Gündem

Türkiye’nin 25 Havzası İçin Risk Planı Hazırlandı

GAP Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye’de Suyun Sürdürülebilir Geleceği Paneli”nde Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, ‘Türkiye’nin Su tasarrufu’ konusunda açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

GAP Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye’de Suyun Sürdürülebilir Geleceği Paneli”nde; kuraklık riski, su yönetimi stratejileri ve iklim değişikliğine karşı alınması gereken acil önlemler uzman isimler tarafından ele alındı. Panelde Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, Türkiye’nin su tasarrufu ve su yönetimi politikalarına ilişkin Şanlıurfa Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.

“Su Medeniyetlere Ev Sahipliği Yapmıştır”

Suyun hayatın temel kaynağı olduğunu vurgulayan Afire Sever, suyun tüm alanlarda vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada biz suyun geleceğini konuştuk. İçinde bulunduğumuz şartları ele aldık. Herkes şunu biliyor ki su olmadan hayat yok. Sanayi için su, tarımsal üretim için su, ekosistem için su, insanlığın geleceği için su, enerji için su… Dolayısıyla su bir kaynak, varlık ama sonsuz değil. Suyu da başka herhangi bir kaynakla ikame edemiyoruz. Dolayısıyla tarih boyunca her zaman su medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.”

“Kitaplardan Okumuyoruz, Videolardan İzlemiyoruz… Yaşıyoruz!”

İklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük hayatın bir gerçeği haline geldiğine dikkat çeken Sever, küresel ısınmanın olumsuz sonuçlarının daha belirgin şekilde hissedildiğini söyledi.

Sever, konuşmasında şu değerlendirmelere yer verdi:

“Yokluğu veya varlığında insanoğlu etkilenmiştir. Bakın dün ve bugün Samsun’da olan taşkını konuşuyoruz. Bununla beraber geçtiğimiz 6 yıl, 2025 yılı sonuna kadar da kuraklığı konuştuk. Artık iklim değişikliği etkilerini biz kitaplarda okumuyoruz, videolarda seyretmiyoruz, yaşıyoruz. Çünkü küresel sıcaklık artışı geçen yıl 1,3 santigrat olarak belirlendi. Oysa hedef 2030 yılına kadar bu küresel ısınma artışını 1,5 santigrat derecede durdurmak idi.”

Küresel ısınmanın kuraklık, taşkın ve su kalitesinde bozulma gibi sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Sever, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü olarak risk analizlerinin yapıldığını ifade etti.

Havza Bazlı Risk Planları Oluşturuldu

Afire Sever, alınan önlemlere rağmen risklerin devam ettiğini belirterek, Türkiye genelinde havza bazlı çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

Sever, sözlerini şöyle tamamladı:

“25 havzada risk planlarımızı oluşturduk. Su nüfus projeksiyonlarımızı ortaya koyduk. Havza bazında planları yaptık ve su nüfus projeksiyonlarında şunu gördük ki bazı havzalarımızda taşkın riski ön planda çıkarken bazı havzalarımızda kuraklık, bazı havzalarımızda ise örneğin Büyük Menderes, Küçük Menderes gibi havzalarımızda su kalitesi bir risk olarak karşımıza çıkıyor.”

Panelde yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi için tasarrufun artırılması ve iklim değişikliğine uyum politikalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.