Ekonomi

Konut Kredisi Faizleri Uçtu: Ev Sahibi Olmanın Maliyeti Katlandı!

Uluslararası piyasalarda yaşanan jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki ani yükselişler, Türkiye'de kredi piyasalarını doğrudan etkisi altına almaya devam ediyor.

Abone Ol

Uluslararası piyasalarda yaşanan jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki ani yükselişler, Türkiye'de kredi piyasalarını doğrudan etkisi altına almaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan son veriler, tüketici kredilerindeki faiz artış trendinin özellikle konut tarafında belirginleştiğini gösteriyor. Şubattaki faiz indirim döngüsünün ardından gerileyen finansman maliyetleri, küresel çalkantıların başlamasıyla birlikte yeniden zirve seviyelere tırmanış kaydetti.

Savaş ortamının ve enflasyonist beklentilerin finansal piyasalara yansıması, yıllık ağırlıklı ortalama konut kredisi faizlerini gözle görülür biçimde sıçrattı. Savaş öncesindeki 27 Şubat haftasında %34,63 seviyesinde bulunan yıllık ortalama faiz, mart başındaki kısa süreli düşüşün ardından hızla tırmandı. 17 Temmuz haftası itibarıyla %41,23 seviyesine kadar ulaşan bu oran, geçtiğimiz yılın ağustos ayında kaydedilen %40,03'lük kritik eşiği de geride bırakarak son dönemin en yüksek değerlerinden birini kaydetti.

Tüketici Kredileri Ve Bankacılık Ürünlerinde Genel Faiz Trendi

Finansman maliyetlerindeki artış dalgası yalnızca konut sektörüyle sınırlı kalmayıp bireysel borçlanmanın tüm kalemlerine yayıldı. Aynı zaman dilimi içerisinde ihtiyaç kredisi faiz oranları %56,79 seviyesinden %64,98 seviyesine kadar yükselerek en yüksek artışın yaşandığı alan oldu. Kredili mevduat hesaplarını da kapsayan genel oranlar %60,50 seviyesinden %63,41 seviyesine çıkarken, otomobil sahibi olmak isteyenlerin başvurduğu taşıt kredilerinde ise faizler %39,12 seviyesinden %47,26 seviyesine kadar tırmandı.

Bankacılık sektöründeki kredi türleri detaylıca incelendiğinde, yıllık ağırlıklı ortalama faiz oranının %41,23 ile halen en düşük seviyede konut kredilerinde seyrettiği anlaşılıyor. Yıl ortasına doğru taşıt kredileri ile konut kredileri arasındaki faiz makası daralmış, hatta taşıt finansmanı lehine dönmüş durumdaydı. Ancak Temmuz ayının ortasına gelindiğinde iki kredi türü arasındaki fark 6,03 puana kadar çıkarak konut kredisini yeniden en düşük maliyetli seçenek konumuna getirdi. Ticari krediler ise %53,75 faiz oranıyla ihtiyaç kredilerinin hemen arkasından geldi.

Politika Faizindeki Değişim Ve Aylık Taksit Hesabındaki Tablo

Merkez Bankası'nın geçtiğimiz dönemin sonunda başlattığı faiz indirim adımları ile politika faizi %50 seviyesinden %37 seviyesine kadar çekilmişti. Bu gevşeme politikası sonucunda şubat ayı içerisinde aylık konut kredisi faizleri %2,49 seviyesine kadar gerileyerek vatandaşlar için bir nebze erişilebilir hale gelmişti. Ancak güncel piyasa şartlarında aylık konut kredisi faiz oranları bankalara bağlı olarak %2,88 ile %5,00 bandı arasında geniş bir yelpazede değişiklik gösteriyor.

Faiz oranlarındaki bu değişimlerin kredi geri ödemelerine olan doğrudan etkisi, rakamsal boyutlarda net biçimde ortaya çıkıyor. Yüzde 2,49 aylık faiz imkanıyla 1000000 TL tutarında ve 120 ay vadeli finansman kullanan bir vatandaşın aylık ödemesi 26273 TL olurken toplam geri ödeme tutarı 3180000 TL seviyesinde gerçekleşiyordu. Piyasada şu an ulaşılabilecek en uygun oran olan %2,88 faiz seviyesinde ise aynı vadeli 1000000 TL'lik kredinin aylık taksiti 29787 TL seviyesine yükselerek hane bütçesini zorlayan bir seviyeye ulaştı.

Kredi Sektöründeki Özel Destekler Ve Gelecek Beklentileri

Maliyetlerin yükseldiği ve kredi erişiminin zorlaştığı bu piyasa koşullarında, bankacılık sistemi belirli kesimlere özel finansman imkanları sunmayı sürdürüyor. Küresel risklerin getirdiği faiz yükü nedeniyle genele yayılan düşük maliyetli kredi devri kapanırken, mevcut şartlarda daha uygun oranlı konut kredisi olanakları sınırlı çerçevede tutuluyor. Şu an için sektör genelinde düşük faiz avantajından faydalanabilen ana kitleyi yalnızca yeni evlenecek çiftler oluşturuyor.

Önümüzdeki süreçte faizlerin nasıl bir seyir izleyeceği, küresel jeopolitik gelişmeler ile yurt içindeki enflasyon hedeflerine bağlı olarak şekillenecek. Piyasalar bir yandan enerji maliyetlerindeki oynaklığı takip ederken diğer yandan Merkez Bankası'nın atacağı yeni adımları gözlemliyor. Finans uzmanları, küresel piyasalardaki belirsizlikler durulmadığı sürece konut kredilerindeki yüksek maliyet yapısının ve sıkı finansman şartlarının bir süre daha korunabileceğini vurguluyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım