Reklam

Sınırın "eğitim melekleri"

Suriye'deki iç savaş nedeniyle bir dönem şiddetli çatışmaların yaşandığı Halep'e bağlı Aynularap (Kobani) sınır hattındaki Mürşitpınar Ortaokulu'nda görev yapan kadın öğretmenler, her şeye rağmen özveriyle mesleklerini sürdürüyor.

Sınırın "eğitim melekleri"

Suriye'deki iç savaş nedeniyle bir dönem şiddetli çatışmaların yaşandığı Halep'e bağlı Aynularap (Kobani) sınır hattındaki Mürşitpınar Ortaokulu'nda görev yapan kadın öğretmenler, her şeye rağmen özveriyle mesleklerini sürdürüyor.

Sınırın "eğitim melekleri"
08 Mart 2019 - 18:38

Türkiye'nin farklı kentlerinden Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine gelen "eğitim melekleri", Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün "Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır." sözünü hayata geçirmek için çalışma yürütüyor. 

Ailelerinden uzakta, sınırın sıfır noktasındaki bir okulda görev yapmanın zorluklarına rağmen var güçleriyle çalışan 4 kadın öğretmen, el birliğiyle aralarında Suriyeli öğrencilerin de bulunduğu 100'den fazla çocuğu geleceğe hazırlıyor.

İzmirli sınıf öğretmeni 25 yaşındaki Zehra Kıvrak, yaptığı açıklamada iki yıl önce atandığı görev yerinde yöre halkının yardımseverliği sayesinde büyük sıkıntı yaşamadığını söyledi. Doğu ve Güneydoğu'da öğretmenlik yapmanın hayalleri arasında yer aldığını anlatan Kıvrak, şöyle devam etti:

"Öğretmenlik benim çocukluk hayalim, çünkü çocuklara faydalı olmak istiyordum. Gelmeden önce burayla ilgili olumsuz düşüncelerim vardı çünkü bazı duyumlar alıyordum. Fakat geldikten sonra bu durumun gerçeği yansıtmadığını gördüm. İnsanlar çok çok iyi, öğrenciler okula ilgili ve terbiyeli bunun için pek zorluk yaşamadım. Sosyal medya aracılığıyla çocuklara farklı hediyeler getirmeye gayret ediyoruz. Her şey çok güzel ilerliyor. Okulumuz ilçe merkezine yakın o anlamda da bir sıkıntı yaşamıyoruz. Öğretmenlik kutsal bir görev, zorlandığımız anlar oluyor tabii ki ama ülkemizin güzel çocukları için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İnşallah bu kutsal mesleğin hakkı verip ülkemizin geleceğine katkı sunarız."

"HİÇBİR ŞEY ZOR GELMİYOR"

Adanalı okul öncesi öğretmeni Aysu Özkılınç ise yaklaşık 10 yıl memleketinde ücretli öğretmenlik yaptıktan sonra Mürşitpınar İlkokulu'na atandığını ifade etti.

Mesleğini yapabilme fırsatı yakaladığı için çok mutlu olduğunu aktaran Özkılınç, "Memleketim çok uzak değil, kültürlerimiz benziyor. Her şey gayet güzel, yöre halkı ve veliler bize karşı çok iyi. Okulumuzun fiziki imkanları iyi, her şeyden öte mesleğimizi sevdiğimiz için hiçbir şey zor gelmiyor. Sınırda olmak dışarıdan zor olarak görünse de olumsuz hiçbir şey yaşamadık. Yadırgadığım bir durum olmadı. 19 öğrencim var, hepsini çok seviyorum. Kadın olduğum için de bir sıkıntı yaşamadım, aksine yöre halkı bundan dolayı bize daha çok yardımcı oluyor." diye konuştu.

Sınıf öğretmeni Nesrin Kaya ise yaklaşık 6 yıllık bir bekleyişten sonra mesleğe adım attığını dile getirdi. Okulunu bitirdikten 6 yıl sonra atanmanın çok farklı bir duygu olduğuna işaret eden Kaya, şunları söyledi: "Uzun süredir bekliyordum çok şükür mesleği yapmak nasip oldu. Bir öğretmenin en çok mutlu olduğu yer öğrencileriyle buluştuğu yerdir. Atanmak güzel bir duygu hele de uzun yıllar sonra bunun gerçekleşmesi daha da güzel bir duygu. Öğretmenlik çocukluğumdan itibaren hayalim olan bir meslek. Ailemden uzakta olduğum için zaman zaman sıkıntı yaşıyorum ama bunları bilerek geldik. İşimiz bu, çocuklarla birlikteyiz ve işimizi severek yaptığımız için zorluklar arka planda kalıyor. Buradaki köy çocuklarına bir şeyler verebilmenin tadı bambaşka bir şey."

- "ÖĞRENCİLERİMİZE FAYDALI OLABİLMEK İÇİN ÇABA HARCIYORUZ"

Adanalı Selver Özcan da üç yıl önce buraya atandığını ve buraya gelmeden önce medyada yer alan haberlerden dolayı bazı ön yargılarının bulunduğunu aktardı.

Geldikten sonra hiçbir şeyin anlatıldığı gibi olmadığını gördüğünü vurgulayan Özcan, şunları kaydetti: "Batıdaki öğretmenler ne yapıyorsa biz de aynısını yapıyoruz. Adana'ya göre farklılıklar olsa da genel anlamda burayı pek yadırgamadım. Çocuklara faydalı olabilmek için onlara bir şey katabilmek için sürekli araştırmalar yapıyoruz. Onun dışında her şey güzel gidiyor. Sıkıntımız yok. Sınıfta iki Suriyeli öğrencim var, başta dil konusunda sıkıntı yaşıyorlardı ama artık bunları da aştık. Okuma saatlerimizi arttırarak öğrencilerin Türkçeyi daha iyi anlamalarını sağladık. Başladığımız günden bugüne kadar bayağı mesafe katettiğimizi düşünüyorum. Köy okulunda öğretmenlik yapmak bu mesleğin önemini arttırıyor. Biz de arkadaşlarla birlikte öğrencilerimize faydalı olabilmek için çaba harcıyoruz."

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum