Reklam

Urfa eski günlerini arıyor

Eğitmen, Kırk beş yıl önceki Urfa’ya hacılar balıklıgölün arka kısmına gelerek orada otobüsler park yaparlardı. Hacı adayları İbrahim peygamberin makamını ziyaret ederlerdi, Hz Eyüp aleyhi selamın makamını ziyaret ederlerdi burada aşağı yukarı üç dört gün misafir kalırlardı.

Urfa eski günlerini arıyor

Eğitmen, Kırk beş yıl önceki Urfa’ya hacılar balıklıgölün arka kısmına gelerek orada otobüsler park yaparlardı. Hacı adayları İbrahim peygamberin makamını ziyaret ederlerdi, Hz Eyüp aleyhi selamın makamını ziyaret ederlerdi burada aşağı yukarı üç dört gün misafir kalırlardı.

Urfa eski günlerini arıyor
06 Kasım 2019 - 17:03

 
ESKİDEN HACILAR HACCA GİDECEĞİ ZAMAN ŞANLIURFA’DAN AKTARMALI OLARAK GİDERLERDİ.
manifaturacı Mutlu Eğitmen Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada;Bahsettiğiniz aşağı yukarı kırk beş yıl önceydi Şanlıurfa misafirperverlikle anılan bir şehirdi. Hacı adayları Urfa’ya geldiğinde de kırk beş yıl önceki Urfa’dan bahsediyorum çıldır turizm diye bir firma vardı o Urfa’ya geldiğinde Urfa’nın zaten dergâh kısmında balıklıgölün arka kısmında orada otobüsler park yaparlardı. Hacı adayları İbrahim peygamberin makamını ziyaret ederlerdi, Hz Eyüp aleyhi selamın makamını ziyaret ederlerdi burada aşağı yukarı üç dört gün misafir kalırlardı. O dönemde Urfalılar sanki dışarıdan gelen bu hacı adayları bir yakınıymış gibi zengini olsun fakiri olsun evinde kaç kişi yatırabilirse otelde kesinlikle yatırtmazlardı evine götürüp misafir ederlerdi. Kendi imkânları içerisinde ağırlarlardı. Kaç gün kalırlarsa bu evlerde yerlerdi içerlerdi akşam oldu mu yatarlardı sabahları tekrardan gezmeye başlarlardı programları da dolduğu zaman Urfa’dan ayrılırlardı. Ayrıldıktan sonra bu Urfa’daki misafir hangi eve gitmişlerse o dostluklarını sürdürelerdi. o tarihlerde Urfa’da fazla telefon yok mektuplarla ve imkanı olanlar ziyarete biler gelenler olmuştur. Şanlıurfa misafire çok değer verir yemez yedirir.
ESKİDEN MANEVİ BİR HUZUR VARDI
Eğitmen, Şimdi o bereket manevi huzur şöyle önceden sabah namazı okunduktan sonra esnaf namazını ya dergâhta ya da evinin yanındaki camide kılar camiden çıktıktan sonrada gelirdi evde eğer kahvaltı yapacaksa ekmeğini alır gelir evinde kahvaltısını yapar gelir dükkânında sabahın erken saatlerinde açardı. Dergâha camiye gidenler orada zikre kalırdı zikir tamamlandıktan sonra esnaf adamlar gider direk dükkânlarını çarlardı. Dükkânlarını açtıkları vakit her tarafta sabaları iş olurdu. Şimdi maalesef ekmek fırınını saat sekiz buçuk oluyor fırın ekmek çıkarmıyor. Çarşıya geliyorsun esnaf saat dokuzdan aşağı dükkânı açmıyor. Bu işte böyle olursa bereket olur mu olmaz kesinlikle sabah erken ister iş olsun ister olmasın eski esnafın tamamı erkenden çıkıp dükkânının açardı kısmetini beklerdi. Şimdi maalesef esnafımız tembel bu yüzden çırak yok, kalfa yok doğru düzgün bunun yanında ustada yok çünkü saat dokuz buçukta dükkâna gelirse çırak gelip kaçta açacak Urfa’da şuanda ki esnafın yarısının çoğu tembelliğe öğrenmiş. Yaşı büyükse yürüme sıkıntısı varsa oğluna veya torununa derlerdi ki git dergâhın önüne hacı adaylarına söyleyin bize misafir gelmek isteyen varsa bizim imkânımız var dört kişi veya beş kişi gelebilir alıp getirilerdi. Bütçesi de neyi yeterse onu yemek yaparlardı gece yatarlardı sabahları da gezecek yerleri varsa da gidip kafilesiyle buluşurdu eğer kalacaklarsa da ev sahibi o hacılara akşama tekrar gelin bir yere gitmeyin derlerdi. O hacı adayı tekrar o eve gider misafir kalırlardı. Sadece hacı adaylarına tek değil genelde Urfalı misafire değer verir eskiden Urfa’ya gelen bir memurun tayini çıktımı derlerdiki Urfa gelişmemiş ben nasıl Urfa’ya gideceğim hatta şöyle bir Urfa tabiriyle söyleyeyim “Urfa’ya gelen ağlar, giden ağlar”. Gelen adam Urfa’yı tanımamış diye görmemiş diye ağlıyor gelip Urfa’yı tanıdıktan sonra Urfa’nın güzelliklerini, misafirperverliklerini, komşuluklarını gördükleri zaman bu adam gittiğin de bir Urfalı olmuştur gittiğine ağlar, Urfa’dan ayrıldığına ağlar. Bir memur Urfa’ya geldiği zaman bitişiğindeki komşusu hemen yanına giderdi hoş geldin, nerelisin, bir ihtiyacın olursa benim evim budur bir zat gösterirdi. Evlerinde ne varsa iyi kötü hemen ikramda bulunurdu. Bayan memurlar geldiğinde hemen sorarlardı çocuğun varsa biz sana bakarız, o çocuğu Urfalı komşu alırdı evinde kendi çocuğu gibi ilgilenir bakar akşam oldu mu annesi eve geldiğinde o çocuğu tutar annesine verirdi. Çocuk o kadar komşuyu severdi ki annesinin babasının yanına gitmezdi. Çünkü çocuk orada bir sevgi görmüştür ve onu da bir anne baba olarak görürdü. Urfa’nın tarihine baktığımızda misafirperver, dürüst, karşısındakini incitmeyen bir vatandaş, sözü özü aynı olan fertler olarak bilinirdi. Günümüzde Urfa değişmiş her yer değişiyor sadece Urfa değil Allah sonumuzu hayırlı eylesin.
HACILAR HAVAYOLU İLE GİTTİĞİNDEN URFAYA GELMELERİ ZOR
Eğitmen, O program diyanet işleri başkanlığı bir hacı adayının belli bir programı var bunların organizasyonluğunu yaptığa zaman müftülük önceden hacılar hacca gitmeyi kara yolundan tercih ederlerdi hava yolu çok nadirdi. Şimdi maalesef kara yoluyla gidenler az milletin çoğu hava yolunu tercih ediyor. Hava yoluyla geldikleri vakit buraya gelemiyor bugün İstanbulluysa ve oradaki bir kafile ile gidiyorsa uçakla direk Mekke ve Medine’ye iniyor. Urfalı ne yapıyor o da geliyor dergâhı peygamberler makamını ziyaret ediyor o da hava yoluyla gidiyor. Turizm sektörü bu gün umre vazifelerini yapanlara uygundur. Umreye gidenler tarizim sektörü diyeceki gezi programımız Şanlıurfa dört gün ya da beş gün program yapacak bunu yapanlarda Urfa’daki diyanetle bağlantısı olacaktır. O turizm şirketi belirlenen tarihte kaç kişiyse bu yolcuları umreye götürecek bu tarihlerde de üç gün ya da dört gün Urfa’da konaklanacak sizde bize müftülük olarak önderlik yapacaksınız. Şanlıurfa belediyesine de gelen misafirleri ağırlamak için oteller yapacak imkanı olanlar otellere gidecek olmayanlarda şehrin halkıyla dernekler vasıtasıyla görüşür ve Urfa’ya umre gidenler Urfa’ya gelecek imkanınız varsa bize yardımcı olun gelen misafirlerden evinde misafir et öyle bir niyetin varsa biz sizin kaydınızı alalım bu tarihte gelen misafirlere artık kaç kişiyse sana verelim bunu belediye koordinasyonlu bir şekilde müftülükle çalışırsa olacak bir şeydir. Buraya gelenlere müftülük toplu bir gezi programı düzenleyebilir. Başına bir de rehber verir ziyaret etikleri yerlerin tarihçesini anlatır dışarıdan gelen adam hz İbrahim makamını ziyaret ediyor Fatihasını okuyor gidiyor ama İbrahim peygamberin tarihçesini bilmiyor. Müftülük bunlarda bir rehber verdiği zaman buraya gelen misafir hem gözleriyle görecek burada kim olduğunu bilecek ve bilgiye sahip olacak bunun yanında belediyede çalışmıştır belediyede üzerine düşen görevi yaparsa buraya gelen misafiri ağırlamak buraya gelen misafirin de hoşuna gider ve gittiği zaman hangi şehir olursa olsun senin memleketinde ki varlığı gözüyle görmüştür yaşamıştır ve kendi memleketine de bu misafirperverliği götür. Ziyaretler devem eder telefon görüşmeleri devam eder çünkü aynı ırkın aynı dinden aynı dinden bir halkız birbirimize daha yakın oluruz. Bu gezi programı da eski Şanlıurfa’daki hacılara ve umreye gidenlere de nasıl yakınlaşma oluyorsa bunları tekrar Urfa’ya döndürebilmek için eğer Urfa halkı bunu arzu ediyorsa sayın müftümüze sesleniyorum Şanlıurfa büyük şehir belediye başkanımızla görüşüp bire bir konuşulmalıdır. Belediye başkanımız bu konunun üstesinden geleceğine eminim ve başarılı olacağından eminim çünkü inançlı bir şehrin çocuklarıyız bu yüzden Urfa’daki esnafta gelen misafirlere gelen umrecilere gelen hacılara harfiyen değer verir. Bu yüzden Urfa’yı unutmak imkânsızdır.dedi.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum