KIZAMIK HASTALIĞINA GENEL BAKIŞ

Abone Ol

Öğrenciliğim döneminde tamamen eradike olmak üzere olduğunu ifade ettiğimiz kızamık hastalığı bundan yaklaşık 13 yıl önce tekrar hortladı. Aşı kampanyaları, toplumsal duyarlılık ve hastane personelinin feraseti sayesinde bir miktar kontrol altına alınsa da hala gündemimizde bütün ciddiyetini korumaktadır.

Kızamık hastalığına kızamık virüsü neden olur. İnsanlar bilinen tek kaynaktır. Hastalık, solunum yoluyla bulaşmakta, ateş, döküntü ile seyretmektedir. Beraberinde öksürük, burun akıntısı, halsizlik ve gözde kızarıklık gibi belirtiler bulunabilir. Kızamığın kesin tanısı laboratuvar doğrulamasıyla konur.

Daha önce kızamık geçirmemiş veya kızamık aşısı ile korunur hale gelmemiş birisi kızamık ile karşılaşırsa, neredeyse %100 hastalanır ve bu bir hasta ile karşılaşıldığında o hastalığı geçirme riskinin ve bulaştırıcılığın en yüksek olduğu hastalıklardan biridir. Virüs, hava yollarındaki damlacıkların solunmasıyla ya da enfekte kişilerin burun ve boğaz salgılarının doğrudan ya da dolaylı olarak (bulaşmış nesneler aracılığıyla vb) temasıyla bulaşır. Bu özellikleri nedeni ile de toplum içerisinde çok kolay yayılır. Dünya genelinde, her gün aşıya ulaşamayan, 380 çocuk kızamıktan ölmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından; gerçek vaka ve ölüm sayılarının bildirilen sayılardan yaklaşık 10-50 kat daha fazla olduğu tahmin edilmektedir.

Kızamık hastası bir kişiyle temas sonrası hastalığın gelişmesi için gereken süre ortalama 10-12 gündür. Kızamık hastalığı olan kişiler döküntünün başlamasından dört gün öncesine kadar, döküntünün başlamasından itibaren ise dört gün boyunca bulaştırıcı kabul edilmektedir. Bildirilen kızamık vakalarının yaklaşık %30’unda bir ya da daha fazla komplikasyon gelişmektedir. Bir yaş altı çocuklarda ve erişkinlerde ciddi komplikasyon riski daha yüksektir. Kızamık geçirenlerin %1 ile 6’sında zatürre, %6’sında ishal, %7-9’unda ciddi orta kulak enfeksiyonu, 1000 vakada bir körlük ve beyin iltihabı görülür. Gelişmekte olan ülkelerde her 20 kızamık vakasından biri kaybedilmektedir.

Kızamıktan nasıl korunabiliriz dediğinizi duyar gibiyim. Kızamığın bilinen tek tedavisi aşı yaptırmaktır. Tedavisinde ise; Kızamık hastalığın tedavisinin esasını destek tedavisi (istirahat, sıvı tedavisi, A vitamini ve komplikasyonlara yönelik müdahaleler) oluşturmaktadır. Hastaların döküntülerin başlamasından sonraki bir hafta boyunca evden çıkmaması ve sağlam kişilerle temasının kısıtlanması hastalığın yayılımını azaltacaktır.

Dünya Sağlık Örgütü ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin hazırlamış olduğu ortak raporda son 25 yılda ilk kez kızamık aşısı olmayan çocuk sayısının bu kadar fazla olduğu ifade edildi. Bu ortak rapora göre 2020 yılında kızamık vakalarında sayısal olarak azalma görülmüş olmasına rağmen riskin giderek arttığı vurgulandı. Dünya çapında ölümcül salgın riski artıyor, aslında fırtına öncesi sessiz olduğumuz yılları yaşıyoruz. 2019 yılı ile 2020 yılı karşılaştırıldığında dünya genelinde toplam 3 milyon çocuk daha kızamık aşısı olmamış ve bu sayı 22 milyon çocuk sayısına ulaşmıştır. İkinci doz kızamık aşısı hedefi olan %95 oranı maalesef dünyada %70 oranında kalmıştır. Dünya çapındaki salgın nedeniyle kızamık aşısı kampanyaları da dünya genelinde maalesef yapılamamıştır. DSÖ, kızamık tarama ve izleme oranlarında da düşüş yaşandığını, laboratuvarlara test için gönderilen örneklerin son 10 yılın en düşük seviyesinde olduğunu belirtti. Bu da dünya genelindeki riski açıkça ortaya koymaktadır. Bilinen en bulaşıcı hastalıklardan biri kızamık, çoğunlukla çocuk olmak üzere yılda 60 binden fazla kişinin ölümüne yol açabilmektedir. Aşılamanın dünya genelinde yaygınlaşması öncesindeyse yılda 1 milyondan fazla kişinin kızamıktan öldüğü biliniyor. Kızamık aşısı hastalığa bağlı ölüm vakalarını ciddi sayıda azaltmakta ve oluşabilecek komplikasyonları engelleyebilmektedir.

Aşı yaptırmayı ihmal etmeyin!

Sağlıkla kalın!