Ekonomi

SGK Denetimlerinde Gözden Kaçmıyor: Bunu Yapanlar Yandı!

Sosyal güvenlik mevzuatında en çok merak edilen ve uygulamada en fazla hataya düşülen konulardan biri işverenlerin yakın akrabalarını kendi işletmelerinde sigortalı gösterip gösteremeyeceğidir.

Abone Ol

Sosyal güvenlik mevzuatında en çok merak edilen ve uygulamada en fazla hataya düşülen konulardan biri işverenlerin yakın akrabalarını kendi işletmelerinde sigortalı gösterip gösteremeyeceğidir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) uzmanları tarafından yapılan değerlendirmelere göre, bir kişinin SGK sistemine bildirilmiş olması ve uzun yıllar boyunca primlerinin yatırılması, o sigortalılık statüsünün her koşulda geçerli sayılacağı anlamına gelmemektedir. Özellikle emeklilik dönemi geldiğinde yapılan detaylı incelemelerde, fiilen çalışma olmaksızın sadece prim kazanımı amacıyla yapılan bildirimler tespit edildiğinde tüm geçmiş hizmetler iptal edilebilmektedir. Bu durum işverenler ve çalışanlar açısından ciddi mali yükümlülükler ve hukuki yaptırımlar doğurabilmektedir.

Akraba sigortalılığında temel ayrım, çalışmanın fiilen gerçekleşip gerçekleşmediği ve bu çalışmanın karşılığında reel bir ücretin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, işverenin iş yerinde ücretsiz çalışan eşi sigortalı sayılmamaktadır. Ancak eş gerçekten iş yerinde görev alıyor, belli bir mesai harcıyor, yaptığı işin karşılığında düzenli bir ücret alıyor ve bu ödemeler resmi muhasebe kayıtlarına usulüne uygun şekilde yansıtılıyorsa sigortalı sayılmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla buradaki kilit nokta eşlik bağı değil, fiili çalışma ile belgelenebilir ücret ilişkisidir.

Aile Üyelerinin Çalışma Durumları Ve Yasal Çerçeve

İşverenlerin çocukları, anne, baba veya kardeşleri gibi diğer aile fertleri için kanun metninde eşlerde olduğu gibi ücretsiz çalışan şeklinde özel bir istisna tanınmamıştır. Söz konusu aile bireyleri bir hizmet akdine bağlı olarak fiilen çalışıyorlarsa kural olarak zorunlu sigortalı kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak bu noktada çocukların durumu Medeni Kanun hükümleri ve yaş faktörü çerçevesinde ayrıca ele alınmaktadır. Özellikle reşit olmayan küçük çocukların anne veya babalarına ait iş yerlerindeki çalışmalarında kurulan hizmet akdinin hukuki geçerliliği SGK denetmenleri tarafından detaylıca incelenmektedir.

Aile fertlerinin aynı çatı altındaki veya iş yerindeki varlığı tek başına sigortalı olamayacakları anlamına gelmediği gibi, sadece bildirge verilip prim ödenmesi de sigortalılığı tek başına geçerli kılmamaktadır. Emeklilik talebi verildiğinde ya da SGK tarafından yürütülen rutin denetimlerde, eylemli çalışmanın bulunmadığı veya gerçekte bir ücret ödemesinin yapılmadığı anlaşılırsa, ödenen tüm primler iptal edilmekte ve ödenen emekli aylıkları da yasal faiziyle geri istenmektedir. İşverenlerin sadece gün sayısını tamamlamak amacıyla bu yola başvurması büyük bir risk taşımaktadır.

Aynı Konutta Yapılan İşler Ve Ev Hizmetlerindeki Durum

Sosyal güvenlik mevzuatı sadece aile içi çalışmaları değil, çalışma alanının ve niteliğinin getirdiği farklı durumları da sigortalılık kapsamı dışında tutabilmektedir. Aynı meskende birlikte ikamet eden ve 3'üncü dereceye kadar akraba olan bireylerin, aralarına dışarıdan başka bir çalışan dahil etmeksizin ev içinde yürüttükleri işlerde çalışanlar sigortalı sayılmamaktadır. Fakat bu sürece dışarıdan 3'üncü bir kişinin katılması ya da akrabalık bağının yasal sınırın dışında kalması durumunda çalışma alanı bir iş yeri niteliği kazanabilmekte ve sigortalılık yükümlülüğü doğabilmektedir.

Ev hizmetlerinde görev yapan çalışanlar bakımından da çalışma süresi ve ifa edilen işin niteliği büyük önem taşımaktadır. Çamaşır, bulaşık, temizlik, yemek yapımı ve cam silme gibi gündelik ev işlerini yürüten personeller için geçmişten günümüze mevzuat değişiklikleri yapılmıştır. Güncel uygulamada 5510 sayılı Kanunun Ek 9'uncu maddesi uyarınca özel düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Bu doğrultuda evde çalışan her bireyin sigortasız olacağı yönündeki genel kanaat yanlış olup, çalışma süresine göre %0,5 veya daha yüksek oranlarda prim düzenlemeleri ile sigortalılık tesis edilmektedir.

Askerlik Görevi Ve Yabancı Personel İstisnaları

Fiili askerlik hizmetini ifa etmekte olan yükümlüler açısından da sosyal güvenlik sisteminde özel istisnai hükümler uygulanmaktadır. Askerlik vazifesi devam ettiği sırada özel sektörde veya başka bir iş yerinde sigortalı olarak gösterilen kişilerin bu bildirimleri SGK tarafından geçersiz kabul edilmektedir. Bununla birlikte, er ve erbaşların askerlik hizmetinden sayılmayan resmi izin sürelerinde veya erken terhis mahiyetindeki dönemlerde gerçekleştirdikleri eylemli çalışmalar farklı hukuki sonuçlar doğurabilmekte ve inceleme neticesinde geçerli sayılabilmektedir.

Yabancı bir ülkede kurulu bulunan bir firma tarafından, o işletme adına geçici görevle Türkiye'ye gönderilen personeller için de farklı kurallar geçerlidir. İlgili personelin geldiği ülke ile Türkiye arasında ikili sosyal güvenlik sözleşmesinin varlığı, kişinin kendi ülkesindeki sigortalılık statüsünün devam edip etmediği ve Türkiye'deki kalış süresi bu değerlendirmede esas alınmaktadır. Uluslararası firmalarda geçici görevlendirmeyle çalışan kişilerin mağduriyet yaşamaması adına sosyal güvenlik statülerinin göreve başlanmadan önce %100 doğru şekilde kurgulanması gerekmektedir.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım