Kelimenin en bilinen kökeni Yunan mitolojisine dayanır. Onun bu hikâyesi, yüzyıllar boyunca sanata ve edebiyata ilham olmuş; dayanıklılığın, azmin ve ağır bir yükün altında ezilmenin sembolü hâline gelmiştir.
Anatomideki Atlas: Başımızı Taşıyan İlk Omur
Tıpta, omurganın en üstünde, kafatasını doğrudan taşıyan ilk boyun omuruna (C1 omuru) da Atlas adı verilir. Bu küçük ama hayati kemik, başımızın tüm ağırlığını üstlenir ve ona hareket kabiliyeti kazandırır.
Oysa biz farkında değilizdir ama Atlas, yalnızca bir kemiğimiz değil, aynı zamanda bir metafor gibidir. Duruşumuzun, karakterimizin ve ruh hâlimizin en somut yansımasıdır. Başımız dik, omuzlarımız gergin olduğunda kendimizi daha güçlü hissederiz. Başımız öne eğik ve çökük olduğunda ise dünya bize daha ağır gelir.
Hayatın koşturmacasında kendi Atlas’ımızı ihmal ederiz.
Peki, Atlas'ın hizalanması bozulursa?
Bozulma Nedenleri:
-
Fiziksel travmalar (Trafik kazaları, yüksekten düşme, başa alınan darbeler)
-
Kötü postür ve masa başı çalışma
-
Stres ve kas gerginliği
-
Diş sıkma ve çene bozuklukları
-
Yanlış uyku pozisyonu
-
Romatizmal hastalıklar (Romatoid artrit)
Ve bunların bir sonucu var:
-
Boyun ağrısı ve baş hareketlerinde kısıtlılık
-
Baş dönmesi ve denge kaybı
-
Baş ağrıları ve migren
-
Kollarda ve ellerde uyuşma, karıncalanma, güç kaybı
-
Yutma ve konuşma zorlukları
Bu sonuçları ortadan kaldırabilmek için tanı konulan vakalarda; doğru değerlendirme, kişiye özel ve uygun manuel terapi teknikleriyle yaşadığınız şikâyetlere son verilebilir.
Önemli uyarı: Atlas'ın doğru hizalanması gerekmektedir.
Atlas’ına iyi bak, çünkü o, seni sen yapan tüm hikâyenin en başındaki ve en sadık taşıyıcısıdır.