Sağlıkta Sıkıntı Büyük

Abone Ol

2002 yılından beri ülkenin başında bulunan AKP iktidarının en çok övündüğü 'Sağlık Politikaları'dır. Özellikle SSK'lı hastalara, kademeli olarak devlet hastanelerinin, üniversite hastanelerinin ve son olarak özel hastanelerin kapılarının açılmasını her fırsatta ballandıra ballandıra anlatırlar. Özel hastanelerin kapılarının SSK'lılara açılmasıyla birlikte Sağlık Bakanlığı bütçesinin önemli bir kısmı hastane patronlarının kasalarına aktarılmaya başlandı. Hal böyle olunca sağlıkta yatırım durdu ve makyaj dönemi başlamış oldu. 57. Hükümet döneminde %95'i tamamlanmış olan 500 Yataklı Devlet Hastanesinin açılışı AKP eliyle yapıldı. Bir de Prefabrik Diş Polikliniği hizmete açıldı. Onun ötesinde Şanlıurfa'ya sağlıkta yeni bir yatırım yapılmadı. Şanlıurfa il nüfusunun 1 milyon 800 bine yaklaştığı günümüzde ilimizdeki devlet hastanelerinin toplam yatak kapasitesi bini bile bulmamaktadır. Devlete bağlı Balıklıgöl Hastanesi ile Eğitim ve Araştırma Hastanesinde boş yatak bulmak zaten zor iken, kucak açtığımız ama kucaklamayı beceremeyip, yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız Suriyeli sığınmacılardan dolayı imkansız hale gelmiştir. Özel hastanelere aktarılan paralar ile sağlıkta yatırım yapılsaydı, 11 yıldan beri ülke idaresini elinde bulunduran ve Şanlıurfamızdan 10 milletvekili çıkarma şansını yakalayan AKP bugüne kadar Süleymaniye, Eyyübiye ve Karaköprü bölgelerine geniş kapasiteli birer hastane yapmış olsaydı bugün bu sıkıntılar yaşanıyor olmayacaktı. Benim de sosyal güvencem SSK olduğu halde zaman zaman hastanelere yolum düştüğünde gözlemliyorum; devlete bağlı hastanelerde sıra bulmak, hekime ulaşmak gerçekten üstün bir gayret gerektirmekte veya başkalarının hakkını gasp etmeyi göze alarak dostlarımızı devreye koymaktan geçmektedir. Bu duruma bir son vermek için şehrimizin ivedi olarak en az 3 yeni hastane ve hastane kapasitesine göre uzman hekimlere ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçları karşılamakta AKP hükümetinin görevidir. Sağlıktan bahsetmişken, bir okurumuzun elektronik posta veya telefon yoluyla şikayetlerini dile getirdikleri bir başka konuya da değinmeden geçemeyeceğim. Sağlık Bakanlığının başlattığı 'Hepatit-A ve Hepatit-B Aşı Kampanyası'nın reklamlarını her gün televizyon ekranlarında izliyoruz. Tabii vatandaş haberdar olsun diye televizyonlara verilen bu reklamlar büyük paralara mal olmaktadır. Buradaki düşünce, 'vatandaş aşı kampanyamızdan haberdar olsun' çoluk çocuğunu getirip aşı yaptırsın ise Bakanlığa helal olsun… Teoride başarılı ama uygulamada aynı başarının gösterildiği söylenemez, buradan Sayın Valimize ve Şanlıurfa İl Sağlık Müdürüne sesleniyorum; Çocuğuna aşı yaptırmak üzere Bahçelievler Aile Sağlık Merkezinize başvuran vatandaşlara 'elimizde yeterli miktarda aşı yok, o yüzden sadece risk grubundakilere yapabiliyoruz, siz aşınızı eczaneden satın alarak kendiniz yaptırabilirsiniz' denilmektedir. Her ferdin bağlı olduğu Aile Sağlık Merkezinde kaydı tutuluyor ve dolayısıyla her ASM'nin İl Sağlık Müdürlüğünden talep edeceği aşı miktarı bu kayıtlardan tespit edilebiliyor. O zaman Bakanlık aşıları kısıtlı miktarda mı gönderiyor? İl Sağlık Müdürlüğü aşıları depolarda çürümeye mi terk ediyor? Yoksa Bahçelievler Aile Sağlık Merkezi mi görevini savsaklıyor? Bu konunun ivedi olarak araştırılıp, kamuoyunun aydınlatılması gerekmektedir. Şanlıurfa halkı Sayın Valimizden veya İl Sağlık Müdüründen konu ile ilgili tatmin edici açıklama beklemektedir. Yoksa AKP Hükümeti, bebelerimizin bir aşısını vermekten bile aciz durumda mı? Bahçelievler Aile Sağlığı Merkezi çalışanları tarafından Hepatit Aşısı için eczanelere ve özel hastanelere yönlendirilen vatandaşın cebinde aşı alacak para var mı? Bunu bilen, soran yok! Ayrıca çocuklara herhangi bir test, tahlil, tetkik yapılmadan risk grubunda olan veya olmayanları nasıl tespit ediyorlar. ASM'nin anlaşmalı olduğu bir müneccim var da, risk grubunda olanları veya olmayanları o müneccim mi tespit ediyor? Bu arada parası olmayan vatandaş ne yapacak? Ülkemizde sağlık ve sosyal güvence kapsamına girebilmek için asgari 350 TL prim ödenmekte iken, vatandaşın ödediği bu primlerin karşılığında bir aşı bile verilemiyorsa Sağlık Bakanlığı dükkanı kapatıp gitsin!

İmam Hüseyin SAVAŞ - 5 Şubat 2013