Hayvan kürklerinin işlenerek giysi haline getirilmesi insanlık tarihinin en eski sanatlarından biri olan Kürkçülük mesleği ; Ana rahminde ölen, ya da en fazla 5 aylık iken ölen kuzuların tüylü derilerinden yapılan düz yakalı (yakasız), dış kısmı "Şakaf" denilen siyah kumaşla kaplı aba gibi bolca giysiye Urfa’da Kürk denilmekte,. Urfa’ya has olan bu giysi, Anadolu’da Urfa dışında başka bir yerde yapılmamaktad ve Bilhassa kış aylarında yaşlı ve orta yaşlı kimseler tarafından giyilmekte, 1970’li yıllardan bu yana Şanlıurfa’da kürk yelek yapımına başlanmış, Gayet ince deriden kıvırcık tüylü olan bu yelekler kaba olmadıklarından ceket altına giyilebilmekte, mide, böbrek ve bel ağrıları olanlar tarafından bilhassa tercih ediliyordu. Şanlıurfa’da imal edilen kürklerin % 25’i il merkezinde ve çevre illerde, % 75’i ise kış geceleri soğuk çöl iklimine sahip Suriye, Irak, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve ıran gibi ülkelere ihraç edilmektedir. Bazen bu ülkelerden gelen tüccarlar, kürkleri toptan olarak satın alıp ülkelerine götürmekte ve Böylece bu ata sanatı canlılığını koruyor ve ülkemize döviz kazandırmakta idi. Ancak, Ortadoğu çoğrafyasında iç savaşlar nedeni ile ihracak durmuş esnaf ise ürettiğini satamaz duruma gelmiştir.
Şanlıurfa Gazetesi olarak esnafımızı ziyaret ederek sorunlarını dile getirmeye varsa taleplerini ilgilere duyurmak amacıyla haberleştiriyoruz. Kürkçülük ustası Mehmet Ali Mızrakçı, 63 yıldır kürkçülük yapıyor. 12 yaşında mesleğe girmiş. 75 yaşında olmasına rağmen mesleğini sürdürüyor. Urfada 80 kürçü varmış ancak şimdi bu dükkanlar ekonomik nedenlerle kapanmış. Mızrakçı ,. Meslek öldü artık kimseden bir isteğimiz yok. Bende öldüm mü gelip dükkanı satarlar. Çocuklarım memur oldu bu işi yapacak başka kimse de yok. Şimdi biz oyalanıyoruz diyor.
Bu mesleğin gelecek nesillere aktarılması için Kültür Müdürlüğü veya meslek teşekkülleri acaba ne yaptı.Bence hiçbir şey yapmadı. Bu değerler 3-5 sene sonra arayıp kıymetini bilmenin bir anlamı yok. Bu ustalarımız sağ ve sağlıklı iken bilgi ve tecrübelerinden istifade etmemiz lazım. Tarihi bilgilerini yazımın girişinde anlatmaya çalıştım. Şu anki durumu da Mehmet Ali mızrakçının anlattığından aktartım. Bundan sonra söz ilgili kurum ve kuruluşlarda.