Gündem

Parkinson Hastalığında Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor!

Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, Parkinson hastalığında erken teşhisin önemine dikkat çekti. İlaç tedavisiyle kontrol sağlanamazsa cerrahi yöntemlerin de başarılı sonuçlar verebildiğini belirtti.

Abone Ol

Liv Hospital Samsun Nöroloji Kliniği'nden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, hareketlerde yavaşlama ve titreme ile başlayan; tedavi edilmediğinde hastayı yatağa bağımlı hale getirebilen Parkinson’u, yaşam kalitesini bozan ciddi bir hastalık olarak tanımladı. Dr. Dolu, hastalıkta erken teşhisin önemine dikkat çekerek, modern yöntemlerle erken dönemde tanı konulabildiğini ve birçok etkili tedavi seçeneği bulunduğunu vurguladı.

"Hareketlerde Azalma Görülebilir"

Parkinson’un genellikle vücudun bir tarafında başladığını belirten Dr. Dolu, hastalığın temel belirtilerini şöyle sıraladı:
“Parkinson hastalığı, çoğunlukla vücudun sol tarafında başlar ve yıllar içinde diğer tarafa da yayılır. Temel belirtileri arasında hareketlerde yavaşlama (bradikinezi), istirahat halinde görülen titreme (tremor), kaslarda sertlik (rijidite) ve duruş bozuklukları yer alır. Ayrıca, yürürken kolların sallanmaması, küçük adımlarla yürüme, yürümeye başlamakta zorlanma, el yazısında küçülme ve maske yüz ifadesi gibi semptomlar da gözlemlenebilir.”

Dr. Dolu, Parkinson hastalığında hareket bozukluklarının yanı sıra kabızlık, tansiyon düşüklüğü, depresyon, uyku bozuklukları ve koku alma duyusunun kaybı gibi diğer sistemleri etkileyen belirtilerin de ortaya çıkabileceğini ifade etti.

"İlaç Tedavisi İlk Seçenek"

Parkinson tedavisinde öncelikli olarak ilaçların kullanıldığını belirten Dr. Dolu, şu bilgileri verdi:
“İlaç tedavisinin amacı, beyinde azalan dopamin seviyesini artırmaktır. Ancak yüksek doz veya uzun süreli kullanımda bazı hastalarda istemsiz hareketler (diskinezi), ani hareketlilik artışı ya da tedaviye yanıt alınamayan dönemler (off periyot) görülebilir. Bu nedenle tedaviye düşük dozla başlanması önemlidir. Eğer hasta 65 yaşın altındaysa ve bunama yoksa, dopamin agonistleri tercih edilebilir. Ayrıca hastanın durumuna göre titreme, depresyon veya uyku bozuklukları gibi belirtilere yönelik ek tedavi stratejileri uygulanabilir.”

"Cerrahi Seçenek: Derin Beyin Stimülasyonu"

İlaç tedavisinden yeterli fayda sağlanamayan hastalarda cerrahi yöntemlere başvurulabileceğini kaydeden Dr. Dolu, özellikle son 15-20 yıldır derin beyin stimülasyonu (DBS) yönteminin başarıyla uygulandığını söyledi.
"Bu yöntemde, beyindeki hareket merkezlerine elektriksel uyarı gönderen ve cilt altına yerleştirilen küçük bir jeneratörle tedavi sağlanır. Kalp pili mantığına benzer şekilde çalışan DBS yöntemi, ilaçlara dirençli hastalarda önemli bir yaşam kalitesi artışı sağlayabilir" dedi.

Kaynak: İHA