Tozunu yutmadığınız bir işin ustalığına soyunamazsınız. (Videolu Haber)

Beyazdiş; Tespih yapımında öncelikle iyi bir ustanın elinden çırak olarak çıkmanız gerekiyor yoksa bu işi yapamazsınız. Yani aslında çok iyi bir usta olmanız için küçük yaşta girmeniz gerekiyor bu işe hani bir kereden kalfalığa değil de çıraklık sonradan kalfalık sonradan ustalığa geçen bir sanattır.

Tozunu yutmadığınız bir işin ustalığına soyunamazsınız. (Videolu Haber)

Beyazdiş; Tespih yapımında öncelikle iyi bir ustanın elinden çırak olarak çıkmanız gerekiyor yoksa bu işi yapamazsınız. Yani aslında çok iyi bir usta olmanız için küçük yaşta girmeniz gerekiyor bu işe hani bir kereden kalfalığa değil de çıraklık sonradan kalfalık sonradan ustalığa geçen bir sanattır.

Tozunu yutmadığınız bir işin ustalığına soyunamazsınız. (Videolu Haber)
06 Mart 2020 - 19:32

Gökhan Beyazdiş Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ; Tespihi genellikle kehribar taşından yapıyoruz biz başta kütle olarak veya taş olarak geliyor. İlk önce kesiyoruz büyük testerede kesiyoruz, sonra küçük testerede kesiyoruz, kare kare yapıyoruz sonra zımparada yuvarlıyoruz. Bir sonraki aşama delme aşaması delindikten sonra tane yapım aşamasına geliyoruz tane yapımını makinede yapıyoruz ondan sonra cilalama işlemi var cilalama işlemi bittikten sonra tane işlemi bitmiş oluyor. Sonra imamet, hitamı takımı yapmaya geliyor onun da torna makinesinde yapıyoruz onu da yaptıktan sonra cilalama ve en son olarak da ipe dizme olarak bitiriyoruz. Ben bu işi hemen hemen 10 yıldır yapıyorum 2009 yılından beri bu işi yapıyorum. Babam o zaman daha doğrusu meraklıydı o zaman okul sıkıntılıydı yapamıyorduk diye babam ilk başta hobi olarak koymuştu. Sonradan meslek edindik ve devam ettik bu mesleğe, Tespihlerin hammaddesi Kehribar türünde zaten Osmanlı sıkma kehribarı en kıymetli kehribar türüdür. Birde onun doğal olarak en kıymetli kehribarı da damla kehribarıdır. Damla kehribarın açılımı ise çam ağacının fosilleşmiş hali bundan hemen hemen 100 yıl toprağın altında kaldıktan sonra kaya haline geliyor sonradan işleniyor. Osmanlı sıkma kehribarı 1900’lü yıllarda bir profesör tarafında dökülüyor nesli boyunca adan döküyor sırrını kimseye söylemiyor şuanda dökülüyor ama o eski hissiyat olmadığı için kıymetli altın gramajında satılıyor.Genelde damla kehribarları eski ormanlardan çünkü yüz yılık bir ağaç minimum 100 yıllık bir olması lazım ki kehribar taşını verebilmesi için sıkma kehribarı da Almanya dan da yurt dışından geliyor. Yani ikisi de hemen hemen yurt dışında Türkiye de çünkü 150-200 yıllık ağaçlarımız yok. Ondan dolayı her ikisi de genellikle yurt dışında geliyor.Tespih çeşitleri tamamıyla kehribardır zaten ama ateş kehribar, damla kehribar, sıkma kehribar, zar kehribar, ketalin diye geçer.  Genelde aksesuarda oluyor genelde 99’lar mesela zikir tespihidir ama biz 33 tane den oluşan tespihler yapıyoruz. İsteğe bağlı 99 taneden oluşan tespihler olursa 99 taneden oluşan tespihler çalışıyoruz. Mesleğimizin zor yönleri kişiye özel tasarladığımız için genelde müşteri memnuiyetine önem veriyoruz.  Birde taşların hasası olduğundan kıymetli olduğundan bazen insan yapısından dolayı neticede kırılıp sıkıntıya girdiğimiz günler oluyor. Çünkü her bir tespih bin liradan oluşuyor 10 bin liraya kadar çıkıyor. Öncelikle iyi bir ustanın elinden çırak olarak çıkmanız gerekiyor yoksa bu işi yapamazsınız. Yani aslında çok iyi bir usta olmanız için küçük yaşta girmeniz gerekiyor bu işe hani bir kereden kalfalığa değil de çıraklık sonradan kalfalık sonradan ustalığa geçen bir sanat çünkü. Tozunu yutmadığınız bir işin ustalığına soyunamazsınız.
30 bin liraya kadar tespih satılıyor
Beyazdiş; Zaten günümüzden bu yana tespih var olan bir şey zikir aleti olarak kullanılıyor. Birde ondan ziyadesi stres alma özelliğine sahiptir. Ondan ziyade damla kehribarı öneririz damla kehribarının tozunun sara hastaları astım hastaları balla karıştırıp yerler cana şifadır sara hastalarına iyi geldiği söyleniyor.  Bilim araştırmalarına göre bu doğru. Damla kehribarını öneririz şifa niyetine kullanmak isterler.  Şuanda dediğim gibi eski Osmanlı sıkma kehribarı ve damla kehribarlar orijinal bir damla orijinal bir sıkma 1.000 liradan başlar 30.000 liraya kadar da çıkar. Ama şuan yeni dediğimiz kehribarlar var yeni kehribarlarda 100 liradan başlar 500 lira’ya kadar çıkar.Tamamen müşterinin zevkine bırakıyoruz. Kapsül modeli var, yumurta modeli var mesela, sığırcık modeli var tabi biz bunları yaptığımızdan dolayı elimiz aşina kendimiz yapabiliyoruz aşina olduğumuz için. O müşteriye kalmış müşteri hangi şekli isterse biz onu yapıyoruz. Yabancıların talebi daha çok güzel çünkü sanata bir kıymetli ve değerleri var ustaya bir değer var . Ama Şanlıurfa da o yok geçen valimiz bundan önce ki giden valimiz ve yeni valimiz yine destek veriyor çok şükür ama halkın bir destek vermesi lazım. Çünkü unutulmaya yüz tutmuş sanatlar arasında tespih var. Yetkililer sanatçıya sahip çıksınlar destek versinler bunları istiyoruz bu sanatları yaşatsınlar. Öğrenci yetiştirmemize öğrenci yapmamıza destek versinler. İşimiz genelde tozlu olduğundan dolayı stresli bir iş olduğundan dolayı bulamıyoruz. Eski dönem gibi çıraklar kalmadı. Şuanda kimse çocuğunu çırak olarak göndermiyor. Ama bu şekilde olabilir halk eğitimin kursuyla desteklenebilir.  İş kur destekli olabilir mesela bu şekilde öğrenci yetiştirilebilir. Üretimi sürekli olan bir şey aslında güncel olarak kullanılan bir şey bir saat nasıl bir ihtiyaçsa tespihte bir ihtiyaç olmuş. Ama şöyle bir şey günümüzde o kadar sorun var ki insan artık keyfi bir şeye para vermeye çalışmıyor çünkü bir kıyafetle bir tespihi kıyaslarsanız kıyafet daha ihtiyaçlı oluyor. Hani şuan ki asgari ücretin problemleri ne bileyim günümde ki zamlar vs. insanlar bu tarzdan dolayı keyfi şeylere para vermeme gereksiniminde bulunuyor. Bu da doğal olarak haklılar. Sanata ve sanatçıya saygı duyun ve destekleyin derim. dedi.

Tesbihin tarihçesi;

Tesbih, Allah’ın sıfatlarını tesbih ederken sayı saymak için kullanılan, 33 veya katları kadar boncuk tanesinin ipe dizilmesiyle oluşan halkaya denir. İslamiyet başta olmak üzere birçok dinde kullanılır. Bunun dışında stres atmak için de kullanılır. Tesbihin 11, 33 ve 99 boncuklu olanlarını Müslümanlar kullanır.

İslamiyetin ilk yıllarında Müslümanlar, tesbih yerine parmaklarını kullanırlarmış. İlk defa da Hz. Ebubekir döneminde kullanıldığı tahmin edilmektedir. Tesbih çekmek, namazı tamamlayan önemli ayrıntılardan biridir. Tabi günümüzde takı ve aksesuar olarak da kullanılır.

Tesbihin tarihi ise çok eskilere dayanmaktadır. Avladıkları avların parçalarını ipe dizen ilk insanlar, bunları bir sonraki avda başarı sağlamak için üzerilerine takarlardı. Sonraları bu tip takıların, kötülüklerden ve düşmandan koruduklarına inandıkları için savaşlarda da takmaya başladılar.

Bu tarz boncukların dini amaçlı kullanıldığına da ilk defa Hindistan’da rastlanmıştır. Hindu inanışında tesbihin yeri vardı diyebiliriz.

Tesbih Yapımında Kullanılan Malzemeler

Tesbihleri elde çekim tesbihler ve koleksiyonluk tesbihler olarak ikiye ayırabiliriz. Tesbih yapımı da zamanla gelişerek sanat haline dönüşmüştür. Geçmişte de günümüzde de el emeği göz nuru el yapımı tesbih ustaları bulunmaktadır. Çeşitli malzemelerle yapılan tesbihlerin yapımında da değerli taşlar kullanılabilmektedir. Bu malzeme ve taşlar ise;

Ağaç Grubu: Gül, Venge, Narçıl, Kuka, Demirhindi, Yılan Ağacı, Öd Ağacı, Abanoz, Pelesenk, Sandal Ağacı, Kan Ağacı

Fosil Grubu: Kehribar, Lüle Taşı, Oltu Taşı

Değerli Taş Grubu: Zümrüt, Safir, Yakut

Yarı Değerli Taş Grubu: Akik, Kuvars, Ametist, Yıldıztaşı, Yeşim, Kaplan Gözü, Lapis, Turkuaz

Hayvansal Grubu: Fildişi, Boynuz, Kemik, Mercan, Bağa, İnci, Mors Dişi

Malzemesine Göre Tesbihlerin Zamanla Kazandıkları Özellikler

– Oltu taşı ile yapılan tesbihler zamanla parlar ve daha güzel bir görüntü alır.

– Ahşap ürün ile yapılan tesbihler zamanla parlar ve renkleri koyulaşır.

– Pelesenk, kuka, yılan ağacı gibi ürünlerle yapılan tesbihler kullandıkça koyulaşır ve daha hoş renk alır.

– Kehribarın da sarı tonları kullandıkça koyulaşmaktadır. Ancak bu süre oltu taşı ve ahşap ürünler gibi kısa değildir. Kehribarın koyulaşması yıllar sürebilir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum