<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Şanlıurfa Haberleri, Son Dakika ve Güncel Gelişmeler</title>
    <link>https://www.sanliurfagazetesi.com</link>
    <description>Şanlıurfa haber ve Şanlıurfa son dakika haberleri, siyaset, ekonomi ve gündem gelişmeleri anında Şanlıurfa Gazetesi’nde. Şanlıurfaspor, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık gelişmeler; Şanlıurfaspor puan durumu, maç fikstürü, anlık Şanlıurfa hava durumu, Şanlıurfa namaz ve ezan vakitleri ile nöbetçi eczane listesi dahil aradığınız her şey sanliurfagazetesi.com’da.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 09 Jun 2026 07:57:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Haliliye Ağız Ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde Takdir Toplayan Başarı]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/haliliye-agiz-ve-dis-sagligi-hastanesinde-takdir-toplayan-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/haliliye-agiz-ve-dis-sagligi-hastanesinde-takdir-toplayan-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haliliye Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde Sağlıkta Kalite Standartları değerlendirme sürecine katkı sunan birim sorumluları, başarılı çalışmaları nedeniyle teşekkür belgesi ile ödüllendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa'da hizmet veren Haliliye Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde gerçekleştirilen Sağlıkta Kalite Standartları (SDS) değerlendirme sürecinde görev alan birim sorumluları, başarılı çalışmaları nedeniyle teşekkür belgesi ile ödüllendirildi.</p>

<p>Hastane yönetimi tarafından düzenlenen programda, SDS değerlendirme sürecinin etkin ve başarılı bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayan birim sorumlularına teşekkür belgeleri takdim edildi. Süreç boyunca özveriyle çalışan personelin gösterdiği gayret ve sorumluluk bilincinin, hastanenin kalite hedeflerine ulaşmasında önemli rol oynadığı vurgulandı.</p>

<p><img alt="" height="750" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/haliliye-agiz-ve-dis-sagligi-hastanesinde-takdir-toplayan-basari-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, kaliteli sağlık hizmeti sunma hedefi doğrultusunda tüm çalışanların büyük emek harcadığı belirtilerek, sağlık hizmetlerinde kalite standartlarını daha da yükseltmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, “Sağlıkta Kalite Standartları değerlendirme sürecinde özveriyle görev yapan tüm birim sorumlularımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılarının devamını diliyoruz. Birlikte daha güçlü ve daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak için çalışmaya devam edeceğiz” denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/haliliye-agiz-ve-dis-sagligi-hastanesinde-takdir-toplayan-basari</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/haliliye-agiz-ve-dis-sagligi-hastanesinde-takdir-toplayan-basari.jpg" type="image/jpeg" length="92875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da Gerçekleşen Operasyon Tıp Dünyasında Dikkat Çekti]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfada-gerceklesen-operasyon-tip-dunyasinda-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfada-gerceklesen-operasyon-tip-dunyasinda-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı operasyon, kadın sağlığında erken teşhis ve zamanında müdahalenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Karın ağrısı ve şişlik şikâyetiyle hastaneye başvuran 43 yaşındaki kadının karnından 29 santimetre büyüklüğünde dev miyom çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>43 yaşındaki Sümeyra Savaş, uzun süredir devam eden karın şişliği, düzensiz âdet kanamaları ve karın bölgesinde hissettiği sertlik nedeniyle Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvurdu.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Burak Rastgeldi tarafından yapılan muayene ve ileri tetkikler sonucunda, hastanın karın boşluğunda yaklaşık 29 santimetre büyüklüğünde dev bir kitle bulunduğu tespit edildi. Yapılan değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı alındı.</p>

<p>Dev Kitle Başarıyla Çıkarıldı</p>

<p>Op. Dr. Hasan Burak Rastgeldi ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyon, titiz bir çalışma sonucunda başarıyla tamamlandı. Karın boşluğunun büyük bölümünü kaplayan dev kitle herhangi bir komplikasyon yaşanmadan tamamen çıkarıldı.</p>

<p>Ameliyat sonrası yakından takip edilen hastanın sağlık durumunun iyi olduğu, kısa sürede toparlanarak taburcu edildiği öğrenildi.</p>

<p>"Şu An Kendimi Çok İyi Hissediyorum"</p>

<p>Tedavi sürecini anlatan Sümeyra Savaş, yaşadığı sağlık sorunlarının günlük yaşamını olumsuz etkilediğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Karnımda ciddi bir şişlik vardı ve adet düzensizlikleri yaşıyordum. Tavsiye üzerine Hasan Burak Rastgeldi hocamıza başvurdum. Yapılan tetkiklerden sonra ameliyat olmam gerektiğini öğrendim. Çok başarılı bir operasyon geçirdim. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Doktoruma ve tüm hastane çalışanlarına teşekkür ediyorum."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="569" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/sanliurfada-gerceklesen-operasyon-tip-dunyasinda-dikkat-cekti.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Ameliyatla çıkarılan kitlenin patolojik incelemesinde, kitlenin iyi huylu miyom olduğu belirlendi.</p>

<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Op. Dr. Hasan Burak Rastgeldi, miyomların düzenli takip edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Miyomlar zamanında teşhis edilip takip edilmediğinde oldukça büyük boyutlara ulaşabilir. Bu tür kitleler çevre organlara baskı yaparak ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Kadınlarımızın düzenli jinekolojik kontrollerini ihmal etmemeleri ve şikâyetlerini ertelememeleri büyük önem taşımaktadır."</p>

<p>Uzmanlardan Erken Teşhis Uyarısı</p>

<p>Uzmanlar, karın şişliği, düzensiz âdet kanamaları, kasık ağrısı ve karında ele gelen sertlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Hekimler, birçok hastalıkta olduğu gibi miyomlarda da erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını vurgulayarak düzenli kadın hastalıkları ve doğum kontrollerinin aksatılmaması çağrısında bulunuyor.</p>

<p>Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen bu başarılı operasyon, kadın sağlığında erken teşhis ve zamanında müdahalenin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="759" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/nsjBwo2Ehx0" title="Şanlıurfa'da Gerçekleşen Operasyon Tıp Dünyasında Dikkat Çekti" width="1349"></iframe></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfada-gerceklesen-operasyon-tip-dunyasinda-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/sanliurfada-gerceklesen-operasyon-tip-dunyasinda-dikkat-cekti-2.jpeg" type="image/jpeg" length="12618"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sofranızdaki Tehlikeye Dikkat! Uzmanlardan Önemli Açıklama]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/sofranizdaki-tehlikeye-dikkat-uzmanlardan-onemli-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/sofranizdaki-tehlikeye-dikkat-uzmanlardan-onemli-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, sağlıklı beslenmenin temelinin güvenli gıda olduğunu belirterek, basit hijyen kurallarına uyulmamasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, güvenli gıda olmadan, sağlıklı beslenmenin mümkün olmadığını söyledi.</p>

<p>Uzm. Diyetisyen Meltem Demirci, 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Sağlıklı beslenme, vitamin ve mineral alımı ile kronik hastalıklardan korunma yöntemleri sıklıkla gündeme geliyor. Ancak bu konular kadar önemli olan ve çoğu zaman göz ardı edilen bir diğer unsur da gıda güvenliğidir" dedi.</p>

<p>Sofralara gelen her besinin yalnızca besleyici değil, aynı zamanda güvenli olması gerektiğini vurgulayan Uzm. Diyetisyen Demirci, "Çünkü bir gıdanın sağlıklı kabul edilebilmesi için öncelikle insan sağlığı açısından risk oluşturmaması gerekir" ifadelerini kullandı.<br />
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bu yıl "Gıda Güvenliği: Bilim İş Başında" temasıyla kutlanan Dünya Gıda Güvenliği Günü'nün, gıda güvenliğinin bilimsel temellere dayandığını ve tarladan sofraya kadar uzanan zincirin her halkasında kontrol gerektirdiğini vurguladığını kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, "Dünya genelinde her yıl milyonlarca insan, önlenebilir gıda kaynaklı hastalıklar nedeniyle sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu hastalıkların büyük bölümü basit hijyen eksiklikleri, yanlış saklama şartları ve uygun olmayan pişirme yöntemleriyle ilişkilidir" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="563" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/sofranizdaki-tehlikeye-dikkat-uzmanlardan-onemli-aciklama-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Gıda güvenliğini tehdit eden başlıca riskler<br />
Uzm. Diyetisyen Demirci gıda güvenliğini tehdit eden başlıca riskleri şöyle sıraladı: "Mikrobiyolojik etkenler, Campylobacter, Salmonella, Norovirüs ve hastalık yapıcı E. coli gibi bakteriler ve virüsler özellikle yetersiz pişirme, çapraz bulaşma ve hijyen eksikliği ile bulaşabilir. Hijyen hataları, enfekte gıda çalışanları, yetersiz el temizliği ve uygun olmayan mutfak şartları, gıdaların hızlı şekilde kontamine olmasına neden olabilir. Çevresel bulaşanlar, Kirli su kullanımı, uygun şekilde yıkanmamış sebze ve meyveler de önemli bulaş kaynaklarıdır. Kimyasal riskler, pestisit kalıntıları, ağır metaller (Kurşun, arsenik vb.) ve mikotoksinler uzun vadede kronik hastalıklara zemin hazırlayabilir. Zincir hataları, soğuk zincirin kırılması ve yanlış depolama şartları, özellikle et, süt ve deniz ürünlerinde riskleri artırır."</p>

<p>FAO ve WHO tarafından desteklenen Codex Alimentarius Komisyonu'nun gıda güvenliği açısından küresel bir referans noktası olduğunu belirten Uzm. Diyetisyen Demirci, "Codex; gıda hijyeni, pestisit ve veteriner ilaç kalıntıları, katkı maddeleri ve kimyasal bulaşanlar için bilimsel temelli sınırlar belirleyerek ülkelerin gıda kontrol sistemlerine rehberlik eder. Bu sayede hem üretim süreçleri standardize edilir hem de tüketici sağlığı korunur. Ancak gıda güvenliği yalnızca üretim ve denetim süreçlerinin sorumluluğunda değildir. Tüketicilerin günlük yaşamda alacağı basit ama etkili önlemler de büyük önem taşır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Tüketicilerin Dikkatli Olması Önemli"<br />
Uzm. Diyetisyen Demirci, tüketicilerin dikkat etmeleri gereken noktaları ise,"Güvenilir ve denetlenen işletmelerden alışveriş yapılmalıdır. Çiğ ve pişmiş gıdalar birbirinden ayrı şekilde hazırlanmalı ve saklanmalıdır. Sebze ve meyveler tüketim öncesi bol su ile iyice yıkanmalıdır. Et, tavuk ve balık ürünleri uygun iç sıcaklıklarda tam olarak pişirilmelidir. Soğuk zincir gerektiren ürünler oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemelidir. El hijyeni ve mutfak temizliği rutin hale gelmelidir" şeklinde konuştu.<br />
Sağlıklı beslenmenin ilk ve en önemli basamağı güvenli gıda olduğunun altını çizen Uzm. Diyetisyen Demirci, "Besin değeri ne kadar yüksek olursa olsun, güvenli olmayan bir gıda sağlık açısından ciddi riskler oluşturabilir. Güvenli gıda bir tercih değil, temel bir insan hakkıdır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/sofranizdaki-tehlikeye-dikkat-uzmanlardan-onemli-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/sofranizdaki-tehlikeye-dikkat-uzmanlardan-onemli-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="20022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa sağlık turizminde de öncü oluyor]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfa-saglik-turizminde-de-oncu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfa-saglik-turizminde-de-oncu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da 8 santimetrelik dev beyin tümörü şikâyetiyle şehir dışından gelen hasta kapalı yöntemle alınan tümör sonrası sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde operatör Doktorlar olarak görev yapan Oğuz Akçakülü ve Ecem Cemre Ceylancinli şehir dışından gelen hastanın beyin tümörüne çare oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuya ilişkin açıklamada bulunan Şanlıurfa Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Operatör Doktor Oğuz Akçakülü, “Çok zor bir operasyonu hastanemizde hastanın şikâyetleri doğrultusunda kararlaştırarak cerrahi bir işlemle sonuçlandırdık. Hastamızın belli şikâyetleri vardı. Ameliyat ettik şimdi de kontrol altında tutuyoruz” dedi.</p>

<p><strong>TOPLANTI SONRASI CERRAHİ OPERASYON KARARI</strong></p>

<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Operatör Doktor Oğuz Akçakülü açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Şanlıurfa'dan önce farklı illerde tedavi gören bir hastada görülen beyin tabanından şah damarına görme sinirini ve çok yakın yerleşen bir tümör tespit edilerek kapalı yöntemle alındı. Bu tümör büyüdüğünde baş ağrısı, görme kaybı ve hatta ölüme kadar gidebilmektedir. Hastamız bize son dönemlerde baş ağrısı, görme problemi ve bilinç bulanıklığı şikâyetleri ile başvurdu. Yapılan tetkiklerde kafa tabanında 8 santimetreye kadar dev kistik kütleyi tespit ettik. Kütlenin büyüklüğü sebebiyle görme sinirleri içerisinde önemli yapıları bastırdığını tespit ettik. Hastamızın klinik bulguları ele alınarak konseyimizle hastaya cerrahi tedavi kararı aldık. Ameliyat sonrasında hastanın klinik durumunda düzelme tespit ettik. Hastanın tedavisi yine aynı şekilde devam etmektedir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfa-saglik-turizminde-de-oncu-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/doktor.png" type="image/jpeg" length="77528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa’da 8 Santimetrelik Dev Beyin Tümörü Kapalı Yöntemle Başarıyla Alındı]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfada-8-santimetrelik-dev-beyin-tumoru-kapali-yontemle-basariyla-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfada-8-santimetrelik-dev-beyin-tumoru-kapali-yontemle-basariyla-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’da görev yapan beyin cerrahları, daha önce ameliyat geçiren hastadaki dev tümörü kapalı yöntemle başarılı şekilde aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şanlıurfa’da 8 Santimetrelik Dev Beyin Tümörü Kapalı Yöntemle Alındı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanları Op. Dr. Oğuz Akçakülü ve Op. Dr. Ecem Cemre Ceylancinli’nin da yer aldığı ekip, zorlu bir ameliyata daha imza attı. Daha önce il dışındaki merkezlerde kraniofaringioma tanısıyla ameliyat edilen hasta, son dönemde artan şikayetleri üzerine yeniden tedavi altına alındı. Beyin tabanında, şah damarı, görme sinirleri ve hormon merkezine çok yakın bir bölgede yerleşen kraniofaringioma, iyi huylu olmasına rağmen ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p>

<p><img alt="Şanlıurfa’da 8 Santimetrelik Dev Beyin Tümörü Kapalı Yöntemle Başarıyla Alındı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/sanliurfada-8-santimetrelik-dev-beyin-tumoru-kapali-yontemle-basariyla-alindi-1.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Hastanın başvuru sürecinde artan baş ağrısı, görme problemleri ve bilinç bulanıklığı şikayetleri dikkat çekti. Yapılan tetkikler sonucunda kafa tabanında yaklaşık 8 santimetre boyutuna ulaşan dev kistik kitle tespit edildi. Kitlenin büyüklüğü nedeniyle görme sinirleri ve çevresindeki hayati yapılarda ciddi bası oluştuğu belirlendi. Hastanın klinik ve radyolojik değerlendirmeleri sonrası konsey kararıyla cerrahi müdahale planlandı. Gerçekleştirilen ameliyatta, kafatasında herhangi bir kesi yapılmadan, burun yoluyla endoskopik yöntem kullanıldı. Yüksek çözünürlüklü kamera sistemi ve özel mikrocerrahi aletler yardımıyla gerçekleştirilen operasyon, çevredeki kritik damar ve sinir yapılarına zarar verilmeden başarıyla tamamlandı. Ameliyat sonrası hastanın klinik durumunda belirgin iyileşme gözlemlenirken, takip ve tedavi sürecinin planlı şekilde devam ettiği bildirildi. Yetkililer, bu tür özellikli ameliyatların deneyimli ekip, ileri teknoloji ve multidisipliner yaklaşım gerektirdiğini vurguladı. Tedavi sürecinde emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür edilirken, hastaya sağlıklı bir yaşam temennisinde bulunuldu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="759" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/iTliBW9GgjY" title="Şanlıurfa’da 8 Santimetrelik Dev Beyin Tümörü Kapalı Yöntemle Başarıyla Alındı" width="1349"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfada-8-santimetrelik-dev-beyin-tumoru-kapali-yontemle-basariyla-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/sanliurfada-8-santimetrelik-dev-beyin-tumoru-kapali-yontemle-basariyla-alindi-2.jpeg" type="image/jpeg" length="14256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dermatolog uyardı: Kadınlar, yaz aylarında cilt sağlığını korumanın yolları]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/dermatolog-uyardi-kadinlar-yaz-aylarinda-cilt-sagligini-korumanin-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/dermatolog-uyardi-kadinlar-yaz-aylarinda-cilt-sagligini-korumanin-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında cildin yalnızca güneş ışınlarına değil, aynı zamanda sıcak hava, artan nem oranı ve deniz-havuz suyuna da maruz kaldığına dikkat çeken Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, "Yaz ayları cildimizin en çok güneşe maruz kaldığı ve çevresel faktörlerden en fazla etkilendiği dönemlerden biridir. Güneş ışınlarının etkisi, sıcaklık ve nem oranlarının artması, havuz veya deniz suyu ile sürekli temas cildimize ekstra bir yük bindirir. Bu nedenle yaz aylarında cilt bakım ruti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklık, yoğun güneş ışınları, nem oranındaki yükseliş ve deniz-havuz kullanımı cilt sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Uzmanlar, bu dönemde kullanılan cilt bakım ürünlerinden yaptırılan estetik ve dermokozmetik işlemlere kadar birçok konuda daha dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Dermatoloji Uzmanı Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, yaz aylarının cildin çevresel faktörlerden en fazla etkilendiği dönemlerden biri olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>"GÜNEŞ, SICAKLIK VE NEM CİLT ÜZERİNDEKİ YÜKÜ ARTIRIYOR"</p>

<p>Yaz aylarında cildin yalnızca güneş ışınlarına değil, aynı zamanda sıcak hava, artan nem oranı ve deniz-havuz suyuna da maruz kaldığını dile getiren Uzm. Dr. Tatar, "Yaz ayları cildimizin en çok güneşe maruz kaldığı ve çevresel faktörlerden en fazla etkilendiği dönemlerden biridir. Güneş ışınlarının etkisi, sıcaklık ve nem oranlarının artması, havuz veya deniz suyu ile sürekli temas cildimize ekstra bir yük bindirir. Bu nedenle yaz aylarında cilt bakım rutinin yeniden gözden geçirmek ve cildi korumaya yönelik önlemler almak büyük önem taşır" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"GÜNEŞ KORUYUCU KULLANIMI İHMAL EDİLMEMELİ"</p>

<p>Yaz döneminde cilt bakımında daha hafif ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Tatar, güneş koruyucu kullanımının ise günlük rutinin vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini söyledi. Uzm. Dr. Tatar, "Yazın cilt bakım rutininizde hafif nemlendirici ve koruyucu ürünler ön plana çıkmalıdır. Güneş koruyucu kremler bu dönemde cilt bakımının vazgeçilmezidir. Günlük kullanımda yüksek koruma faktörlü ürünler tercih edilmelidir. Bunun yanında su bazlı nemlendiriciler ve antioksidan içerikli serumlar cildin nem ihtiyacını karşılamaya ve çevresel zararlara karşı korunmasına yardımcı olur" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"YAZ AYLARINDA BAZI İŞLEMLER GÜVENLE UYGULANABİLİYOR"</p>

<p>Yaz aylarında dermokozmetik işlemlerin tamamen bırakılması gerektiği yönündeki düşüncenin doğru olmadığını söyleyen Uzm. Dr. Tatar, "Bazı uygulamalar uygun şartlarda güvenle yapılabilir. Cildi yenilemek, mat görünümü azaltmak, cilt tonunu eşitlemek, lekelenme sorunlarını hafifletmek veya yaşlanma belirtileriyle mücadele etmek amacıyla yaz aylarında da uygulanabilecek çeşitli dermokozmetik işlemler bulunmaktadır. Ancak işlem öncesinde cilt yapısı ve çevresel şartlar mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle güneşin etkisi altında olan cildinizin hassasiyetini göz önünde bulundurmalısınız. İşlem sonrası cildinizi güneşten korumak ve iyileşme sürecine dikkat etmek en az işlem kadar önemlidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"MEZOTERAPİ CİLDİN NEM VE IŞILTI DESTEĞİNE KATKI SAĞLIYOR"</p>

<p>Yaz aylarında tercih edilen uygulamalardan birinin mezoterapi olduğundan bahseden Uzm. Dr. Tatar, "Mezoterapi, cilt altına vitamin, mineral ve aminoasit gibi maddelerin enjekte edilmesiyle cildin canlanmasını sağlar. Özellikle yüz, boyun ve dekolte bölgelerinde uygulanabilir. Yaz aylarında yıpranmış cildi kış dönemine hazırlamanın ve tatil sonrası azalan cilt parlaklığını yeniden kazandırmanın etkili yollarından biridir. Cilt altına verilen bu besleyici maddeler, cildin nem dengesinin korunmasına ve parlaklığının artırılmasına katkı sağlar. İşlem yapıldığı gün deniz ve havuz gibi aktiviteler önerilmemektedir. Sonrasında ise güneşten korunma şartıyla günlük yaşama devam edilebilir" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"BBL TEDAVİLERİ YAZIN DA TERCİH EDİLEBİLİR"</p>

<p>Broad Band Light (BBL) uygulamalarının cilt yenileme ve ton eşitleme amacıyla kullanılabildiğini belirten Uzm. Dr. Tatar, "BBL tedavileri cilt yenileme, lekelenme sorunlarının azaltılması ve cilt tonunun eşitlenmesi amacıyla uygulanmaktadır. İşlem sırasında ağrı oldukça azdır ve günlük yaşama hızlı dönüş sağlanabilir. Özellikle bronzlaşmamış ciltlerde yaz-kış uygulanabilen bu yöntem sonrasında güneşten korunmaya dikkat edilmelidir" açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<p>"BOTOKS VE DOLGU UYGULANABİLİR"</p>

<p>Botoks ve dolgu uygulamalarının yaz aylarında da sık tercih edildiğini ifade eden Uzm. Dr. Tatar, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"Botoks uygulamaları yalnızca mimik hareketlerine bağlı oluşan kırışıklıkların tedavisinde değil, aşırı terleme şikâyetlerinin azaltılmasında da kullanılabilmektedir. Dolgu uygulamaları ise cilde hacim kazandırarak daha genç bir görünüm elde edilmesine yardımcı olur. Bu işlemler güneş ışığına bağlı leke riskini artırmaz. Ancak uygulama sonrası bölgenin güneşten korunması önemlidir. Lazer epilasyon istenmeyen tüylerden kurtulmanın en etkili yöntemlerinden biridir. Yaz aylarında düşük enerji modlarıyla uygulanabilir. Ancak işlem sonrasında cilt güneşe karşı daha hassas hale gelir. Bu yüzden birkaç hafta boyunca güneşten kaçınılmalı ve cilt mutlaka güneş koruyucu ürünlerle korunmalıdır. Hangi işlem uygulanırsa uygulansın, işlem sonrası güneşten korunma kurallarına uyulması gerekir. Yaz aylarında planlanan dermokozmetik uygulamalar mutlaka uzman değerlendirmesi sonrasında yapılmalıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nazime Çavlan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/dermatolog-uyardi-kadinlar-yaz-aylarinda-cilt-sagligini-korumanin-yollari</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/ddd-1.png" type="image/jpeg" length="70027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa Basın Camiasını Sevindiren Haber: Uğur Er Tehlikeyi Atlattı]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfa-basin-camiasini-sevindiren-haber-ugur-er-tehlikeyi-atlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfa-basin-camiasini-sevindiren-haber-ugur-er-tehlikeyi-atlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan basın personeli Uğur Er, aniden rahatsızlanması üzerine hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, kalp krizi geçirdiği belirlenen Uğur Er'e sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapıldı. Ardından hastanede anjiyo operasyonu gerçekleştirilen Er'in tedavisinin devam ettiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doktorların gözetiminde bulunan Uğur Er'in sağlık durumunun iyiye gittiği ve hayati tehlikeyi atlattığı belirtildi. Yaşanan gelişme, ailesi, yakınları ve basın camiasında büyük sevinçle karşılandı.</p>

<p>Uğur Er'e geçmiş olsun dilekleri iletilirken, sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Menduh Kirli</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/sanliurfa-basin-camiasini-sevindiren-haber-ugur-er-tehlikeyi-atlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 22:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/06/screenshot-20260601-225123-whats-app.jpg" type="image/jpeg" length="41926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban bayramı sonrası isimlerden et dondurma uyarısı geldi; Zehirlenmeyin!]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-bayrami-sonrasi-isimlerden-et-dondurma-uyarisi-geldi-zehirlenmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-bayrami-sonrasi-isimlerden-et-dondurma-uyarisi-geldi-zehirlenmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı nedeniyle uyarılarını yineleyen uzmanlar etin tüketimi kadar saklama koşullarının da önemli olduğunu belirtiyor. Uzmanlar kesilen kurbanlar sonrası kaldırılan etlerin oluşturduğu riskleri öne sürerek gıda zehirlenmesi konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban bayramında etin kesildikten hemen sonra tüketilmesini eleştiren uzmanlar etin 12 ile 16 saat arasında dinlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni kesilen ette meydana gelen ölüm sertliğinin önüne geçilmesinin sindirim sorunu yaşanmaması adına önemli olduğu vurgulandı. Akabinde tüketilecek etin porsiyonlanması gerektiği ifade edilerek kızartma yerine sofralarda haşlama veya ızgara halinde tercih edilmesinin daha sağlıklı olacağı ifade edildi.</p>

<p><strong>SU TÜKETİMİ UNUTULMALI, ŞU GIDALARA YÖNELMELİ</strong></p>

<p>Gün içinde yaklaşık 2,5 litre su içmek, vücudun protein yükünü daha rahat dengelemesine yardımcı olacağını vurgulayan uzmanlar, “Et pişirilirken ekstra tereyağı, kuyruk yağı veya iç yağ eklenmemesi gerekiyor. Çünkü bu tür ek yağlar, özellikle kolesterol, kalp-damar hastalığı ve tansiyon riski taşıyan kişiler için sağlık sorunlarını artırabilir. Etin yanında sebze, salata veya yoğurt gibi destekleyici besinler tüketmek sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca sebze ve salata, ette bulunan demirin vücut tarafından daha iyi kullanılmasına da katkı sağlar. Etin yanında gazlı ve şekerli içecekler yerine su, ayran veya maden suyu gibi daha hafif içecekler tercih edilebilir” vurgusunda bulundu.</p>

<p><strong>ET DOLAPTA YAVAŞ VE KENDİLİĞİNDEN ÇÖZÜLMELİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kolesterol yüksekliği veya kalp-damar hastalığı olanların ise et tüketiminde porsiyon kontrolü yapması gerekiyor. Bu kişilerin haftada iki kez, 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketebileceğini belirtti.</p>

<p>Et; oda sıcaklığında, kalorifer yanında, sıcak suyun altında veya mutfak tezgâhında çözdürülmemeli. En güvenli yöntem, eti buzdolabı içinde yavaş yavaş çözdürmektir” diyen uzmanlar açıklamalarında şu sözlere yer verdi; “Çözdürdüğümüz eti tekrar dondurmuyoruz. Eğer dondurursak zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-bayrami-sonrasi-isimlerden-et-dondurma-uyarisi-geldi-zehirlenmeyin</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/kurbanlik-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="56928"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Aylarında En Çok Korkulan Hastalık Geri Döndü!]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/yaz-aylarinda-en-cok-korkulan-hastalik-geri-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/yaz-aylarinda-en-cok-korkulan-hastalik-geri-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yağmur yağışları ve havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkan kenelere karşı uzmanlar vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlkbahar ve yaz aylarının gelmesiyle kene vakalarında artış yaşanırken, özellikle kene ısırmaları sonucu görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Karakeçili, özellikle haziran ortası ve temmuz aylarında vaka yoğunluğunun arttığını söyledi.</p>

<p>Bu yıl kene popülasyonunun fazla olduğuna dikkati çeken Karakeçili, keneye maruz kalan vatandaşların en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/yaz-aylarinda-en-cok-korkulan-hastalik-geri-dondu-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Karakeçili, hastaneye ulaşımın mümkün olmadığı durumlarda kenenin çıplak elle temas edilmeden çıkarılması gerektiğini belirterek, "Eldiven ya da poşet yardımıyla cımbız kullanılarak uygun şekilde çıkarılmasını öneriyoruz." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırsal alanlarda kapalı kıyafet tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Karakeçili, şunları kaydetti:<br />
"Kapalı ayakkabı giyilmeli ve pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı. Çünkü keneler yerden gelerek vücudumuza tutunuyor. Ayrıca vücudun düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor."<br />
Kenelere karşı koruyucu spreylerin de kullanılabileceğini aktaran Karakeçili, vatandaşların panik yapmadan bilinçli hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/yaz-aylarinda-en-cok-korkulan-hastalik-geri-dondu</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/yaz-aylarinda-en-cok-korkulan-hastalik-geri-dondu.jpg" type="image/jpeg" length="26298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda En Sık Görülen Yaz Hastalığına Dikkat]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/cocuklarda-en-sik-gorulen-yaz-hastaligina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/cocuklarda-en-sik-gorulen-yaz-hastaligina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte çocuklarda görülen yaz ishali vakalarına karşı ebeveynlerin dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, havaların ısınmasıyla birlikte yaz ishali diye bilinen mide-bağırsak enfeksiyonlarının artabileceğini belirterek, ebeveynlere uyarılarda bulundu.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/cocuklarda-en-sik-gorulen-yaz-hastaligina-dikkat-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Havaların ısınması ile birlikte çocukların toplu alanlarda kalma süresi uzadı. Yaz ishalinin de bu dönemlerde arttığını ifade eden  Uzm. Dr. Harika Dikdur, "Yaz dönemi geliyor ve havalar ısınıyor. Bu dönemde en sık karşılaşacağımız enfeksiyonlardan biri çocuklarda mide-bağırsak enfeksiyonu. Buna yaz ishali denilebiliyor. Yazın, bu hastalığın artma sebebi toplu alanlarda daha fazla bir araya gelmek. Havuz, deniz gibi toplu girilen sulardan kapılan mikroplar, içme sularında ya da iyi yıkanmamış gıda ürünleri ile birlikte viral enfeksiyonları daha sık görüyoruz. Parklarda aynı yere dokunulması ve ellerin ağza gitmesi de bu enfeksiyonların bulaşmasında etkili oluyor" dedi.</p>

<p><img alt="" height="554" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/cocuklarda-en-sik-gorulen-yaz-hastaligina-dikkat-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İshal salgınlarında kusma ve ishalin bir arada olduğunda hastayı mutlaka bir çocuk doktorunun görmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Dikdur, "İshal salgınlarında en önemli konu, çocukta kusma ve ishal varsa mutlaka bir çocuk doktoru hastayı görmeli. Bu enfeksiyonlar genellikle virüs kökenlidir. Bu hastalığın tedavisi de destek tedavisidir. Bu tedavinin yüzde 99'unda da antibiyotik gerekli değildir. Sıvı kaybı varsa bunu dengelemek için damar yolundan sıvı desteği sağlarız. Probiyotik kullanırız. Bazı vakalarda çinko destekleri ile dengelemeyi sağlarız" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/cocuklarda-en-sik-gorulen-yaz-hastaligina-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/cocuklarda-en-sik-gorulen-yaz-hastaligina-dikkat.jpeg" type="image/jpeg" length="38143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa’da Sağlık Sistemi Tartışması: “Doktorlar Sosyal Hayat Nedeniyle Gelmek İstemiyor”]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/doktorlar-sosyal-hayat-nedeniyle-gelmek-istemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/doktorlar-sosyal-hayat-nedeniyle-gelmek-istemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’da vatandaşların tedavilerini yaptırmak için başka illere gittikleri iddiası tepki toplamıştı. Şanlıurfa Gazetesi vatandaşlara bu konuyu sordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa’da sağlık sistemiyle ilgili vatandaşların değerlendirmeleri dikkat çekti. Bazı vatandaşlar Sağlık Bakanlığı tarafından yeterli görevlendirmelerin yapılmadığını ifade ederken, bazı vatandaşlar ise doktorların sosyal yaşam şartları nedeniyle Şanlıurfa’da çalışmayı tercih etmediğini söyledi. Vatandaşlar, Şanlıurfa’nın doktorlar ve başarılı insanlar için cazibe merkezi haline gelmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3>“Şanlıurfa’ya Doktor Gelmemesinin Bir Değil, Birçok Sebebi Var”</h3>

<p>Mehmet Canbeyli isimli vatandaş, kentte başarılı kişilerin istenmediğini öne sürerek sağlık sistemiyle ilgili hem yerel hem de ulusal ölçekte değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Canbeyli, “Doktorlar çalışmak için Şanlıurfa’yı tercih etmiyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri sosyal hayatın yetersiz olması. Doktorlar burada kültürel ve sosyal yaşamın kendilerine uygun olmadığını düşünüyor. Ayrıca kentte kira fiyatları da oldukça yüksek. Bunun yanında bazı yöneticilerin başarılı doktorların ve yöneticilerin Şanlıurfa’ya gelmesini istemediğini düşünüyorum. Bu konuları tek bir nedene bağlamak doğru olmaz” dedi.</p>

<h3>“Tedavi Sürecimden de Biliyorum, Doktorları İyi”</h3>

<p>Şanlıurfa’da kanser tedavisi gördüğünü belirten Halil Çiftçi ise sağlık hizmetlerinden memnun olduğunu ifade etti.</p>

<p>Pankreas kanseri nedeniyle Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki 500 yataklı hastanede ameliyat olduğunu söyleyen Çiftçi, “Gayet başarılı bir operasyon geçirdim ve çok memnun kaldım. Elbette sağlık sisteminde bazı aksaklıklar olabilir ancak ciddi sorunlar olduğunu düşünmüyorum. Tedavi sürecimde gösterilen ilgi ve alakadan memnun kaldım” diye konuştu.</p>

<h3>“Urfa Sağlıkta Gelişmiş Olsaydı Sevkler Olmazdı”</h3>

<p>Vatandaşlardan Emir Kaya da sağlık alanında yaşanan eksikliklere dikkat çekerek, Şanlıurfa’dan birçok hastanın çevre illere sevk edildiğini söyledi.</p>

<p>Kaya, “Bazı hastaneleri diğerlerine göre daha iyi buluyorum ancak sağlık alanında daha fazla gelişme gerekiyor. Vatandaşların ciddi sağlık sorunları yaşadığını görüyoruz. Günlük olarak yüzlerce kişi Adana, Malatya, Ankara ve Gaziantep gibi illere sevk ediliyor. Eğer Şanlıurfa sağlık alanında daha gelişmiş olsaydı bu sevkler yaşanmazdı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="752" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/fUmSuiCfhb8" title="Şanlıurfa’da Sağlık Sistemi Tartışması: “Doktorlar Sosyal Hayat Nedeniyle Gelmek İstemiyor”" width="1337"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ESMA AYLUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/doktorlar-sosyal-hayat-nedeniyle-gelmek-istemiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/sanliurfada-saglik-sorunu-sanliurfa-doktorlar-icin-cazibe-merkezi-haline-gelmeli.jpg" type="image/jpeg" length="41400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Bayramda Aşırı Et Tüketimine Karşı Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-bayramda-asiri-et-tuketimine-karsi-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-bayramda-asiri-et-tuketimine-karsi-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Selin Sarıbudak, Kurban Bayramı’nda aşırı et tüketiminin sindirim sorunları ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini belirterek dengeli beslenme uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Selin Sarıbudak, Kurban Bayramı'nda vatandaşlara dengeli beslenmeleri tavsiyesinde bulunarak, "Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir" dedi.<br />
Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri, tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. Sarıbudak, "Kurban Bayramı kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir" dedi.<br />
Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Sarıbudak, "Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi önemli. Etler kızartma, kavurma yerine fırında, haşlama, ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Etler pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz. Kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az 15 cm uzak olacak şekilde pişiriyoruz" dedi.<br />
Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketimin artmasıyla su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, "Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak gün içerisinde aşırı et tüketiminin de önüne geçecektir. Kırmızı et iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini demirin vücuttaki emilimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirimi daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım" ifadelerini kullandı.<br />
Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, "Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil, küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta, eksi 18 santigrat derecede de 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-bayramda-asiri-et-tuketimine-karsi-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/uzmanlardan-bayramda-asiri-et-tuketimine-karsi-kritik-uyarilar-kucuk-1.jpg" type="image/jpeg" length="17561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Annelik Estetiği Açıklaması: Doğum Sonrası Değişimlere Çözüm]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-annelik-estetigi-aciklamasi-dogum-sonrasi-degisimlere-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-annelik-estetigi-aciklamasi-dogum-sonrasi-degisimlere-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası kadınlarda karın, meme ve vücut bölgelerinde kalıcı değişimler oluşabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta bazı kalıcı değişiklikler ortaya çıkabileceğini belirterek, "Karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma, memelerde sarkma, hacim kaybı ve bacaklarda yağlanma doğum sonrası en sık görülen sorunlardır. Annelik estetiği 'mommy makevover' ile bu sorunların kalıcı olmasının önüne geçilebilir. Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar" dedi.<br />
Annelik estetiği, diğer bir adıyla "mommy makeover" uygulamaları hakkında bilgi veren Acıbadem Bursa Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, "Gebelik ve doğum sonrası vücutta oluşan değişimler her zaman kalıcı olmak zorunda değil. Annelik estetiği, deforme olan bölgeleri yeniden şekillendirmek ve vücut oranlarını toparlamak amacıyla planlanan kombine cerrahi işlemleri içerir. Doğru planlama ile annelik estetiği sayesinde kadınlar kendilerini yeniden daha iyi hissedebilir" diye konuştu.<br />
<br />
"Her hastaya aynı işlem uygulanmaz"<br />
Annelik estetiğinin kişiye özel planlandığını vurgulayan Özyılmaz, "Her hastada tüm ameliyatlara gerek olmayabilir. Hastanın ihtiyaçları, beklentileri, vücut yapısı ve sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"En sık meme estetiği ve karın germe uygulanıyor"<br />
Doğum ve emzirme sonrası en fazla değişimin meme bölgesinde görüldüğünü belirten Özyılmaz, "Meme büyütme, meme dikleştirme, gerekirse dikleştirme ile birlikte büyütme ya da meme küçültme ameliyatları planlanabilir. Burada hastanın beklentisi ve vücut ölçüleri mutlaka dikkate alınır" diye konuştu.<br />
Karın bölgesindeki değişimlere de değinen Özyılmaz, "Gebelik sonrası karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma ve yağlanma oluşabilir. Karın germe ameliyatı ile sarkan deri alınır, karın kasları sıkılaştırılır ve bel hattı yeniden şekillendirilir" dedi.<br />
<br />
"Dirençli yağlar liposuction ile alınabiliyor"<br />
Diyet ve egzersize rağmen bazı bölgelerde yağlanmanın kalabildiğini ifade eden Özyılmaz, "Bel, basen, bacak içi ve diz içi gibi alanlarda dirençli yağ birikimleri görülebilir. Liposuction ile bu bölgelerdeki yağlar alınarak vücut hatları daha dengeli hale getirilebilir" dedi.<br />
<br />
"Doğumdan sonra en az 1 yıl beklenmeli"<br />
Annelik estetiğinin doğum yapmış, emzirme dönemi tamamlanmış ve genel sağlık durumu uygun olan hastalara uygulanabileceğini belirten Özyılmaz, "Doğumdan sonra en az 1 yıl geçmesi ve kilo verme sürecinin tamamlanmış olması önemlidir" diye konuştu.<br />
<br />
"Bazı hastalarda tek ameliyatta yapılabilir"<br />
Birden fazla işlemin aynı seansta yapılabildiğini belirten Özyılmaz, "Tek ameliyatta tüm işlemler uygulanabilir. Ancak bunun için hastanın sağlık durumu, kilosu, sigara kullanımı ve ek hastalıklarının olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir" dedi.<br />
<br />
"Yaklaşık 10 günlük dinlenme süreci yeterli olabilir"<br />
İyileşme süreci hakkında bilgi veren Özyılmaz, "Kombine ameliyatlarda genellikle 2 gece hastane yatışı gerekir. Sonrasında evde yaklaşık 10 günlük istirahat süreci yeterli olabilir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Amaç sadece görünüm değil, özgüvenin yeniden kazanılması"<br />
Son olarak annelik estetiğinin psikolojik etkisine dikkat çeken Özyılmaz, "Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar. Başarılı sonuç için doğru planlama, hasta uyumu ve deneyimli bir uzmanla ilerlemek büyük önem taşır" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-annelik-estetigi-aciklamasi-dogum-sonrasi-degisimlere-cozum</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/a-w713766-02.jpg" type="image/jpeg" length="51869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Kene Uyarısı: KKKA Riski Yaz Aylarında Artıyor]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-kene-uyarisi-kkka-riski-yaz-aylarinda-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-kene-uyarisi-kkka-riski-yaz-aylarinda-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yağışlar ve sıcaklıkların artmasıyla birlikte kene vakalarında yükseliş yaşandığını belirterek vatandaşları KKKA hastalığına karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yağmur yağışları ve havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkan kenelere karşı uzmanlar vatandaşları uyardı.<br />
İlkbahar ve yaz aylarının gelmesiyle kene vakalarında artış yaşanırken, özellikle kene ısırmaları sonucu görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi.<br />
Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Karakeçili, özellikle haziran ortası ve temmuz aylarında vaka yoğunluğunun arttığını söyledi.<br />
Bu yıl kene popülasyonunun fazla olduğuna dikkati çeken Karakeçili, keneye maruz kalan vatandaşların en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade etti.<br />
Karakeçili, hastaneye ulaşımın mümkün olmadığı durumlarda kenenin çıplak elle temas edilmeden çıkarılması gerektiğini belirterek, "Eldiven ya da poşet yardımıyla cımbız kullanılarak uygun şekilde çıkarılmasını öneriyoruz." dedi.<br />
Kırsal alanlarda kapalı kıyafet tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Karakeçili, şunları kaydetti:<br />
"Kapalı ayakkabı giyilmeli ve pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı. Çünkü keneler yerden gelerek vücudumuza tutunuyor. Ayrıca vücudun düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor."<br />
Kenelere karşı koruyucu spreylerin de kullanılabileceğini aktaran Karakeçili, vatandaşların panik yapmadan bilinçli hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-kene-uyarisi-kkka-riski-yaz-aylarinda-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/1-2-4.jpeg" type="image/jpeg" length="76083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Etinin Kalitesi İçin 5-6 Saat Dinlendirme Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-etinin-kalitesi-icin-5-6-saat-dinlendirme-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-etinin-kalitesi-icin-5-6-saat-dinlendirme-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Kurban Bayramı’nda kesim sonrası etlerin hemen dolaba konulmasının kaliteyi düşürdüğünü belirterek, 5-6 saat dinlendirilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kurban Bayramı'nda kurbanlıkların kesiminin ardından hemen dolaplara alınan etlerin kalitesinin düştüğünü belirten uzmanlar, etlerin 5-6 saat bekletilmesinin son derece önemli olduğunu kaydetti.<br />
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi 2. Başkanı Önder Yıldız, kurban kesiminin ardından etin nasıl saklanması gerektiğine ilişkin bilgiler verdi. Vatandaşların kesim sonrası en büyük hatasının etleri hemen dolaplara kaldırmak olduğunu söyleyen Yıldız, "Kesimden sonrası bizim için son derece önemli. Kesimden sonra etlerin uygun ortamlarda 5-6 saat süreyle güneş almayan yerde küçük parçalara ayırılmış şekilde bekletilmesi gerekir. Bu, etin olgunlaşmasını sağlayacak, bakterilerin üremesini engelleyecek. Hem de insanlarımızın sağlıklı bir şekilde et tüketimini sağlayacaktır" dedi.<br />
Etlerin hemen dolaba atılmasının birçok kayıplara neden olduğuna değinen Yıldız, "Halkımızın yaptığı en büyük hata şu; kesimden sonra etlerin hemen buzdolabı ya da derin donduruculara konularak muhafaza edileceğini düşünüp uygulaması. Bu uygulama etin kalitesini bozuyor. Ölüm sertleşmesi ve orada oluşabilecek olumsuz bakterilerin yok edilmesi noktasında etlerin küçük parçalara ayrılarak güneş almayan yerlerde 5-6 saat muhafaza edilerek olgunlaşmasını sağlaması gerekir. Bu ortamların oluşturulmasının ardından paketlenerek ya buzdolabına ya da derin donduruculara konulabilir. Eğer ki böyle yapılmazsa buradaki risk başta etin kalitesini düşürür, bozulur. Olgunlaşma bakterileri orada görev yapmadığı için lezzetinde, kokusunda ve sertliğinde bazı sıkıntılar oluyor. Tüketiminde de hem damak tadı olarak hem kalite olarak hem de protein ile besleyici değerler yönünden kayıplara neden oluyor. Bunlara dikkat etmemiz son derece önemli" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-etinin-kalitesi-icin-5-6-saat-dinlendirme-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/kurban-etinin-kalitesi-icin-5-6-saat-dinlendirme-uyarisi-kucuk.jpg" type="image/jpeg" length="80653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Etini Hemen Tüketmeyin: Uzmanlardan Kritik Uyarı]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-etini-hemen-tuketmeyin-uzmanlardan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-etini-hemen-tuketmeyin-uzmanlardan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Filiz Beycan, kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmemesi gerektiğini belirterek en az 12-24 saat dinlendirilmesi uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Filiz Beycan, Kurban Bayramı boyunca aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, kurban etinin en az 12-24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi.<br />
Baş Diyetisyeni Filiz Beycan, Kurban Bayramı'nda sağlıklı beslenme konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Bayram boyunca kontrolsüz et tüketiminin sindirim sistemi problemleri başta olmak üzere kolesterol, trigliserid ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Beycan, özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bayram sabahında hafif bir kahvaltı yapılmasının önemli olduğunu belirten Beycan, "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir. Etin içerisindeki ölüm sertliği dediğimiz bir sertlik oluşur ve bu da sindirim sistemimizde problemlere yol açabilir. Yediğimizde eğer hazımsızlık, şişkinlik oluşmasını istemiyorsak etimizi mutlaka dinlendirmeliyiz. Onun için ilk önce kahvaltıda peynir, yumurta tarzı protein kaynaklarından oluşan, yanına zeytin, yeşillikler eklenmiş bir dilim tam buğday ekmeği tarzında bir kahvaltı yapabiliriz" dedi.<br />
<br />
"Gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor"<br />
Et pişirme yöntemlerine de değinen Beycan, "Daha çok haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerini tercih etmemiz gerekiyor. İçerisine ekstra tereyağı veya kuyruk yağı gibi yağlar kullanmamak lazım ki sağlığımız olumsuz etkilenmesin. Bir diğer önemli hususumuz sebze yemeklerini mutlaka tüketmemiz lazım. Hem etin sindirimini artırabilmek hem de içerisindeki demir emilimini artırabilmek için yanına sebze veya salata ilavesi yapmamız gerekiyor. Mutlaka yanında su tüketimi çok önemli. Böbreklerimize proteinden bir yük binecektir. Bu yükün hafifletilmesi için de gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor. Aynı zamanda kahve ve çayın fazla tüketilmesi de vücuttaki sıvı ihtiyacını artıracağı için su tüketimi bu yönden de önemli" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Etin yanında asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edilebilir"<br />
Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin eti kesilir kesilmez tüketmek olduğunu söyleyen Beycan, "Eti kesilir kesilmez pişirmememiz gerekiyor ki sindirim sisteminde problemlere, hazımsızlığa, şişkinliğe, kabızlığa yol açmasın. Bir diğer husus yine etin yanında mutlaka sebze ve salatanın tüketilmesi gerekiyor. Bu da bizim sindirim sistemimizi daha rahatlatacaktır. Çok kızartmalı, yağlı değil de haşlama tarzı olabilir. İçerisinde baharatları çok fazla kullanmamak gerekir ki sindirim sistemimiz daha rahat çalışsın. Bunlara dikkat edebiliriz. Yine dediğimiz gibi su tüketimi çok önemli. Etin yanında mutlaka asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edebiliriz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Kolesterol hastaları haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketebilir"<br />
Kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Beycan, "Eğer hastamız diyabet hastasıysa tatlı tüketmesini, hamur işi tüketmesini hiç istemiyoruz. Ancak ikramlık olarak meyve tüketebilir veya kuru yemiş, kuru meyve gibi hafif ikramlıklar tercih edilebilir. Bunun yanında eğer kalp damar hastalığı mevcutsa, kolesterol yükseklikleri varsa et miktarları çok önemli. Haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketmesi gerekiyor. Yine pişirirken yağlı değil de yağsız etleri tercih etmesini istiyoruz. Bunun yanında tansiyon hastalarımız için pişirirken içerisine ekstra tuz ilavesi yapmamalarını istiyoruz ki tansiyon yükselmesi meydana gelmesin. Sindirim ve mide problemleri olanlarda da daha çok haşlama öneriyoruz. Kızartılmış etler sindirim sisteminde problemlere yol açabilir" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
"Eti tekrar dondurmuyoruz, aksi halde zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir"<br />
Etin saklama koşullarına ilişkin de bilgi veren Beycan, etlerin küçük porsiyonlara ayrılması gerektiğini ifade ederek, "3-4 gün içerisinde tüketeceksek buzdolabında 0-4 derecede, bir hafta içerisinde tüketeceksek daha çok eksi 2 derecede saklayabiliriz. Ama uzun vadede, yaklaşık 6 ay kadar bir süre saklamayı planlıyorsak eksi 18 derecede dondurarak muhafaza etmemiz gerekiyor. Pişireceğimiz zaman da oda sıcaklığında, kaynar su altında veya kalorifer yanında çözdürme işlemi yapmamalıyız. Buzdolabı içerisinde uzun sürede çözdürme yapmamız gerekiyor ki bakterilerin oluşmasını önleyelim. Ve çözdürdüğümüz eti tekrar dondurmuyoruz. Eğer dondurursak zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu.<br />
Bayram boyunca aşırı et tüketiminin halsizlik, baş ağrısı, tansiyon yükselmesi ve gut gibi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirten Beycan, dengeli porsiyonlarla birlikte sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-etini-hemen-tuketmeyin-uzmanlardan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/aw713808-01-kucuk.jpg" type="image/jpeg" length="18582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Kurban Bayramı İçin Et Tüketimi Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-kurban-bayrami-icin-et-tuketimi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-kurban-bayrami-icin-et-tuketimi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Kurban Bayramı’nda etin hemen tüketilmemesi gerektiğini belirterek, birkaç saat dinlendirildikten sonra ızgara veya fırında pişirilmesini önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, Kurban Bayramı'nda etin doğru pişirme yöntemiyle hazırlanması ve yanında C vitamini içeren gıdalarla tüketilmesinin sindirim ve besin emilimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, özellikle pişirme yöntemi ve besin kombinasyonlarının sindirim sağlığı açısından belirleyici olduğunu ifade etti.<br />
<br />
"Kavurma yapmak yerine ızgara, fırın, mangal şeklinde yaparsak en azından sindirimimizi daha rahatlatmış olabiliriz"<br />
Bayram sofralarının kültürümüzün en önemli parçalarından bir tanesi olduğunu ifade eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, "Özellikle Kurban Bayramı'nda yapılan hatalardan bir tanesi kahvaltıda da et tüketimi ile başlamak. Kurban etleri kesildikten hemen sonra tüketildiğinde ölüm sertliği dediğimiz bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Bu da sindirim problemlerine yol açabiliyor. En azından kahvaltıda değil de birkaç saat dinlendirdikten sonra öğlen ve akşam tüketilmeye başlanılması daha sağlıklı olacaktır. Bu ölüm sertliği dediğimiz durum geçeceği için sindirim problemleri daha az olur. Ama burada dikkat etmemiz gereken nokta kavurma yapmak yerine ızgara, fırın, mangal şeklinde yaparsak en azından sindirimimizi daha rahatlatmış olabiliriz. Aynı zamanda demir ve protein içeriği yüksek olduğu için mutlaka demirin emilimini arttırabilmemiz açısından yanında C vitamini içeriğine sahip salata grupları, haşlanmış buharda pişirdiğimiz sebzelerle beraber tüketilmesini öneriyorum. Burada da tabağın yarısını salata grubuyla, diğer kalan kısmını da yine et grubumuzla beraber tüketebiliriz" dedi.<br />
<img alt="" height="559" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/kurban-eti-nasil-saklanmali-uzmanindan-onemli-tavsiyeler-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Tatlı tüketimine de dikkat"<br />
Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, tatlı tüketimi arttığı için şekerli ve asitli içecekler içmek yerine doğal probiyotik olan şalgam, ayran grubu veya maden suyu tercih edilmesi gerektiğini de belirterek, "Tatlı tüketiminize de dikkat etmenizi isteyeceğim. Gittiğiniz her yerde tatlı tüketmek yerine daha doğru bir seçimle beraber en azından her yerde değil de belli başlı yerlerde tüketmek bizler açısından da daha sağlıklı olacaktır. Su tüketimini ihmal ediyoruz. Suyu da gittiğimiz her misafirlikte bir bardak su içmeye dikkat ederek en azından bu şekilde gün içerisindeki suyumuzu 2 litreye yakın tutmaya çalışalım. Hareketli miktarımız da yine azalıyor. Burada da hareket etmek için gün içerisinde yürüyebileceğimiz yerlere yürüyerek gitmek ya da akşam yemekten böyle bir birkaç saat sonrasında hafif yürüyüşler de bizi destekleyecektir. Etlerin saklanması noktasında da bütün parçalar halinde değil daha küçük parçalar halinde tek kullanımlık olacak şekilde derin dondurucuda saklayabiliriz. -18 derecede yaklaşık 6-12 ay arasında da tüketilebilir. Bayramımızı kutlarken sağlığınızı ihmal etmeyin" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/uzmanlardan-kurban-bayrami-icin-et-tuketimi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/kurban-eti-nasil-saklanmali-uzmanindan-onemli-tavsiyeler.jpg" type="image/jpeg" length="27192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Spor yapanlar bu hatalara dikkat; Yaz ayları da uzmanlardan uyarılarda peş peşe geldi]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/spor-yapanlar-bu-hatalara-dikkat-yaz-aylari-da-uzmanlardan-uyarilarda-pes-pese-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/spor-yapanlar-bu-hatalara-dikkat-yaz-aylari-da-uzmanlardan-uyarilarda-pes-pese-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle beraber spora başlayanlarının hızlı ve hazırlıksız başlamanın kas zorlanmaları, diz bağ yaralanmaları ve ayak bileği burkulmaları gibi ciddi sakatlıklara yol açabileceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında daha fit görünmek ve form tutmak isteyen birçok kişi, uzun bir aranın ardından spora hızlı ve hazırlıksız şekilde başlıyor. Ancak uzmanlar, ani tempo ve yanlış egzersiz uygulamalarının ciddi sakatlıklara yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>EN ÇOK GÖRÜLEN SAKATLIKLAR AÇIKLANDI<br />
Genellikle kas zorlanmaları, diz bağ yaralanmaları ve ayak bileği burkulmaları yaz döneminde en sık görülen spor yaralanmaları arasında yer alıyor. Ortopedi kliniklerine yapılan başvurularda yaz başıyla birlikte belirgin bir artış yaşandığı belirtiliyor.<br />
Uzmanlara göre kış aylarında hareketsiz kalan vücut, ani ve yoğun yüklenmelere hazır olmayabiliyor. Halı saha maçları, koşu ve yüksek tempolu antrenmanlar gibi aktiviteler, yeterli hazırlık yapılmadan gerçekleştirildiğinde kas ve eklem yapısına fazla yük bindiriyor. Bu durum ise haftalarca sürebilen tedavi süreçlerine neden olabiliyor.<br />
En sık yapılan hatalardan birinin, vücudu ısındırmadan tempoyu bir anda yükseltmek olduğu ifade ediliyor. Özellikle ani hızlanma, dur-kalk ve yön değiştirme gerektiren sporlarda diz ve ayak bileği yaralanmaları daha sık görülüyor.</p>

<p>KAZALARIN YAN NEDENLERİ DE ŞAŞIRTMADI<br />
Uzmanlar ayrıca kas gücündeki azalma, esneklik kaybı ve denge problemlerinin de sakatlanma riskini artırdığını söylüyor. Yetersiz ısınma, yanlış ayakkabı seçimi ve uygun olmayan zemin gibi faktörlerin de eklenmesiyle yaralanmaların kaçınılmaz hale gelebileceği vurgulanıyor.<br />
Sağlıklı bir spor süreci için kademeli başlangıç yapılması, vücudun dinlenmesi ve ağrıların göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edilirken, doğru ekipman kullanımı ve düzenli ısınmanın sakatlık riskini önemli ölçüde azalttığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/spor-yapanlar-bu-hatalara-dikkat-yaz-aylari-da-uzmanlardan-uyarilarda-pes-pese-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/spor-yapanlar-bu-hatalara-dikkat-yaz-aylari-da-uzmanlardan-uyarilarda-pes-pese-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="38582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrencilerde Kaygı Alarmı: Uzmanlardan Önemli Tavsiyeler]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/ogrencilerde-kaygi-alarmi-uzmanlardan-onemli-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/ogrencilerde-kaygi-alarmi-uzmanlardan-onemli-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sınav dönemlerinde öğrencilerin yaşadığı yoğun kaygının akademik başarıyı olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, ailelerin baskıcı ve kıyaslayıcı tutumlardan kaçınması gerektiğini söyledi. Güler, sınav kaygısının doğru yaklaşımlar ve destekleyici iletişimle kontrol altına alınabileceğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sınav dönemlerinin öğrenciler kadar aileler için de yoğun stres ve beklentilerin yaşandığı süreçler arasında yer aldığını belirten Psikolog İrem Güler, "Özellikle lise ve üniversiteye geçiş sınavları yaklaşırken birçok öğrenci kaygı, baskı ve başarısızlık korkusuyla mücadele ediyor. Aileler çocuklarının belirli düzeyde heyecan yaşamalarının doğal bir durum olduğunu ancak aşırı sınav kaygısının performanslarını ve bilgiyi kullanma becerilerini olumsuz etkileyebileceğini unutmamalıdır" dedi.</p>

<p>Psikolog İrem Güler, sınav kaygısının öğrencinin sınav öncesinde veya sınav sırasında yaşadığı yoğun endişe nedeniyle sahip olduğu bilgiyi etkili şekilde kullanmasını zorlaştıran bir durum olduğunu söyledi. Konuyla ilgili dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgiler aktaran Psikolog Güler, "Belirli düzeyde heyecan motive edici olabilir. Ancak kaygı yoğunlaştığında dikkat, öğrenme ve performans üzerinde olumsuz etkiler ortaya çıkabilir. Öğrenci hazırlanmasına rağmen yoğun başarısızlık düşünceleri yaşıyor, sınav anında bildiklerini hatırlamakta zorlanıyor ya da sınavdan kaçınmaya başlıyorsa burada daha yoğun bir sınav kaygısından söz edebiliriz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Fiziksel ve psikolojik belirtiler görülebiliyor"<br />
Sınav kaygısının yalnızca zihinsel değil, bedensel belirtilerle de kendini gösterebildiğini ifade eden Güler, öğrencilerde kalp çarpıntısı, hızlı nefes alma, mide bulantısı, terleme, baş ağrısı, uyku düzensizlikleri ve kas gerginliği gibi fiziksel belirtilerin görülebileceğini söyledi. Bunun yanında yoğun endişe, huzursuzluk, başarısızlık korkusu ve çaresizlik hissinin de yaygın olduğunu belirten Güler, "Bazı öğrenciler dikkatini toplamakta zorlanabiliyor, okuduğunu anlamakta güçlük yaşayabiliyor veya ‘kesin başarısız olacağım' gibi olumsuz düşüncelere kapılabiliyor. Bu durum zamanla erteleme davranışına, okuldan uzaklaşmaya ya da sosyal geri çekilmeye kadar ilerleyebiliyor" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="665" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/ogrencilerde-kaygi-alarmi-uzmanlardan-onemli-tavsiyeler-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>"Kaygı akademik performansı olumsuz etkiliyor"<br />
Yoğun kaygının öğrencinin akademik performansını doğrudan etkileyebildiğini vurgulayan Güler, kaygı anında zihnin önemli bir bölümünün olumsuz düşüncelerle meşgul olduğunu belirtti. Öğrenci sınav sırasında ‘ya yapamazsam', ‘rezil olacağım' gibi düşüncelerle uğraştığında dikkatinin sınavdan uzaklaşabildiğinin altını çizen Güler, "Bu durum bilgiyi geri çağırmayı, problem çözmeyi ve odaklanmayı zorlaştırabiliyor. Özellikle yüksek kaygı düzeyinin dikkat, öğrenme ve bellek süreçleriyle ters ilişkili olduğu biliniyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"'Bak arkadaşın kaç net yaptı' yaklaşımı kaygıyı artırıyor"<br />
Ailelerin iyi niyetle yaptığı bazı davranışların çocuk üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çeken Güler, sürekli başarı vurgusu yapılmasının, çocukların kardeşleri veya arkadaşlarıyla kıyaslanmasının ve sınavın hayatın tek belirleyicisi gibi sunulmasının kaygıyı yükseltebildiğini söyledi.</p>

<p>"'Bu sınav hayatını belirleyecek', ‘bak arkadaşın kaç net yaptı' ya da ‘bu kadar çalışıp kazanamazsan yazık olur' gibi ifadeler öğrencide yoğun baskı oluşturabiliyor" diyen Güler, ebeveynlerin süreç odaklı yaklaşmasının önemine vurgu yaparak, "Çocuğun yalnızca sonucuna değil, gösterdiği emeğe odaklanmak daha koruyucu olabilir. ‘Verdiğin emeği görüyorum' ya da ‘zorlandığını fark ediyorum' gibi cümleler öğrenciyi daha güvende hissettirebilir" diye konuştu.</p>

<p>"Akran kıyaslaması hatalı bir davranış"<br />
Özellikle ergenlik döneminde sosyal medyanın sınav kaygısını artırabildiğini belirten Güler, öğrencilerin sürekli başarı hikâyeleriyle karşılaşmasının gerçekçi olmayan bir başarı algısı oluşturabildiğini ifade etti. Güler, "Gençler sosyal medyada yüksek netler, uzun çalışma saatleri ve kazanılan okulları gördükçe kendilerini yetersiz hissedebiliyor. Oysa çoğu kişi yalnızca başarılı olduğu kısmı paylaşıyor; zorlandığı anları paylaşmıyor" dedi.<br />
Akran kıyaslamasının da kaygıyı artırdığını söyleyen Güler, "Her öğrencinin öğrenme biçimi, dikkat süresi ve psikolojik dayanıklılığı farklıdır. Sürekli kıyaslama yapmak özgüveni zedeleyebilir ve öğrenciyi tükenmişlik hissine sürükleyebilir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="665" src="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/ogrencilerde-kaygi-alarmi-uzmanlardan-onemli-tavsiyeler-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>"Uyku ve beslenme düzeni önemli"<br />
Sınav döneminde öğrencilerin yaşam düzeninin tamamen ders çalışmaya göre şekillenmemesi gerektiğini belirten Güler; düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin kaygı yönetiminde önemli rol oynadığını söyledi. Özellikle düzensiz uykunun dikkat dağınıklığı ve stres toleransında azalma ile ilişkili olduğunu belirten Güler, yoğun kafein tüketiminin de kaygı belirtilerini artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları ve gerçekçi hedefler belirlemenin kaygıyı azaltmada destekleyici yöntemler arasında yer aldığını belirten Güler, öğrencilerin sosyal yaşamdan tamamen kopmaması gerektiğini söyledi.<br />
Ne zaman profesyonel destek alınmalı?<br />
Psikolog İrem Güler, kaygının günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemeye başladığı durumlarda profesyonel desteğin önemli olduğunu vurguladı. Güler, "Okula gitmek istememe, yoğun kaçınma davranışları, sık fiziksel yakınmalar, uyku ve iştah sorunları, ağlama nöbetleri veya belirgin performans düşüşü varsa uzman desteği değerlendirilmelidir. Özellikle öğrencinin ‘artık baş edemiyorum' ya da ‘yardım almak istiyorum' gibi ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır" dedi.</p>

<p>"Nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları, dikkat teknikleri uygulanabilir"<br />
Son olarak öğrencilerin sınav öncesi kaygılarını azaltmak için günlük yaşamlarında hangi yöntemleri uygulayabileceğine değinen Psikolog Güler, şu önerilerde bulundu: "Düzenli ve verimli çalışma alışkanlıkları geliştirmek, sınav hakkında yeterli bilgiye sahip olmak ve gerçekçi hedefler koymak kaygıyı azaltmada temel adımlar arasındadır. Nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları, dikkat odaklama teknikleri ve olumsuz düşünceleri fark edip alternatif düşünceler geliştirmek de kaygıyı azaltmada kullanılabilir. Bilişsel davranışçı yaklaşımda öğrencinin ‘kesin başarısız olacağım' gibi otomatik düşüncelerini fark etmesi ve bunları daha gerçekçi düşüncelerle değerlendirmesi önemli görülmektedir. Sosyal yaşamı tamamen kısıtlamak yerine dengede tutmak da kaygıyı yönetmeye katkı sağlayabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/ogrencilerde-kaygi-alarmi-uzmanlardan-onemli-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/ogrencilerde-kaygi-alarmi-uzmanlardan-onemli-tavsiyeler.jpg" type="image/jpeg" length="35786"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban eti yerken sağlığınızdan olmayın; Uzmanından hayat kurtaran uyarılar]]></title>
      <link>https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-eti-yerken-sagliginizdan-olmayin-uzmanindan-hayat-kurtaran-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-eti-yerken-sagliginizdan-olmayin-uzmanindan-hayat-kurtaran-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban bayramına sayılı günler kala etlerin tüketimine ilişkin Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, altın değerinde tavsiyelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Bölümü Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, Kurban Bayramı’nda kesilen etlerin sıcağı sıcağına tüketilmesinin ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini, etin en az bir gün dondurucuda bekletildikten sonra tüketilmesi gerektiği uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayramlarda ziyaretler sebebiyle öğün saatlerinde değişiklikler olabildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Bölümü Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Beslenme düzenimizdeki değişikliklere rağmen tedbir alınmazsa, bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır. Kurban Bayramı'nın en önemli özellikleri arasında kavurma, tatlı ve çikolata ikram edilmesi vardır. Et, vücudumuzun yapı taşı olan proteinlerin en önemli kaynağıdır. İçerdiği iyi kalitedeki proteinlerin yanı sıra yağ, minerallerden demir, magnezyum, çinko ve vitaminlerden B12, B6, B1 ve A vitaminlerini içerir. Fakat kırmızı et, C ve E vitaminini içermez. Bu sebeple etin sebzelerle pişirilmesi veya yanında sebzelerin de tüketilmesi, sağlıklı beslenme için gereklidir ve önemlidir" diye konuştu.</p>

<p>Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, ızgara veya haşlamanın sağlıklı pişirme yöntemleri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Bu iki teknikle yapılan et yemeklerinin yanında bol yeşillikli ve limon soslu, az yağlı salatalar veya etli sebze yemekleriyle birlikte tercih edilmesi gerekir. Kavurma ve kızartma yöntemiyle pişirilen et yemeklerini mümkün olduğunca az tüketmek sağlık açısından daha doğrudur. Çünkü bu iki yöntemle hazırlanan yemekler hem sindirim açısından zorluklara yol açar hem de vücudumuzda vitamin ve mineral kaybına yol açarlar. Kesilen etler de, derin dondurucuda 1 gün bekletilmelidir. Etler, küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk bölümünde eksi 2 derecede 5 gün veya derin dondurucuda eksi 18 derecede 3 ay saklanabilir. Et potansiyel riskli besin olduğu için çözdürüldükten sonra hemen pişirilmeli ve tekrar dondurulmamalıdır. Çözdürülecek etin kolaylıkla bozularak zararlı hale gelmesini önlemek için oda ısısında açıkta değil, derin dondurucudan çıkartıldıktan sonra buzdolabında alt raflarda çözdürülmesi sağlanmalıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sanliurfagazetesi.com/kurban-eti-yerken-sagliginizdan-olmayin-uzmanindan-hayat-kurtaran-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanliurfagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sanliurfagazetesi-com/uploads/2026/05/kurbanlik-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="60468"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
