Şanlıurfaspor güçlenirse, şehrimizin marka değeri de güçlenir (Özel Haber)

Paydaş, Futbol, din, dil, ırk gözetmeksizin insanları bir arada toplayan barışçıl bir güçtür, bu tabi o şehrin futbol takımı ne kadar başarılı olursa, ne kadar başarılar kazanırsa futbol takımı o kadar o şehrin marka değerini arttırır.

Şanlıurfaspor güçlenirse, şehrimizin marka değeri de güçlenir (Özel Haber)

Paydaş, Futbol, din, dil, ırk gözetmeksizin insanları bir arada toplayan barışçıl bir güçtür, bu tabi o şehrin futbol takımı ne kadar başarılı olursa, ne kadar başarılar kazanırsa futbol takımı o kadar o şehrin marka değerini arttırır.

Şanlıurfaspor güçlenirse, şehrimizin marka değeri de güçlenir (Özel Haber)
28 Temmuz 2022 - 18:00

Paydaş,Futbol tabi başlı başına bir sektördür, nasıl ki sanayi de sektörler varsa bu da tamamen oldukça ekonomiye dayalı hatta güçlü bir ekonomiye dayalı bir sistem haline gelmiştir. Biliyorsunuz futbolcuların maliyetleri günümüz de oldukça fazladır, Şanlıurfasporun geliri belli, belediyelerin, valiliğin katkılarıyla ayakta durabilen bir takımdır.
Bu çok güzel bir örnek, Trabzonspor’un 90’lı yılların başlarına kadar incelerseniz Trabzon takımının yüzde 80’i veya 90’ı hepsi Trabzon’un yerli futbolcularıydı, bunların hepsi alt yapıdan gelen futbolculardı. Alt yapıdan gelen futbolcular A takımını destekler ve bunları da büyük paralarla transfer ederlerdi. Transfer ettikleri paralarla da şimdi görüyorsunuz dünya da yıldızlaşmış futbolcuları alabiliyorlar ama aynı anda ekonomik sorunlarını büyük şekilde atlattılar.
Marka şehir zaten Urfa’nın tarihi, turistik yerleri konusunda sıkıntısı yok bir de buna bir futbol takımını marka değerini yükseltip hepsini birleştirirsek eminim ki Urfa’mız Ankara, İstanbul, İzmir şehirlerimizden sonra çok fazla marka değeri yüksek bir şehir olacağını umuyorum.
iş adamı İhsan Paydaş Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ;  Geçmiş zamanlarda da benim futbola ilgim vardı, fakat Urfaspor’a baktığımız zaman geçmişte Urfasporun A takımı genel de Urfalı gençlerden oluşurdu. Ve bu da tabi haliyle hem şehircilik hem milliyetçilik ruhu ortaya koyup takıma ayrı bir kalite kazandırıyordu. Tabi bunun temelinde şöyle bir şey var, futbol özellikle tüm spor alanları dâhil olmak üzere ama tabi başta futbol gelir. Futbol, din, dil, ırk gözetmeksizin insanları bir arada toplayan barışçıl bir güçtür, bu tabi o şehrin futbol takımı ne kadar başarılı olursa, ne kadar başarılar kazanırsa futbol takımı o kadar o şehrin marka değerini arttırır. Günümüzün Urfaspor’una baktığımız zaman Urfa’da bir sürü amatör futbol takımları vardır, bu amatör takımlara verilen şanslar bunların sayılarının çoğalmasıyla değil de bu sayıları azaltıp da kaliteli futbol takımları ortaya koymak daha fazla başarı getireceğini düşünüyorum. Futbol da bir terim vardır, futbol, iyi futbolcularla oynanır, iyi futbolcularla başarı kazanılır. Ve bunun arkasında da tabi iyi diplomalı futbolcunun sağlıkla ilgili bilgileri ve ruh yapılarını daha iyi bilen hocalarla başarı kazanılabilir. Şanlıurfa’da diplomalı, futbolcunun sağlığıyla ilgili bilgi sahibi olan kaç tane futbol adamımız var? Bunun haricinde bir sürü takımlarımız olmasına rağmen futbol sahalarımız oldukça eksik, tamam, güzel bir stadyumumuz var ama bu yetersiz çünkü futbolcuların ısınma alanları, futbolcuların antreman sahaları, futbolcuların daha güzel bir zeminde antreman yapabilmeleri, sadece güzel bir zemin de futbol oynanması yeterli değildir. Futbolcuların idman, antreman yaptıkları sahalarında aynı şekilde zeminlerinin iyi olması gerekiyor. Tabi tesisler ne kadar güzel olursa, özellikle soyunma odaları, giyinme odaları, duş alanları o kadar da futbolcuyu daha da motive eder. Şanlıurfa’mız da bunlar ne yazık ki oldukça eksik başta Urfa’mızın kaliteli bir futbol takımının marka değerinin yüksek olması için evvela çok ciddi bir işin ehli olan, bu işin gerçekten profesyoneli olan hocaların sayısının arttırılmasından yanayım ben. Çünkü futbol hocaları ne kadar kaliteli olursa onlar da o kadar daha iyi bir şekilde kalitesi yüksek futbol takımını kurma yollarını arar ve bulabilirler diye düşünüyorum.

ŞANLIURFASPOR’U ÜST LİGLER DE GÖRMELİYİZ

Paydaş, Futbol tabi başlı başına bir sektördür, nasıl ki sanayi de sektörler varsa bu da tamamen oldukça ekonomiye dayalı hatta güçlü bir ekonomiye dayalı bir sistem haline gelmiştir. Biliyorsunuz futbolcuların maliyetleri günümüz de oldukça fazladır, Şanlıurfasporun geliri belli, belediyelerin, valiliğin katkılarıyla ayakta durabilen bir takımdır. Bunun içinde sadece A takımdan gelen geçici başarılar değil de daha da önemlisi alt yapıya önem verilmeli, alt yapıdan gelecek futbolcularla A takımı desteklenmelidir. Alt yapı yoksa sadece A takımını dışarıda ki birebir getireceği futbolcularla bunun maliyetinin ne altından kalkabilirsiniz ne de bunun ekonomik yükünün altından kalkabilirsiniz. Onun için bir futbol takımının günlük veya kısa süreli başarılarından çok geleceğe dair amatör takımlarla veya genç takımlara, alt yapıya önem verilmesinden yanayım, ben öyle düşünüyorum.

TRABZONSPOR GİBİ ŞANLIURFASPORU DA MARKALAŞTIRMAK İÇİN İYİ ÖRNEK

Paydaş, Bu çok güzel bir örnek, Trabzonspor’un 90’lı yılların başlarına kadar incelerseniz Trabzon takımının yüzde 80’i veya 90’ı hepsi Trabzon’un yerli futbolcularıydı, bunların hepsi alt yapıdan gelen futbolculardı. Alt yapıdan gelen futbolcular A takımını destekler ve bunları da büyük paralarla transfer ederlerdi. Transfer ettikleri paralarla da şimdi görüyorsunuz dünya da yıldızlaşmış futbolcuları alabiliyorlar ama aynı anda ekonomik sorunlarını büyük şekilde atlattılar. En azından futbol takımı güçlü olunca haliyle şehrin de spora eğilimini yükselttiler, Trabzonspor onların sanki bir evladı gibi takıma korkunç bir destek var. Bu da neden oldu? 70’li, 80’li yıllar da takımın şampiyon olmasıyla şehre gelen o büyük heyecan, şehre kattıkları marka değeri o günden bugüne geliyor. Şuan da baktığınız zaman Trabzonspor’da artık alt yapıdan futbolcu yetiştirmiyor, Trabzonspor’un A takımına baktığınız zamanda çoğu yabancı Türk bile değil. Ama zamanında ne yaptılar? Zamanında A takımından getirmiş oldukları futbolcularla ekonomi potansiyelinin alt yapısını hazırladılar. Alt yapısının hazırladıktan sonra da eğer o şehir de futbol takımına canı gönülden destek verirse bir Trabzonspor ortaya çıkabiliyor. Geçmişte bunun örneğini Bursaspor’da gördük, Bursaspor’da da çok ciddi bir alt yapı vardı ama önemli olan devamlılık esastır, devamı getirilemedi takım Süper lig de şampiyon oldu sonra birinci lige düştü, birinci ligden de ikinci lige düşebiliyor. Böyle de bir istikrarsızlık var, istikrarın devamı için takımın olmazsa olmazı alt yapıp sağlamlaştırmak, alt yapıdan gelen futbolcuların çok düşük maliyetlerle A takıma kazandırıp hem takımı güçlü kılmak hem de büyük paralarla transfer ederek takımın ekonomik sorunu ortadan kaldırmaktır.

ALT YAPIMIZI GÜÇLENDİRİP DIŞ TRANSFER YERİNE MİLLİ ÇOCUKLARIMIZI OYNATMAMIZIN KATKISI VAR.

Paydaş, Emin olun ki, Türkiye’de çok ciddi yetişmiş futbolcularımız var, inanın o futbolcular bazında profesyonel futbolcu olabilecek o kadar genç futbolcu değerlerimiz var sokak aralarında, halı sahalar da eriyip gidiyorlardır. Bunları futbola kazandırmak için her konuda, nasıl ki derler ya Ankara’da dayım var gibi bir söylem vardır, bunların da dayısı olmadan gerçekten futbola yakın çocuklarımızı gözetim altına alabilecek, onların futbol kabiliyetlerini ortaya çıkarabilecek alanlar oluşturmamız lazım. O alanlar oluşturulduğu zaman da bu çocuklarımızı gelip kendi yeteneklerini sergileyebilecek kurslar mı diyelim veya çok ciddi profesyonel futbol adamları gözetimin de onları bir yetenek sınavlarına tabii tutmak mı diyelim. Bunları geliştirmemiz lazım, bunları çoğaltmamız lazım, bunları zaman olarak daha da geniş bir zamana yaymamız lazım, bir çocuğun gelip orada futbol kalitesini ortaya koyabilecek imkâna kolay yoldan gelebilmesinin imkânını sağlamak lazım bu çocuklarımıza. Aksi takdir de şuan da, örneğin benim iş yerimin bulunduğu binanın arasında çocuklar bazen top oynar ve öyle futbol gösterileri yapar ki ben izlerim, şimdi bu çocuklar nasıl gidip kendilerini gösterebilecekler. Bu çocukların kısa yoldan gelip iyi ve deneyimli hocaların gözetimin de kendilerini sergileyebilecek ortamların oluşturulması lazım. Şanlıurfaspor okulu örneği ama sadece bir okulla olmaması lazım çünkü bir şehrin en büyük değeri, katma değeri, markası futbol takımıdır, futbol takımı ne kadar güçlü olursa. Bakın, size açık söyleyeyim, Şanlıurfa şehri Türkiye’de diyebilirim ki Trabzon’dan sonra en çok bilinen ikinci şehrimizdir peki neden? Emin olun İbrahim Tatlıses’ten dolayıdır. İbrahim Tatlıses programları reyting yapan bir sanatçımız, her program da mutlaka Urfa’ya değinir bu değinmeleri de Urfa’nın marka değerini arttırmıştır. İbrahim Tatlıses’i seversiniz veya sevmezsiniz o ayrı bir konu ama böyle bir gerçek var. Trabzon’un marka değerinin olmasının sebebi ise futbol takımıdır çünkü futbol takımları veya spor takımları din, dil, ırk, parti gözetmeksizin tüm toplumu bir araya toplayabilecek bir markadır. Bu yüzden buna çok değer vermemiz lazım, Urfa’mızın gerek sosyal, gerek turistik, gerek ekonomi esnaflarımızın o konular da daha güzel iş imkânlarına sahip olabilmeleri için Urfa’yı marka şehir yapmamız lazım. Marka şehir zaten Urfa’nın tarihi, turistik yerleri konusunda sıkıntısı yok bir de buna bir futbol takımını marka değerini yükseltip hepsini birleştirirsek eminim ki Urfa’mız Ankara, İstanbul, İzmir şehirlerimizden sonra çok fazla marka değeri yüksek bir şehir olacağını umuyorum.dedi.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum