Reklam

Urfa’nın her tarafı beton oldu

Yıldırım; Urfamızın eski hayatlı evlerinin içerisinde büyük havuzlar vardı, nar ağacı vardı, incir ağacı vardı, koruk vardı ve bunlar sayesinde serindi.

Urfa’nın her tarafı beton oldu

Yıldırım; Urfamızın eski hayatlı evlerinin içerisinde büyük havuzlar vardı, nar ağacı vardı, incir ağacı vardı, koruk vardı ve bunlar sayesinde serindi.

Urfa’nın her tarafı beton oldu
23 Temmuz 2019 - 18:54

Ünlülerin berberi olarak tanınan Necdet Yıldırım Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ; Ben size evvela eski Urfa’dan bahsedeyim, eski Urfa mahallelerimiz Beykapısı, Hakimdede gibi mahallelerimizin sokakları dardı çünkü havalar çok sıcaktı ve güneş görmeden sokaklar hep gölge olsun diye evlerimizin poyrazlı, güneyli, doğulu, batılı yapılırdı. Urfa’da ki evlerimiz taş evlerdir ama  şuan taş evler diye bir şey yok hep beton. Eski Urfa’nın sıcaklarında bambaşka bir ahenk vardı ne bir teknoloji vardı ne de başka bir şey vardı fakat kar vardı, buz vardı biz kar alıp eve götürürdük, 25 kuruşluk buz eve götürürdük. Yaz geldiği zaman damlarda yatardık, tahtımız vardı, cibinlik vardı her şey vardı ama şuan Urfa çok sıcak olduğu için betonlar var, balkonlar var, klimalar var tabi arada farklılık var. Bana göre Urfa’mızın eski hayatlı evlerinin içerisinde büyük havuzlar vardı, nar ağacı vardı, incir ağacı vardı, koruk vardı ve bunlar sayesinde serindi, eski evlerimiz kaptı şuan beton arada ki farkı siz düşünün. Bugün Urfa’nın her tarafı beton oldu, büyüklerimiz ‘Hayatlı evde hayat beslenir’ derdi, hayatlı evde her şey vardı çiçekler vardı, kuş takası vardı, kuyudan suyu çeker hayatı yıkardık ne kadar güzeldi. Şimdi suyumuz bol, her şey bol, teknoloji de çok güzel ama klimalardan hepimiz hasta oluyoruz neden çünkü hepimiz klimalı evde, klimalı iş yerinde oturuyoruz, eskiden böyle bir şeyimiz yoktu, berber Nejdet’in dükkanının tavanında yelpaze vardı, vantilatörümüz bile yoktu. Rahmetlik babam Salih Yıldırım bize bir vantilatör getirdi ve herkes bize bakıyordu çünkü kimsede yoktu, şuan dükkânlar da klimalar var. Hayatlı evlerimizin lezzeti hiçbir yerde yok, sabah kalkardık annemiz hayatı yıkamış, tandırlıkta çorba pişiyor, çiçekleri sulamış ne kadar güzel bir ahenkti ve Urfa’nın akşamları çok serin olurdu çünkü Urfa gündüz sıcaktı ama gecesi de çok serin buz gibi damda yatardık bizim tahtımız vardı, tahtın da etrafında cibinlik vardı. Bir zamanlar Urfa’da şark çıvanı diye bir hastalık vardı bu yüzden annemiz bize sivrisinek sizi dişlemesin ki serin bir yatın derdi, sabah ezanında kalkar işimize giderdik babamız memurdu daireye giderdi, annemiz evde yemekle uğraşırdı bu şekilde tatlı bir yaz günü geçirirdik. Ama şimdi klimalı evler, klimalı dükkanlar, klimalı arabalar her şey klimalı ve hastalığında en alası şuan var, eskiden böyle şeyler yoktu.dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum