıyan ve anlaşmalar üzerinde oluşan metinlerin değerlendirilmesi sonucu çıkan bir anlaşmadır. Ana temellerinden biri kadınların parantez içerisinde kızlarımızın zorla evlendirilmesi, taciz, tecavüz, erken yaşta evliliğe zorlanma, darp, şiddet ve şiddetten sonra kadınların geçirmiş olduğu travma neticesinde girmiş olduğu haller. Bunların hepsi İstanbul sözleşmesinin metinlerinde yer almaktadır, gelişmiş toplumlar da uygulanma ortamı farklıdır, Türkiye gibi toplumlar da bunun uygulanması farklıdır özellikle Doğu ve Güney Doğu bölgesine baktığımız da kadınla erkek arasında ki eşitsizliğin ortadan kaldırılması için öncelikle kadınlarımızın ciddi bir alt yapıda eğitimden geçirilmesi lazım. Ailelerin kızlarını muhakkak okutması lazım, diğer taraftan kızlarımızın ekonomik özgürlüklerinin kazanma noktasında ailelerin erkeklere oranla kızların üzerinde durması lazım.
Paydaş  Kızlarımıza mirastan pay verilmediğini duyuyoruz halen, kadın ekonomik olarak kocaya bağlı kaldığı zaman erkeğin kadınla eşit tutulma durumu ortadan kalkmış oluyor. Bizim öncelikle kadınların toplumda yerlerini alabilmeleri için ailelerin buna öncü olmaları lazım ama kızı okutmadığın zaman, kızı mirastan mahrum bıraktığın zaman bunu da kocaya veriyorsun eğer koca da karaktersiz, şahsiyetsiz ise evde çıkacak bir anlaşmazlık neticesinde kadının gidecek yeri kalmıyor. Bizim toplum da kadın baba evinden çıktıktan sonra eti benim kemiği senin misali kocanın inisiyatifine bırakılıyor, ekonomik özgürlüğünü kazanmış bir memur kadını düşünelim, kendi ekonomik kazancı ile ayakta duran bir kadının erkek şiddetine maruz kalma oranı ile ekonomik özgürlüğünü kazanmamış bir kadının şiddete maruz kalma oranı bir değildir. Çünkü ekonomik özgürlüğünü kazanmış bir kadın koca oluyorsa eyvallah olmuyorsa sen yoluna ben yoluma der, farkındaysanız bir ülkenin ekonomik sıkıntısı ne kadar artarsa boşanmalar da o seviye de artıyor, kadın cinayetleri o seviye de artıyor. Çünkü koca iş bulamıyor, koca işsiz, koca parasız, adam eve geliyor evi geçindirecek para yok haliyle ekonomik sıkıntılar insanın ister istemez psikolojisini de bozuyor hal böyleyken eğer kadının ekonomik anlam da sıkıntısı yoksa hem aile bütçesine katkı sunacak hem de onun yeri koca için farklıdır. Hal böyleyken kadın ile erkek arasında ki eşitsizliği ortadan kaldırmak mümkün değil. Dedi,

YORUMLAR

  • 0 Yorum