Reklam

Kültüre sahip çıkmıyoruz

Göktepe; Şanlıurfa’da yaz ayları çok sıcak ve uzun geçmektedir. Sıcağın etkisini azaltmak için sokaklar dar yapılmıştır.

Kültüre sahip çıkmıyoruz

Göktepe; Şanlıurfa’da yaz ayları çok sıcak ve uzun geçmektedir. Sıcağın etkisini azaltmak için sokaklar dar yapılmıştır.

Kültüre sahip çıkmıyoruz
20 Aralık 2019 - 18:12

Şanlıurfa kültürü üzerine araştırmalar yapan Mehmet Fethi Göktepe Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ; Şanlıurfalıyım. Şanlıurfa kültürü üzerine araştırmalar yapıyorum. Şanlıurfa sokakları kurulduğundan beri dar bunun sebebi de Urfa’mız çok sıcak Urfa da ağaç sayısı çok az urfanın hangi sokaklarından girerseniz girin Şanlıurfa’nın bütün sokakları dardır. Şanlıurfa’da yaz ayları çok sıcak ve uzun geçmektedir. Sıcağın etkisini azaltmak için sokaklar dar yapılmıştır. Eskiden arabalar yoktu, taşıt yoktu eskiden merkepler ve develer vardı.  Bunlarla çarşıya yük taşınırdı. İnsanlar bu yükleri çarşıya götürmek için ve daha az güneşten etkilenmek için bu dar sokakları yapıp içinden geçiyorlardı ve güneşin sıcaklığından korunuyorlardı. Şanlıurfa’nın eski ev dokularına baktığımız zaman çoğunun damları bacalı, tuğlalı ve çatılı ve geri kalan kısmını da kaplardan oluşmaktadır. Evlerin üstleri toprak ve kum karışımı ile yapılmaktadır. Bu damlar kış aylarında loğlanır ve bu evler kışın sıcak yazın ise serin evlerdir. Şanlıurfalılar daha iyi yaşamak için dar sokaklar yapmışlardır. Sokaklarımızda eskiden yaşlıların dinlenmesi için soluk taşları bulunurdu. Şanlıurfa’nın hayatlı evlerine girerken bu evlerinin girişlerinde iki taş bulunmaktadır bu taşlara dinlenme, ata binme talaşalıda denilmektedir. Şanlıurfa’ya gezmek için gelen insanlar Şanlıurfa’nın eski sokaklarında geziyorlar. Şanlıurfa’da çok büyük bir kültür vardı. Son zamanlarda apartman kültürüne geçildiği için hayatlı evler vasıflarını kaybettiler. Şuanda hayatlı evler konuk evi ya da taziye evleri olarak kullanılıyorlar. Şanlıurfa’nın Hayatlı evleri dünyada hiçbir yerde yoktur sadece Urfa da vardır. Hayatlı evler taş yapılarıdır. Şanlıurfa çok muazzam bir kültüre sahiptir. Fakat biz bu kültüre sahip çıkmıyoruz inşallah buna yetkilerimiz bir çözüm bulurlar. Şanlıurfa’da her sene isot kurutulmaktadır. Kabak, biber, acurlardan çeşitli kaka türleri yaparız. Bunlar yapılırken de hepsini damlardan kuruturlardı. Eskiden tahtlar vardı kaklar ve acurlar iplerden geçirilip bu tahtlara asılarak kurutulurlardı. Evin bütün erzakları evde hazırlanırdı.+Şanlıurfa çok zengin bir kültüre sahip ve bu kültürde bulunan hiçbir şey dünyada bulunmamaktadır. Şanlıurfa da son zamanlarda yeni bir kazı yapılıyor bu kazıda da yapılan bu kazılarda ise göbeklitepe den üç bin yıl daha geriye götürülmektedir. Şanlıurfa tarihin ana merkezidir. Urfa demek dünya tarihi demektir. Bundan dolaysı Şanlıurfa kültürüne ve eski sokaklarımıza sahip çıkmalıyız. Eski sokaklarımıza şimdi gittiğimiz zaman bazı gençler sprey boyalarla sokakların duvarlarına yazılar yazmaktadırlar bu sokakları aslında İtalya, ispanyadaki gibi kıymetini bilmeliyiz restore etmemiz gerekmektedir ve bunları koruma altına almamız gerekmektedir. İlerde torunlarımız, dışarıdan gelen turistler bu kültürden yararlansınlar diye elimizden geldiği kadar bunları koruyup sahip çıkmamız gerekmektedir. Eskiden Urfa evleri birbirine çok yakınlardı bu kadar evlerin bir birine yakınken hiçbir hırsızlık olayları kesinlikle olmazdı. Eskiden komşuluk ilişkileri, dostluk ilişkileri çok kuvvetliydi. Şimdi apartman sistemine geçildiği için komşuluk ilişkileri eskiye göre çok az sayıda eskiden bizim hayatlı evlerimizde sokak kapından girince sağ tarafta kırmızı bir avlu ağacı vardı solda ise beyaz bir avlu ağacı vardı zakkum dediğimiz bu ağaçlar sinek ve haşerelerin gelmemesi için dilmişti yine bu evlerin ortasında bir havuz vardı. Çok güzel evlerimiz vardı şimdi ise apartman sisteminde Allah korusun bir deprem olduğu zaman bir sürü ev yıkılmakta ve can kaybı yaşanır hayatlı evlerde ise tek katlı olduğu için her hangi bir felaket odlumu sadece bir ev yıkılırdı. Geçmişte Şanlıurfa’ da üç defa sel olmuştur Urfa sokaklarına hiçbir şey olmamıştır. Çünkü bunların temel yapıları çok sağlamdır. Şanlıurfa’nın kürtünde çok muazzam bir işçilik, ustalık ve kalfalık vardır. Çok güzel bir kültüre sahibiz fakat buna sahip çıkamıyoruz her şeyimize böyle sahip çıkmayarak kaybediyoruz biz para kazanmaya çalışırken muazzam bir kültürü yok ediyoruz. Şanlıurfa ya gelenler bizim kültürümüzü görmeye geliyorlar. Mardin Şanlıurfa’nın dörtte biri olan bir ildir tarihi dokusu değiştirilmediği için milyonlarca insan Mardin’i ziyarete gidiyor. Bu yıl göbeklitepe yılı olarak ilan edildi biz sahip çıkamadık buraya gelenler günü birlik gelip gaziantepte konaklanıyorlar. Şanlıurfa’da sadece göbeklitepe, balıklıgöl haşimiye değil Urfa birçok tarihi ve zengin bir kültüre sahiptir. Şanlıurfa da yeterli otellerimiz yok Urfa’ya gelen misafirlerimiz nerede kalacaklar. Biz bu evleri bu sokakları kültürümüze kazandırmış olsaydık insanlar gelip burada butik otel olarak kalabilirlerdi. Bizim kesinlikle bu kültüre sahip çıkmamız gerekiyor.
 
Urfa sokakları ;  Dar ve yüksek duvarlı sokaklar, sokağa taşkın çıkmalı ikinci kat odalarıyla (çardak-köşk),  soğuk demir işçiliğinin ürünü olan stilize bitkisel süsle­meli pencere kafesleriyle,  "Kabaltı" denilen ve so­kağın 5-10 metrelik bir bölümün örten beşik to­nozlu kapalı kısımlarıyla, "Tetırbe" tabir edilen çıkmazlarıyla, meydanlarıyla ve bazalt taş (karadaş) döşemeli yollarıyla bölgeye özgü bir görünüm ve­rirler.
Yusuf Paşa Mahallesi Vezir Hamamı doğusun­daki Zincirli Sokak ile Yıldız Meydanı'nın kuzey­doğusundaki  Yorgancı Sokak, bütün bu özellikleri üzerlerinde taşıyan en güzel sokak örneklerinden­dir. Sultan Hamamı'ndan Kale Boynu'na çıkan Hacı Abo Yokuşu üzerindeki meşhur Hacı Abo Kabaltısı, çok sayıdaki kabaltıların en uzunudur. Horoz Tetirbesi, Reji Tetirbesi, Bekmez Tetirbesi, Urfa'nın en uzun çıkmaz sokağı olan ancak bugün yıkılmış bulunan Molla Ali Tetirbesi, çıkmaz sokak­ların başlıcalarındandır. Su Meydanı, Bidik Mey-danı, Karpuz Meydanı, Hokka Meydanı, Bıçakcı Meydanı, Ellisekiz Meydanı, Türk Meydanı gibi meydanlar, sokakları birbirine bağlayan önemli kavşak noktalarıdır.
Sokak Kapıları; Oldukça görkemli olarak planlanmış sokak kapı­ları, malzeme yönünden tahta, tutya (çinko) kapla­malı tahta olmak üzere iki gruba; şekil yönünden ise "tek çenetli" (bir kanatlı), "çift çenetli" ve "enikli" (büyük kapı içersine yerleştirilen küçük kapılı) ol­mak üzere üç ana gruba  ayrılır. Bu kapıların üzer­lerine iri yuvarlak başlı kabara çivilerle ay-yıldız motifleri yapılmış, sanat değeri taşıyan  el emeği ürünü çeşitli şekillerde tokmaklar yerleştirilmiştir. Kapı arkasındaki yan duvarlardan biri içersine yer­leştirilen ve "zormak" (zoğnak) denilen ağaç "süre­cek"lerle kapı emniyeti sağlanmıştır.
Sokak kapılarının alınlıklarında zengin taş süs­lemelere yer verilmiştir. Alınlıklarda genellikle üst sırada yatay durumda ve kapı genişliğinde bir mu­karnas frizi, bunun altında ortada kitabe, sağında ve solunda geometrik motifli sekizgen rozetler bu­lunur.
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum