Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Batman Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gülriz Kozbe başkanlığında 2020 yılından bu yana sürdürülen kazılarda, kalenin Batı Burcu Sektörü olarak adlandırılan bölümünde önemli bulgulara ulaşıldı. Prof. Dr. Gülriz Kozbe, Erken Bizans Dönemi’ne tarihlenen yapının zeminini oluşturan mozaiğin, elde edilen yeni veriler doğrultusunda bir mezar kilisesine ait olduğunun değerlendirildiğini belirtti. Üç nefli bazilikal plana sahip yapıda bugüne kadar 5 khamosorion mezar ile 1 lahit mezar tespit edildi.
ÜÇ YENİ YAZIT DAHA BULUNDU
Kazılar sırasında 2025 yılında zemin üzerinde 9 satırlık Grekçe bir yazıt tespit edilmişti. Bu yıl yapılan çalışmalarda ise zemin üzerinde biri 3, diğeri 5 satırdan oluşan iki yeni Grekçe yazıt daha bulundu. Ayrıca lahitin kırık yan yüzünde de Grekçe bir yazıt belirlendi.
YAZITLARIN DEŞİFRE ÇALIŞMALARININ DEVAM ETTİĞİ BİLDİRİLDİ.
Mozaiğin geometrik desenleri ve yazıt panellerinin Erken Bizans Dönemi mekân döşemeleriyle uyum gösterdiğini belirten Kozbe, benzer kompozisyonların Suriye, Güneydoğu Anadolu, Ürdün ve Filistin’deki 5. ve 6. yüzyıl kilise mozaiklerinde görüldüğünü ifade etti.
URFA’NIN ERKEN HRİSTİYANLIK TARİHİNDEKİ ÖNEMİ
Antik dönemde Edessa olarak bilinen Urfa’nın erken Hristiyanlık tarihinde önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Kozbe, özellikle 2. ve 3. yüzyıllarda kentte güçlü bir Hristiyan topluluğunun bulunduğuna dikkat çekti. Kozbe, 639 yılında İslam ordularının bölgeye gelmesi ve İslamiyet’in yayılmaya başlamasına kadar Urfa’nın Hristiyan dünyasında ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu belirtti. 2026 yılı kazı çalışmalarının önümüzdeki günlerde tamamlanacağını ifade eden Kozbe, mekânla ilgili bazı soruların 2027 yılında yapılacak çalışmalarla yanıtlanmasının beklendiğini kaydetti.