Öfkenin en çok sebeplerinden birisi iletişimsizlik

Ağıt; bozuk iletişim daha doğrusu bizler iletişimde sorun yaşadığımızda da öfkemizi bastırma yoluna gidebiliyoruz ve bu daha sonra patlamalar olarak ortaya çıkıyor.

Öfkenin en çok sebeplerinden birisi iletişimsizlik

Ağıt; bozuk iletişim daha doğrusu bizler iletişimde sorun yaşadığımızda da öfkemizi bastırma yoluna gidebiliyoruz ve bu daha sonra patlamalar olarak ortaya çıkıyor.

Öfkenin en çok sebeplerinden birisi iletişimsizlik
17 Mayıs 2022 - 18:09

          Psikolog Aynur Arslan AĞIT Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada :   Öfkemizi kontrol edebilmemiz için sınırını ve miktarını ayarlayabilmemiz için ana sorun şu, beni öfkelendiren ana duygu ne? Ben hangi duyguyla mücadele ederken sıkıntı yaşıyorum ve öfkeleniyorum, mücadele edemiyorum. Ben gerek çevreme gerek danışanlarıma şu soruyu soruyorum, ikinci duygunuzu keşfetmeniz önemli, ben ne zaman öfkeleniyorum? Ben kime karşı öfkeleniyorum? Hangi sıklıkla öfkeleniyorum? Bunlar çok önemli çünkü çözüm yoluna baktığımız zaman bizi öfkelendiren ana duyguyu öğrenmemiz gerekiyor. Eğer ben haksızlıklara dayanamayıp öfkeleniyorsam iletişim yollarımı kuvvetlendirmem gerekiyor, eğer ben güvensizlik duygusuyla baş edemeyip öfkeleniyorsam kendi kişisel gelişimime katkı sağlamam gerekiyor o yüzden bu çok önemli çünkü bizim öfkelendiğimiz durumlar değişkenlik gösterir. Bazen trafik de ortaya çıkar aynı problemi farklı bir gün yaşadığımız zaman bazen öfkelenmeyiz ya da iş hayatında insanlarla ilişki kurarken öfkelendiğimiz durumda bazen sosyal arkadaş ortamında öfkelendirmez bizi o yüzden ikinci tür bizim için çok önemlidir. Durumlar bizi öfkelendiren olaylardan çok o durumlar bizi ikinci duygularımızı harekete geçiriyor ve biz bunlarla baş edemiyoruz o yüzden öfke kontrolü yöntemlerinden biri budur, duyguyu ortaya çıkarıp bunu çözmek. Peki, biz bunu nasıl çözeceğiz. Öfkenin en çok sebeplerinden birisi de iletişimsizliktir, bozuk iletişim daha doğrusu bizler iletişimde sorun yaşadığımızda da öfkemizi bastırma yoluna gidebiliyoruz ve bu daha sonra patlamalar olarak ortaya çıkıyor. O yüzden doğru iletişim çok önemli burada doğru iletişimin altını çizmek istiyorum. Suçlamadan ya da kendini büyük savunma ortamlarına sokmadan sadece öfkelendiğimiz zaman ne hissediyorsak bunu öfkemizin muhatabıyla konuşmamız gerekiyor. Güvensiz hissediyorum, yetersiz hissediyorum, bir örnek üzerinden gidelim diyelim ki kişi aile de hiçbir problem yaşamıyor gayet güzel geçiyor, arkadaş ortamı da iyi ama işe gittiği zaman gerek patronuyla gerek iş arkadaşlarıyla sebepsiz yere öfke krizlerine girebiliyor. Ya da tam tersi iş hayatı çok güzel, okul çok güzel gidiyor, sosyal hayatı çok güzel ama evde partneriyle ya da ailenin diğer üyeleriyle problem yaşıyor. Burada tetikleyici duygu çok önemli ve bu duyguyu oturup doğru iletişim yöntemleriyle beraber karşılıklı konuşmak ama bazen bu öfke patlamalarının sebebi karşıda ki kişiler olmayabiliyor. Çoğu zaman eğer büyük krizler yaşıyorsa kişi ve sebepsiz yere öfkelendiğini düşünüyorsa çoğu zaman da karşıda ki kişi olmuyor, öfkenin asıl kaynağı kişinin kendisi oluyor. Orada da kişilere şunu öneriyoruz aslında kişinin kendini tanıması gerekiyor burada da. Benim eğer her konuda haksızlığa uğradığımı düşünüyorsam tabi benim birazcık hak noktasında geçmiş öyküm de kendi hikâyem de haksızlığa uğrayıp bunu ifade edemediğim ortamlar da bulunmuş olabilirim. Ya da ciddi anlam da problemlerim varsa kendi içimde sevilmediğimi düşünüyor olabilirim. Yetersiz hissediyorsam gerçekten çalıştığım işte olabilir, hayatım da sosyal ilişkilerim de olabilir ciddi anlam da yetersiz durumlar da bulunuyor olabilirim. Ya da bu çok hissettirilmiştir bende bir aşağılık kompleksi gelişmiştir bu yüzden de bunu hissediyor olabilirim, öfkemin ardında ki ikinci duygu bazen karşıda ki kişiden değil kendimden kaynaklıdır. Burada da şunu öneriyoruz, bir uzmandan yardım almanızı ya da gerçekten yetersizlik duygunuzun gerçeklik payı varsa kendinizi geliştirebilmenizi, aile üyelerinden, sosyal çevreden yardımlar alabilmenizi öneriyorum. Aynı zaman da yine uzun vadeli çözümler olarak da araştırmalar gösterdi ki kişiler egzersizler veya spor olarak hayatlarına bir hareket getirdiklerinde öfkeyi çözüyorlar, çözmekten ziyade aslında bunu doğru kaynaklara yöneltebiliyorlar. Bir fiziksel veya psikolojik şiddet yerine aslında vücut mental olarak zorlandığı zaman fiziksel olarak kendini yoruyor ve mental olarak daha rahatlamış bir hale bürünüyor. O yüzden ben herkese şunu öneriyorum 2 güne 1, 3 güne 1, 20 dakika da olsa açık hava da yürüyüş ya da koşu olabilir, dışarı çıkma imkânımız yoksa evde aynı şekilde müzik eşliğinde olabilir ya da televizyon izlerken bile kendi bulunduğumuz alanda egzersiz yapabiliriz. Meditasyon da öneriyorum, bunu söyleyince bazen insanlar ön yargılı davranabiliyorlar, meditasyon illa şey değil, bir mat sereceksin, bağdaş kuracaksın ellerimi açacağım ve odaklanmaya çalışacağım değil. Meditasyonun ana temel noktası, an da kalabilmek ve biz hayatın koşuşturmacasın da, an da kalamıyoruz, kendimizi dinleyemiyoruz ve sıkışmış hissediyoruz. O yüzden şunu söylüyorum, yemek yerken televizyonunuzu kapatın ve sadece yemeğe odaklanın ya da günün belirli bir saati hiçbir şey yapmayın sadece oturun. Ama bu durum telefonla oynayın anlamına gelmiyor, hiçbir şey yapmayın, sadece oturun ve kendinizi dinleyin, bedeninizi dinleyin, bunlar uzun vaat ed de bizim öfkemizi çözmemize yardımcı olacak konular. Burada şöyle bir soru da geliyor, ben öfke patlaması yaşadım ya da yaşıyorum. Evet, geri plan da bunları yaşıyorum, ilişkilerimi düzenlemeye çalışıyorum ama hayat gerçekten zorlayıcı bir süreç ve ramazan ayında daha da zorlayıcı bir dönemin içerisindeyiz. Öfke bir an da yükselen bir duygudur ama bunun öncesinde bize ipuçları verir bazı insanlara sıcak basar, nefesi hızlanır, kendini sıkar, dişlerini sıkar bu ipuçlarını takip etmemiz çok önemli, kişinin kendini tanıması önemli. Sinirlenmeden hemen önce yarım dakika önce, bir dakika önce ne oluyor benim vücudumda? Bunu takip etmemiz önemli, bu öfke patlamasına vücudumuz gelmeden kontrol edebilmeliyiz çünkü öfke patlaması yaşadığı anda kişinin sempatik ve parasempatik sinir sistemi hareketlenmeye başlıyor. Ve artık mantıklı düşünce dediğimiz düşünce baskın oluyor, kişi duygusal tepkiler vermeye başlıyor ve gerek fiziksel gerekse psikolojik şiddete başvurabiliyor, istemediğimiz durumlar karşımıza çıkabiliyor o yüzden o patlama yaşanmadan hemen önce ki ipuçları bizim için önemli. Diyelim ben bu ipuçlarını fark ettim, vücudum kasılıyor, dişlerim titremeye başlıyor be ayağımı yere vuruyorum bu durum da ne yapmam gerekiyor? İlk olarak uzaklaş, örneğin trafikteyim iftara yetişmeye çalışıyorum, hava sıcak, susamışım, acıkmışım ve arabanın biri önüme kırdı ve çok sinirlendim. Bu durumda kolay olan tepki bağırıp, çağırmak, kornaya basmak hatta maalesef ülkemiz de bunlar da oluyor arabanın hemen altında bir sopa ve bu sopa ile neler yapabilirim? İneyim hemen göz korkutayım düşünceleri ki aslında bu kolay olan. Ama kısa vade de çözüm gibi görünse de uzun vade de hem kişiyi hem de çevresini büyük zararlara sokan bir süreç. Burada şunu söylüyoruz çek sağa, çünkü önüne araba kırdı ve sen terlemeye başladın belli ki çok sinirleniyorsun bu yüzden sağa çekiyoruz. Ya da toplantıdayız işverenimiz, iş arkadaşımız bizimle ilgili haksızlığa sürükleyecek bir duruma soktu bizi burada izin isteyip çıkmak. Bunun dışında yine ramazan da hem mental olarak he fizyolojik olarak kısıtlanıyoruz yemeğimiz kısıtlanıyor, hareketlerimiz kısıtlanıyor, geçirdiğimiz zaman dilimi azalıyor. Bu yüzden de iletişim noktasında biraz daha dikkat edebilme çünkü toplu bir şekilde yaşıyoruz mental olarak. Biz ne kadar kısıtlanıyorsak karşımızda ki kişilerde o kadar kısıtlanıyor ve öfkemizi kontrol edemediğimiz zaman yanlış kişiler üzerinden öfke ortaya çıkıyor ve bu defa daha farklı problemler ortaya çıkıyor. Bu yüzden de kendini tanımak, ikinci duyguya odaklanmak ramazan dışında ya da ramazan içerisinde öfkeyi kontrol edebilmek için ana etken oluyor.dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum