Osmanlı tıraşı dedikten sonra meselenin bitmesi lazım(Video)

Şanlıurfa Gazetesi Muhabiri Süleyman Güler ünlülerin Berberi Necdet Yıldırım ile röportaj yaptı.

Osmanlı tıraşı dedikten sonra meselenin bitmesi lazım(Video)

Şanlıurfa Gazetesi Muhabiri Süleyman Güler ünlülerin Berberi Necdet Yıldırım ile röportaj yaptı.

Osmanlı tıraşı dedikten sonra meselenin bitmesi lazım(Video)
19 Nisan 2022 - 14:31

            Yıldırım, Ben geçen günler de bir doktor ağabeyimizi tıraş ettim ve ben bu arada aynı zamanda saç kıran hastalıklarına da bakıyorum, yaralara bakıyorum, siğillere bakıyorum tabi neden dolayı, ustalarımızdan öğrenmiş olduğumuz tecrübeden dolayı. Yoksa biz doktor falan değiliz, dedim doktor bey kusura bakmayın arkadaşımız hasta diye bana geldi ama sizin yanınız da ayıp olacak.
            Osmanlı tıraşı dedikten sonra meselenin bitmesi lazım ama teferruata geçerseniz bizim bazı köylülerimizin bu arada asla onları yadırgamıyorum yanlış anlaşılmasın. Bazı köylüler, eskiden de derlerdi ya tas tıraşı diye ustalarımız çok yaşlı oldukları için üsküre tasımız vardı, müşterinin kafasına koyardık etrafını makasla keser ve daha sonra sıfırla alırdık
           Ama maalesef ben bakıyorum ki bu mesleğe değer veren yok herkes dükkânını açmış, ben 8 yıl bir okul da usta öğretmenliği yaptım birçok arkadaşın belgelerini biz tanzim ettik. Tabi yıllar oldu ben hatırlayamıyorum hepsini bazen görüyorum yeni açılmış berber dükkânına soruyorum ne yapıyorsunuz diye ben kuaförüm diyor bana, ben size belgeyi verdiğim de berber olarak verdim kuaför olarak değil. Demek ki zaman gelince adamlar berberlik kelimesinden utanç mı duyuyorlar onu da bilmiyorum.

            Bizim zamanımız da biz de gençtik ama biz Osmanlı tıraşı yapıyorduk, ben hiç unutmam benim mesleğimin esas özü Osmanlı tıraşıdır. Genç arkadaşlarımız o diyor Rus, o diyor Amerikan, o diyor bilmem ne ya kardeşim bunları bırakalım, biz hangi çağda yaşıyoruz, biz Osmanlı’nın çocuklarıyız, Osmanlı’nın torunlarıyız, burası Türkiye, burası İngiltere, Hollanda, Amerika, Belçika değil burası, burası Türkiye. Türk’ün özü de Osmanlı’dır, Osmanlı tıraşı olacaksın, Osmanlı gibi davranacaksın ama temennim inşallah her şey aslına döner.
 
SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?

Ben Urfalı berber Necdet YILDIRIM, Urfalı derken biliyorsunuz ki bir de Şanlıurfalı var ondan dolayı ben Urfalı dedim aslında tabi Şanlıurfalıyız.

BERBERLİK MESLEĞİNE İLK OLARAK NASIL BAŞLADINIZ?

Ben 1970 yılında asfalt yol denilen yerde berber dükkânı açtım ve o günden bu güne kadar halen berberlik yapıyorum ve berberlik mesleğini severek yaptığımdan dolayı kendi mesleğimle de gurur duyuyorum. Berberlik mesleğini şimdi ki tabi bazı arkadaşlarımız gücenir ama lütfen gücenmesinler hatta geçen günler de bir tiyatrocu kardeşimiz berberler hakkında bir skeç yapmıştı. Ben onu gördüm ve çok üzüldüm hiçbir berber, hiçbir esnaf o şekilde yapmaz yok işte attar pazarında almış da şampuanı, yok başını soğuk su ile yıkamış da ben burada berberleri konuşuyorum, bu bizlere karşı yapılan bir haksızlıktır. Ondan dolayı ben bu mesleği bu yaşıma kadar yaptım, halen yapıyorum ve seviyorum. 60 seneyi geçti, tabi 10 senem çıraklık kalfalık ve 1970 yılına kadar 50 yıl gibi bir zaman yapıyor, kısmet de olursa yaşadığım müddetçe inşallah berberlik mesleğini yapacağım. Çünkü ustalarımızdan biz çok şeyler öğrendik ve inşallah da böyle devam eder. Biz 3 kardeşiz ve ben memur çocuğuyum, esnaf çocuğu değilim, benim babam memur olduğu için benim 2 kardeşim okudu yüksek tahsil yaptılar ama ben okulu benimseyemedim. Neden derseniz aslında şimdi diyorum tahsil çok önemli, okumak çok önemli insanlar aydın olsun, insanlar bilgili olsunlar. Ben kendi kendimi ustalarımın ve gelen dostlarımın sayesinde kendi kendimi yetiştirdim ki zaten yetiştirmesem bu güne kadar bu meslekte böyle uzun kalamazdım ben.

SİZİN BAŞLADIĞINIZ YILLAR DA BERBERLİK MESLEĞİ NASILDI?

Ben geçen günler de bir doktor ağabeyimizi tıraş ettim ve ben bu arada aynı zamanda saç kıran hastalıklarına da bakıyorum, yaralara bakıyorum, siğillere bakıyorum tabi neden dolayı, ustalarımızdan öğrenmiş olduğumuz tecrübeden dolayı. Yoksa biz doktor falan değiliz, dedim doktor bey kusura bakmayın arkadaşımız hasta diye bana geldi ama sizin yanınız da ayıp olacak. Dedi hiç olur mu? Siz bizim pirimizsiniz, biz doktorluğu sizlerden öğrendik dedi ve bende o anda gururlandım. Hakikaten de biz eskiden diş çekerdik, yaralar bakardık, kulak temizlerdik, sünnet yapardık hatta ve hatta bazı küçük böyle ameliyat desem ayıp olacak ama adam gelmiş bir yerlerinde bir şeyler var onu neşterle patlatmak. Tabi eski ile şimdi ki arasında çok fark var ben şimdi hiçbir tanesine bakmıyorum. Ne diş, ne sünnet sadece saç kıran hastalıklarına bakıyorum o da artık kendi mesleğimden dolayı ben berber olduğum için saç doktoru gibi kendi kendimi addettim ve emek verdim, şimdi saç kıranlara bakıyorum. Ama eskiden bunların hepsini yapıyorduk çünkü ustalarımdan öğrenmiştim, eski berberler ile yeni berberler arasında daha doğrusu yeni kuaförler arasında fark var. Şimdi ki kuaför arkadaşlarımıza gidip sorun adamların bu gibi şeylerden hiç haberi bile yok, bizim günümüz de, bizim şartlarımız da biz çok zor berberliği öğrendik, usturalarımız vardı, el makinelerimiz vardı. Şimdi görüyorsunuz ki teknoloji çok ilerledi ve kuaförlük diyorum artık berberlik demiyorum da şimdi ki sayın meslektaşlarım maşallah gençler, dinamik gibiler gerçekten de adamlar güzel tıraşlar yapıyorlar. Tabi bizim zamanımıza göre de bizim tıraşlarımız çok iyiydi, benim eskiden yapmış olduğum tıraşlarım bundan 30 – 40 yıl önce yapmış olduğum tıraşlarım şimdi sayın kuaförlerin arasında moda haline gelmiş. Şimdi saçlarının yanlarını kazıtıyorlar hatta bugün bir hoca dinliyordum, hoca efendi bir vaaz verirken dedi ki; Peygamber Efendimizin bir Hadisi vardır, yan kısımlarını kazıtıp da kendi kendilerini başka devlette ki insanlara benzetmesinler. Bu kelimeyi de söylerken duygulandım çünkü benim mesleğimi konuştu o yüzden ben burada sizlere anlatmak istedim. Bizim mesleğimiz aslında çok iyi bir meslektir, berberlik mesleğini yapan adamın ömrü uzun olur, çok zengin olmaz, fakir de olmaz ama ömrü uzun olur çünkü Peygamber Efendimiz dua etmiş. Kimse dua etmiş? Selmanı Farizi Hazretlerine dua etmiş. Selmanı Farisi Hazretleri kendisini tıraş ederken tabi başını kesmiş yanlışlıkla o da yalamış, yalayınca da sen ne büyük adamsın demiş. O paklığı da Peygamber Efendimiz kendisine ikram etmiş ve ondan sonra Selmanı Farisi Pak diye isimlendirilmiş, bizim pirimiz ve üstadımız odur, biz ondan bu yana berberliği yapıyoruz. Çok zengin değiliz, fakir de değiliz, Allah’a bin şükür kimseye muhtaç da değiliz ama zanaatı zanaat diye yaparsan, bizim mesleğimiz de hem sanatkâr olacaksın hem zanaatkâr olacaksın hem esnaf olacaksın hem ehli esnaf olacaksın, bunun usulü budur. Ben halen bu prensiplerimi dağıtmadım, bozmadım sabah saat 7’de dükkândayım akşam 7’de evdeyim bizim gece hayatımız, gündüz hayatımız yok, sağda solda eğlenelim yok. Bir müşteri geldiği zaman ona gayet samimi bir şekilde onu güzelce tıraş eder ve göndeririz mesleğimizin özellikleri budur. Bizim zamanımız da biz de gençtik ama biz Osmanlı tıraşı yapıyorduk, ben hiç unutmam benim mesleğimin esas özü Osmanlı tıraşıdır. Genç arkadaşlarımız o diyor Rus, o diyor Amerikan, o diyor bilmem ne ya kardeşim bunları bırakalım, biz hangi çağda yaşıyoruz, biz Osmanlı’nın çocuklarıyız, Osmanlı’nın torunlarıyız, burası Türkiye, burası İngiltere, Hollanda, Amerika, Belçika değil burası, burası Türkiye. Türk’ün özü de Osmanlı’dır, Osmanlı tıraşı olacaksın, Osmanlı gibi davranacaksın ama temennim inşallah her şey aslına döner. Büyüklerimiz de söylemiş öyle bir gün gelecek ki her şey aslına erecek, o yanlış tıraş olan kardeşlerimiz gün gelecek bizim tıraşlarımıza dönecek diyecek ben zamanın da nasıl tıraş olmuşum. Biliyorsunuz artık fotoğraf makineleri kalktı ve herkesin elinde bir fotoğraf makinesi o da nedir? Telefon, onunla her şeyi çekiyor, zamanı gelince aynaya bile bakmaya gerek yok, fotoğrafına bakacak ben ne yanlışlar işlemişim diyecek ama iş işten geçmiş olacak. Bizim için mühim olan bu mesleğin değerini bilmek lazım, bu meslek çok kaliteli bir meslektir, esnaflıktır, güzel bir iştir. Çırak bulamıyoruz tabi bu doğru herkes okumaya yöneldi, okusunlar ama kültürlü bir berber olara okusunlar, mesleğin okulundan mezun olup gelsinler. Bir de pratik olarak bizim yanımız da bir şey öğrenirlerse daha kaliteli olur, pratik ve okulu daha iyi olur ben isterim ki üniversite mezunu olsun, berberliğinde üniversitesi olması lazım, fakültesi olması lazım. Evet, okullarımız var, sanat okulunda var ama olsun, daha iyi olur, kültürlü olur, bilgili olur, hiç yoksa insanlara hizmet etmekte fayda vardır.

SİZİN DÖNEMİNİZDE Kİ TIRAŞ ÇEŞİTLERİ HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

Osmanlı tıraşı dedikten sonra meselenin bitmesi lazım ama teferruata geçerseniz bizim bazı köylülerimizin bu arada asla onları yadırgamıyorum yanlış anlaşılmasın. Bazı köylüler, eskiden de derlerdi ya tas tıraşı diye ustalarımız çok yaşlı oldukları için üsküre tasımız vardı, müşterinin kafasına koyardık etrafını makasla keser ve daha sonra sıfırla alırdık. Bazen sorardım amca sen neden böyle yapıyorsun diye o da, oğlum ben tarlada çalışıyorum ve bu saç aslında model vermek, şekil vermek için değildir, bu saçı Allah sana vermiş beynini muhafaza etsin diye. İşte o vatandaş bana dedi ki oğlum ben tarla da çalışıyorum, güneş beynime vurmasın diye saçımın üstünü uzun bırakıyorum. Ama maalesef şimdi o moda haline gelmiş, yanlarını jiletlerle kazıyorlar ortasını da bırakıyorlar, tas tıraşı diyorlar. Aslında hayır, Arabrus vardır, normal saç kesimi vardır, düz ense vardır ama şimdi enseye jilet vuruyor bilmem farklı farklı şeyler yapıyorlar. Şimdi birçok meslektaşlarımız sanatı başka bir şekle getirmişler ben maske yapıyorum, ben ağda yapıyorum bilmem ne, bunları ben yapmayın demiyorum, yapın tabi teknolojiden istifade etmekte fayda vardır. Ama insanlara zararlı ise yapmayacaksın, ağda diyorsun adamın kulağına ağda vuruyorsun, eski adamlarımız derlerdi ki benim kulağımı kesme oğlum, biz de sorardık amca neden diye, onlar da biz tarlada çalışıyoruz içine böcek girer ya da başka bir şey olur o yüzden. Aynı şekil burun kıllarımı da kesme o burun için bir filtre, biz bunları büyüklerimizden öğrendik, berber dükkânın da öğrendik işte bu berber dükkânı aslında bir eğitim fakültesidir ama kıymetini bilene. Ama maalesef ben bakıyorum ki bu mesleğe değer veren yok herkes dükkânını açmış, ben 8 yıl bir okul da usta öğretmenliği yaptım birçok arkadaşın belgelerini biz tanzim ettik. Tabi yıllar oldu ben hatırlayamıyorum hepsini bazen görüyorum yeni açılmış berber dükkânına soruyorum ne yapıyorsunuz diye ben kuaförüm diyor bana, ben size belgeyi verdiğim de berber olarak verdim kuaför olarak değil. Demek ki zaman gelince adamlar berberlik kelimesinden utanç mı duyuyorlar onu da bilmiyorum.

BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.

Ben teşekkür ederim.
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum