Siyasi Etik Yasası

Abone Ol

Genç Türkiye Cumhuriyetine demokrasi bilincini aşılamak için çok partili sisteme geçmek gerekiyordu. CHP’den istifa eden 28 milletvekili tarafından 1924 yılında kurulan TPKP’ye (Terakkiperver Cumhuriyet Partisi) özellikle doğu illerinde büyük teveccüh gösterildi. 13 Şubat 1925 tarihinde İngiliz ajanlarının kışkırtmasıyla hain şeyh Sait devlete isyan etti. Güçlü Türk devleti bu isyanı bastırdı ve 46 isyancı haini Diyarbakır’da astı ve böylece çok partili sisteme henüz hazır olmadığımız ortaya çıktığından TPKP kapatıldı…
1930 yılına gelindiğinde yine CHP’den istifa eden 14 milletvekili tarafından SCP ile (Serbest Cumhuriyet Partisi) adıyla yeni bir parti daha kuruldu. Hatta bu partinin Aydın İl Başkanlığını da Adnan Menderes üstlenmişti… Bi…
[09:15, 13.02.2026] İmam Huseyin Savaş: Siyasi Etik Yasası

Genç Türkiye Cumhuriyetine demokrasi bilincini aşılamak için çok partili sisteme geçmek gerekiyordu. CHP’den istifa eden 28 milletvekili tarafından 1924 yılında kurulan TPKP’ye (Terakkiperver Cumhuriyet Partisi) özellikle doğu illerinde büyük teveccüh gösterildi. 13 Şubat 1925 tarihinde İngiliz ajanlarının kışkırtmasıyla hain şeyh Sait devlete isyan etti. Güçlü Türk devleti bu isyanı bastırdı ve 46 isyancı haini Diyarbakır’da astı ve böylece çok partili sisteme henüz hazır olmadığımız ortaya çıktığından TPKP kapatıldı…
1930 yılına gelindiğinde yine CHP’den istifa eden 14 milletvekili tarafından SCP ile (Serbest Cumhuriyet Partisi) adıyla yeni bir parti daha kuruldu. Hatta bu partinin Aydın İl Başkanlığını da Adnan Menderes üstlenmişti… Bir yıl sonra SCP fesih kararı alınca bu macera da son bulmuştu…
1931 yılından itibaren dört dönem CHP milletvekili seçilen Menderes, son dönem muhalif çıkışlarıyla şimşekleri üstüne çekmişti. 1945 yılında TBMM’de “topraksız çiftçiyi topraklandırma yasası”na karşı yürüttüğü sert muhalefetten sonra arkadaşlarıyla birlikte CHP’den ihraç edilince Demokrat Parti’yi (DP) kurdu.
Biraz sancılı da olsa sonunda çok partili demokrasiye geçmeyi başardık ancak yasalardaki boşlukları işimize geldiği şekilde kullandığımız için büyük bir parti enflasyonunu da yaşamak zorunda kaldık.

1924 ile 2021 yılları arasında yasalara aykırı politika izleyen tam 71 siyasi parti Türk mahkemeleri tarafından kapatılmıştır.
1946 ile 2024 yılları arasında teşkilatlanmasını tamamlayamadığı için veya ekonomik sebeplerden 117 siyasi parti dağılarak kapanmıştır.
1969 ile 2022 yılları arasında çeşitli sebeplerden adını değiştiren ve kapanan siyasi parti sayısı 22 olmuştur.
1950 ile 2025 yılları arasında daha büyük bir siyasi partiye katılma kararı alarak kapanan siyasi parti sayısı 56 olmuştur.
1958 ile 2022 yılları arasında 10 siyasi parti birleşme kararı alarak 5 yeni isim altında birleşmiştir.

Şu anda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının listesinde 183 siyasi parti aktif olarak görünüyor. Ama seçime girmeye hak kazanan parti sayısı 36’yı geçmemiş…
Türk kamuoyu bu partilerin yarıdan fazlasının adını bile duymamıştır.
Türk siyaseti bu kamburlarından kurtulmalıdır.

Tabi bu işin bir de Türk milletine fatura edilen maddi boyutu var…
Bilindiği gibi, belli şartları sağlayan siyasi partilere her yıl hazineden yardım veriliyor.
Mesela, sadece 2026 yılında,
AKP’ye 2 milyar 500 milyon,
CHP’ye 1 milyar 500 milyon,
MHP’ye 600 milyon,
İyi Parti’ye 550 milyon ve
DEM’e 500 milyon olmak üzere, siyasi partilere toplam 5 milyar 650 milyon hazine yardımı yapılacak.
Bu yıl içinde seçimlere gidilmesi durumunda bu kadar daha yardım ödemesi yapılacak…

Bir de parti parti gezen milletvekilleri ve belediye başkanları var. Bir parti genel başkanının uygun görmesiyle ve aday gösterildiği partinin amblemini kullanarak milletvekili veya belediye başkanı seçilenlerin başka bir partiye geçmesi tabi ki kendi iradesi ve kararıdır. Ancak geçerken o parti sayesinde elde ettiği bütün unvan ve makamlardan feragat ederek geçmelidir.

Artık siyasi partiler yasasına neşter vurmanın zamanı gelmiştir.

Ekonomik krizlerin bir türlü aşılamadığı, enflasyonun düşürülemediği, mülteci sorununun çözülemediği, yapılan bütün ceza indirimlerine rağmen cezaevlerindeki mahkum sayısının rekor düzeye çıktığı, doktora ve tedaviye ulaşmanın her gün biraz daha güçleştiği, çocukların hızla çeteleştiği, uyuşturucu, tefecilik ve kumarın salgın halini aldığı ülkemizde yeni bir siyasi partiler yasası yapmanın zamanı gelmiştir.

Yapılacak bu yasal düzenlemede;
Siyasi partilere hazineden yapılan yardım kesilmeli,
Milletvekili sayısı 300 ile sınırlandırılmalı,
Bir partiden istifa eden seçilmişin o parti sayesinde elde ettiği bütün ünvanlarından mahrum kalması,
Her türlü adaylık başvurusunda sabıka kayıt belgesi yerine güvenlik soruşturması yapılması,
Terör başta olmak üzere hayatının herhangi bir döneminde bir suç kaydı bile olanın adaylığının hiçbir şekilde kabul edilmemesi gibi ana başlıklar üzerinde çalışılmalıdır.

Bu aynı zamanda Türk milleti olarak çok ihtiyaç duyduğumuz siyasi etik yasası yerine de geçecektir.