Öğretmenler sadece 24 Kasım'da hatırlanmamalı

2 bin 262 eğitim kurumunda 25 bin 724 öğretmenin görev yaptığı Şanlıurfa’da öğretmenler günü nedeni ile yetkililer görüş ve düşüncelerini dile getirdi.

Öğretmenler sadece 24 Kasım'da hatırlanmamalı

2 bin 262 eğitim kurumunda 25 bin 724 öğretmenin görev yaptığı Şanlıurfa’da öğretmenler günü nedeni ile yetkililer görüş ve düşüncelerini dile getirdi.

Öğretmenler sadece 24 Kasım'da hatırlanmamalı
24 Kasım 2019 - 17:28

Beyazgül; Türkiye’nin en genç nüfuslu şehri Şanlıurfa’da eğitime ve gençliğe yaptığımız çalışmalar ile geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin iyi bir eğitim alması bizim tek amacımızdır. Bizler geçmişte olduğu gibi her zaman gençlerimizin yanında olmaya ve onların dünyayı iyi okumaların için destek vereceğiz.
            Baydilli; Çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitilerek geleceğe hazırlanmasını sağlayan öğretmenlerimiz şüphesiz ki kutsal bir görev icra etmektedirler. Görevinin peygamber mesleği olduğunu bilen değerli öğretmenlerimiz, ülkemizin her türlü zorlu koşullarında görev yapmakta, yeri geldiğinde Necmettin, Aybüke ve Neşe Öğretmenler gibi bu uğurda şehit olmaktadırlar.  
            Yıldız; Milletimiz, öğretmenlerimizi her zaman aziz ve muteber saymıştır. Hatta verilen kıymet öyle bir noktaya gelmiştir ki alimin mürekkebi şehidin kanı kadar kutsal sayılmıştır.
            Coşkun , Toplumsal değerlerimiz erozyona uğruyor, insana saygı azalıyor, hürmet yerini şiddete bırakıyor. Karakter eğiticisi, ruh işçisi, geleceğimizin mimarı öğretmenlerimiz, ince bir sanatı icra ederken kaba bir muameleye maruz kalıyor.
            Yavuz; “Öğretmenlik bir meslekten daha ziyade, hayatını milletinin çocuklarını yetiştirmeye adamışlığın adıdır. En büyük savaş cehalete karşı açılan savaştır ve öğretmenler, bu savaşın başkumandanlarıdır.
            Açıkgöz; öğretmenler Ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine çıkarmak için ve gelecek nesillerin yetişmesinde , değerlerin yarınlara aktarılmasında bir meşale gibi toplumları aydınlatan irfan ordusunun neferleridir.
 
BANA BİR HARF ÖĞRETENİN 40 YIL KÖLESİ OLURUM’ DİYEN BİR MEDENİYETİN MENSUPLARIYIZ
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, 24 Kasım Öğretmenler günü münasebetiyle yaptığı açıklamada ;  “Bize ilk emri "Oku" olan o güzel dinin mensuplarıyız. “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum” diyen bir medeniyetin mensuplarıyız. Bir ulusun gelişerek ileriye doğru yürüyebilmesi eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerin yürütülmesi ile mümkün olabilir. Ailemizden sonra bize hayatı öğreten ve düzgün bir birey olma yolunu gösteren öğretmenlerimize teşekkür ediyor 24 Kasım Öğretmenler günlerini tebrik ediyorum.Türkiye’nin en genç nüfuslu şehri Şanlıurfa’da eğitime ve gençliğe yaptığımız çalışmalar ile geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin iyi bir eğitim alması bizim tek amacımızdır. Bizler geçmişte olduğu gibi her zaman gençlerimizin yanında olmaya ve onların dünyayı iyi okumaların için destek vereceğiz. Bu anlamda bütün benliği ile öğrencilerimizin ve gençliğimizin yanında duran öğretmenlerimizi 1 güne sığdırmamız doğru değildir. ‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diyen bir medeniyetin mensuplarıyız” diye konuştu.
 
