Urfa halkına hizmet veriyoruz.

Yılmaz, Şanlıurfa halkı tabi dededen kalan bir dükkân olduğu için müşterilerimiz de aslında dededen toruna gelen müşterilerimiz, bu lezzetlerin tadına varmış, bu lezzetleri sürekli evinde bulundurmuş olan müşterilerimiz. O yüzden yabancı bir müşterimiz yok genel olarak sürekli Urfa halkına hizmet veriyoruz.

Urfa halkına hizmet veriyoruz.

Yılmaz, Şanlıurfa halkı tabi dededen kalan bir dükkân olduğu için müşterilerimiz de aslında dededen toruna gelen müşterilerimiz, bu lezzetlerin tadına varmış, bu lezzetleri sürekli evinde bulundurmuş olan müşterilerimiz. O yüzden yabancı bir müşterimiz yok genel olarak sürekli Urfa halkına hizmet veriyoruz.

Urfa halkına hizmet veriyoruz.
20 Haziran 2022 - 19:12

            Muhammed Enes YILMAZ Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ;dededen kalan bir dükkânımız var 1942 yılından beri kuruyemiş ve şekerleme üzerine işletiyoruz.  1942 yılında dedem tarafından kurulan bir kuruluş, daha sonra babamın devraldığı ve babamdan da bizim devraldığımız bir süreç var. Tabi, bu süreçte çıraklık, kalfalık, ustalık dönemlerimiz oldu, hepsini yaşadık.  Dükkânımız aslında kendi üretimini yapan küçük bir dükkân olma özelliğine sahiptir. Bu dükkân dededen kaldığı için biz de bu kültürümüzü yaşatmaya devam ediyoruz. Kendi ürettiğimiz lokum, kendi ürettiğimiz şeker çeşitlerimiz var. Bu şekilde devam ediyoruz bir kısmımız üretim de çalışıyor, bir kısmımız burada perakende de çalışıyoruz bu şekilde hizmetimize devam ediyoruz. Genelde şekerleme ve kuruyemiş üzerine ve bunların yanında çay, kahve gibi ürünlerimiz de var.  Üretimimiz, geleneksel usullerle lokumlarımız genelde uzun pekmezli ürünlerimiz var, yaz aylarında üzüm çıkmasıyla beraber başlar, üzümün tiyeklerden dediğimiz üzüm tiyeklerinden koparılıp, sıkılıp üzüm pekmezi haline dönüşen süreci var, yazın bu süreci yaşıyoruz. Bu süreci yaşadığımız yanı sıra cevizimiz, fıstığımız bunların ipe saplanması veya kesme çekçek dediğimiz ürünlerin yaz güneşinde kuruması gerektiğini biliyorsunuz. Bunları bu şekilde devam ettiriyoruz, aslında bu süreç uzun bir süreç ve yıl boyunca da üzüm pekmezi ile lokum üretiyoruz. Üretim miktarımız tamamen müşterinin satışına bağlı, burada taze üretim yapabilmek adına sattığımız kadar üretiyoruz. Özellikle yazın güneşte kuruyan ürünlerimiz, aslında geçen yıl satmış olduğumuz ürün miktarına göre üretim yapıyoruz ama üzüm pekmezi lokumumuz veya badem şekerimiz, kuruyemişimiz dükkân da bitince veya azalmaya başlayınca taze bir şekilde gününde veya haftasında tekrar üretime başlıyor bu şekilde taze satışımız oluyor. Şanlıurfa halkı tabi dededen kalan bir dükkân olduğu için müşterilerimiz de aslında dededen toruna gelen müşterilerimiz, bu lezzetlerin tadına varmış, bu lezzetleri sürekli evinde bulundurmuş olan müşterilerimiz. O yüzden yabancı bir müşterimiz yok genel olarak sürekli Urfa halkına hizmet veriyoruz.           O zamanlarda babam bakıyormuş bizim dükkânımıza bende onlardan duyduğumu sizlere anlatmak istiyorum, 15 – 20 yıl önce şehrimizin tek caddesi olan Sarayönü caddesinde hizmet veriyoruz. Bu cadde de aslında şehrimizin önemli bir mecburiyet caddesi gibi olan bir caddemiz. Şanlıurfa’da çok büyük bir şehir olmadığı için, zincir marketlerin de bu kadar çok olmadığı dönemler yaşadıkları için baya satışlarımız güzelmiş ve satışlarımız daha iyiymiş çünkü sadece bu cadde de alışveriş yapılıyor. Köprübaşının daha gerisi yok bunu da eski amcalarımız bilir, biz de onlardan duyduk. Tabi, o zamanlara oranla baktığımız zaman maalesef satışlarımız düşük.          7 – 8 yıl önce çıraklık yaptığımız dönemlere gidelim, o dönemler de bizim işimiz terazinin yanında durup satış yapan kimse onun yanında durup poşet açmaktı. Poşet açmak o kadar hızlı ve seri olması gerekiyordu sadece bir çocuk yan tarafta durup poşet açardı, özellikle kış dönemlerinde. Tabi o satışımız kalmadı artık dükkân özellikle perakende satışımız devam ettirilebiliyor, o denli bir seri satışımız olmuyor.  Aslında her sektör de problemler var, biliyorsunuz ki kur artışı var, kur artışının yanı sıra mal tedarikin de problem yaşıyoruz özellikle ithal kalemler bulamıyoruz. Kahve, çay gibi ithal gelen ürünler de çok aşırı bir zamlanma var, bu zamlanmanın yanı sıra badem, fıstık, fındık gibi kalemler de geçen yıla oranla hemen hemen yüzde 30 – 40 kimi ürünler de yüzde 70 – 80 oranlarını bulan zamlar var. Bu bizden kaynaklı değil biliyorsunuz genel olarak durumumuz böyle. Bundan dolayı halkın biraz alım gücü düştü veya paralarını çok daha lüks olacak şeylere yatırmasını doğru bulmuyor halkımız, daha çok temel gıdalara yöneliyor. Bu yüzden bu yıl için konuşacak olursak satışlarımız geçen yıla göre yine düşük ki geçen yıl pandemi süreci olmasına rağmen.  Bizim de tabi zamlar böyle olunca satışlarımız duruyor, satışlarımızın durmasının yanı sıra sattığımız ürünler artık kimi ürünlerden kar edemiyoruz hatta kimi ürünler de zarar ediyoruz. Bizim burada perakende sattığımız ürünün örnek veriyorum bugün yaşadığımız bir olay, 1 kilo şekeri biz 40 liradan perakende satıyorduk, gözde azalınca, bitince, reyonda bitince bunu tekrar sipariş etmek istedik ve sipariş etmek istediğimiz de 52 gibi bir fiyat önümüze çıktı. Bu demek oluyor ki, ben 40 liraya sattım, 52 liraya alacağım benim burada 12 lira zararım var, bırakın kar etmeyi biz zarar ettik. Ayın ürünü aynı reyona koyabilmek için, bu sıkıntıyı bir yaşarken, halkımızın da yaşaması gayet normal çünkü bizler burada tedarikçi firmalarız. Direk alış verişi yapan son eliz aslında ürünün son defa müşteriye veren biziz. Bu yüzden müşterilerle en çok bizlerin irtibatı var, müşterinin tabi bu konuda ki yaşamış olduğu sorunları bize gösteriyorlar. Sanki zamları biz yapmışız gibi ama gerçekten zam bizden kaynaklanan bir durum değil, zam malın tedarikinden hatta genel olarak bütün ürünlerimizden kaynaklanan bir durumdur.Örneğin kahveden bahsedelim, Türk kahvesinin kilosu bizim perakende sattığımız kar ettiğimiz fiyat 35 liraydı, 35 liranın üstüne yazın sonlarına doğru 5 lira gibi bir zam geldi bu tabi normal karşılandı. Yaklaşık 2 yıl oranla kahveye 3 – 5 lira zam geliyordu bu şekilde bir zam üstüne geldi. Bunun üstüne 10 lira tekrar zam geldi bunun üstüne 20 lira tekrar zam geldi ve kahvenin kilosu 140 lira. Türk kahvesi tüketen bir insan için tabi ciddi bir fiyat, 25 – 30 – 35 liradan alınan bir kahve 14 lira oldu bu da insanlarımızı zorluyor. Sadece kahve için değil bütün ürünlerimiz için.dedi.
 
 
 
özel haber

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • İMAM HÜSEYİN SAVAŞ
    1 hafta önce
    Kaliteye, lezzete, fiyat uygunluğuna önem verenlerin alış-veriş yaptığı tek adres... Herkese tavsiye ederim.