Şanlıurfa ve İnanç Turizmi

Abone Ol

Şanlıurfa tarihi ve kültürel özelliklerinin yanında Turizm alanında en önemli potansiyellerinden birisi ise Peygamberler Şehri olması nedeni ile inanç turizmidir. Şehir merkezi yakınındaki "Göbeklitepe"de yapılan arkeolojik kazılarda, günümüzden 11.000 yıl öncesine tarihlenen dünyanın en eski tapınak kalıntılarının bulunmuş olması; Assur, Babil dönemlerinde ay, güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı Pagan dininin tapınaklarının il sınır­ları içersindeki Harran ve Soğmatar'da yer alması, Musevi, Hıristiyan ve islam peygamberle­rinin atası olan ibrahim Peygamber'in doğduğu, Yakub, Eyyub, Elyesa‘, Şu‘ayb ve Musa peygam­berlerin yaşadığı şehir olduğuna inanılmış olması, Urfa'ya "inançlar Diyarı" ve "Peygamberler Şehri" de­nilmesine neden olmuş ve Şanlıurfa Peygamberler şehri olarak bilinmektedir.

Hz. İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı mekân­ları içersine alması nedeniyle Şanlıurfa’nın Balıklıgöl ve çevresi, Hz.İbrahim'den bu yana yüzyıllardır kutsal mekân­lar olarak ziyaret edilmektedir. Peygamberlerin Atası (Cedd'ül Enbiya) olan Hz. İbrahim; Müslümanların yanında, Yahudi ve Hıristiyan topluluklarınca da tanınmaktadır. Durum böyle olunca, çeşitli milletler tarafından bir­çok kez el değiştiren Şanlıurfa'nın bu köşesi, her üç dine mensup toplumlar tarafından kutsal kabul edilmiş, büyük dini yapılar, sosyal yapılar ve kral­lık sarayları buraya inşa edilmiştir. Şanlıurfa'nın Müslümanların eline geçmesinden sonra kentin bu küçük köşesine neredeyse birbirine bitişik olarak inşa edilen 8 cami ve mescid (Narinci Camii, Sakıbiye Mescidi, Toktemur Mescidi, Hasan Padişah camii, Mevlid-i Halil Mescidi, Rızvaniye Camii, Halil-ür Rahman Camii ve Yeni Dergâh Camii), 6 medrese (Tahtamor, Sakıbiye, Rahimiye, Hasan Padişah, Rızvaniye, Halil-ür Rahman), 2 tekke (İbrahim Halil Tekkesi, Sakıbiye Tekkesi) ve 1 zaviye (Halil-ür Rahman Mevlevi Zaviyesi) buraya verilen önemi vurgulamaktadır.

Şanlıurfa’nın Peygamberler Şehi olması nedeni ile Cumhuriyet Kurulduğundan beri Hacca gidenler önce Şanlıurfa’ya gelir. Bir hafta kalır ve Hacca giderdi. Türkiye dışından da birçok Müslüman ülkeden yabancılar gelirdi.Şanlıurfa’da otel yeterince yoktu. Urfalılar hacı adaylarını evde konuk ederdi.

Bu gelenek emperyalist Amerika’nın ırak’a saldırması ile karayolu ile hacca gidiş imkanı ortadan kalkınca bu gelenek de unutuldu.

Tekrar bu geleneği zihinlere yerleştirmemiz gerekiyor ki Şanlıurfa’nın inanç turizminden istenen ekonomik faydayı sağlayabilsin.