PEYGAMBER MESLEĞİ OLAN BU KUTSAL GÖREVİ HER ŞARTTA BÜYÜK BİR SORUMLULUKLA YERİNE GETİREN TÜM ÖĞRETMENLERİMİZİN GÜNÜNÜ KUTLUYORUM. 
Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Başkan Baydilli, öğretmenlik mesleğinin kutsallığını hatırlatarak, "Peygamber mesleği olan bu kutsal görevi her şartta büyük bir sorumlulukla yerine getiren tüm öğretmenlerimizin gününü kutluyorum" dedi.
Baydilli mesajında şu cümlelere yer verdi:"Gelişmiş ve kalkınmış bir toplum ancak iyi eğitilmiş bireylerle gerçekleşebilir. Bizim ülke olarak muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmamız, gelişme seviyesi yükseklerde olmamız için yarının büyükleri olan bugünün çocukları ve gençlerinin çok iyi eğitilmesine bağlıdır. Bunu da ancak eğitmeyi kendine görev edinmiş, bu yolda her türlü sıkıntıyı çeken çok değerli öğretmenlerimizin sayesinde olacaktır.
Çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitilerek geleceğe hazırlanmasını sağlayan öğretmenlerimiz şüphesiz ki kutsal bir görev icra etmektedirler. Görevinin peygamber mesleği olduğunu bilen değerli öğretmenlerimiz, ülkemizin her türlü zorlu koşullarında görev yapmakta, yeri geldiğinde Necmettin, Aybüke ve Neşe Öğretmenler gibi bu uğurda şehit olmaktadırlar.  Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi  yetiştirmek için ülkenin her tarafını karış karış gezen, eğitim aşkına her türlü fedakarlıkta bulunan öğretmenlerimizin her zaman yanındayız ve yanında olacağız. Bu duygu ve düşüncelerle,  ebediyete intikal etmiş, şehadete ermiş tüm öğretmenlerimize Allah'tan rahmet, kutsal mesleğini sürdüren öğretmenlerimize de başarılar ve sağlıklı bir ömür diliyorum. Bu vesileyle bir kez daha öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, başarılı ve geleceği şekillendirecek bireyler yetiştirmelerini temenni ediyorum."dedi.
 
 
 
EN BÜYÜK SAVAŞ CEHALETLE OLANDIR
 
Şahit aileleri Derneği Başkanı Mehmet Yavuz;  24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili yayımladığı mesajında, geleceğin inşa edilmesinde en büyük sorumluluğun öğretmenlerin omuzlarında olduğunu söyleyen Başkan Yavuz, “Öğretmenlik bir meslekten daha ziyade, hayatını milletinin çocuklarını yetiştirmeye adamışlığın adıdır. En büyük savaş cehalete karşı açılan savaştır ve öğretmenler, bu savaşın başkumandanlarıdır. En değerli varlıklarımız olan çocuklarımızı bir an olsun tereddüt etmeden teslim ettiğimiz kıymetli öğretmenlerimiz zor şartlar altında kutsal bir görevi yerine getirmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında, bazen zor koşullarda olsa da, milletinin çocuklarını yetiştirmek için canını dişine takan öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü saygıyla kutluyorum. 24 Kasım tarihinin öğretmenler günü olarak kutlandığı bugün, aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de başöğretmen unvanını aldığı önemli bir tarihtir. Bu vesileyle Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyorum” dedi.
Görevi başında şehit olan öğretmenleri de rahmet ve minnet duygusuyla andığını ifade eden Başkan Yavuz, “Bölücülerin, vatan hainlerinin hedefi olan ve öğretmenlik aşkıyla gittikleri okullarında şehit edilen öğretmenlerimiz var. Bizler onları asla unutmadık. Uzak, yakın demeden ülkemizin dört bir köşesinde çocukların eğitimlerini alması için mücadele ederken şehit edilen tüm öğretmenlerimizi bir kez daha rahmet ve minnet duygularıyla anıyoruz. Ülkemizi aydınlık yarınlara ulaştırma noktasında bir bayrak yarışı içerisinde olan öğretmenlerimiz, bizim için son derece önemli bir yerdedir. Öğretmenlerin nasıl bir fedakarlık içerisinde çalıştıklarını en iyi gören ve bilenlerdenim. Milletimizin geleceğini şekillendiren öğretmenlerimiz, gelecek nesillerin vatanına hayırlı evlatlar olarak yetişmesinin sigortasıdır” diye konuştu.
 
MİLLETİMİZ, ÖĞRETMENLERİMİZİ HER ZAMAN AZİZ VE MUTEBER SAYMIŞTIR.

AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Bahattin Yıldız, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada ; ’Bizler, kalemi kılıçtan üstün gören bir medeniyetin mensupları olarak, tarihinin her döneminde eğitime, öğrenmeye ve bilgiye büyük önem vermiş ve en büyük saygıyı öğretmene göstermiş bir toplumuz. Milletimiz, öğretmenlerimizi her zaman aziz ve muteber saymıştır. Hatta verilen kıymet öyle bir noktaya gelmiştir ki alimin mürekkebi şehidin kanı kadar kutsal sayılmıştır. Aramızdan ayrılan ve görevi başındayken şehit olan öğretmenlerimizi rahmet ve şükranla anarken bu kutsal mesleği seçen öğretmenlerimiz ile emekli olmuş öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü kutluyor, sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum" dedi.
Öğretmenlik mesleğinin emek , sabır , özveri ve hoşgörü isteyen bir meslek.
     Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim V. Uzm.Dr. Abdurrahman AÇIKGÖZ 24 Kasım Öğretmenler günü nedeni ile yaptığı açıklamada ;  Öğretmenlik mesleğinin emek , sabır , özveri ve hoşgörü isteyen en zor şartlarda bile Yurdumuzun her köşesinde görev yaparak eğitmeyi ve öğretmeyi benimseyip Ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine çıkarmak için ve gelecek nesillerin yetişmesinde , değerlerin yarınlara aktarılmasında bir meşale gibi toplumları aydınlatan irfan ordusunun neferleri olan başta Şehit ve Gazi Öğretmenlerimiz olmak üzere Tüm Öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutlarım.dedi.
 
Öğretmenlik mesleğidaha fazla örselenmesin, şiddete çözüm ötelenmesin
 
Şanılurfa eğitim Bir Sen Şube Başkanı İbrahim coşkun düzenlediği basın toplantısında ; Eğitimciye şiddete dur demek, sesimizi yetkililereduyurmak, çözüm bulma iradesini harekete geçirmek için bir araya gelmiş bulunmaktayız.
Gündemimiz net, hedefimiz tektir.Eğitimciler olarak sesimizin duyulmasını, mesajlarımızın alınmasını, şiddete çözümün artık ertelenmemesini, mesleğimizin daha fazla örselenmemesini istiyoruz.
Şiddet, her geçen gün sayı olarak da yoğunluk olarak da artıyor, farklı faillerle yeni kulvarlar buluyor, en uzağında olması gereken yerlere bile giriyor; toplumsal bağlarımızı çözüyor, geleceğimizi karartıyor.
Toplumsal değerlerimiz erozyona uğruyor, insana saygı azalıyor, hürmet yerini şiddete bırakıyor. Karakter eğiticisi, ruh işçisi, geleceğimizin mimarı öğretmenlerimiz, ince bir sanatı icra ederken kaba bir muameleye maruz kalıyor.
Yusuf Elitaş, 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminde hainlerin kurşunlarıyla şehit oldu. Şenay Aybüke Yalçın,ömrünün baharında, meslek hayatının başında teröristlerin kurşunuyla aramızdan ayrıldı. Necmeddin Yılmaz öğretmenimiz teröristler tarafından yolu kesilerek katledildi. Ayhan Kökmen öğretmenimizi,kendini bilmez birinin saldırısı sonucu, görevinin başındayken şiddete kurban verdik. Gülhan öğretmenimiz,okul çıkışında sokak ortasında sırtından bıçaklandı. Yücel Düzci öğretmenimiz,okul bahçesinde saldırıya uğrayan öğrencilerini korurken, gözü dönmüş saldırganların şiddetine maruz kaldı. Adına kütüphane yaptırdığımız Necmeddin Kuyucu öğretmenimiz,öğrenci kılıklı birinin bıçaklı saldırısı neticesinde hayatını kaybetti. Aslında kaybettiğimiz, sevgimiz, saygımız, merhametimiz, şefkatimiz, vicdanımız, izanımızdır.
Eğitim-Bir-Sen olarak yaptığımız araştırmada, son iki yılın fotoğrafı bile şiddet olaylarının nasıl giderek tırmandığını ve yaşananların ne kadar vahim olduğunu göstermektedir. Eylül 2017’den bugüne resmî eğitim kurumlarında 94 öğretmen ve eğitim çalışanı değişen tür ve düzeyde şiddet içerikli eyleme maruz kalmıştır. Şiddet eylemlerinin yüzde 78’i adli soruşturmaya konu edilmiştir. Bu eylemlerin yüzde 58’inin adli soruşturma ve kovuşturma süreci devam etmektedir. Sadece üç vakada tutuklama kararı verilerek sanık/sanıklar tutuklu yargılanmıştır. Sonuçlanan kamu davalarında sadece 5 vakada mahkûmiyet kararı verilmiş, tamamında adli para cezasına hükmedilmiştir. Araştırma bulguları, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin, bireysel eylemler olmaktan çıkıp yaygın bir sorun hâline geldiğini ortaya koymaktadır. Eğitim çalışanlarına yönelen şiddetin genel ve yaygın bir görünüm arz etmesi, psikolojik ve sosyolojik kökenleri olan toplumsal bir sorun hâline geldiğini göstermektedir.
Şiddeti önleyecek önemli bir aktör olması gereken eğitimciler bugün maalesef şiddetin mağduru durumuna gelmiştir. Eğitimcinin itibarını daha da artıracak, konumunu güçlendirecek, onu tehlikelere karşı koruyacak tedbirleri artık almak zorundayız. İşte tam da burada meslek kanununa ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğu açığa çıkmaktadır. Eğitimci, şiddete karşı yasal güvenceyle korunan, kendisi bizzat şiddeti önleyen; eğitim ise şiddeti ortadan kaldıran bir enstrüman olmalıdır.
Bunun için, yetkili kişi ve kurumlardan sivil toplum örgütlerine kadar toplumun tüm katmanlarına sorumluluk düşmektedir. Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere, bütün eğitim camiası, siyasiler, mülki idareler, aydınlar, gazeteciler, aileler bu konuda büyük bir aile olduğumuz şuuru ve duyarlılığı ile sorumlu davranmalıdır. Herkesi ilgilendiren, herkesin ilgili olduğu bir meselede, toplumsal duyarlılık bilinci ve farkındalık oluşturmak için herkesin yapacağı bir şey mutlaka vardır, olmalıdır.
Öğretmen istihdamında farklı modellerden vazgeçilmeli, atamalar kadrolu yapılmalıdır.
Sözleşmeli öğretmenlerimizin acil çözüm bekleyen parçalanmış aile görüntüsüne son verilmeli, aileler kavuşturulmalıdır.
İstihdamda güçlük çekilen yerlerde teşvik sistemi hayata geçirilmelidir.
Mülakatla atama yönteminden vazgeçilmelidir.
Devlet, kaşıkla verdiğini vergi dilimi kepçesiyle geri almaktan vazgeçmelidir. Finans ve sermaye kesimine bol keseden destek, kamu görevlilerine ise gelir vergisiyle köstek olan yaklaşım terk edilmeli, memurun maaşını küçülten, yükünü büyüten düşük matrah oyununa son verilmeli, vergi dilimi en fazla yüzde 15’te sabitlenmelidir.
24 Haziran seçimleri öncesinde vadedilen, Cumhurbaşkanlığı ikinci 100 Günlük Eylem Planı’nda ve 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nde yer verilen 3600 ek gösterge, tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde bir an önce hayata geçirilmelidir.
Eğitim kurumu yöneticilerinin hizmetlerine rağbet edilmesi gereken yerde onların töhmet altında bırakılmasını kabul etmiyoruz. Okulların temizlik, güvenlik, kırtasiye, bakım-onarım, hizmetli gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayacak, eğitimcileri velilerle karşı karşıya gelmekten kurtaracak, yöneticilerin okulun esas işlerine yoğunlaşmalarına imkân sağlayacak okul bütçesi uygulamasına bir an önce geçilmelidir.
Kurum yöneticiliği ikincil görev kapsamından çıkarılmalı, münhasır kadro verme fikri hayata geçirilmelidir.
Atama ve yer değiştirme takviminin ürettiği sorunlara çözüm bulunmalıdır. Bakanlık, eğitimin esas meselelerine odaklanmalı; eğitim çalışanlarının taleplerini azami ölçüde karşılayan, mağduriyetleri önleyen, adil ve sürdürülebilir bir atama ve yer değiştirme politikası izlemelidir.
Ek ders esaslarındaki adaletsizlikler giderilerek ek ders ücretleri artırılmalıdır.
Başta hizmetli, memur, şefler olmak üzere, genel idare hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfı personelinin mali ve özlük haklarında iyileştirmeler yapılmalıdır.
Öğretmene haftada birden fazla nöbet görevi verme ve mesai dışı zorunlu mesleki çalışmalara katılma gibi angaryalara son verilmelidir.
Darbe ürünü, antidemokratik kılık ve kıyafet yönetmeliğinin kaldırılması talebiyle 6 yıl önce serbest kıyafet eylem kararı aldık. Eğitim çalışanlarının serbest kıyafet konusundaki taleplerine duyarsız kalınmamalı, gereği yapılmalıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle, görevinin başında canice öldürülen eğitim çalışanlarının acısının yeni isimlerle katmerlenmemesi temennisiyle, şimdiye kadar hayatını kaybeden bütün eğitim çalışanlarına Allah’tan rahmet diliyor, şiddet olaylarını sona erdirecek tedbirlerin bir an evvel alınması,yasal düzenlemelerin ivedi bir şekilde yapılması talebimizi bir defa daha haykırıyoruz: Mesleğimiz daha fazla örselenmesin, şiddete çözüm ötelenmesin.
  
ÖĞRETMENLER GÜNÜ'NÜN AMACI
Öğretmenler Günü’nün amacı; öğretmenin toplumdaki yeri, rolü, önemi ve değerini anlamak, öğretmeni bulunması gereken yüce yerine oturtmaktır. Öğretmenler arasındaki bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte Öğretmenler Günü, bu fedakâr öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür. Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır.
Öğretmenler Günü neden 24 Kasım?
Öğretmenler günün ülkemizde 1981 yılından beri 24 Kasım'da kutlanıyor. Öğretmenler gününün Türkiye'de 24 Kasım'da kutlanmasının nedeni Bakanlar Kurulu'nın Mustafa Kemal Atatürk’e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını 11 Kasım 1928'de yaptığı toplantıda vermesi ve bu unvanın, 24 Kasım'da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayımlanması ile resmileşmesidir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün Öğretmenler ile ilgili sözleri
"Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder."
"Unutmayınız ki sınıfta, Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir."
"En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur."
"Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir 'millet' adını alma yeteneğini kazanamamıştır."
"Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır."
 
                                                                                 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum