Siyaset

Şanlıurfa’da CHP İftarında Birlik Ve Dayanışma Mesajı!

Cumhuriyet Halk Partisi Şanlıurfa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programında konuşan İl Başkanı Ferhat Karadağ ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Programda ayrıca İslam coğrafyasındaki gelişmeler, Şanlıurfa’nın sorunları ve çözüm önerileri gündeme geldi.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Şanlıurfa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Cumhuriyet Halk Partisi Şanlıurfa il Başkanı Ferhat Karadağ, Ticaret ve sanayi Odası Başkanı Mehmet Doğan Yetim, Evren Sanayi Kooperatif Başkanı Mustafa Aslan,Şehit aileleri derneği başkanı Mehmet Yavuz,Türk ziraat Mühendisleri Birliği Şanlıurfa Şube Başkanı Rustem Coşkun, Şanlıurfa Gazeteciiler Derneği Başkanı Kamil Güler ile STK temsilcileri yerel veyaygın medya mensupları katıldı.

Ferhat Karadağ: “Ramazan Paylaşmanın ve Dayanışmanın Ayıdır”

Ferhat Karadağ, Ramazan ayının birlik, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirterek, iftar sofralarının toplumun her kesimini bir araya getirdiğini söyledi.

Ferhat Karadağ, yaptığı konuşmada Ramazan ayının bereketini, dayanışmasını ve kardeşliğini hep birlikte paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Ramazan ayının sadece oruç tutmakla sınırlı olmadığını belirten Karadağ, aynı zamanda paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüllerin birleşmesinin ayı olduğunu vurguladı. Karadağ, Cumhuriyet Halk Partisi olarak iftar sofralarında toplumun her kesimini bir araya getirmeye, dayanışma ve kardeşlik duygularını büyütmeye çalıştıklarını söyledi.

Karadağ, aynı sofrada buluşan insanlar arasındaki sevgi, saygı ve anlayışın güçlendiğine inandıklarını belirterek, “Bugün burada siyaset üstü bir duyguyla, aynı şehirde yaşayan, aynı değerleri paylaşan ve aynı geleceği kurmak isteyen insanlarla bir aradayız. Bu sofralar birlikteliğin, kardeşliğin ve ortak umutların sofralarıdır.” dedi.

Konuşmasının sonunda Ramazan ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Karadağ, tutulan oruçların ve yapılan ibadetlerin kabul olmasını diledi. Karadağ, programa katılan tüm misafirlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.


Ulaş Karasu: “Urfa, Dünyanın En Zengin Tarihli Şehirlerinden Biri”

Ulaş Karasu, Şanlıurfa’da yaptığı konuşmada kentin tarihi ve kültürel önemine dikkat çekerek Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaptı.

Ulaş Karasu, Şanlıurfa’da düzenlenen programda yaptığı konuşmada kentin tarihi ve kültürel zenginliğine değindi. Karasu, Göbeklitepe ile birlikte tarihi 12 bin yıl öncesine dayanan, peygamberler geleneği, antik Edessa kültürü ve İslam mirasıyla Şanlıurfa’nın dünyanın en eski ve en zengin tarihli şehirlerinden biri olduğunu ifade etti.

Karasu konuşmasında sivil toplum kuruluşu başkanlarına, siyasi parti temsilcilerine, oda başkanlarına ve partililere hitap ederek tüm katılımcılara teşekkür etti. Ramazan ayının manevi önemine değinen Karasu, tutulan oruçların Allah katında kabul olmasını temenni etti ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı da kutladı.

Şanlıurfa’nın “peygamberler diyarı” olduğunu hatırlatan Karasu, Ramazan ayının bölgede daha özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Ancak İslam coğrafyasında yaşanan acılara da dikkat çeken Karasu, İran, Afganistan, Pakistan, Lübnan, Filistin ve Yemen’de Müslümanların gözyaşı döktüğünü söyledi.

Karasu, konuşmasında Mezopotamya’nın insanlık tarihi açısından önemine de değinerek, “Medeniyetin beşiğindeyiz. İnsanlık tarihi ilk burada başladı. Şehirler burada kuruldu, tarım burada başladı, ticaret burada başladı.” ifadelerini kullandı.

Hukuk burada başladı. Peki bugün 2 milyar Müslüman niçin gözyaşı döküyor? Etnik savaşlar, mezhepsel savaşlar İslam coğrafyasında Müslümanlar Müslümanları katlediyor. Amerika geliyor Müslümanlara bombalar yağdırıyor. Ama ne yazık ki İslam coğrafyasındaki ülkelerin birçoğu durumu sadece izlemekle geçiniyor.

Sesleri bile çıkmıyor. Hatta üslerini, ülkelerini açmışlar. bir Müslüman ülkenin bombalanmasına göz yumuyorlar. Bunun önemli nedenleri var. Tabii bizi Türkiye'yi onlardan ayıran farklı özellikler var. Aynı zamanda onlara geleceğim. Bugün ilk hukuk sisteminin kurulduğu coğrafyada, bugün İslam coğrafyasında hukuktan, adaletten bahsedebilir miyiz? Sevgili peygamberimiz ne güzel söylüyor.

Bir saat adaletle hükmetmek 60 yıl ibadet etmekten daha hayırlıdır diyor. Hazreti Ali diyor ki devletin dini adalettir. Diyor. İstanbul'un Fatihi Fatih Sultan Mehmet diyor ki kadıyı satın alırsan adalet ölür. Adalet öldüğü gün devlet ölür. Bugün ne yazık ki yaşadığımız coğrafyada İslam ülkelerinin özellikle her geçen gün geriye gitmesinde, her geçen gün işte Amerika'ya, İsrail'e teslim olmasının en önemli nedeni nedir biliyor musunuz? Adaletsizliktir.

Adalet sadece adliye saraylarında yazmaz arkadaşlar. Adliye saraylarında oluşmaz. Adaletsizlik aynı zamanda gelir dağılımında oluşur. Adaletsizlik aynı zamanda yönetimlerde oluşur. Adaletsizlik aynı zamanda o ülkede doğan insanlara eşit davranmayarak oluşur. Hala hanedanlıklar varsa, hala saraylar, saltanatlar varsa o ülkede adaletten bahsedemezsiniz.

Hala babadan oğula geçiyorsa rejimler, hala ülkelerde insanlar kaçmak zorunda, ülkelerini, topraklarını terk etmek zorunda kalıyorsa hala o ülkede belli aileler o ülkedeki gelirin %80'ini 85'ini alırken toplumun büyük bölümü gelir dağılımında büyük adaletsizliklere uğruyorsa o ülkede huzur yokturdur. O ülkede gözyaşı vardır.

Bu ülkede adaletsizliklerin en büyüğü yaşanmaktadır. O yüzden bizler de Şanlıurfa 100 yıl önce tarihi bir destan yazdı. Fransızlar tarafından işgal edildiğinde burada 12'ler bir araya geldiler. Kürttüler, Türktüler. Ama tek amaçları vardı. Şanlıurfa'yı Fransızlardan, düşman işgalinden kurtarmaktı.

bir araya geldiler ve bu şehir, bu şehir kendini kurtaran ilk şehirdir. Kurtuluş Savaşı'nda 100 yıl önce temelini attık biz Türkiye Cumhuriyeti'nin. Bizi işte diğerlerinden ayıran en önemli özellik nedir biliyor musunuz değerli dostlar? Bizi diğer İslam coğrafyasındaki ülkelerden ayıran en önemli özellik bugün bu sofralarda Alevisiyle, Sünnisiyle, Kürtüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle bir ve beraber olabilmektir.

Beraber oturabilmek, beraber kaynaşabilmek, bir olabilmek, beraber olabilmektir. Bir ulus olabilmektir. Bizi bu coğrafyada onlardan ayıran en önemli özellik cumhuriyettir. Cumhuriyetin kazanımlarıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün bize sağlamış olduğu devrimlerdir. Buradan başta bize bu ülkeyi kanları ile emanet eden başta Mustafa Kemal Atatürk şehitlerimiz ve az önce söyledim 12'ler olmak üzere hepsine bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum.

Mekanları cennet olsun. Evet, Urfa'ya defalarca geldim. Bugün farklı temaslarda bulunduk. Sendikalarımızı, ticaret odamızı ziyaret ettik. Ne yazık ki Urfa'nın yıllardır sorunlarının çözülmediğini görüyorum. Ya bir şehir düşünün. Mezopotamya'nın en önemli şehir merkezlerinden birisi tarımın başkenti. Nüfusu her geçen gün artıyor.

Genç bir nüfusa sahip. Ama biz 21. yüzyılda Urfa'da hala elektrik sorunundan bahsediyoruz. Urfa'da hala çiftçilerimizin en büyük feryadı elektrik. Devlet elektriği bedava vermesi gerekirken, ucuz vermesi gerekirken, her tarlanın başına elektrik götürmesi gerekirken biz burada Dicle elektrik tarafından çiftçilerimize yapılan zulümden bahsediyoruz.

Bir türlü çözülemeyen bir sorundan bahsediyoruz. Çiftçimiz yıllardır bu bölgede mağdur. Pamuk üretimi 3 milyon tondan 750.000 tonlara düşmüş. Önümüzdeki yıl neredeyse kalmayacak. Pamukta birinci sırada, mercimekte birinci sırada, fıstıkta birinci sırada bu şehir insanları çalışıyor, emek veriyor. Sadece burada çalışmıyor. 500.000 emekçi Anadolu'nun dört bir tarafına gidiyor. Çalışmak zorunda kalıyor. Yaz aylarında onların çocukları eğitimden mahrum kalıyor. Nisan ayında gitmek zorundalar. Ekim ayında dönmek zorundalar. On binlerce çocuk gereken eğitimi alamıyor. Hala 10.000 öğretmen açığı var. Hala sınıflar burada 55 60 kişi de çocuktan oluşuyor. Sağlıkta sorunlar çözülmüyor.

Urfa'ya gelen kamu görevlisi görevi bittiği anda şehri terk etmek istiyor. Demek ki Urfa'nın bu sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Urfa ticaret borsası başkanımıza teşekkür ediyorum. Gayretlerine, emeklerinden bahsetti. turizm noktasında önemli merkezlerden birisi olacağını ifade etti. Hepimize düşen görevlerden birisi bu.

Urfa'yı bir turizm merkezi haline getirmek, bir cazibe merkezi haline getirmek. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak da burada üzerimize ne düşerse onları yapmaya hazırız. Sınır kapılarımız kapalı. Sınır kapılarımız kapalı. Ticaret, sınır kapıları kapalı olduğu için buradan Ortadoğu'ya bir türlü istenilen düzeyde gelişmiyor, yönlendirilemiyor, götürülemiyor.

Bununla ilgili atılması gereken adımlar var. Urfa yıllardır iktidar partisine destek verdi. Ama ne yazık ki ne yazık ki az önce söyledim yıllardır Urfa'nın sorunları bir türlü çözülemedi artık. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir değişimin ve dönüşümün başlangıcındayız. Yerel seçimlerin birinci partisiyiz. Anketlerde birinci partiyiz.

İlk genel seçimleri inşallah kazanacağız. ve Urfa'nın bu bahsettiğimiz sorunlarını, sizlerin yaşamış olduğunuz sorunları hep birlikte STK'larımızla, odalarımızla, sivil toplum örgütlerimizle, kanaat önderlerimizle yani Urfalılarla birlikte masaya yatıracak, Urfalılarla birlikte çözecek bu şehirleri hep birlikte ayağa kaldıracağız.

Urfa'nın kaderi göç etmek değildir. Urfa'nın kaderi fakirleşmek, yoksullaşmak değildir. Her geçen gün bu Mezopotamya'nın verimli topraklarında çalışkan insanların yaşadığı, güleryüzlü, hoşgörlü, misafirperver insanların yaşadığı bu şehri hep beraber ayağa kaldıracağız. Hepinize tekrar geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Ramazan ayınızı tekrar kutluyorum.

Önümüzde Ramazan bayramını kutlayacağız. Ramazan'ın bir an önce artık İslam coğrafyası başta olmak üzere tüm halklara bir an önce huzur, barış ve mutluluk getirmesini diliyor. Hepinize saygılar sunuyorum.